kuşatma ile cümle
kuşatma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Osmanlı ordusu 14 Temmuz günü kuşatmaya başladı.L'Armée rouge fuit le 4 juillet.
1346-1347 - Siege of Calais (Calais Kuşatması) -- İngiliz zaferi.1346-1347 : siège de Calais (Auj., en dép.
Kuşatma, Romanya kuvvetleri ile Alman 11. Ordu'su tarafından yapılmıştır.Elle a été principalement menée par les forces roumaines et des éléments de la 11e armée allemande.
Beş ay kuşatmadan sonra, Thomas'a bağlı insanlar nihayetinde aç atları ve zulalarındakileri yemeye başladılar.Après cinq mois de siège, les partisans de Thomas sont contraints de se nourrir des chevaux affamés.
Kuşatmanın sona eriş tarihi ise 1331'dir.La première mention du lieu date de 1331.
Ancak Sovyet 49. Ordu'su Temmuz ayı ortalarına kadar Minsk kuşatmasında bağlı kaldı.La 49e armée soviétique, cependant, fut utilisée à réduire l'encerclement jusqu'à la mi-juillet.
Ortak Bizans ve Göktürk harekatları, Tiflis kuşatmasına odaklandı.Les opérations conjointes entre les Byzantins et les Göktürks se concentrèrent sur le siège de Tiflis.
Leningrad Kuşatması sırasında gösterdiği yararlılıklardan dolayı ödüllendirildi.Traineau de fortune utilisé lors du siège de Leningrad.
8 Ağustos günü iç kalenin Osmanlı kuvvetleri tarafından alınmasıyla kuşatma sona erdi.À partir du 8 août l'ouverture de fosses communes s'impose.
Kızı Leningrad Kuşatması sırasında açlık nedeniyle öldü.Elle mourra de faim et de froid pendant le siège de Léningrad.
Kuşatma 7 Eylül'e kadar sürdü.L'épreuve s'éternise jusqu'au 7 septembre.
Saat 11.00 dolaylarında İngiliz kuşatması yarılmıştı.À 10 h du matin, le succès allemand est confirmé.
Böylelikle kuşatma tamamlanmış oldu.La construction du quartier est alors achevée.
Üç farklı saldırı var: meydan savaşı, kale kuşatması ve yağmalama.Il y a 3 types d’attaques : bataille de champ, siège de forteresse et dévastation.
1683 yılında Osmanlı Devleti'nin Viyana'yı kuşatması esnasında Bavyera birliklerine kumandanlık etti.En 1683, il commande les troupes bavaroises lors de la bataille de Vienne.
Herodot'un çalışması da Sestos Kuşatması'ya sona ermektedir.Hérodote termine ses Histoires après le siège de Sestos.
Sovyetler, 1942 boyunca Leningrad kuşatmasını kırmaya çalıştı.L'Union soviétique a tenté tout au long de 1942 de lever le siège.
Kuşatma teknikleri arasında lağımcılık da bulunur.Il est aussi capable de détecter des technologies environnantes.
Kısa süre sonra kuşatma resmen kaldırıldı.Bientôt, la liste d'attente a été épongée.
Sonunda yedi ay süren kuşatmanın ardından kale ele geçirilir.La cité est finalement prise après 7 mois de siège.
Kuşatma, aralıklı çatışmalarla 53 gün sürdü.Le tournage a duré 53 jours.
Kuşatmanın devamında pek çok asker yetersiz beslenmeden dolayı ölmüştü.Bien des chevaux périssent sans doute faute de soins.
Tarihçi Prokopius, Bessas'ın kuşatma sırasındaki bu davranışını ağır bir şekilde eleştirir.Procope critiqua rudement le comportement de Bessas au cours du siège.
Leningrad kuşatması yarıldı.Le blocus de Leningrad est brisé.
Savaşın ardından Sezar bir süre sonra düşecek olan Thapsus'un kuşatmasını yenilemiştir.Après la bataille, César reprend le siège de Thapsus, qui finit par tomber.
Fakat keşiş kuşatmayı aşıp başkente ulaşamadı.Toutefois, le moine ne parvient pas à contourner le blocus et à atteindre la capitale.
Bu olay Fransa'nın Cezayir'i denizden kuşatmasına (Haziran 1827) bir gerekçe oldu.Cette création permet de supprimer l'amirauté de France (janvier 1627).
Lilybaeum Kuşatması, savaşın sonuna kadar sürdü.La bataille de Kollaa a duré jusqu'à la fin de la guerre.
Otuz ay süren kuşatmada "kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu".Le pain « frais » était si mauvais qu’ils ne pouvaient en supporter l’odeur.
Tenochtitlan Kuşatması La Noche TristeSam Cooke - Twistin' the Night Away ?
