Bu aşamada iki görev kritik önem arz eder:Systèmes de observation internationaux — défis communs
Bu, Avrupa dışından kaynaklanan sera gazı emisyonlarına da kritik şekilde bağlıdır.D) Ambicją jest ograniczenie wzrostu średniej temperatury globalnej do poniżej
Bu, Avrupa dışından kaynaklanan sera gazı emisyonlarına da kritik şekilde bağlıdır.Dit hangt ook in grote mate af van de broeikasgasuitstoot buiten Europa.
Bu, Avrupa dışından kaynaklanan sera gazı emisyonlarına da kritik şekilde bağlıdır.To do značné míry závisí také na emisích skleníkových plynů, které vznikají mimo území Evropy.
Bu, Avrupa dışından kaynaklanan sera gazı emisyonlarına da kritik şekilde bağlıdır.Е ) ЕС-27 през 2008г. беше на повече от половината път към едностранната
Bu, bir kritik nokta idi.Se trata de un punto crítico.
Bu, bir kritik nokta idi.Това ни беше критична точка
Bu, bir kritik nokta idi.كانت تلك نقطة حرجة
Bu büyük bir olay, bu yüzden ekrandaki tikler ve çarpılar aslında küçük çocuklar için kritik.Daher sind die Häkchen und Kreuze auf dem Bildschirm für kleine Kinder wirklich entscheidend.
Bu büyük bir olay, bu yüzden ekrandaki tikler ve çarpılar aslında küçük çocuklar için kritik.Đây là chuyện lớn, nên dấu tick và dấu gạch trên màn hình rất quan trọng với trẻ nhỏ.
Bu büyük bir olay, bu yüzden ekrandaki tikler ve çarpılar aslında küçük çocuklar için kritik.Dit is belangrijk, dus de vinkjes en kruisen op het scherm zijn doorslaggevend voor jonge kinderen.
Bu büyük bir olay, bu yüzden ekrandaki tikler ve çarpılar aslında küçük çocuklar için kritik.Este es un gran problema, así que las marcas y cruces de la pantalla en realidad son críticas para los niños.
Bu büyük bir olay, bu yüzden ekrandaki tikler ve çarpılar aslında küçük çocuklar için kritik.È un grande problema, quindi i segni rossi e verdi sullo schermo sono fondamentali per i bambini piccoli.
Bu büyük bir olay, bu yüzden ekrandaki tikler ve çarpılar aslında küçük çocuklar için kritik.Ini adalah masalah besar, jadi tanda centang dan silang di layar sangat kritis bagi anak-anak kecil.
Bu büyük bir olay, bu yüzden ekrandaki tikler ve çarpılar aslında küçük çocuklar için kritik.Je to veľký problém, takže fajočky a krížiky na obrazovke sú rozhodujúce pre vaše deti.
Bu büyük bir olay, bu yüzden ekrandaki tikler ve çarpılar aslında küçük çocuklar için kritik.큰 문제입니다. 그래서 화면의 체크와 십자표시는 어린이들에게 매우 중요합니다.
Bu büyük bir olay, bu yüzden ekrandaki tikler ve çarpılar aslında küçük çocuklar için kritik.Så detta är viktigt och bockarna och kryssen på skärmen är i själva verket kritiska för yngre barn.
Bu büyük bir olay, bu yüzden ekrandaki tikler ve çarpılar aslında küçük çocuklar için kritik.To nie błahostka, więc ptaszki i krzyżyki na ekranie, są tak naprawdę kluczowe dla małych dzieci.
Bu büyük bir olay, bu yüzden ekrandaki tikler ve çarpılar aslında küçük çocuklar için kritik.Αυτό είναι σημαντικό ζήτημα, άρα τα τσεκαρίσματα και τα Χ στην οθόνη είναι πραγματικά ζωτικά για νέα παιδιά.
Bu büyük bir olay, bu yüzden ekrandaki tikler ve çarpılar aslında küçük çocuklar için kritik.Това е голям проблем, така че човките и кръстове на екрана са всъщност критични за малките деца.
Bu büyük bir olay, bu yüzden ekrandaki tikler ve çarpılar aslında küçük çocuklar için kritik.Це й справді дуже важливо, тому галочки й хрестики на екрані насправді є критичними для малих дітей.
Bu büyük bir olay, bu yüzden ekrandaki tikler ve çarpılar aslında küçük çocuklar için kritik.Это очень серьёзно, поэтому галочки и крестики на экране очень важны для маленьких детей.
Bu büyük bir olay, bu yüzden ekrandaki tikler ve çarpılar aslında küçük çocuklar için kritik.וזה כן סיפור רציני, כך שהסימונים האדומים והירוקים על המסך הם למעשה אקוטיים עבור ילדים קטנים.
Bu büyük bir olay, bu yüzden ekrandaki tikler ve çarpılar aslında küçük çocuklar için kritik.هذه مسألة كبيرة, اذاً الاشارات التي ترونها على الشاشة تشكل في الواقع مسألة حساسة لدى الأطفال
Bu büyük bir olay, bu yüzden ekrandaki tikler ve çarpılar aslında küçük çocuklar için kritik.子供達にとって とても重要な要素なのです これらの印は 我々がオーストラリア中で見て回った
Bu çalışmanın kritik noktası öğretmenlerin de aldatılmış olması.A tanulmány fontos része volt az, hogy a tanárokat is rászedték.
Bu çalışmanın kritik noktası öğretmenlerin de aldatılmış olması.Een cruciaal onderdeel van dit onderzoek was dat de leraren ook voor de gek waren gehouden.
Bu çalışmanın kritik noktası öğretmenlerin de aldatılmış olması.Ganz entscheidend bei dieser Studie war, dass die Lehrer nicht eingeweiht waren.
Bu çalışmanın kritik noktası öğretmenlerin de aldatılmış olması.Jednym z najważniejszych elementów tego badania jest to, że nauczyciele też dali się zwieść.
Bu çalışmanın kritik noktası öğretmenlerin de aldatılmış olması.Klíčová část této studie bylo, že také ti učitelé byli napáleni.
Bu çalışmanın kritik noktası öğretmenlerin de aldatılmış olması.이 실험에서 중요한 것은 선생님들도 속였다는 점이에요.
Bu çalışmanın kritik noktası öğretmenlerin de aldatılmış olması.La parte cruciale di questo studio era che anche gli insegnanti erano stati ingannati.
Bu çalışmanın kritik noktası öğretmenlerin de aldatılmış olması.Partea crucială a acestui studiu e că și profesorii au fost păcăliți.
Bu çalışmanın kritik noktası öğretmenlerin de aldatılmış olması.Phần quan trọng của nghiên cứu này là các thầy cô cũng bị bịp.
Bu çalışmanın kritik noktası öğretmenlerin de aldatılmış olması.Uma parte essencial deste estudo é que os professores também foram enganados.
Bu çalışmanın kritik noktası öğretmenlerin de aldatılmış olması.Una parte crucial de este estudio de caso fue que los profesores fueron engañados también.
Bu çalışmanın kritik noktası öğretmenlerin de aldatılmış olması.Un point essentiel de cette étude de cas est que les professeurs étaient également dupes.
Bu çalışmanın kritik noktası öğretmenlerin de aldatılmış olması.Významná časť tejto štúdie bola, že učitelia boli oklamaní tiež.
Bu çalışmanın kritik noktası öğretmenlerin de aldatılmış olması.Ένα σημαντικό μέρος αυτής της μελέτης ήταν ότι εξαπατήθηκαν και οι δάσκαλοι.
Bu çalışmanın kritik noktası öğretmenlerin de aldatılmış olması.Важливо також і те, що вчителі також були введені в оману.
Bu çalışmanın kritik noktası öğretmenlerin de aldatılmış olması.Главное в этом эксперименте - учителей тоже оставили в неведении.
Bu çalışmanın kritik noktası öğretmenlerin de aldatılmış olması.Решаваща част от това проучване била, че и учителите били измамени.
Bu çalışmanın kritik noktası öğretmenlerin de aldatılmış olması.חלק משמעותי במקרה המבחן הזה הוא שהמורים אף הם הולכו שולל.
Bu çalışmanın kritik noktası öğretmenlerin de aldatılmış olması.ومن أهم أجزاء هذه الدراسة هي أن المعلمين وقعوا في فخها أيضا
Bu çalışmanın kritik noktası öğretmenlerin de aldatılmış olması.教師も そんなすり替えがあったとは知らず
Bu çok kritik bir hataydı.Aceasta a fost o greseala critica.
Bu çok kritik bir hataydı.C'était une erreur cruciale.
Bu çok kritik bir hataydı.Das war ein entscheidender Fehler.
Bu çok kritik bir hataydı.Đây là một sai lầm nghiêm trọng.
Bu çok kritik bir hataydı.Detta var ett fatalt misstag.
Bu çok kritik bir hataydı.Dette var en kritisk fejl.
Bu çok kritik bir hataydı.Dit was een cruciale fout.
Bu çok kritik bir hataydı.Ez kritikus hibának bizonyult.
Bu çok kritik bir hataydı.Foi um erro crasso.
Bu çok kritik bir hataydı. Hareket yüzünden oksijen harcıyordum.Това беше стратегическа грешка, защото заради тези движения губих кислород.
Bu çok kritik bir hataydı.이것은 치명적인 실수였습니다.
Bu çok kritik bir hataydı.Questo fu un errore fatale.
Bu çok kritik bir hataydı.Se oli karmea virhe.
Bu çok kritik bir hataydı.To bola rozhodujúca chyba.
Bu çok kritik bir hataydı.To była krytyczna pomyłka.