Ana içeriğe geç
Sözlük

kronik ile cümle

kronik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Доктора диагностировали хроническую шизофрению и сделали "смертельный" прогноз.
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Докторите ме диагностицираха с хронична шизофрения, и ми дадоха прогноза до "гроб."
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.רופאי איבחנו אצלי סכיזופרניה כרונית, וסיווגו את מצבי כ"חמור".
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.الأطباء شخصوا حالتي بالفصام المزمن. وأنذروني بتكهن "خطير"
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.予後は「深刻」だと宣告しました 要するに 介護施設に入れられ
-- ki bunların yüzde 30'u kroniktir-- bir takım önemli komplikasyonlara sebebiyet veriyor.군인들 중 30%가 만성적인 허리 부상을 가지고 있습니다.
-- ki bunların yüzde 30'u kroniktir-- bir takım önemli komplikasyonlara sebebiyet veriyor.lesiones en la espalda, en el 30% de los soldados - con daños crónicos de espalda.
-- ki bunların yüzde 30'u kroniktir-- bir takım önemli komplikasyonlara sebebiyet veriyor.Rückenverletzungen, 30 Prozent davon -- chronische Rückenverletzungen.
-- ki bunların yüzde 30'u kroniktir-- bir takım önemli komplikasyonlara sebebiyet veriyor.פציעות גב, שלושים אחוז מהם, פגיעות גב כרוניות.
-- ki bunların yüzde 30'u kroniktir-- bir takım önemli komplikasyonlara sebebiyet veriyor.مما يصيب ظهورهم بالآلام .. ف30% منهم يعانون من مشاكل في الظهر
-- ki bunların yüzde 30'u kroniktir-- bir takım önemli komplikasyonlara sebebiyet veriyor.慢性的な腰痛を患っています 私達はこの問題について取り組み
Kronik hastalık için zemin hazırlarsınız.Abres la puerta a enfermedades crónicas.
Kronik hastalık için zemin hazırlarsınız.וזה מכשיר את הקרקע למחלות כרוניות.
Kronik hastalık için zemin hazırlarsınız.私たちの子どもが悪い歯並びを引き起こす
Kronik tatminsizlik.Insatisfação crónica.
Kronik tatminsizlik.Insatisfacción crónica. Una gran enfermedad.
Kronik tatminsizlik.Insatisfacţie cronică.
Kronik tatminsizlik. Korkunç bir hastalık. Korkunç bir hastalık.مرض كبير
Kronik tatminsizlik. Korkunç bir hastalık.Voilà, tu souffres d'insatisfaction... chronique.
Kronik tatminsizlik.Krónikus elégedetlenség!
Kronik tatminsizlik, senin derdin bu.Insatisfação crónica, é isso o que tu tens.
Kronik tatminsizlik, senin derdin bu.Insatisfacţie cronică, de-asta suferi.
Kronik tatminsizlik, senin derdin bu. Kronik tatminsizlik.Chronische ontevredenheid, daar heb jij last van.
Kronik tatminsizlik, senin derdin bu.Krónikus elégedetlenség, ez a bajod.
Kronik tatminsizlik, senin derdin bu.Suficiente. Insatisfacción crónica. Eso es lo que tienes.
Kronik tatminsizlik, senin derdin bu.Tu souffres d'insatisfaction chronique.
Kronik tatminsizlik, senin derdin bu.نقصان الرضى هذا ما لديك
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Aveam reputaţia de a fi interesat de pacienţi cu oboseală cronică.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Avevo la reputazione di interessarmi in pazienti affetti da stanchezza cronica.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Eu tinha a reputação de me interessar por doentes com fadiga crónica.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Ich hatte einen Ruf für mein Interesse an Patienten mit chronischer Müdigkeit.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Ik had de reputatie geïnteresseerd te zijn in patiënten met chronische vermoeidheid.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Jag hade ett rykte om att vara intresserad av patienter med kroniskt trötthetssyndrom.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.J'avais la réputation d'être intéressé par les patients atteints de fatigue chronique.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Jeg havde et ry for at være interesseret i patienter med kronisk træthed.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.전 만성피로에 있는 환자들에게 큰 관심을 가지기로 유명했었습니다
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Měl jsem pověst, že se zajímám o pacienty trpící chronickou únavou.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Miałem opinię lekarza zainteresowanego pacjentami z przewlekłym zmęczeniem.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Olyan hírem kelt, hogy érdekelnek a krónikus fáradtságban szenvedő betegek.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Saya terkenal sebagai dokter yang tertarik pada pasien dengan kelelahan kronis.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Tenía la reputación de interesarme en pacientes con fatiga crónica.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Tôi vốn nổi tiếng là rất quan tâm tới các bệnh nhân bị mệt mỏi kinh niên.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Είχα μία φήμη για το ενδιαφέρον μου σε ασθενείς που έπασχαν απο σύνδρομο χρονίας κόπωσης.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Имах имиджа на лекар, интерсуващ се от пациенти с хронично чувство на отпадналост.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.יצא לי מוניטין בתור כזה שמתעניין בחולים שיש להם עייפות כרונית.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.كانت لي سمعة بأنني مهتم بالمرضى الذين يعانون من الاجهاد المزمن.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.慢性疲労患者の専門医 という評判がありました 好ましい評判ではありません
Mozambik'in en tehlikeli suçlusu, çocuklarımızın yüzde 45'ini kronik yetersiz beslenmeye mahkum eden kişidir.Criminoso mais perigoso de Moçambique é aquele que condenou a desnutriçao cronica a 45% das nossas criancas.
O en büyük şiddeti kronik irritasyon altında görünüyordu.Dia tampak bawah iritasi kronis dari intensitas terbesar.
O en büyük şiddeti kronik irritasyon altında görünüyordu.Ele parecia estar sob uma irritação crônica de maior intensidade.
O en büyük şiddeti kronik irritasyon altında görünüyordu.Er schien unter einer chronischen Reizung der größte Intensität.
O en büyük şiddeti kronik irritasyon altında görünüyordu.Hän näytti alle krooninen ärsytys suurimmista intensiteettiä.
O en büyük şiddeti kronik irritasyon altında görünüyordu.Han verkade under en kronisk irritation av största intensitet.
O en büyük şiddeti kronik irritasyon altında görünüyordu.Hij leek onder een chronische irritatie van de grootste intensiteit.
O en büyük şiddeti kronik irritasyon altında görünüyordu.Il semblait sous une irritation chronique de la plus grande intensité.
O en büyük şiddeti kronik irritasyon altında görünüyordu.그는 최고의 강도의 만성 염증 아래 보였다.
O en büyük şiddeti kronik irritasyon altında görünüyordu.Ông dường như dưới một kích thích mạn tính cường độ lớn nhất.
O en büyük şiddeti kronik irritasyon altında görünüyordu.Părea sub o iritaţie cronică de cea mai mare intensitate.
O en büyük şiddeti kronik irritasyon altında görünüyordu.Parecía bajo una irritación crónica de la mayor intensidad.
O en büyük şiddeti kronik irritasyon altında görünüyordu.Sembrava sotto una irritazione cronica della massima intensità.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod