kuçu ile cümle
kuçu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
18 yaşından küçüklere alkollü içki ve sigara satışı yapmıyoruz.We do not sell alcoholic drinks or cigarettes to people under the age of eighteen.
Onun önerilerini küçümseme.Do not belittle his suggestions.
Pencereyi küçülttüm.I minimized the window.
Belgeyi küçülttüm ve sonra tekrar büyüttüm.I minimized the document and then maximized it again.
Yaşadığım şehir oldukça küçük.The town where I live is quite small.
Bu ceket benim için çok küçük.This jacket is too small for me.
Ev kedisi küçük bir kurbağayı bile yiyecek.A housecat will even eat a small frog.
Annem ve babam ben çok küçükken öldüler.My parents died when I was very young.
Küçük prensesim nerede?Where's my little princess?
Hani küçük prensesim?Where's my little princess?
O yalnızca küçük bir kız.She is just a little girl.
Onun odasındaki her şey küçük.Everything in her room is small.
Küçük şeftali ağacını hiç Almanca selamladın mı?Have you ever greeted the small peach tree in German?
Şu ana kadar ölçülen en küçük mesafe nedir?What is the smallest distance ever measured?
Çad gölü küçülmeye devam ediyor.Lake Chad is continuing to shrink.
Hizmetindeyim, benim küçük tavşanım.At your service, my little rabbit.
O onu küçük düşürdü.He humiliated her.
Tom küçük kız kardeşine eziyet ederdi.Tom used to torment his younger sister.
Tom küçük erkek kardeşine eziyet ederdi.Tom used to torment his younger brother.
Mary küçük kız kardeşine eziyet ederdi.Mary used to torment her younger sister.
O, tüm erkek kardeşlerim ve kız kardeşlerimin en küçüğüdür.He is the youngest of all my brothers and sisters.
En küçük kardeşim o.He is the youngest of all my brothers and sisters.
En küçük kızımızı şımartıyoruz.We spoil our youngest daughter.
Bazen, daha küçük daha iyidir.Sometimes, smaller is better.
Hiç ekstra küçüklükte koşu gömleğiniz var mı?Do you have any race shirts in extra small?
Bu burgonya Hanley gömlek küçük mü geliyor?Does this burgundy Henley shirt come in small?
Bir bileşik kelime iki küçük kelimeden oluşur.A compound word consist of two smaller words.
Savaş İngiltere için küçük düşürücü bir yenilgi ile sona erdi.The war ended with a humiliating defeat for Britain.
Küçük köpek Laike uzaya gitmiş tek hayvan değildir.The small dog Laike is not the only animal to have gone in space
Cüce sivri fare, ağırlık olarak en küçük memelidir. Sadece 1,8 gram ağırlığındadır.The Etruscan shrew is the smallest mammal by weight. It only weighs 1.8 grammes.
Parolalar genellikle küçük harfe duyarlıdırlar.Passwords are usually case sensitive.
Tom küçük ama güçlüdür.Tom is small, but strong.
O küçültücüydü.It was humiliating.
Sınıflar küçük.Classes are small.
Keşke daha küçük bir ev satın alsaydım.I wish I had bought a smaller house.
Tom'un küçük çocuklardan çalarken yakalandığı doğru mu?Is it true that Tom was caught stealing from little kids?
Ben küçük bir köyde yaşarım.I live in a small village.
Küçük kasabaları severim.I like small towns.
Ofisim küçücük.My office is tiny.
Tom küçük sakatlıklara uğradı.Tom sustained minor injuries.
Bir dahaki sefere daha küçük bir pizza sipariş edelim.Let's order a smaller pizza next time.
Tom Park caddesinde küçük bir evde ebeveynleriyle birlikte yaşıyor.Tom lives with his parents in a small house on Park Street.
Küçük çocuklar Disneyland'i seviyor.Little children love Disneyland.
Küçükken birlikte oynardık.We played together when we were kids.
Küçük adımlar atın.Take small steps.
Önemini küçümsüyorsun.You underestimate your importance.
Asla seyircini küçümseme.Never underestimate your audience.
Karizmanı küçümsüyorsun.You underestimate your charisma.
İnsanlar sık sık Tom'u küçümser.People often underestimate Tom.
Ondan on altı yaş küçüktüm.I was sixteen years younger than him.
O, küçük Midwest kasabasından bekar bir anneydi.She was a single mom from a small Midwest town.
O, babasının küçük kızıydı.She was her daddy's little girl.
O her şey için küçük kız kardeşini suçladı.She blamed her little sister for everything.
Küçük kitabımı 2001'de yayımladım.I published my little book in 2001.
Küçük bir topluluk ortaya çıktı.A small community emerged.
O, küçük samimi bir kasabada büyüdü.She grew up in a small friendly town.
Üç tane evlatlığımız var. Küçük olan ikisi biyolojik erkek kardeş.We have three adopted children. The younger two are biological brothers.
Futbol küçük erkek kardeşimin hobilerinden biridir.Soccer is one of my little brother's hobbies.
Bugün küçük erkek kardeşimin yirmi ikinci yaş günü.Today is my little brother's twenty-second birthday.
Çok küçüktüm.I was too small.
İlgili Sayfalar