Ana içeriğe geç
Sözlük

kristal ile cümle

kristal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kristalleri monoklinal sistemdedir.Cristalizează în sistemul monoclinic.
Üst troposferde, 5 ila 10 km de sirüs bulutlarındaki buz kristalleri tarafından oluşturulurlar.Ele sunt produse de cristalele de gheață din nori cirus mari (5-10 km sau 3-6 mile) în troposfera superioară.
Örneğin; granit, kristalen kayaçlar.Exemple: șisturi cristaline.
Bu tür yazıcılarda mürekkep püskürtme, piezoelektrik kristal püskürtme memeleri ile yapılır.Excepție fac imprimantele care tipăresc cu cartușe cu cerneală pigment.
Ürik asit kristalleşir ve kristaller eklemlerde, tendonlarda ve çevre dokularda birikir.Acidul uric se cristalizează iar cristalele se depun pe încheieturi, tendoane și țesuturile din jurul lor.
Saf stearik asit, beyaz kristaller halindedir.Este o substanță solidă inflamabilă, sub formă de cristale albe.
Bina 1938'de Kristal Gece olaylarıyla harabeye çevrildi.1938-ban a kristályéjszakán lerombolták a zsinagógát.
9 Kasım 1938 tarihli Kristal Gece'de imha edildi.1938. november 9-én történt meg az úgynevezett kristályéjszaka.
Sonra ölümüne dek burada Kristalografi Enstitü'sünün yöneticisi olarak yaşamına devam etti.Nyugállományba vonulása után a Kaliforniai Kriminológiai Intézet igazgatójaként dolgozott tovább.
Diet Crystal Pepsi: Kristal Pepsi'nin düşük kalorili versiyonu.Diet Crystal Pepsi - A Crystal Pepsi cukormentes változata.
Bu bileşiğin kristal yapısı ancak 2007 yılında belirlenmiştir.A kristályszerkezetét és a molekulaszerkezetét csupán 2007-ben sikerült felderíteni.
Genellikle monohidrat form halinde bulunur ve rombik bir kristal yapısına sahiptir.Általában monohidrát formájában kapható, ennek kristályszerkezete rombos.
Ç oğu modern elektronik göstergeler sıvı kristallidir.Szobahőmérsékleten az ón tetragonális kristályszerkezetű.
1984'te bu tarz desenler yarı kristallerin içerisinde bulunan atomların diziliminde gözlemlendi .1984-ben hasonló mintákat fedeztek fel kvázikristályok atomjainak elrendeződésében.
Protein kristalleri ise lupun üzerine alınır ve sıvı nitrojenle aniden dondurulur.A sejteket szövetkultúrában megnövesztették, majd folyékony nitrogénben lefagyasztották.
Bu maddelerde kristalleşme görülmez.Így nem ismerhető fel bennük a kristályszerkezet szabad szemmel.
Özellikle, globüler proteinlerin X-ışını kristlografisi için kristalleştirilmeleri nispeten kolaydır.Minden más állat esetében a kék színért a fényt interferáló purinkristályok felelősek.
Ksenon diflorür, yoğun beyaz kristalli bir katıdır.A xenon-difluorid sűrű, fehér, kristályos szilárd anyag.
Trigonal sistemde kristalleşir.Trigonális rendszerben kristályosodik.
Beyaz katı kristal tozdur.Jellegzetes szagú fehér kristályos por.
1874: Alman bilim adamı Karl Ferdinand Braun kristallerinin "tek taraflı iletimini" keşfeder.A kristály-alapú diódát 1874-ben Karl Ferdinand Braun német kutató fedezte fel.
Kuazi kristal, periyodik olmayan ama düzenli olan kristal yapılara denir.A szilárd halmazállapotú, de nem szabályos kristályos szerkezetű anyagokat nevezzük amorfnak.
Tetragonal sistemde kristalleşir.Tetragonális kristályrendszerben kristályosodik.
Kristal taşlar elmasların yapayı olarak kullanılır.Egyedi kristályait ékszerkőnek is hasznosítják.
Elmas izometrik bir sistemde kristallenir.A gyémánt a szabályos rendszerben kristályosodik.
Piper: Takımın taktik, yön bulma ve kristaller konusunda uzman kişisidir.Piper: Ryhmän ainut naisjäsen, joka on vastuussa suunnistamisesta, taktiikoista ja kristalleista.
