kuşkusuz ile cümle
kuşkusuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Ki határozta meg mértékeit, ugyan tudod-é; avagy ki húzta el felette a mérõ zsinórt?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?누가 그 도량을 정하였었는지 누가 그 준승을 그 위에 띄웠었는지 네가 아느냐
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Kto položil jej rozmery, keď vieš? Alebo kto roztiahol po nej šnúru?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Któż uczynił rozmierzenie jej? powiedz, jeżli wiesz; albo kto sznur nad nią rozciągnął?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Kuka on määrännyt sen mitat - tottapa sen tiedät - tahi kuka on vetänyt mittanuoran sen ylitse?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Quem lhe fixou as medidas, se é que o sabes? ou quem a mediu com o cordel?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Qui en a fixé les dimensions, le sais-tu? Ou qui a étendu sur elle le cordeau?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?¿Quién determinó sus medidas? Porque tú lo debes saber. ¿O quién extendió sobre ella un cordel
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Siapakah menentukan luasnya dunia? Siapakah membentangkan tali ukuran padanya? Tahukah engkau jawabannya
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Vem har fastställt hennes mått -- du vet ju det? Och vem spände sitt mätsnöre ut över henne?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Weet u hoe haar afmetingen werden vastgesteld en wie dat alles heeft nagemeten? Kom, vertel op!
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Weißt du, wer ihr das Maß gesetzt hat oder wer über sie eine Richtschnur gezogen hat?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Τις εθεσε τα μετρα αυτης, εαν εξευρης; η τις ηπλωσε σταθμην επ' αυτην;
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Кой определи мерките й? (ако знаеш) Или кой тегли връв за мерене по нея?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Кто положил меру ей, если знаешь? или кто протягивал по ней вервь?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?מי שם ממדיה כי תדע או מי נטה עליה קו׃
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?من وضع قياسها. لانك تعلم. او من مدّ عليها مطمارا.
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?你 若 曉 得 就 說 、 是 誰 定 地 的 尺 度 . 是 誰 把 準 繩 拉 在 其 上
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?你 若 曉 得 就說 、 是 誰 定地 的 尺度 . 是誰 把 準繩 拉在 其上
Kuşkusuz, 1997’den 2005’e bir AB Üye Devleti’nden bir diğerine bu türden atık ihracatı dörde katlanmıştır.1997 és 2005 közt a veszélyes és problémás hulladékfajták tagországok közti szállítása megnégyszereződött.
Kuşkusuz, 1997’den 2005’e bir AB Üye Devleti’nden bir diğerine bu türden atık ihracatı dörde katlanmıştır.De hecho, entre 1997 y 2005 se cuadruplicó la exportación de este tipo de residuos entre Estados miembros.
Kuşkusuz, 1997’den 2005’e bir AB Üye Devleti’nden bir diğerine bu türden atık ihracatı dörde katlanmıştır.En fait, de 1997 à 2005, l'exportation de ce type de déchets entre les États membres a quadruplé.
Kuşkusuz, 1997’den 2005’e bir AB Üye Devleti’nden bir diğerine bu türden atık ihracatı dörde katlanmıştır.Infatti, dal 1997 al 2005 l’esportazione di questi tipi di rifiuti tra Stati membri dell’UE è quadruplicata.
Kuşkusuz, 1997’den 2005’e bir AB Üye Devleti’nden bir diğerine bu türden atık ihracatı dörde katlanmıştır.Mellan 1997 och 2005 fyrdubblades exporten av dessa avfallstyper mellan EU-länderna.
Kuşkusuz, 1997’den 2005’e bir AB Üye Devleti’nden bir diğerine bu türden atık ihracatı dörde katlanmıştır.Mellem 1997 og 2005 blev eksporten af disse typer af affald mellem EU-medlemsstater firedoblet.
Kuşkusuz, 1997’den 2005’e bir AB Üye Devleti’nden bir diğerine bu türden atık ihracatı dörde katlanmıştır.Namreč, v obdobju med 1997 in 2005 se je izvoz tovrstnih odpadkov iz ene države članice EU v drugo početveril.
Kuşkusuz, 1997’den 2005’e bir AB Üye Devleti’nden bir diğerine bu türden atık ihracatı dörde katlanmıştır.Od roku 1997 do 2005 sa vývoz takýchto odpadov z jedného členského štátu do iného štvornásobne zvýšil.
Kuşkusuz, 1997’den 2005’e bir AB Üye Devleti’nden bir diğerine bu türden atık ihracatı dörde katlanmıştır.Tussen 1997 en 2005 verviervoudigde de export van dit soort afvalstoffen tussen EU-lidstaten.
Kuşkusuz, 1997’den 2005’e bir AB Üye Devleti’nden bir diğerine bu türden atık ihracatı dörde katlanmıştır.Vuodesta 1997 vuoteen 2005 tällaisten jätteiden vienti jäsenvaltiosta toiseen nimittäin nelinkertaistui.
Kuşkusuz, bana bilgi verilmişti, rızam alınmıştı.Bez pochýb, bola som informovaná, že súhlas bol daný.
Kuşkusuz, bana bilgi verilmişti, rızam alınmıştı.Dĩ nhiên, tôi được thông báo là mọi việc đã được cho phép.
Kuşkusuz, bana bilgi verilmişti, rızam alınmıştı.Di sicuro, come mi veniva comunicato, il consenso era stato precedentemente ottenuto.
Kuşkusuz, bana bilgi verilmişti, rızam alınmıştı.Ik was er natuurlijk zeker van dat er toestemming was verkregen.
Kuşkusuz, bana bilgi verilmişti, rızam alınmıştı.Kein Zweifel, ich war informiert die Einwilligung war erhalten.
Kuşkusuz, bana bilgi verilmişti, rızam alınmıştı.의심할 여지 없이, 저는 동의가 이루어졌다는 통보를 받았습니다.
Kuşkusuz, bana bilgi verilmişti, rızam alınmıştı.Nem kétséges, tájékoztattak, hogy a donor beleegyezését adta.
Kuşkusuz, bana bilgi verilmişti, rızam alınmıştı.Oczywiście, poinformowano mnie, że zgoda została wydana.
Kuşkusuz, bana bilgi verilmişti, rızam alınmıştı.Pas de doute, j'étais informée, que le consentement avait été obtenu.
Kuşkusuz, bana bilgi verilmişti, rızam alınmıştı.Sem dúvida, eu estava informada, o consentimento havia sido obtido
Kuşkusuz, bana bilgi verilmişti, rızam alınmıştı.Sigur, eram informată, îmi dădusem acordul.
Kuşkusuz, bana bilgi verilmişti, rızam alınmıştı.Sin duda, se me informaba el consentimiento del donante.
Kuşkusuz, bana bilgi verilmişti, rızam alınmıştı.Sudah jelas, saya diberi tahu bahwa persetujuan telah diperoleh.
Kuşkusuz, bana bilgi verilmişti, rızam alınmıştı.Με πληροφορούσαν πως δεν υπήρχε αμφιβολία για το ότι είχε δοθεί συγκατάθεση.
Kuşkusuz, bana bilgi verilmişti, rızam alınmıştı.Без сомнения, мне сообщали, что согласие получено.
Kuşkusuz, bana bilgi verilmişti, rızam alınmıştı.Без сумніву, мені повідомляли, що згоду отримано.
Kuşkusuz, bana bilgi verilmişti, rızam alınmıştı.Без съмнение, бях информирана, че е получено съгласие за дарението.
Kuşkusuz, bana bilgi verilmişti, rızam alınmıştı.אין ספק, יידעו אותי, שההסכמה ניתנה.
Kuşkusuz, bana bilgi verilmişti, rızam alınmıştı.بلا شك ، لقد أعلمت أن الموافقة تم الحصول عليها.
Kuşkusuz, bana bilgi verilmişti, rızam alınmıştı.知らされていました
Kuşkusuz bir noktada, okumalarınızdan geride kalacağım.때로는 뒤처지기도 한다는 사실에는 의심의 여지가 없습니다
Kuşkusuz bir noktada, okumalarınızdan geride kalacağım.אין ספק שבנקודת זמן כלשהי בעתיד אתחיל לפגר בחומר.
Kuskusuz, bu durum kendi bindigi dali kesmek olmali.Fara indoiala, asta inseamna... ...sa "musti mana care te hraneste".
Kuskusuz, bu durum kendi bindigi dali kesmek olmali.Kétségtelenül erre mondják... ..."megharapja az õt tápláló kezet."
Kuskusuz, bu durum kendi bindigi dali kesmek olmali.Ohne Zweifel muss es das sein: die Hand zu beißen, die uns ernährt.
Kuskusuz, bu durum kendi bindigi dali kesmek olmali.Utan tvekan, måste detta vara innebörden i... ... att "bita den hand som föder oss".
Kuskusuz, bu durum kendi bindigi dali kesmek olmali."να δαγκώνουμε το χέρι που μας ταΐζει".
Kuskusuz, bu durum kendi bindigi dali kesmek olmali....בלא צל של ספק, כנראה שזהו הדבר ."שמשמעו "לנשוך את היד שמאכילה אותנו
Kuşkusuz, bu durum kendi bindiği dalı kesmek olmalı.Bez wątpienia musi to być czym jest gryzienie ręki, która nas karmi
Kuşkusuz, bu durum kendi bindiği dalı kesmek olmalı.Brez dvoma to mora biti kar je... grizti roko, ki nas hrani.
Kuşkusuz, bu durum kendi bindiği dalı kesmek olmalı.Epäilemättä tämän täytyy olla: "pure kättä joka ruokkii meidät."