1948'de Moskova'da kalp krizi sonucu öldü.Han døde i Moskva i 1948 av et hjerteslag.
66 yaşında kalp krizinden vefat etti.Ritter døde 66 år gammel av hjerteinfarkt.
Füzelerin Küba'da konuşlandırılması 1962'de Küba Füze Krizi'ne neden oldu.Bruk av R-12-missiler på Cuba forårsaket cubakrisen i 1962.
Fransa, 1911 yılında Agadir Krizi'nin sonucunda Alman Kamerunu'na topraklarının bir kısmını vermiştir.I 1911 oppga Frankrike deler av området til tysk Kamerun som et resultat av Agadir-krisen.
Aquino, kalp krizine karşı Amerika Birleşik Devletleri'ne tedavi olması için gitmesine izin vermişlerdir.Men Jorge Blanco fikk lov til å dra til USA for å få medisinsk behandling for hjerte-problemer.
Bu süre zarfında 28 tane krizi yönetti.I løpet av det første året ble det behandlet 28 saker.
Karōshi ölümlerinin başlıca tıbbî nedenleri strese bağlı kalp krizi ve inmedir.Hovedårsakene til karōshi-dødsfall er hjerteinfarkt og hjerneslag fremkalt av stress.
Böylece bir hükûmet krizi çıkmış oldu.Saken førte til regjeringskrise.
Aydın Tolan, kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirdi.Harry Clearwater dør av hjerteinfarkt.
Douglas 1996 yılında geçirdiği kalp krizi sonrasında konuşma yetisini kısmen kaybeder.Douglas' filmkarriere stanset i 1996 etter at han fikk et hjerneslag.
Londra'ya seyahat ederken 1980'de kalp krizinden öldü.Han døde i 1980 i London av en hjerneblødning.
Ertesi gün Stockholm'de bir kalp krizi geçirdi.Han døde av en hjertesykdom i Stockholm i 1943.
Haziran 1905 krizi Algeciras Konferansı'nda çözüldü.Albumet ble utgitt i 1965 på plateselskapet Metronome.
1982 yılında kalp krizinden ölmüştür.Han døde i 1984 av et hjerteattakk.
Biraz güven krizimiz vardı çünkü Donald bunu yapmamakta kararlıydı.Etter visse ydmykende opplevelser innser heldigvis Donald at dette var galt av ham.
McCoy 15 Aralık 1955'te Beverly Hills'te kalp krizinden öldü.Chekhov døde 30. september 1955 i Beverly Hills av hjerteinfarkt.
Veli Yılmaz, 27 Mart 1993 günü geçirdiği kalp krizi sonucu 43 yaşında hayatını kaybetti.Etter flere hjerteoperasjoner døde han søndag 4. mars 2007, 77 år gammel.
72 yaşındayken Brooklyn'de kalp krizinden vefat etmiştir.Han døde av hjertestans i Brooklyn, i en alder av 82 år.
Price sinir krizi geçirir.Han led ogsi i førpuberteten av nervekriser.
Burada daha da hastalandı ve 2 Haziran'da bir kalp krizi geçirek vefat etti.Faren hadde problemer med nyrene, og den 2. juni begikk han selvmord.
Küba füze krizi, Ekim 1962.Cuba-krisen 1962.
McNamara bu krizin nasıl çözüldüğünü açıklamadı.McNamara tidak menerangkan bagaimana krisis itu diatasi.
Küba füze krizi, Ekim 1962.Krisis Rudal Kuba, Oktober 1962.
Haziran ayında Van Gogh belsoğukluğu krizi geçirdi ve üç hafta hastanede yattı.Pada bulan Juni, Van Gogh terserang kencing nanah dan masuk rumah sakit selama tiga minggu.
Bu olaylara bazen Geç Orta Çağ Krizi olarak da adlandırılmaktadır.Secara kolektif, peristiwa-peristiwa tersebut terkadang disebut sebagai Krisis Abad Pertengahan Akhir.
Nikola, aynı zamanda sinir krizi geçirdi.Nikola mengalami gangguan saraf di waktu yang sama pada saat itu.
1998 Rusya ekonomik krizi veya Ruble krizi, 17 Ağustos 1998'de Rusya'da baş gösteren ekonomik kriz.Krisis finansial Rusia (juga disebut "krisis rubel") menimpa Rusia pada tanggal 17 Agustus 1998.
Diocletianus tarihçiler tarafında Üçüncü Yüzyıl Krizi (235-284) olarak bilinen döneme son vermiştir.Diocletianus berhasil menyelesaikan Krisis pada abad ketiga (235 -284).
Nansen, 13 Mayıs 1930 tarihinde, evinde bir kalp krizi sonucu öldü.Nansen wafat akibat serangan jantung di rumahnya, pada 13 Mei 1930.
Bu süre Sputnik krizi ile çakışıyordu.Peristiwa tersebut bertepatan dengan krisis Sputnik.
11 Eylül 2009'da Carroll, 60 yaşında, Manhattan'da bulunan evinde kalp krizinden öldü.Carroll, 60, meninggal karena serangan jantung di rumahnya di Manhattan pada 11 September 2009.
Süveyş Krizi, Britanya'nın Orta Doğu'daki gücünü zayıflatsa da tamamen yok etmedi.Krisis Suez memang menyebabkan kekuatan Inggris di Timur Tengah melemah, namun imperiumnya tidak runtuh.
