Aslında, bazı şeyler farklı evrelerde kristalize olur.Și se dovedește că lucruri diferite se cristalizează la nivele diferite.
Aslında, bazı şeyler farklı evrelerde kristalize olur.Ternyata kita tahu bahan yang berbeda mengkristal pada tahapan yang berbeda.
Aslında, bazı şeyler farklı evrelerde kristalize olur.Und es zeigte sich dass verschiedene Dinge in verschiedenen Stufen kristallisieren.
Aslında, bazı şeyler farklı evrelerde kristalize olur.Và hóa ra là những thứ khác nhau sẽ kết tinh ở các giai đoạn khác nhau.
Aslında, bazı şeyler farklı evrelerde kristalize olur.Y resulta que las distintas cosas cristalizan en etapas diferentes.
Aslında, bazı şeyler farklı evrelerde kristalize olur.Και διαπιστώνουμε ότι τα διάφορα πράγματα κρυσταλλοποιούνται σε διαφορετικά στάδια.
Aslında, bazı şeyler farklı evrelerde kristalize olur.И се оказва, че различни неща кристализират по време на различни етапи.
Aslında, bazı şeyler farklı evrelerde kristalize olur.Оказывается, что разные вещи кристаллизируются на разных стадиях.
Aslında, bazı şeyler farklı evrelerde kristalize olur.ומתברר שחומרים שונים מתגבשים בשלבים שונים.
Aslında, bazı şeyler farklı evrelerde kristalize olur.وقد تبين لنا .. ان الجزئيات تتبلور بصورة مختلفة تبعاً للمرحلة ..
Aslında, bazı şeyler farklı evrelerde kristalize olur.異なるものが異なる段階で結晶化するということ 海水を蒸発させるとき まず最初に結晶するのは
Aslında, metaller, bir çeşit metalik kristallerdir. . . . .그들은 금속 결정의 종류이기 때문입니다. 그리고 이러한 결합, 가장 알려진 이온 분자, 사실 이는 정확이 옳은 단어가 아닙니다.
Aslında, metaller, bir çeşit metalik kristallerdir. . . . .Oni patří ke kovovým krystalům.
Bir çeşit kristal.Aparentemente cristalina.
Bir çeşit kristal.Cam cristalin.
Bir çeşit kristal.Cristallino, in qualche modo.
Bir çeşit kristal.결정체 같은 것이었고 DNA가 그 구조를 갖고 있었습니다.
Bir çeşit kristal.Egyfajta kristály.
Bir çeşit kristal.Es wirkte irgendwie kristallin.
Bir çeşit kristal.Kristallijn.
Bir çeşit kristal.Krystalagtigt på en måde.
Bir çeşit kristal.Meio cristalina.
Bir çeşit kristal.Mirip kristal.
Bir çeşit kristal.Przedstawiała pewien rodzaj struktury krystalicznej.
Bir çeşit kristal.Taková krystalická.
Bir çeşit kristal.Περίπου κρυσταλλική.
Bir çeşit kristal.Нещо като кристал.
Bir çeşit kristal.Похоже на кристалл.
Bir çeşit kristal.סוג של גביש. אז לדנ"א יש מבנה,
Bir çeşit kristal.شكل بلوري ما. إذا ال DNA كان له هذه البنية،
Bir çeşit kristal.いろいろな分子がそれぞれ異なる指令を
Birçok yerde kullanıldı, ama ben sıvı kristal ekranların özelikle bu kabinlerdeki işlevini seviyorum.Het wordt op vele plaatsen gebruikt. Ik hou speciaal van het gebruik van LCD-schermen in de paskamer.
Birçok yerde kullanıldı, ama ben sıvı kristal ekranların özelikle bu kabinlerdeki işlevini seviyorum.많은 곳에서 사용이 되었는데, 전 이곳에서의 쓰임이 마음에 듭니다 탈의실 안에서의 액정 화면의 쓰임 말입니다.
Birçok yerde kullanıldı, ama ben sıvı kristal ekranların özelikle bu kabinlerdeki işlevini seviyorum.Използва се на много места, но особено ми харесва употребата тук на дисплеи с течни кристали в пробната.
