Ana içeriğe geç
Sözlük

krizi ile cümle

krizi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hatta ben bir kimlik krizi yaşadım.У мене навіть була криза власної ідентичності.
Hatta ben bir kimlik krizi yaşadım.Я даже пережила кризис идентичности.
Hatta ben bir kimlik krizi yaşadım.עברתי אפילו משבר זהות.
Hatta ben bir kimlik krizi yaşadım.حتى أنني مررت بأزمة هوية.
Hatta ben bir kimlik krizi yaşadım.韓国の人間なのか? 北朝鮮の人間なのか?
Hayal edin, mesela evdesiniz. Kız yada erkek arkadaşınızla kıskançlık krizindesiniz.Imagínense, por ejemplo, que están en casa, en medio de una disputa amorosa con su pareja.
Hemen ölmüyor muydu? Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.Mindjárt meghalt? ...akkor volt egy ilyen drámai nagyjelenet, hogy szívinfarktust kap, amikor elmegy a fia.
Hepsini hissediyordum. Kalp krizi geçireceğimden emindim.Y estaba seguro de que iba a sufrir un ataque al corazón.
Her neyse, bu uzman raporunu verince ben de kendi krizimi bulmuştum.Aber wie auch immer, ich machte diese Aussage, und das konfrontierte mich mit einer Krise.
Her neyse, bu uzman raporunu verince ben de kendi krizimi bulmuştum.Dar, oricum, am depus acea mărturie și eram pus în fața unei crize.
Her neyse, bu uzman raporunu verince ben de kendi krizimi bulmuştum.De mindenesetre, megtettem a vallomásomat, és ez megmutatta, hogy válságban vagyok.
Her neyse, bu uzman raporunu verince ben de kendi krizimi bulmuştum.Každopádně jsem svědčil, a právě to mě dostalo do vnitřní krize.
Her neyse, bu uzman raporunu verince ben de kendi krizimi bulmuştum.어쨌든 저는 그 조사 결과를 제출했고 이건 저를 기로에 서게 만들었죠.
Her neyse, bu uzman raporunu verince ben de kendi krizimi bulmuştum.Maar goed, ik gaf die getuigenis, wat mij voor een crisis stelde.
Her neyse, bu uzman raporunu verince ben de kendi krizimi bulmuştum.Mais de toute façon, j'ai fait ce témoignage, qui m'a laissé devant une crise personnelle.
Her neyse, bu uzman raporunu verince ben de kendi krizimi bulmuştum. Ne yapmalıydım?Ma comunque io testimoniai e questo mi mandò in crisi: che cosa dovevo fare?
Her neyse, bu uzman raporunu verince ben de kendi krizimi bulmuştum.Nhưng dù gì, tôi cũng đã nêu ra chứng cớ, và điều đó đã dẫn tôi đến khủng hoảng.
Her neyse, bu uzman raporunu verince ben de kendi krizimi bulmuştum.Pero de todos modos, di ese testimonio, y eso me llevó a una crisis.
Her neyse, bu uzman raporunu verince ben de kendi krizimi bulmuştum.W każdym razie złożyłem zeznania, a to zapoczątkowało mój kryzys.
Her neyse, bu uzman raporunu verince ben de kendi krizimi bulmuştum.Έδωσα λοιπόν αυτή την κατάθεση και ήρθα αντιμέτωπος με μια κρίση.
Her neyse, bu uzman raporunu verince ben de kendi krizimi bulmuştum.Але в будь-якому разі, я свідчив по цій справі, це зробило мою ситуацію незаздрісною.
Her neyse, bu uzman raporunu verince ben de kendi krizimi bulmuştum.Как бы то ни было, я дал эти показания и это повергло меня в кризис.
Her neyse, bu uzman raporunu verince ben de kendi krizimi bulmuştum.Както и да е, дадох показания, и това ме въвлече в мисли.
Her neyse, bu uzman raporunu verince ben de kendi krizimi bulmuştum.אך בכל מקרה, אני העדתי , וזה גרם לי להתמודד אל מול משבר.
Her neyse, bu uzman raporunu verince ben de kendi krizimi bulmuştum.لكن على أي حال ، قدمت شهادتي، مما عرضني لبعض الأزمات.
Her neyse, bu uzman raporunu verince ben de kendi krizimi bulmuştum.そして窮地に陥りました 証言することで
Her yıl 17 milyon insan kallp hastalığından ölüyor. 32 milyon kalp krizi ve kalp felci gerçekleşiyor.17 milionów ludzi umiera każdego roku na choroby serca, występują 32 miliony ataków serca i udarów.
