O en büyük şiddeti kronik irritasyon altında görünüyordu.Úgy tűnt alatt krónikus irritáció a legnagyobb intenzitással.
O en büyük şiddeti kronik irritasyon altında görünüyordu.Wydawał się w chroniczne podrażnienie z największą intensywnością.
O en büyük şiddeti kronik irritasyon altında görünüyordu.Zdalo sa, že na základe chronického dráždenia najväčšou intenzitou.
O en büyük şiddeti kronik irritasyon altında görünüyordu.Zdálo se, že na základě chronického dráždění největší intenzitou.
O en büyük şiddeti kronik irritasyon altında görünüyordu.Zdelo se je, pod kronično draženje največjih intenzivnosti.
O en büyük şiddeti kronik irritasyon altında görünüyordu.Φάνηκε κάτω από ένα χρόνιο ερεθισμό του τη μεγαλύτερη ένταση.
O en büyük şiddeti kronik irritasyon altında görünüyordu.Він, здавалося, під хронічним роздратуванням найбільшою інтенсивністю.
O en büyük şiddeti kronik irritasyon altında görünüyordu.Он, казалось, под хроническим раздражением наибольшей интенсивностью.
O en büyük şiddeti kronik irritasyon altında görünüyordu.Той изглеждаше по силата на хронично възпаление на най-голям интензитет.
O en büyük şiddeti kronik irritasyon altında görünüyordu.وبدا انه في ظل تهيج مزمن من أكبر كثافة.
O en büyük şiddeti kronik irritasyon altında görünüyordu.低い声で彼自身に話すの彼の習慣は、彼に堅調に推移しましたが、しかし
Onlar birkaç kez geriye dönmezler, bu yüzden o kronik bir yolculuktur.Ellos no regresan varias veces, así que en realidad relata un viaje.
Onlar birkaç kez geriye dönmezler, bu yüzden o kronik bir yolculuktur.Họ không quay lại nhiều lần, vậy nên bộ phim thật sự ghi lại một cuộc hành trình.
Onlar birkaç kez geriye dönmezler, bu yüzden o kronik bir yolculuktur.다시 돌아오지 않아요. 그래서 정말 시간순으로 여행이 기록됩니다.
Onlar birkaç kez geriye dönmezler, bu yüzden o kronik bir yolculuktur.Mereka tidak datang berkali-kali, sehingga benar-benar seperti kisah perjalanan.
Onlar birkaç kez geriye dönmezler, bu yüzden o kronik bir yolculuktur.Nem térnek vissza újra meg újra, így valóban egy utazás krónikája.
Onlar birkaç kez geriye dönmezler, bu yüzden o kronik bir yolculuktur.Nevrátia sa niekoľkokrát, takže to naozaj dokumentuje cestu.
Onlar birkaç kez geriye dönmezler, bu yüzden o kronik bir yolculuktur.Non ritornano, è proprio la cronaca di un viaggio.
Onlar birkaç kez geriye dönmezler, bu yüzden o kronik bir yolculuktur.Nu apar în film de mai multe ori, filmul fiind astfel o reală cronică de călătorie.
Onlar birkaç kez geriye dönmezler, bu yüzden o kronik bir yolculuktur.Potem już ich nie widzimy, więc naprawdę jest to zapis podróży.
Onlar birkaç kez geriye dönmezler, bu yüzden o kronik bir yolculuktur.Sie tauchen nicht mehrmals auf, sodass er tatsächlich wie ein Reisebericht ist.
Onlar birkaç kez geriye dönmezler, bu yüzden o kronik bir yolculuktur.Ze komen niet herhaaldelijk terug, dus het geeft echt een reis weer.
Onlar birkaç kez geriye dönmezler, bu yüzden o kronik bir yolculuktur.Δεν επιστρέφουν αρκετές φορές, πραγματικά χρονικογραφεί ένα ταξίδι.
Onlar birkaç kez geriye dönmezler, bu yüzden o kronik bir yolculuktur.Не се връщат по няколко пъти, така че наистина е хроника на пътуване.
Onlar birkaç kez geriye dönmezler, bu yüzden o kronik bir yolculuktur.Они не появлялись в фильме по нескольку раз, так что они действительно вносят хронологию в путешествие.
Onlar birkaç kez geriye dönmezler, bu yüzden o kronik bir yolculuktur.הם לא חוזרים כמה פעמים, אז זה באמת רושם מסע.
Onlar birkaç kez geriye dönmezler, bu yüzden o kronik bir yolculuktur.و هؤلاء الناس لا يعودون عدة مرات، إنه بحق تسجيل لأحداث الرحلة.
