kuşku ile cümle

kuşku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
RAB dedi ki, ‹‹Onlar kuşkusuz benim halkım, Beni aldatmayacak çocuklardır.›› Böylece onların Kurtarıcısı oldu.Kajti rekel je: Res, ljudstvo moje so, sinovi, ki ne bodo ravnali lažnivo. Torej jim je bil rešitelj.
RAB dedi ki, ‹‹Onlar kuşkusuz benim halkım, Beni aldatmayacak çocuklardır.›› Böylece onların Kurtarıcısı oldu.여호와께서 말씀하시되 그들은 실로 나의 백성이요 거짓을 행치 아니하는 자녀라 하시고 그들의 구원자가 되사
RAB dedi ki, ‹‹Onlar kuşkusuz benim halkım, Beni aldatmayacak çocuklardır.›› Böylece onların Kurtarıcısı oldu.Nebo řekl: Vždyť jsou lidem mým, jsou synové, neučiníť mi nevěrně. A protož byl jejich spasitelem.
RAB dedi ki, ‹‹Onlar kuşkusuz benim halkım, Beni aldatmayacak çocuklardır.›› Böylece onların Kurtarıcısı oldu.Pues ha dicho: "Ciertamente ellos son mi pueblo, hijos que no mienten." Y él fue su Salvador
RAB dedi ki, ‹‹Onlar kuşkusuz benim halkım, Beni aldatmayacak çocuklardır.›› Böylece onların Kurtarıcısı oldu.Ty han sade: »De äro ju mitt folk, barn, som ej svika.» Och så blev han deras frälsare.
RAB dedi ki, ‹‹Onlar kuşkusuz benim halkım, Beni aldatmayacak çocuklardır.›› Böylece onların Kurtarıcısı oldu.Vì Ngài có phán: Thật, chúng nó là dân ta, tức con cái sẽ chẳng làm dối; vậy Ngài đã làm Ðấng Cứu họ.
RAB dedi ki, ‹‹Onlar kuşkusuz benim halkım, Beni aldatmayacak çocuklardır.›› Böylece onların Kurtarıcısı oldu.Vì_Ngài có phán : Thật , chúng_nó là dân ta , tức con_cái sẽ chẳng làm dối ; vậy Ngài đã làm Ðấng_Cứu họ .
RAB dedi ki, ‹‹Onlar kuşkusuz benim halkım, Beni aldatmayacak çocuklardır.›› Böylece onların Kurtarıcısı oldu.Διοτι ειπε, Βεβαιως λαος μου ειναι αυτοι, τεκνα τα οποια δεν θελουσι ψευσθη και υπηρξεν ο Σωτηρ αυτων.
RAB dedi ki, ‹‹Onlar kuşkusuz benim halkım, Beni aldatmayacak çocuklardır.›› Böylece onların Kurtarıcısı oldu.Защото рече: Наистина те са Мои люде, Чада, които не ще постъпят невярно; Така им стана Спасител.
RAB dedi ki, ‹‹Onlar kuşkusuz benim halkım, Beni aldatmayacak çocuklardır.›› Böylece onların Kurtarıcısı oldu.Он сказал: „подлинно они народ Мой, дети, которые не солгут", и Он был для них Спасителем.
RAB dedi ki, ‹‹Onlar kuşkusuz benim halkım, Beni aldatmayacak çocuklardır.›› Böylece onların Kurtarıcısı oldu.ויאמר אך עמי המה בנים לא ישקרו ויהי להם למושיע׃
RAB dedi ki, ‹‹Onlar kuşkusuz benim halkım, Beni aldatmayacak çocuklardır.›› Böylece onların Kurtarıcısı oldu.وقد قال حقا انهم شعبي بنون لا يخونون. فصار لهم مخلصا.
RAB dedi ki, ‹‹Onlar kuşkusuz benim halkım, Beni aldatmayacak çocuklardır.›› Böylece onların Kurtarıcısı oldu.他 說 、 他 們 誠 然 是 我 的 百 姓 、 不 行 虛 假 的 子 民 . 這 樣 、 他 就 作 了 他 們 的 救 主
RAB dedi ki, ‹‹Onlar kuşkusuz benim halkım, Beni aldatmayacak çocuklardır.›› Böylece onların Kurtarıcısı oldu.他 說 、 他 們誠 然 是 我 的 百姓 、 不 行 虛假 的 子民 . 這樣 、 他 就 作了 他 們的 救主
Ruanda içindeki bu görünmez ama kuşkusuz somut hareket.30% budżetu pochodziło z zagranicznego wsparcia.
Ruanda içindeki bu görünmez ama kuşkusuz somut hareket.당시 르완다 예산의 30%는 해외 원조였으니까요.
Ruanda içindeki bu görünmez ama kuşkusuz somut hareket.På det tidspunkt var 30 procent af budgettet ulandshjælp.
Ruanda içindeki bu görünmez ama kuşkusuz somut hareket.שבאותו זמן, 30 אחוז מתקציבה בא מסיוע חוץ.
Ruanda içindeki bu görünmez ama kuşkusuz somut hareket.بحيث أنه في ذلك الوقت، 30 في المائة من الميزانية كانت من المساعدات الأجنبية.
Ruanda içindeki bu görünmez ama kuşkusuz somut hareket.民族虐殺が起こったのは 1994年
"Sadece zayıf sırların korunması gerekir. Büyük keşifler halkın kuşkuculuğuyla korunur.""Только мелкие секреты нужно прятать, великие открытия хранит в тайне неверие толпы".