Kuşatma, Sırp ayaklanmacıların kenti ele geçirmesiyle sona erdi.Elle s'est terminée par la prise de la ville par les rebelles.
Bonapart, 21 Mayıs tarihinde kuşatmayı kaldırıp Kahire’ye çekildi.An-Nâsir part de Damas le 21 mai et rentre triomphalement au Caire.
Kudüs kuşatmasının ardından Hurkanus ekonomik krizle yüzleşti.À cette époque le duché de Żagań doit faire face à une situation financière catastrophique.
Bu uzun kuşatma sırasında Şam Atabeyi Tuğtekin bu kuşatmayı kaldırmak için saldırılar yaptı.Mais au contraire de Langer, il réussit ce putt pour partager le trou.
24 Ekim'de bu kuşatma sırasında dizanteriden hayatını kybetti.Il entre le 24 octobre dans son diocèse.
Bu kuşatmalar da ikili bir manevra olarak planlandı.Le mécanisme de capture lui-même aurait pu être de deux ordres.
Bir ara Mültan’ı kuşatmalarına rağmen netice elde edemeyip geri çekildiler.Ils inspire une nonchalance du salut sans crainte et sans repentir.
Ancak kuşatmasını yarıp doğu istikametine çıkmaya başarmıştır.Il la refusa et reprit la route de l'Est.
Kısa süre sonra zombiler üçünün çevresini kuşatmaya başlar.Une heure plus tard, les corbeaux volent au-dessus des trois cadavres.
53 günlük kuşatma çeşitli söylentilere de yol açtı.Lors d'un nouvel encuvage de 15 jours, il est procédé à plusieurs soutirages.
Bu aşamaya gelindiğinde kuşatma, 5 km. yarıçapa kadar daralmıştı.À ce stade, la pyramide, si elle avait été achevée, aurait atteint cinquante-deux mètres.
'Polis Akademisi: Şehir Kuşatma Altında Polis Akademisi serilerinin 6. filmidir.C'est le sixième volet de la série Police Academy.
18 Ekimde kusatmayi basarisiz olarak kaldirdi.Puis, le 18 octobre, il se qualifie pour le Masters.
Film, Kırım Savaşı sırasındaki Sivastopol Kuşatması'nı konu almaktadır.La moitié des peintures représente est consacrée à la guerre de Crimée.
Fakat bu hücum Selçuklu ordusunu kuşatma yerinden atmayı başaramadı.Cela ne l'empêcha pas néanmoins de constituer son armée autour de cette unité opérationnelle.
Dera Kuşatması ile başlamıştır.Elle commence à la Porte Bazée.
Belgrad kuşatması "Hristiyanlığın kaderini belirlemiştir".El asedio de Belgrado "decidió el destino de la Cristiandad".
Kuşatma sırasında 600'den fazla kez vurulmuştur.Fue golpeada más de 600 veces durante el asedio.
Kuşatma Haziran ve Temmuz 634 arasında sürmüştür.El asedio duró entre junio y julio del 634.
Selahattin Mayıs 1176'da kaleyi kuşattı fakat kuşatma uzun sürmedi ve ateşkes ile sonlandı.Fue sitiada por Saladino en mayo de 1176, pero el asedio no duró mucho y concluyó con una tregua.
1026 yılında 18 aylık kuşatma sonrası şehir düştü.Finalmente, la ciudad cayó en 1026, tras dieciocho meses de asedio.
1645 ile 1648 arasında Osmanlı adanın geri kalanını da ele geçirdi ve başkent Kandiye’yi kuşatmaya hazırlandı.Entre 1645 y 1648, los turcos ocuparon el resto de la isla y se prepararon para tomar la capital, Candía.
Şehri hemen kuşatmaya aldılar, ancak bir süre sonra bundan vazgeçildi.Destruyó las ciudades e hizo que Tiempo devorara todo, excepto Wornath-Mavai.
Tiglath-Pileser III, Suriye'deki Arpad'ı iki yıllık kuşatma ardından ele geçirdi.C.: Tiglath-Pileser III conquista la ciudad de Arpad (en Siria) después de dos años de sitio.
Aynı yıl içinde Erzurum kuşatmasına katıldı.Ese mismo año, se integró a Aquí mando yo.
Aşağılanmış Kral William oğlunu lanetledi ve kuşatmayı kaldırıp Rouen'e döndü.Humillado, el rey maldijo a su hijo, levantó el asedio y volvió a Ruan.
Kısa süre sonra zombiler üçünün çevresini kuşatmaya başlar.Los zombis comienzan a rodear al grupo.
Kuşatma uzun sürmedi ve iki taraftan da çok kayıp verilmedi.En Zona Roja, sin embargo, se carece de ambos.
Düşman, kuşatmadan kurtulamayacak."El enemigo no escapará».
Kuşatma altında koşullar kötüleşmektedir.En el interior las condiciones de seguridad se deterioraron.