Onlar birkaç kez geriye dönmezler, bu yüzden o kronik bir yolculuktur.それは人生のようなもので 一度入り込んだら
Opioid anajezikler, şiddetli ve kronik ağrıların yönetimi için bulunan en güçlü ilaçlardır.Analgetyki opiatowe to najpotężniejsze z leków dostępnych na silny i przewlekły ból.
Opioid anajezikler, şiddetli ve kronik ağrıların yönetimi için bulunan en güçlü ilaçlardır.Druge študije na splošno potrjujejo trend zmanjšanja vbrizgavanja med uživalci opioidov.
Opioid anajezikler, şiddetli ve kronik ağrıların yönetimi için bulunan en güçlü ilaçlardır.I andra studier bekräftas i allmänhet en nedåtgående trend för injicering bland opiatmissbrukare.
Opioid anajezikler, şiddetli ve kronik ağrıların yönetimi için bulunan en güçlü ilaçlardır.Muut indikaattorit tukevat tätä analyysia.
Opioid anajezikler, şiddetli ve kronik ağrıların yönetimi için bulunan en güçlü ilaçlardır.Ostatné štúdie vo všeobecnosti potvrdzujú klesajúci trend injekčného užívania medzi užívateľmi opiátov.
Opioid anajezikler, şiddetli ve kronik ağrıların yönetimi için bulunan en güçlü ilaçlardır.Опиатните аналгетици са най-мощните достъпни медикаменти за успокояване на остри и хронични болки.
Örnek olarak kronik acı.A dor crónica é um exemplo.
Örnek olarak kronik acı.A krónikus fájdalom egy jó példa.
Örnek olarak kronik acı.Chronická bolest je příkladem.
Örnek olarak kronik acı.Chronischer Schmerz ist ein Beispiel.
Örnek olarak kronik acı.Đau kinh niên là một ví dụ.
Örnek olarak kronik acı.Durerea cronică este un exemplu.
Örnek olarak kronik acı.Een voorbeeld is chronische pijn.
Örnek olarak kronik acı. Eğer elinizi yakarsanız onu geri çekersiniz.6ヶ月とか6年経っても痛みが消えなければ
Örnek olarak kronik acı. Eğer elinizi yakarsanız onu geri çekersiniz.만성 통증을 예로 들어 봅시다. 손을 데이면 반사적으로 손을 치우게 됩니다.
Örnek olarak kronik acı. Eğer elinizi yakarsanız onu geri çekersiniz.Візьмемо до прикладу хронічний біль.Якщо ми обпечемося, то миттєво заберемо руку.
Örnek olarak kronik acı. Eğer elinizi yakarsanız onu geri çekersiniz.כאב כרוני הוא דוגמא. כאשר היד נכווית, אנחנו מושכים אותה באופן מיידי.
Örnek olarak kronik acı. Eğer elinizi yakarsanız onu geri çekersiniz.الألم المزمن على سبيل المثال. اذا أحرقت نفسك، فأنك تسحب يدك بعيداً
Örnek olarak kronik acı.El dolor crónico es un ejemplo.
Örnek olarak kronik acı.Kronisk smerte er et eksempel.
Örnek olarak kronik acı.La douleur chronique est un exemple.
Örnek olarak kronik acı.Nyeri kronis adalah suatu contoh.
Örnek olarak kronik acı.Príkladom je chronická bolesť.
Örnek olarak kronik acı.Przykładem jest chroniczny ból.
Örnek olarak kronik acı.Un esempio di questo meccanismo è il dolore cronico.
Örnek olarak kronik acı.Ο χρόνιος πόνος είναι ένα παράδειγμα.
Örnek olarak kronik acı.Как пример - хроническая боль.
Örnek olarak kronik acı.Хроничната болка е един пример.
Teknoloji sayesinde diyaliz bugün kronik bir hastalık halini aldı diyalizde [bir kişi harcar]기술의 발전 덕분에 투석은 만성적인 질병이 되었지만 13년간 투석을 한다면
Teknoloji sayesinde diyaliz bugün kronik bir hastalık halini aldı diyalizde [bir kişi harcar]ושנים על דיאליזה בגלל, שתודות לטכנולוגיה, היום זוהי מחלה כרונית, אדם יכול להוציא כסף 13 שנים על דיאליזה.
Ve sadece biz değil, dünyada iki milyar insan halen kronik olarak yetersiz beslenmekte.그리고 우리만을 위한 것이 아닌 아직 만성적인 영양실조에 시달리는 전세계의 20억 명도 함께 혜택받도록 말입니다.
Ve sadece biz değil, dünyada iki milyar insan halen kronik olarak yetersiz beslenmekte.A nielen my, ale aj dve miliardy ľudí po celom svete ktorí sú stále chronicky podvyživení.