Ana içeriğe geç
Sözlük

kritik ile cümle

kritik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama belli ki, bu kritik bir soru.하지만 이런 질문은 분명히 무척 중요합니다.
Ama belli ki, bu kritik bir soru.Maar het is natuurlijk een kritische vraag.
Ama belli ki, bu kritik bir soru.Ma è una domanda cruciale, ovviamente.
Ama belli ki, bu kritik bir soru.Mais il est évident que c'est une question critique
Ama belli ki, bu kritik bir soru.Mas é obviamente uma questão crítica.
Ama belli ki, bu kritik bir soru.Pero es, obviamente, una pregunta crítica.
Ama belli ki, bu kritik bir soru.Προφανώς, είναι κρίσιμο το ερώτημα.
Ama belli ki, bu kritik bir soru.Но това очевидно е жизненоважен въпрос.
Ama belli ki, bu kritik bir soru.Но это, очевидно, важный вопрос.
Ama belli ki, bu kritik bir soru..אבל זו בלי ספק שאלה מהותית
Ama belli ki, bu kritik bir soru.لكن من الواضح أن السؤال الحاسم.
Ama belli ki, bu kritik bir soru.コストが見合うといえるほど多くの重傷が
Ama, kritik bir hata var.Ale tkwi tu jeden haczyk. Bardzo niebezpieczny - znacie go.
Ama, kritik bir hata var. Bunu programı başlatırken gördük.De instructies die deze operatie regelen moeten worden gegeven in absoluut uitputtend detail.
Ama, kritik bir hata var.Dar este şi un truc aici.
Ama, kritik bir hata var.De van egy csapda.
Ama, kritik bir hata var.그러나, 여러분도 다 아는 치명적인 결점이 하나 있습니다.
Ama, kritik bir hata var.le système d'enregistrement, les entrées et les sorties. Mais il y a un piège.
Ama, kritik bir hata var.Ma, c'è un inghippo. Questa è la fatalità -- lo sapete,
Ama, kritik bir hata var.Nhưng có một đoạn ghi chép nữa.
Ama, kritik bir hata var.Pero, hay un problema. Esto es el -- ya saben,
Ama, kritik bir hata var.Αλλά υπάρχει ένα πρόβλημα.
Ama, kritik bir hata var.Але є одна заковика.
Ama, kritik bir hata var.Но есть одна загвоздка.
Ama, kritik bir hata var.Но, има една уловка.
Ama, kritik bir hata var.,אולם יש מילכוד אחד. זה הגורלי - אתם יודעים
Ama, kritik bir hata var.ولكن، هناك مشكلة واحدة. وهي قاتلة -- كما تعلمون
Ama, kritik bir hata var.プログラムを作ろうとすると分かったのですが
Amerikan bebeklere kritik dönemlerinde ilk defa Çince dinleterek denedik.결정적 시기 동안 처음으로 중국어에 노출시켜 시험을 했습니다.
Amerikan bebeklere kritik dönemlerinde ilk defa Çince dinleterek denedik.la dialectul mandarin pentru prima dată în perioada decizivă de dezvoltare.
Amerikan bebeklere kritik dönemlerinde ilk defa Çince dinleterek denedik.שמעולם לא שמעו שפה שניה למנדרינית בפעם הראשונה במהלך התקופה הקריטית.
Amerikan bebeklere kritik dönemlerinde ilk defa Çince dinleterek denedik.لم يسبق لهم أن إستمعوا إلى لغة أخرى إلى لغة "الماندرين" الصينية لأول مرة خلال المرحلة المفصلية.
Amerikan bebeklere kritik dönemlerinde ilk defa Çince dinleterek denedik.臨界期に 初めて中国語に触れさせる実験をしました 台北とシアトルの
Amerika ve tüm dünya tarihinde kritik bir andı.사람들이 정확한 정보에 접근할 수 없다고 느끼는 때였죠.
Amerika ve tüm dünya tarihinde kritik bir andı.היתה הרגשה שאין גישה למידע מדויק.
Amerika ve tüm dünya tarihinde kritik bir andı.حيث كانو يشعروا بأنهم لم يتمكنوا من الحصول على معلومات دقيقة.
Amerika ve tüm dünya tarihinde kritik bir andı.私はその中心をこの目で見たかったのです
Ani artışlar, eşik etkisi gözlenebilir. Kritik kitleye ulaştığımızda, katılım aniden ivme kazanır.Egy lavina hatás lehetne, egy pozitív visszacsatolás, mely minden újabb névvel újabbakat szerezne.