Sanırım, bir konuda kuşkuları varmış! [dinleyiciler gülerler]누가 "또는 하지." 라고 그는 뭔가 대해 의심!
Sen bir komformistle birlikte olsan kimse kuşkulanmazdı!Nadie sospechará de ti, si vives con una conformista. ¿Estás celosa?
Sen bir komformistle birlikte olsan kimse kuşkulanmazdı!Это ревность?
Şimdi, kuşkucular diyorlar ki: "Ah, bir dakika bekleyin.Ahora bien, los escépticos dicen:
Şimdi, kuşkucular diyorlar ki: "Ah, bir dakika bekleyin.이제, 회의주의자들은 이렇게 말합니다.
Şimdi, kuşkucular diyorlar ki: "Ah, bir dakika bekleyin.Ora bem, os céticos dizem:
Şimdi, kuşkucular diyorlar ki: "Ah, bir dakika bekleyin.Skeptikot sanovat, että odottakaa hetki, tämä voi olla vaihteluja - energiassa, joka tulee auringosta.
Şimdi, kuşkucular diyorlar ki: "Ah, bir dakika bekleyin.כעת, יאמרו הספקנים, "רק רגע,
Şimdi, kuşkucular diyorlar ki: "Ah, bir dakika bekleyin.والآن، يقول المشككون، "انتظروا
Şimdi, kuşkucular diyorlar ki: "Ah, bir dakika bekleyin.「この太陽から来るエネルギーには違いがあるのではないのか」
Şimdi, kuşkucular diyorlar ki:De sceptici zeggen nu:
Şimdi, kuşkucular diyorlar ki:Gli scettici dicono:
Şimdi, kuşkucular diyorlar ki:Lecz sceptycy mówią:
Şimdi, kuşkucular diyorlar ki:Maintenant, les sceptiques disent :
Şimdi, kuşkucular diyorlar ki:Most azonban a szkeptikusok azt mondják:
Şimdi, kuşkucular diyorlar ki:Nun sagen die Skeptiker:
Şimdi, kuşkucular diyorlar ki:Nyní se ozvou skeptici a řeknou:
Şimdi, kuşkucular diyorlar ki:Skeptici teraz povedia:
Şimdi, kuşkucular diyorlar ki:Зараз скептики кажуть:
Şimdi, kuşkucular diyorlar ki:Сега скептиците казват:
Şimdi, kuşkucular diyorlar ki:Сейчас скептики говорят:
Sonra bana "Endişelenme. Eğer sana bir şey olursa, depoda seni bekleyen 100 kilo kuskus var.""Maak je geen zorgen, als er je iets overkomt, wachten je 100 kilo couscous in het berghok."
UUIM’yi teşvik eden kişi veya müdürün başlıca önceliği kuşkusuz fon ve insan kaynaklarıdır.Là encore, nous vous conseillons une approche ouverte, moins «égocentrique».
Ve 15 artı 35 kuşkusuz 50'dir .15 + 35는 50 이에요
Ve 15 artı 35 kuşkusuz 50'dir .15 plus 35 er også lig med 50.
Ve 15 artı 35 kuşkusuz 50'dir .15 plusz 35 ténylegesen az 50.
Ve 15 artı 35 kuşkusuz 50'dir .A 15 plus 35 je určitě 50.
Ve 15 artı 35 kuşkusuz 50'dir .A 15 plus 35 je určite 50.
Ve 15 artı 35 kuşkusuz 50'dir .E 15 + 35 fa proprio 50
Ve 15 artı 35 kuşkusuz 50'dir .Και 15 συν 35 μας κάνει 50.
Ve 15 artı 35 kuşkusuz 50'dir .И 15 + 35 определено е равно на 50.
Ve 15 artı 35 kuşkusuz 50'dir .もし 5 かける 3 だけかけ算をすると 15 になります.
Ve bazıları, Akuffo-Addo gibi bir siyasetçinin sözlerini harekete çevireceğinden kuşku duyuyordu.Y algunos se mostraron escépticos de que un político como Akuffo-Addo pongá sus palabra en acción.
Ve bu savaşı en azından dört cephede savaştık, hiç kuşkusuz Hollywood'da.그리고 적어도 할리우드에 있는4군데의 전선에 대해 전쟁을 벌였습니다.
Ve bu savaşı en azından dört cephede savaştık, hiç kuşkusuz Hollywood'da.Abbiamo condotto questa guerra almeno su quattro fronti, sicuramente a Hollywood.
Ve bu savaşı en azından dört cephede savaştık, hiç kuşkusuz Hollywood'da.Chúng ta gây chiến trên ít nhất bốn mặt trận, trước tiên ở Hollywood.
Ve bu savaşı en azından dört cephede savaştık, hiç kuşkusuz Hollywood'da.És ezt a háborút legalább négy fronton folytatjuk, különösen Hollywoodban.
Ve bu savaşı en azından dört cephede savaştık, hiç kuşkusuz Hollywood'da.Nous avons mené cette guerre sur au moins quatre fronts, sans aucun doute à Hollywood.
Ve bu savaşı en azından dört cephede savaştık, hiç kuşkusuz Hollywood'da.Şi am purtat acest război pe cel puţin patru fronturi, cu siguranţă în Hollywood.
İlgili Sayfalar