Hollywood kalp krizi. Aaaah.Attacco cardiaco stile Hollywood.
Hollywood kalp krizi. Aaaah.헐리우드식 심장마비. 으어어어-
Hollywood kalp krizi. Aaaah.Serangan jantung Hollywood.
Hollywood kalp krizi. Aaaah.Χολυγουντιανό έφραγμα.
Hollywood kalp krizi. Aaaah.نوبة قلب هوليوود، آآآه
Hollywood kalp krizi. Aaaah.鋭い胸の痛み
Hollywood kalp krizi.Atac de cord de tip "Hollywood".
Hollywood kalp krizi.Ataque al corazón de Hollywood.
Hollywood kalp krizi.Cơn đau tim Hollywood.
Hollywood kalp krizi.Façon Hollywood.
Hollywood kalp krizi.Hollywood-hartaanval.
Hollywood kalp krizi.Hollywood-Herzanfall.
Hollywood kalp krizi.Hollywood-hjärtattack.
Hollywood kalp krizi.Hollywood-i szívroham.
Hollywood kalp krizi.Hollywoodzki atak serca.
Hollywood kalp krizi.O ataque cardíaco à Hollywood, ooooh!
Hollywood kalp krizi.Сърдечен удар Холивуд.
Hükümetin su krizine karşı çözümü... ...evsizlerden dolayı, başka bir yolu tıkayabilir.De nya hemlösa oro kan orsaka en annan vägspärr för regeringens vattenkrisen lösning.
Hükümetin su krizine karşı çözümü... ...evsizlerden dolayı, başka bir yolu tıkayabilir.Het nieuwe daklozenprobleem zou misschien een halt kunnen roepen... aan de regering hun watercrisisoplossing.
Hükümetin su krizine karşı çözümü... ...evsizlerden dolayı, başka bir yolu tıkayabilir.Zagadnienie bezdomnych jest kolejną przeszkodą na realizację rządowego projektu.
Hükümetin su krizine karşı çözümü... ...evsizlerden dolayı, başka bir yolu tıkayabilir.Нова забринутост бескућника је да ће се поново наћи на улицама... решавањем ове кризе са водом.
İklim krizini çözmek için demokrasi krizini çözmemiz gerekiyor.Aby sme vyriešili klimatickú krízu, musíme vyriešiť krízu demokratickú.
İklim krizini çözmek için demokrasi krizini çözmemiz gerekiyor. (Alkış.) Ve bizde bir tane var.Aby rozwiązać kryzys klimatyczny musimy rozwiązać kryzys demokracji.
İklim krizini çözmek için demokrasi krizini çözmemiz gerekiyor. (Alkış.) Ve bizde bir tane var.Para poder resolver la crisis climática, debemos resolver la crisis democrática.
İklim krizini çözmek için demokrasi krizini çözmemiz gerekiyor.Annak érdekében, hogy megoldjuk a klimaváltozás problémáját meg kell oldanunk a demokrácia válságát is.
İklim krizini çözmek için demokrasi krizini çözmemiz gerekiyor.Če želimo rešili klimatsko krizo, moramo rešiti krizo demokracije.
İklim krizini çözmek için demokrasi krizini çözmemiz gerekiyor.Để có thể giải quyết khủng hoảng khí hậu, ta cũng phải giải quyết khủng hoảng dân chủ.
İklim krizini çözmek için demokrasi krizini çözmemiz gerekiyor.För att kunna lösa klimatkrisen, så måste vi lösa demokratikrisen.
İklim krizini çözmek için demokrasi krizini çözmemiz gerekiyor.Jotta voimme ratkaista ilmastonmuutoskriisin, meidän on ratkaistava demokratiakriisi.
İklim krizini çözmek için demokrasi krizini çözmemiz gerekiyor.기후 위기를 극복하려면, 우리는 위기에 처한 민주주의의 문제를 해결해야 합니다.
İklim krizini çözmek için demokrasi krizini çözmemiz gerekiyor.Om de klimaatcrisis te kunnen oplossen, moeten we ook deze democratische crisis oplossen.
İklim krizini çözmek için demokrasi krizini çözmemiz gerekiyor.Para resolvermos a crise climática, temos de resolver a crise democrática.
İklim krizini çözmek için demokrasi krizini çözmemiz gerekiyor.Pentru a rezolva criza climatica, trebui sa rezolvam criza democratica.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
krizi ile cümle - Sayfa 43 - krizi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App