Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.فتساءلت، كيف يمكن مواجهة كارثة الطاقة في هذا البلد؟
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.思いついたのが 「エコノール」です
Çeviri: bloodflower İyi Seyirler... New South Wales hükümeti... ...su krizine karşı radikal bir çözüm üretti.El gobierno de New South Wales ha presentado una solución radical a la crisis del agua.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Adică, este o criză climatică majoră, evident.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Ich meine, natürlich gibt es eine große Klimakrise.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Ik bedoel, er is natuurlijk een grote klimaatcrisis.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Jag menar, vi lever uppenbarligen en stor klimatkris.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Jeg mener, der er en stor klima krise, tydeligvis.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Je veux dire, il y a une crise du climat, évidemment.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.그러니까 제 말은, 주요 기후변화위기가 분명히 존재합니다.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Maksud saya, ada sebuah krisis iklim yang sangat besar, tentu saja.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Mám na mysli, jistě že probíhá velká klimatická změna.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Mislim, očitno je, da imamo večjo podnebno krizo.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Myslím si, že zjavne je vážna klimatická kríza.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Quer dizer, há obviamente uma crise climática séria.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Quiero decir, obviamente, hay una crisis climática.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Rõ ràng là có một cuộc khủng hoảng khí hậu
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Úgy értem, nyilván nagyszabású klíma krízis van.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Voglio dire, c'è una grave crisi climatica, ovviamente.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Ympäristökriisi on totta.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Zmiany klimatyczne to poważny problem.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Εννοώ,είναι προφανές ότι περνάμε μείζονα κλιματική κρίση.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Искам да кажа, че очевидно има голяма криза в климата.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Я маю на увазі, що, очевидно, є велика кліматична криза.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.אני מתכוון, יש משבר אקלים גדול, ברור.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.أعني، هناك أزمة مناخ كبيرة، من الواضح
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.信じられないと言う人は もっと外に出た方がいいですね
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.A cada um foi dada uma de três descrições desta crise hipotética
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Cada uno recibió una de tres descripciones de esta crisis hipotética.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Jeder Gruppe wurde eine von drei unterschiedlichen Versionen der hypothetischen Krisensituation gegeben.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Každý dostal jeden ze tří popisů této hypotetické krize.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Każdy ze studentów otrzymał trzy opisy tego hipotetycznego kryzysu.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.그들에게 이 가상의 위기에 대한 세 가지의 설명 중 하나씩을 주었습니다.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Li s-a dat atunci una din trei descrieri ale crizei ipotetice.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Mereka masing-masing diberikan salah satu dari tiga deskripsi dari krisis hipotetis tersebut.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Mindannyian háromféle esetleírásból kaptak egyet az előbbi kitalált válságról.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.On donnait ensuite à chacun, une des trois descriptions de cette crise hypothétique.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Sau đó mỗi người đã được cung cấp một trong ba miêu tả về khủng hoảng giả định này.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Var och en av dem fick sedan en av tre beskrivningar av denna hypotetiska kris.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Ze kregen elk één van drie mogelijke beschrijvingen van deze hypothetische crisis.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Σε κάθε μαθητή δόθηκε μια από τρεις περιγραφές αυτής της υποθετικής κρίσης.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Каждому дали одно из трёх описаний этого гипотетического кризиса.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.После на всеки било дадено едно от три описания на тази хипотетична криза.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Потім кожен студент отримав один із трьох описів імовірної кризи.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.כל אחד מהם קיבל אחד משלושה תיאורים של המשבר ההיפותטי.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.وقد أعطي كل واحد منهم واحد من ثلاثة سيناريوهات إفتراضية لتلك الأزمة
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.三つのシナリオからひとつを与えられました それぞれ異なる歴史的な類推を
Dil görsel yankesicilik krizinin çözümü için evrimleşmiştir.A linguagem evoluiu para resolver a crise do roubo visual.
Dil görsel yankesicilik krizinin çözümü için evrimleşmiştir.A nyelv azért fejlődött ki, hogy megoldja a vizuális lopás válságát.
Dil görsel yankesicilik krizinin çözümü için evrimleşmiştir.Bahasa berevolusi untuk memecahkan masalah pencurian visual.
Dil görsel yankesicilik krizinin çözümü için evrimleşmiştir.El lenguaje evolucionó para resolver la crisis del robo visual.
Dil görsel yankesicilik krizinin çözümü için evrimleşmiştir.Il linguaggio si è evoluto per risolvere la crisi generata dal furto visivo.
Dil görsel yankesicilik krizinin çözümü için evrimleşmiştir.Jazyk sa vyvinul, aby vyriešil problém vizuálnej krádeže.
Dil görsel yankesicilik krizinin çözümü için evrimleşmiştir.Jazyk se vyvinul proto, aby vyřešil krizi vyvolanou krádeží zrakem.
Dil görsel yankesicilik krizinin çözümü için evrimleşmiştir.Jezik se je razvil, da bi rešil krizo kraje videnega.
Dil görsel yankesicilik krizinin çözümü için evrimleşmiştir.언어는 시각적 도둑질이 가져다 줄 위기를 해결하기 위해 생겨난 것이죠.
Dil görsel yankesicilik krizinin çözümü için evrimleşmiştir.Le langage a évolué pour résoudre la crise du vol visuel.
Dil görsel yankesicilik krizinin çözümü için evrimleşmiştir.Limbajul a fost creat pentru a rezolva criza furtului vizual.
Dil görsel yankesicilik krizinin çözümü için evrimleşmiştir.Ngôn ngữ tiến hóa để giải quyết khủng hoảng của hành vi trộm cắp qua hình ảnh.
Dil görsel yankesicilik krizinin çözümü için evrimleşmiştir.Rozwój języka rozwiązał problem kradzieży wizualnej.