kuşağı ile cümle
kuşağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kuşağınıza altın, gümüş, ya da bakır para koymayın.لا تقتنوا ذهبا ولا فضة ولا نحاسا في مناطقكم.
Kuşağınıza altın, gümüş, ya da bakır para koymayın.腰 袋 裡 、 不 要 帶 金 銀 銅 錢
Kuşağınıza altın, gümüş, ya da bakır para koymayın.腰 袋裡 、 不 要 帶金 銀銅錢
Kuşağı TaşıFlytt sash
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.A odišiel som a skryl som ho pri Eufrate tak, ako mi prikázal Hospodin.
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.Dat deed ik; ik verborg de riem, zoals de HERE mij had opgedragen.
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.És elmenék, és elrejtém azt az Eufratesnél, a mint megparancsolta nékem az Úr.
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.Fui, pois, e escondi-o junto ao Eufrates, como o Senhor me havia ordenado.
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.Fui, pues, y lo escondí junto al Éufrates, como me había mandado Jehovah
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.Ich ging hin und versteckte ihn am Euphrat, wie mir der HERR geboten hatte.
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.Io andai e la nascosi presso l'Eufrate, come mi aveva comandato il Signore
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.I šel jsem, a skryl jsem jej u Eufrates, jakž mi byl přikázal Hospodin.
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.I szedłem a skryłem go u Eufratesa, jako mi był Pan rozkazał.
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.J`allai, et je la cachai près de l`Euphrate, comme l`Éternel me l`avait ordonné.
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.Ja minä menin ja kätkin sen Eufratiin, niinkuin Herra oli käskenyt minun tehdä.
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.내가 여호와께서 내게 명하신 대로 가서 그것을 유브라데 물가에 감추니라
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.Maka sesuai dengan perintah TUHAN pergilah aku dan menyembunyikan sarung pendek itu di dekat Sungai Efrat
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.M'am dus, şi l-am ascuns la Eufrat, cum îmi poruncise Domnul.
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.Och jag gick bort och gömde den vid Frat, såsom HERREN hade bjudit mig.
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.Og jeg gik hen og gemte det ved Frat, som HERREN bød.
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.Og jeg gikk og skjulte det ved Eufrat, som Herren hadde befalt mig.
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.Tedaj sem odšel in ga skril pri Evfratu, kakor mi je bil zapovedal GOSPOD.
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.Tôi bèn đi giấu nó nơi bờ sông Ơ - phơ-rát , như Ðức_Giê - hô-va đã phán dặn .
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.Tôi bèn đi giấu nó nơi bờ sông Ơ-phơ-rát, như Ðức Giê-hô-va đã phán dặn.
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.Υπηγα λοιπον και εκρυψα αυτην πλησιον του Ευφρατου, καθως προσεταξεν εις εμε ο Κυριος.
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.Прочее, отидох та го скрих при Ефрат, според както ми заповяда Господ.
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.Я пошел и спрятал его у Евфрата, как повелел мне Господь.
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.ואלך ואטמנהו בפרת כאשר צוה יהוה אותי׃
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.فانطلقت وطمرتها عند الفرات. كما امرني الرب.
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.我 就 去 、 照 著 耶 和 華 所 吩 咐 我 的 、 將 腰 帶 藏 在 伯 拉 河 邊
RABbin buyruğu uyarınca gidip kuşağı Perata yakın bir yere gizledim.我 就去 、 照著 耶和華 所 吩咐 我 的 、 將腰帶 藏 在 伯拉 河邊
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.Derrama desprezo sobre os príncipes, e afrouxa o cinto dos fortes.
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.Derrama menosprecio sobre los nobles, y afloja el cinturón de los fuertes
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.Dipermalukan-Nya orang yang terkemuka; diambil-Nya kedaulatan mereka yang berkuasa
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.El varsă dispreţul asupra celor mari; El desleagă brîul celor tari.
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.Er schüttet Verachtung auf die Fürsten und macht den Gürtel der Gewaltigen los.
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.han udøser Hån over Fyrster og løser de stærkes Bælte;
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.Han utgjuter förakt över furstar och lossar de starkes gördel.
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.Han utøser forakt over fyrster, og de sterkes belte løser han.
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.Hän vuodattaa ylenkatsetta ruhtinasten päälle ja aukaisee virtojen padot.
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.Hij giet smaad uit over edelen en maakt de sterken zwak.
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.Il verse le mépris sur les grands; Il relâche la ceinture des forts.
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.방백들에게 멸시를 쏟으시며 강한 자의 띠를 푸시며
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.Ngài giáng điều sỉ nhục trên kẻ sang trọng, Tháo dây lưng của người mạnh bạo.
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.Ngài giáng điều sỉ_nhục trên kẻ sang_trọng , Tháo dây_lưng của người mạnh_bạo .
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.On vylévá potupu na urozené, a sílu mocných zemdlívá.
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.Sui nobili spande il disprezzo e allenta la cintura ai forti
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.Szégyent zúdít az elõkelõkre, és a hatalmasok övét megtágítja.
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.Vylieva potupu na kniežatá a uvoľňuje opasok mocných.
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.Wylewa wzgardę na książęta, a mdli siły mocarzów.
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.Zaničevanje izliva nad plemenitnike in odpenja pas mogočnežem.
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.Εκχεει καταφρονησιν επι τους αρχοντας, και λυει την ζωνην των ισχυρων.
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.Излива презрение върху князете, И ослабва силата* на яките.
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.покрывает стыдом знаменитых и силу могучих ослабляет;
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.שופך בוז על נדיבים ומזיח אפיקים רפה׃
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.يلقي هوانا على الشرفاء ويرخي منطقة الاشداء.
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.他 使 君 王 蒙 羞 被 辱 、 放 鬆 有 力 之 人 的 腰 帶
Rezalet saçar soylular üzerine, Güçlülerin kuşağını gevşetir.他 使 君王 蒙羞 被 辱 、 放鬆 有力 之 人 的 腰帶
‹‹Satın aldığın belindeki kuşağı al, Perata git. Kuşağı orada bir kaya kovuğuna gizle.››너는 사서 네 허리에 띤 띠를 가지고 일어나 유브라데로 가서 거기서 그것을 바위 틈에 감추라 하시기로
‹‹Satın aldığın belindeki kuşağı al, Perata git. Kuşağı orada bir kaya kovuğuna gizle.››"Neem de riem mee naar de Eufraat en verberg hem daar in een grot tussen de rotsen."