kuşku ile cümle
kuşku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bazı insanlar beyin ölümünün tespitine kuşku ile bakmaktadırlar.일부에서는 무의식의 존재 자체를 의심하기도 한다.
300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.크게 무너져 3만여 명이 죽었다.
Moskova Metrosu kuşkusuz dünyanın en çok yolcu taşıyan metrosudur.모스크바 지하철은 전 세계에서 도쿄 지하철 다음으로 가장 이용객이 많은 지하철이다.
Yani dogmalar, tartışılmaz, kendilerinden kuşku duyulamaz.그러니, 그들은 의심하지 않고, 반드시 걸려들 것이다.
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.지금까지 열애설 난적이 한번도 없다.
Bunlar arasında en ünlüsü, 1.600.000 dolarlık Ing Ödülü'dür hiç kuşkusuz.유력 후보가 난립한 가운데 166만 표를 득표해 당선되었다.
Birçok eser kaleme almıştır ama şaheseri hiç kuşkusuz İlahi Komedya'dır (La divina commedia).위의 교종의 여러 파는 귀족사회에 환영을 받은 바 있지만 신라사회를 휩쓸었던 것은 미타신앙(彌陀信仰)인 정토교(淨土敎)의 형성이다.
Çılgın At'ın Nebraska Fort Robinson'da öldürülmesi olayına karıştığından kuşkulanılıyor.네브래스카주 험볼트에서 남성들에게 강간 살해를 당했다.
Dolayısıyla gerçekleşip gerçekleşmediği kuşkuludur.나는 의심하고 있는 것이기 때문에 불완전한 존재이다.
Bu nedenle herkes Tom'dan kuşkulanır.נקרא בפני כולם טום.
Bu durumda ölüme dair en küçük bir kuşku bile kalmaz.כמו כן, בשלב זה אין לפעוט תפיסה ראשונית מעוצבת של מוות.
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.כיום הוא בסיכון גם מצד כלבים וחתולים.
Aralarındaki küskünlüğü giderirler.ביניהם יואש צידון.
Mitos ve Kuşku.כפייה וספק.
Aslında sen, yıllarca içten içe kuşkulandığım şeyi doğruladın.מתוודת על האמת לאחר שנים לבתיה.
Avrupa kuşkucusu bir çizgidedir.זהו שיא אירופאי של אליפויות רצופות .
Böylece, müttefikler arasında kuşkular silinmiş oldu.הדעות בין בעלות הברית היו חלוקות.
Vitoria, İspanya'nın Amerika'daki fetihlerinin haklılığına da kuşkuyla bakıyordu.ספרטה חששה שהצלחה אתונאית תערער לחלוטין את מאזן הכוחות בסיציליה.
Buradaki en büyük ilgi gören aktivite ise kuşkusuz Futbol olur.הענף הבולט ביותר בהקשר זה הוא כדורגל.
Bunda kuşkusuz Duncan'ın payı fazlaydı.בגדול, זו הייתה הפקתו של דאגלס.
Onun seni sevdiğinden kuşkuluyum.אני בספק אם היא אוהבת אותך.
300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.300 души умират при съмнителни обстоятелства.
"Büyük kuşku...Силно се съмнявам!...
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.Край нея са се разположили куче и котка.
Bu olay, genç Hepburn'ün huysuz ve çekingen olmasına ve insanlardan kuşku duymasına yol açtı.Инцидентът прави Хепбърн нервна, мрачна и подозрителна към хората.
Böylece, müttefikler arasında kuşkular silinmiş oldu.В резултат на това между бившите съюзници избухват конфликти.
Kuşkusuz bu büyük bir yanılgıydı.Това беше голяма грешка.
En ünlü Maia ise kuşkusuz Melian’dı.Най-известната му творба е „Мелиямби“.
Atina kuşkusuz bunu kabul etmeyecekti.Атина не предприема никакви действия.
Uçar kuskusgiller küçük gruplar içersinde yaşar.Дикси Вали – включва няколко малки местни групи.
Puss'un faaliyetlerinden kuşku duyuyor.Знанието му за действията на СС частите е спорно.
Kuşkuşu: Bulgur ile unun küçük yuvarlaklar haline getirilmesiyle ve suda kaynatılmasıyla yapılan yemek.Ličinke se hrane sitnim vodenim beskralješnjacima (račići, kolutićavci i ličinke kukaca).
'Kuşkusuz biz göğe ulaşmak istedik, fakat onu çetin bekçilerle ve yakıcı ışıklarla dolu bulduk.' 9.I poče uzlaziti na nebo, a oblak ga je zaklonio i više ga nisu vidjeli.
Bu arada devlet adamları bu olayın aynen Cem Sultan'ın hikâyesine benzediğinden kuşkulanmışlardı.Još i danas traju rasprave o nacionalnom sastavu tog povijesnog Sultanata.
Kuşkusuz Tom Hanks'in bir sonraki projesi daha az pahalı değildi.Hanksov sljedeći projekt bio je još skuplji.
Onların münasebetsizce işe karışmaları hem Etrüskleri hem de Fenikelileri kuşkulandırdı.Mjere se dijele na jednostavne (dvodobna i trodobna mjera), složene i mješovite.
Bu karışıklığın sebebi hiç kuşkusuz kaynaklarda yeterli bilgi bulunmayışıdır.O tome razdoblju zbog nedostatka izvora ima vrlo malo sigurnih podataka.
Eskiden kuskuğuk diye adlandırıldı.Nekada su ga nazivali uljem gorkih badema.
Kuşkusuz böyle bir manevra daha büyük seyir ustalığı gerektirmektedir.Očito je da ovakav način simulacije zahtijeva značajno veći potrošak vremena.
Bunların en önemlisi kuşkusuz eski 8 Real'dir.Podjedinica je bila real, a 8 reala činilo je 1 pezo.
Bunlar tartışmasız ve kuşkusuz kabul edilmek zorundadır.Prijedlog je usvojen, bez rasprave.
Kuşkucuların baskısından bunalan Marconi, daha iyi organize edilmiş ve belgelenmiş bir deney hazırladı.Marconi sa cítil vyzvaný pochybovačmi, pripravil lepšie zorganizovaný a zdokumentovaný test.
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.Väčšinou ide o veľké množstvo psov a mačiek.
Cüce uçar kuskusa Avustralya'nın bütün doğu kıyılarında raslanılır.Koaly sa vyskytujú prakticky po celom východnom pobreží Austrálie.
Mısır şiirlerinin en güzel örnekleri kuşkusuz sevgi şiirleridir.Najobľúbenejším literárnym žánrom medzi Egypťanmi je ľudová poézia.
Kuşkusuz Stalin, bunu görebiliyordu.Stalin to však zrejme nepovažoval za problém.
Bu rüzgarın yeni ilişkileri bir oya gibi öreceğine hiç kuşku yoktur.Táto budova sama o sebe môže stáť ako predzvesť novej éry v domovej architektúre.
Kuşkusuz Tom Hanks'in bir sonraki projesi daha az pahalı değildi.Praktická spolupráca bubeníka Nicka Masona bola minimálna.
Evine gelen konuklara da kuşkuyla bakar.Poleg tega je goste pripeljal do njihove sobe.
Bunlardan en basitleri kuşkusuz Cesàro toplamı ve Abel toplamıdır.Dve od najpreprostejših metod sta Cesàrova vsota in Abelova vsota.
Buradaki en büyük ilgi gören aktivite ise kuşkusuz Futbol olur.Kraljevski oz. najpomembnejši med športi pa je vsekakor nogomet.
Bu Papa'yı biraz kuşkulandırdı.Za papeštvo pa je prišlo še hujše.
Aşırı kuşkucu bir adam olmuştur.Bil je zelo občutljiv človek.
300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.V kratkem umre 200 ljudi.
Light artık Kira soruşturma ekibinde ve L hâlâ ondan kuşkuludur.Medtem preiskovanje Kira vodi Neara v sum, da Light deluje kot L in Kira hkrati.
Böylekle olmakla birlikte, diğer partiler Barış Partisi'ne hala kuşkuyla yaklaşmaktaydı.Sledili so mirovni sporazumi s članicami Druge koalicije.
Ama hiç kuşkusuz psikanaliz yerden fışkırmış ya da gökten düşmüş değildir.Pomembno je, da svetijo navzdol in ne v nebo.
Kuşkusuz Stalin, bunu görebiliyordu.Stalinas šito negalėjo pakęsti.
Kuşkusuz en büyük siyasî patlama, Kosovalı Sırpların Komünist Belgrad yönetimince ihmal edilmeleriydi.Turbūt didžiausias Kosovo serbų skundas buvo dėl komunistų valdžios aplaidumo Belgrade.
Kuşku duymayacağım tek şey, bir şey düşünüyor olmam.Tačiau niekaip negaliu pamąstyti, kad nemąstau.