Yüksek bütçe açıkları 1998 Rusya mali krizine ve GSYİH'in düşüşüne neden oldu.Tingginya defisit anggaran menyebabkan krisis keuangan Rusia 1998 dan PDB semakin jatuh.
Alçak gerilim veya yüksek gerilim elektrik ile temas kardiyak aritmi veya kalp krizi ile sonuçlanabilir.Kontak dengan tegangan rendah maupun tinggi bisa mengakibatkan aritmia jantung atau serangan jantung.
3. sezon sonunda kalp krizi geçirmiştir.Dia menderita fatal perhentian jantung pada hari berikutnya.
Van Gogh'un babası 26 Mart 1885'te kalp krizinden öldü.Pada tanggal 26 Maret 1885, ayah Van Gogh meninggal dunia akibat serangan jantung.
2001 Türkiye ekonomik krizi.Pada tahun 1997 terjadilah krisis ekonomi.
Barre, bir kalp krizi sonucu Lagos'ta 2 Ocak 1995'te vefat etti.Pada 2 Januari 1995, ia meninggal di Kota Lagos akibat serangan jantung.
Mali politika 1998 borç krizinden bu yana oldukça disipline edilmiştir.Kondisi tersebut diperparah krisis moneter yang terajdi pada tahun 1998.
Para, özellikle 1998 Rusya mali krizinde, 1990'ların sonunda aracılığıyla kararsız olmaya devam etmiştir.Hryvnia tetap tidak stabil hingga akhir 1990-an, terutama pada Krisis Keuangan Rusia 1998.
Özaltay kalp krizi geçirerek vefat etti.Shaari wafat setelah mengalami gagal jantung.
Bu daha sonra Asya mali krizi olarak bilinir hale geldi.Krisis ini kemudian meluas ke krisis finansial Asia.
Fort Sumter ikmali, yeni ABD Başkanı seçilen Abraham Lincoln yönetiminin ilk krizi oldu.Pengiriman persediaan ke Fort Sumter menjadi krisis pertama dalam administrasi Presiden Abraham Lincoln.
Quorthon, 7 Haziran 2004'te geçirdiği kalp krizinden ötürü dairesinde ölü olarak bulundu.Pada bulan Juni 2004, Quorthon ditemukan tewas di rumahnya, akibat gagal jantung.
Stoudemire 12 yaşına geldiğinde babası kalp krizi geçirerek öldü.Ketika Freeman berusia 10 tahun, ayahnya meninggal karena serangan jantung.
Mali ve ekonomik krizin etkileri ciddi boyutlarda idi.Efek dari krisis keuangan dan ekonomi yang parah.
2007-2008 Dünya Gıda Krizi.Ukraina terkena dampak krisis ekonomi dunia tahun 2008.
Ölüm nedeni kalp krizidir.Penyebab utama dari kematian adalah kerusakan jantung.
Doktor, Brian'ın orta yaş krizine girdiğine karar verir.Istrinya mengira Evan sedang mengalami krisis paruh baya.
Kızıl Kmerler, Pol Pot'un 15 Nisan 1998'de kalp krizi sonucu öldüğünü açıklamışlardır.Beberapa hari kemudian, pada 15 April 1998, Pol Pot meninggal - kabarnya akibat serangan jantung.
Ashe 1979'da kalp krizi geçirdi.Pada tahun 1970, Weiss terkena serangan jantung.
Ayrıca finansal krizin etkisiyle yatırımcılar gıda ürünlerini yatırım aracı olarak görmüşlerdir.Selain itu, petani juga merasakan dampak ekonomis dengan penghematan biaya pembelian pestisida.
Yeni yönetim ülkedeki sorunları çözmek yerine ülkedeki krizi ağırlaştırmıştır.Pemerintah yang baru hanya memperparah krisis negara itu dan bukan menyelesaikannya.
Biraz güven krizimiz vardı çünkü Donald bunu yapmamakta kararlıydı.Posisi ini telah dikritik karena tidak mungkin Amin telah merencanakan penghukuman mati dirinya sendiri.
Bu tepki günümüzde Sputnik krizi olarak bilinir.Phản ứng này ngày nay được biết đến với tên gọi khủng hoảng Sputnik.
Ancak Beyaz Rusya, bu krizin üstesinden gelmek için kendi yolunu seçti.Tuy nhiên, Belarus đã chọn một lối đi riêng để vượt qua cuộc khủng hoảng này.
Bu olaylara bazen Geç Orta Çağ Krizi olarak da adlandırılmaktadır.Những sự kiện này thỉnh thoảng được gọi là Khủng hoảng cuối Thời Trung Cổ.
Sergey Korolyov, 3 Aralık 1960 tarihinde, ilk kalp krizini geçirdi.Ngày 3 tháng 12 năm 1960, Korolyov bị cơn đau tim đầu tiên.
Ayrıca Suriye Üçüncü Yüzyıl Krizi boyunca çok önemli bir stratejik önem kazanmıştır.Syria đã giữ vai trò rất quan trọng về mặt chiến lược trong cuộc khủng hoảng của thế kỷ thứ ba.
Ayrıca bazı kişilerin kalp krizi geçirdiği ve daha sonraki süreçte intihar ettiği yönünde bulgular vardır.Theo như một số tường thuật, một số người có mặt bị nhồi máu cơ tim, một số người khác sau đó đã tự tử.