Birçok yerde kullanıldı, ama ben sıvı kristal ekranların özelikle bu kabinlerdeki işlevini seviyorum.זה נמצא בשימוש במקומות רבים, אך אני במיוחד אוהב את השימוש כאן בצגי LCD בחדר המדידה.
Birçok yerde kullanıldı, ama ben sıvı kristal ekranların özelikle bu kabinlerdeki işlevini seviyorum.私は特にこの試着室での使い方が気に入っています 前回 私が店を見に行ったときには
Biri sizinle iddiaya girdi. Kristal bir küreden bakıp geleceği göreceksiniz.누군가 여러분에게 내기를 제안합니다. 여러분의 눈앞에 수정 구슬이 있고,
Biri sizinle iddiaya girdi. Kristal bir küreden bakıp geleceği göreceksiniz. Ve gördüğünüz kesinlikle çıkacak.Alguien te reta a mirar en una bola de cristal, para ver el futuro; el futuro será certero.
Biri sizinle iddiaya girdi. Kristal bir küreden bakıp geleceği göreceksiniz.מישהו עורך איתכם התערבות. אתם תזכו להביט בכדור בדולח
Biri sizinle iddiaya girdi. Kristal bir küreden bakıp geleceği göreceksiniz.أحدهم يتراهن معك. عليك النظر داخل كرة بلورية
Biri sizinle iddiaya girdi. Kristal bir küreden bakıp geleceği göreceksiniz.未来が見える 正確な未来だ
Bu benim kristal bir bahçe yaptığım bir kimya deneyidir.C'est une expérience chimique, où j'ai crée un jardin de cristal.
Bu benim kristal bir bahçe yaptığım bir kimya deneyidir.Đây là một thí nghiệm hóa học, trong đó tôi đã tạo ra một vườn tinh thể.
Bu benim kristal bir bahçe yaptığım bir kimya deneyidir.Es ist ein chemisches Experiment, bei dem ich einen Kristallgarten geschaffen habe.
Bu benim kristal bir bahçe yaptığım bir kimya deneyidir.Este un experiment chimic unde am făcut o grădină de cristal.
Bu benim kristal bir bahçe yaptığım bir kimya deneyidir.Es un experimento químico en el que he hecho un jardín de cristales.
Bu benim kristal bir bahçe yaptığım bir kimya deneyidir.É uma experiência química onde criei um jardim de cristais.
Bu benim kristal bir bahçe yaptığım bir kimya deneyidir.È un esperimento chimico in cui ho fatto un giardino di cristalli.
Bu benim kristal bir bahçe yaptığım bir kimya deneyidir.Ez egy kémiai kísérlet, amiben egy kristály-kertet csináltam.
Bu benim kristal bir bahçe yaptığım bir kimya deneyidir.Het is een scheikundig experiment, ik heb een kristaltuin gemaakt.
Bu benim kristal bir bahçe yaptığım bir kimya deneyidir.Ini adalah percobaan kimia untuk membuat kebun kristal.
Bu benim kristal bir bahçe yaptığım bir kimya deneyidir.Je to chemický experiment, v němž jsem vytvořil krystalovou zahrádku.
Bu benim kristal bir bahçe yaptığım bir kimya deneyidir.그건 제가 만든 수정 정원에서의 화학실험입니다
Bu benim kristal bir bahçe yaptığım bir kimya deneyidir.To chemiczny eksperyment, z kryształowym ogrodem.
Bu benim kristal bir bahçe yaptığım bir kimya deneyidir.Είναι ένα πείραμα χημείας στο οποίο δημιούργησα ένα κήπο κρυστάλλων.
Bu benim kristal bir bahçe yaptığım bir kimya deneyidir.В химичен експеримент направих кристална градина.
Bu benim kristal bir bahçe yaptığım bir kimya deneyidir.Насправді це хімічний експеримент, в якому я створив сад кристалів.
Bu benim kristal bir bahçe yaptığım bir kimya deneyidir.Это химический эксперимент, в котором я сделал сад кристаллов.
Bu benim kristal bir bahçe yaptığım bir kimya deneyidir.זהו ניסוי כימי שבו יצרתי גן של קריסטלים.
Bu benim kristal bir bahçe yaptığım bir kimya deneyidir.إنها تجربة كيميائية حيث صنعت حديقة من البلورات.