kuşku ile cümle
kuşku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hiç kuşkusuz, Rabbiniz gerçekten Raûf'tur, çok acıyıp esirger; Rahîm'dir, sınırsızca merhamet eder.Indeed your Lord is compassionate and kind.
Hiç kuşkusuz, bunda, derin derin düşünen bir toplum için gerçek bir mucize vardır.In this is a sign for those who think.
Hiç kuşkusuz Allah, onların sakladıklarını da açığa vurduklarını da biliyor.Surely God knows what they hide and what they disclose.
Hiç kuşkusuz, O, büyüklük taslayanları sevmiyor.He certainly does not love the proud.
Kuşkusuz ki, sizin Rabbiniz gerçekten Raûf'tur, Rahîm'dir.Yet your Lord is compassionate and kind.
Kuşkusuz olan şu: Onlar için ateş vardır. Ve ona en önden gideceklerdir.On the contrary, there is Fire for them, and they will be thrown into it.
Kuşkusuz, bunda kulak verip dinleyen bir topluluk için mutlaka bir mucize vardır.Here is a sign for those who listen.
Hiç kuşkusuz, âhirette hüsrana uğrayacaklar da bunlardır.They will surely be losers in the life to come,
Hiç kuşkusuz, Allah, sakınanlar ve güzel düşünüp güzel iş yapanlarla beraberdir.God is verily with those who are pious and devout, and those who are doers of good.
Hiç kuşkusuz, O'dur Semî' ve Basîr.Verily He is all-hearing and all-seeing.
Kuşkusuz, onları öldürmek büyük bir günahtır.Killing them is certainly a great wrong.
"Kuşkusuz, benim kullarım üzerinde senin hiçbir sultan olmayacaktır." Vekil olarak Rabbin yeter."You will surely have no power over My devotees: Your Lord is sufficient as their protector."
Kuşkusuz, O'nun sana lütfu pek büyüktür.His blessings on you are great indeed.
Onlar için bir süre belirlemiştir, bunda kuşku yok.There is no doubt that. He has fixed a term for them.
İşte Meryem'in oğlu İsa budur! Hakkında kuşku ve çelişmeye düştükleri şeyin doğrusu bu sözdür.This was Jesus, son of Mary: A true account they contend about.
Kuşkusuz, O'nun vaadi yerine gelir.Verily His promise will come to pass.
"Kuşku duyma ki o saat gelecektir.Verily the Hour (of the great change) is about to come.
"Kuşkusuz sen, bizi görmektesin."Surely You know us well."
Kuşkusuz bunda, aklı başında insanlar için ibretler vardır.Surely there are signs in these for those who are wise.
Kuşkusuz, ben zalimlerden oldum."All glory to You; surely I was a sinner.
Kuşkusuz, bunda, ibadet eden/iş yapıp değer üreten bir topluluk için kesin bir tebliğ vardır.Verily there is a message in this for people who are devout.
Kuşkusuz O, sözün açığa vurulanını da bilir; saklamakta olduklarımızı da bilir.He knows surely what you say aloud, and what you hide within your breasts.
Kuşku yok onda. Ve Allah kabirlerdeki şuurlu varlıkları diriltecektir.The Hour will come without a doubt, and God will raise those who are dead.
Şu da kuşkusuz ki, Allah hiçbir haini, hiçbir nankörü sevmez.Surely God does not like the traitors who deny the truth.
Hiç kuşku yok, kurtulmuştur müminler.THE TRUE BELIEVERS will be successful,
Hiç kuşkusuz, küfre sapanlar iflah etmezler.Verily the unbelievers will not prosper.
Kuşkusuz, Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır.God is aware of what they do.
Ve hiç kuşku yok, senin Rabbin gerçekten mutlak Azîz, mutlak Rahîm'dir.Your Lord is surely mighty and merciful.
"Kuşkusuz bunlar, küçücük bir topluluktur."(Proclaiming): "Surely they are a small band (of fugitives).
Kuşkusuz, bütün bunlarda mutlaka bir ibret vardır. Ama onların çoğu müminler değil.Verily there is a sign in this, but many of them do not believe.
Ve kuşkusuz senin Rabbindir o mutlak Azîz, mutlak Rahîm.Verily your Lord is mighty and merciful.
Kuşkusuz, senin Rabbindir o mutlak Azîz, mutlak Rahîm.But surely your Lord is mighty and merciful.
Kuşkusuz, senin Rabbin mutlak Azîz, mutlak Rahîm'dir.Yet surely your Lord is mighty and merciful.
"Kuşkusuz, ben sizin için güvenilir bir resulüm."I have been sent as a trusted messenger to you.
Kuşkusuz, O'dur iyice bilen, iyice duyan.He is all-hearing and all-knowing.
"Ey Mûsa! Kuşkun olmasın ki ben, Allah'ım; Azîz olan, Hakîm olanım..."O Moses, I am that God, the mighty and all-wise.
Kuşkusuz bu, apaçık lütfun ta kendisidir."This is a clear favour indeed."
Hiç kuşkusuz bunda, ilmi kullanan bir topluluk için kesin bir ibret vardır.Verily there is a sign in this for those who understand.
Daha doğrusu onlar ondan kuşku duymaktadırlar.In fact they are in doubt about it.
Ve kim didinir, gayret sarfederse hiç kuşkusuz, kendi benliği lehine gayret sarfetmiş olur.He who strives does so for himself.
Kuşkusuz bu, Allah için çok kolaydır.This is indeed how inevitably the law of God works;
Kuşkusuz, O, mutlak Azîz, mutlak Hakîm'dir."Surely He is all-mighty and all-wise."
Kuşkusuz, bunda, iman sahipleri için mutlak bir mucize vardır.Surely in this is a sign for those who believe.
Fakat o, hiç farkında olmadıkları bir sırada kendilerine ansızın geliverecektir. Bunda kuşku yok.It will come upon them all too suddenly, and they will be caught unawares.
Hiç kuşkusuz, benim yerkürem geniştir. O halde, yalnız bana kuluk/ibadet edin.O My creatures who believe, surely My earth has plenty of scope and so worship only Me.
Kuşkusuz, Allah, göğüslerin içindekini bilmektedir.Whatever is in their hearts is known to God.
Kuşkusuz, Allah mutlak Ganî, mutlak Hamîd'dir.Verily He is all-sufficient, worthy of praise.
Kuşkusuz, bunda gereğince sabreden, gereğince şükreden herkes için kesin ibretler vardır.Verily there are signs in this for those who are constant and give thanks.
Kuşku, çelişme yok bunda. Âlemlerin Rabbi'ndendir bu.The revelation of this Book free of doubt and involution is from the Lord of all the worlds.
"Bu gününüzü unutmuş olmanın karşılığını tadın. Kuşkusuz, biz de sizi unuttuk.So now suffer. As you forgot the meeting of this your Day of Doom, so have We forgotten you.
Kuşkusuz, bunda ibretler vardır.There were indeed signs in this.
Allah'tan kork ve küfre batmışlarla münafıklara boyun eğme! Kuşkusuz, Allah Alîm, ve Hakîm'dir.O PROPHET FEAR God and do not follow the unbelievers and the hypocrites.
Kuşkusuz, Allah Latîf'tir, Habîr'dir.God is indeed all perceiving, well-informed.
Kuşkusuz, Allah her şeye tanıklık etmektedir.Verily God is witness to everything.
Hiç kuşkusuz, Allah, inkârcıları lanetlemiş ve onlar için çılgın bir ateş hazırlamıştır.Verily God has cursed the infidels, and prepared a blazing fire for them.
Hiç kuşkusuz, bütün bunlarda Allah'a yönelen her kul için mutlak bir ibret vardır.There is surely a sign in this for every penitent creature.
Siz de hayra ve barışa yönelik iş yapın. Kuşkusuz, ben, yaptıklarınızı görüyorum.I surely see whatsoever you do."
Gerçek şu ki onlar, tutarsızlığa iten bir kuşku içindeydiler.They too were filled with disquieting doubt.
Yaratışta/yaratılmışlarda dilediğini artırır O. Hiç kuşkusuz, Allah her şeye gücü yetendir.He adds what He pleases to His creation. He has certainly power over everything.
Hiç kuşkusuz, o kendi hizbini cehennem yâranından olmaları için çağırır durur.He only calls his faction to be the residents of Hell.