Araçtaki birçok kritik bilgisayarın yönetimini ele geçirebildiler:De var istand til at overtage en håndfuld kritiske computere inde i bilen:
Araçtaki birçok kritik bilgisayarın yönetimini ele geçirebildiler:실험팀은 자동차의 브레이크, 조명, 엔진, 계기판, 라디오 등과 같이 매우 중요한
Araçtaki birçok kritik bilgisayarın yönetimini ele geçirebildiler:הם הצליחו להשתלט על מספר מחשבים קריטיים בתוך מכונית: מחשב הבלמים, מחשב התאורה,
Araçtaki birçok kritik bilgisayarın yönetimini ele geçirebildiler:كانوا قادرين على السيطرة على مجموعة من أجهزة الحاسوب المهمة داخل السيارة: حاسوب الفرامل، حاسوب الاضاءة،
Araçtaki birçok kritik bilgisayarın yönetimini ele geçirebildiler:ブレーキを制御するコンピューター ライトを制御するコンピューター エンジン ダッシュボード ラジオを制御するコンピューター などなど
Asch kritik denemelerin yüzde otuz yedisinde deneklerin grupla aynı fikirde olduklarını bulmuştur.Asch fandt at personen fulgte gruppen 37% af gangene.
Aslında buraya daha üst bir boyuttan bu kritik zamanda insanlığa yardımcı olmak için geldim.Das bedeutet, dass ich hier auf dem Planeten bin, als Mensch und ein Galaktischer.
Aslında buraya daha üst bir boyuttan bu kritik zamanda insanlığa yardımcı olmak için geldim.Notre famille galactique est ici et nous invite à les rejoindre sur la scène galactique.
Aslında buraya daha üst bir boyuttan bu kritik zamanda insanlığa yardımcı olmak için geldim.ŒÇ"Æ"Å"Í"È"¢"Æ"¢"¤Ž-ŽÀ"ðŽó"¯"ü"ê"é
Aslında buraya daha üst bir boyuttan bu kritik zamanda insanlığa yardımcı olmak için geldim.באתי לראשונה לפלנטה זו ממימד גבוה יותר
Ayrıca, çene yapınızın gelişimi için de kritiktir. Daha düzgün dişler ve büyük bir beyniniz olabilir.También son vitales para el desarrollo de nuestras mandíbulas, así tendrás dientes rectos y un cerebro grande.
Ayrıca, çene yapınızın gelişimi için de kritiktir.הן גם קריטיות להתפתחות הלסתות.
Ayrıca, çene yapınızın gelişimi için de kritiktir.そうすればあなたは良い歯並びと より大きな脳を持てるでしょう
Ayrıca, x eşittir 0'ın kritik nokta olduğunu biliyoruz. -Y también sabemos que x es igual a 0 fue un crítico punto, la pendiente de 0.
Ayrıca, x eşittir 0'ın kritik nokta olduğunu biliyoruz. -Знаем и че x равно на 0 е критична точка, Наклонът е О
Ayrıca, x eşittir 0'ın kritik nokta olduğunu biliyoruz. -ونعلم ايضاً ان x = 0 كانت عبارة عن نقطة حرجة، والميل 0
Bakın, buradaki kritik nokta şudur; matematik, hesaplamakla aynı şey değildir.Hier is een cruciaal punt: wiskunde is niet gelijk aan rekenen.
Bakın, buradaki kritik nokta şudur; matematik, hesaplamakla aynı şey değildir.Jadi, inti pentingnya di sini: matematika tidak sama dengan berhitung.
Bakın, buradaki kritik nokta şudur; matematik, hesaplamakla aynı şey değildir.Kluczem jest zrozumienie, że matematyka nie jest równa liczeniu.
Bakın, buradaki kritik nokta şudur; matematik, hesaplamakla aynı şey değildir.보세요, 중요한 포인트가 여기 있습니다: 수학은 계산이랑 다릅니다.
Bakın, buradaki kritik nokta şudur; matematik, hesaplamakla aynı şey değildir.La questione cruciale qui è che la matematica non è la stessa cosa del calcolo.
Bakın, buradaki kritik nokta şudur; matematik, hesaplamakla aynı şey değildir.Matematika se nerovná počítání. Matematika je rozsáhlejší než jen počítání.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod