Böylece ben de bir krizin içindeydim.En dus had ik een crisis.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.E quindi ero in crisi.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.Et donc j'étais en crise.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.Így aztán válságba kerültem.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.Isso não foi fácil de encarar.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.저는 힘들었습니다.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.Takže jsem byl ve vnitřní krizi.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.Und so befand ich mich in einer Krise.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.Và vì thế tôi khủng hoảng.
Böylece ben de bir krizin içindeydim. Ve bu çok da iyi bir şey değildi.Έτσι, πέρασα μια κρίση, που δεν ήταν και τόσο ευχάριστη.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.Y, entonces, estaba en crisis.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.И така аз изпаднах в криза.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.У меня был кризис.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.Я опинився в скрутній ситуації.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.אם כן, אני הייתי במשבר.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.وبالتالي وقعت في أزمة.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.良い気分ではありませんでした
Bu özünde var, psikolojik olarak bir ülke için aşağılama ve utanç krizinden daha kötüsü yoktur.La raíz de esto es, psicológicamente, una crisis de humillación y vergüenza, y no hay nada peor para un país.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Ar trebui să ţinem cont că aceste estimări au fost realizate înainte de criza financiară din vest.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.A tady bychom měli mít na paměti, že tyto odhady byly vytvořeny před finanční krizí na Západě.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Chúng ta nên nhớ rằng những dự đoán này được đưa ra trước khi khủng hoảng tài chỉnh phương Tây diễn ra.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Devemos ter em conta que estas projecções foram feitas antes da crise financeira do Ocidente.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Dovremmo tenere a mente che queste proiezioni sono state redatte prima della crisi finanziaria occidentale.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.En we moeten er rekening mee houden dat deze prognoses voor de westerse financiële crisis werden opgesteld.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.És azt is észben kell tartanunk, hogy ezek az előrejelzések a nyugati pénzügyi válság előtt készültek.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Et nous devrions garder à l'esprit que ces prévisions ont été réalisées avant la crise financière occidentale.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Huomatkaa, että nämä ennusteet laadittiin ennen lännen talouskriisiä.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Kita harus menyadari bahwa proyeksi ini dilakukan sebelum krisis keuangan Barat.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.우리가 고려해야 할 점은 이 예측이 서양 세계의 경제 대혼란이 발생하기 전에 만들어진 것이라는 점입니다.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Ne smemo pa pozabiti, da so bile te napovedi narejene, pred gospodarsko krizo na Zahodu.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Og vi bør her huske, at disse prognoser blev lavet før den vestlige finanskrise.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Und wir sollten im Sinn behalten, dass diese Prognosen formuliert wurden vor der Wirtschaftskrise im Westen.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Y aquí hay que tener en cuenta que estas proyecciones se realizaron antes de la crisis financiera occidental.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Και θα πρέπει να έχουμε κατα νου ότι αυτές οι προβλέψεις καταρτίστηκαν πριν από τη Δυτική οικονομική κρίση.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.И ние трябва да имаме предвид тук, че тези прогнози бяха изготвени преди западната финансова криза.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Ми повинні мати на увазі що ці прогнози були створені перед Західною фінансовою кризою.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Необходимо помнить, что эти прогнозы были сделаны до западного финансового кризиса.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.ועלינו לזכור בנקודה זו, שתחזיות אלו נוצרו לפני המשבר בכלכלה המערבית.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.ولكن يجب ان نأخذ بعين الاعتبار ان هذه التوقعات كانت قبل الازمة الاقتصادية في الاسواق الغربية
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.この予測がなされたのは 金融危機がおこる前だったという事です 数週間前に
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Also habe ich gedacht, wie wir die Energiekrise in diesem Land bewältigen können?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Aşa că m-am gîndit, cum putem aborda criza de energie din această ţară?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.A tak jsem přemýšlel, jak bychom mohli vyřešit energetickou krizi této země.
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Dus dacht ik, hoe kunnen we de energiecrisis in dit land aanpakken?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.E così ho pensato, come potremmo affrontare la crisi energetica in questa nazione?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.És így arra gondoltam, hogyan tudnánk kezelni az ország energiakrízisét ?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Et alors, je me suis dit, comment pourrions nous aborder la crise de l'énergie dans notre pays?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.그리고 생각했죠, 우리나라에 닥친 에너지 문제를 어떻게 해야 할까?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Kuinka voisimme hoitaa tämän maan energiakriisiin?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Lalu saya pikir, bagaimana kita dapat menyelesaikan krisis energi di negara ini?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Og så var det jeg tænkte, hvordan kan vi afværge energikrisen?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Pomyślałem, jak możemy odpowiedzieć na kryzys energetyczny?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Rozmýšľal som teda, ako zmierniť energetickú krízu v tejto zemi.
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Så jag tänkte, vad kan vi göra åt energikrisen i detta landet?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Tôi đã nghĩ, làm thế nào để giải quyết cuộc khủng hoảng năng lượng ở đất nước này?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Y entonces pensé, ¿Cómo podemos encarar la crisis energética de este país?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Έτσι σκέφτηκα, πως μπορούμε να αντιμετωπίσουμε την ενεργειακή κρίση σε αυτή τη χώρα;
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.И вот я подумал, как мы могли бы преодолеть энергетический кризис в этой стране?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Мислех по въпроса, как бихме могли да се заемем с енергийната криза в тази страна?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.אז חשבתי, איך נוכל להתמודד עם משבר האנרגיה במדינה הזאת?