Çünkü içerisindeki kristaller birbirlerine sıkı bir şekilde bağlanmıştır.Sen kallon luut liittyvät tiukasti toisiinsa.
Kristal taneleri Aragonit'tir.Yksi luolista sisältää aragoniittikristalleja.
Grafenin kristal yapısı Bravais örgüden değildir.Myöskään timanttirakenteinen hila ei ole Bravais’n hila.
İyi oluşmuş kristaller nadirdir.Hyvin muodostuneet kiteet ovat harvinaisia.
Kristal Gece, Yahudi Soykırımı'nın başlangıcı idi.Kristalliyö merkitsi aikanaan natsien juutalaisvainojen alkamista.
9 Kasım 1938'de Kristal Gece olarak da bilinen gecede Neue Sinagogu ateşe verildi.Kristalliyönä, 9. marraskuuta 1938 synagoga sytytettiin tuleen ja se paloi pahoin.
İnci: Kristal taşlar adlı grubun resmi düzen delisi olanıdır.Pyrinnön faniryhmän de facto nimitys on Punakaarti.
1938 - Kristal Gece: Yahudilere karşı toplu saldırılar başladı.1938 – Kristalliyö: natsi-Saksan ensimmäiset suurisuuntaiset juutalaisvastaiset väkivallanteot alkoivat.
Ayrıca, içecekler için metal kaplar yerine daha kullanışlı olan kristal kap kullanımını da getirmiştir.Juoma-astioina hän käytti metallisten pikarien sijaan kristallisia.
Kristal yapıdadır.Kristallitähti.
Kristalleri monoklinal sistemdedir.Το δεκάυδρο κρυσταλλώνεται στο μονοκλινές σύστημα.
Beyaz bir kokusuz kristal katıdır, su, etanol, eter ve kloroform içinde çözünür.Det er et hvidt, lugtløst og krystallinsk stof, der kan opløses i vand, etanol, æter og kloroform.
Çünkü içerisindeki kristaller birbirlerine sıkı bir şekilde bağlanmıştır.Knoglerne i kroppen hænger sammen, fordi de er fæstet til hinanden i leddene.
Bu bileşiğin sentetik kristalleri laser ve maserler için bir başlangıç maddesidir.Stimuleret emission er grundlæggende for lasere og maseres funktion.
Sadece bir faz içerir (Yüzey merkezli kübik kristal yapı).I den åbner et gitter til et monstransskab]].
Ama 1936'da büyük bir yangın bu camdan "kristal saray" tamamyle tajhrip olmustur.1936 - I London går Krystalpaladset op i flammer.
Hastalıkla ilgili olarak eldeki tek ipucu her kişinin yanında bulunan kırılmış kristal kürelerdir.Et vigtigt spor i sagen er, at der bliver opdaget skår fra krystalkugler ved hvert offer.
Mikro Kristali: İnanılmaz Güç yapar.Rød kryptonit: Skaber utrolige mutationer.
Kristal yapıdadır.Krystallstruktur.
1968'de, sıvı kristaller üzerinde çalışmaya başladı.I 1968 begynte han å studere flytende krystaller.
Kristall (Кристалл) "kristal" demektir.Navnet kan muligens bety «krystall».
Beyaz bir kokusuz kristal katıdır, su, etanol, eter ve kloroform içinde çözünür.Akrylamid er hvit, luktfri, krystallisk og solid og stoffet er løselig i vann, etanol, eter og kloroform.
1938 - Kristal Gece: Yahudilere karşı toplu saldırılar başladı.1938 – Krystallnatten, Nazi-Tysklands første storstilte voldshandling mot jødene begynner.
(Böylece kübik kristaller elenmiş oluyor.)(I noen grupper blir cellemembranen imidlertid oppløst.)
Ancak kristalleri az bulunur.Fyllitt mangler krystaller.
Yalnız kristaller o kadar bol değildir.Mosjon alene er dessuten ikke nok.
Seramik malzemeler kristalin ya da kısmen kristal olabilirler.I fast form kan disse partiklene føre til at det blir dannet krystallitter eller til og med store krystaller.
1758 yılında inşa edilen Sinagog, Kristal Gece'de, Kasım 1938 yılında yıkıldı.Deres synagoger ble revet ned etter krystallnatten i november 1938.
Örneğin; granit, kristalen kayaçlar.For eksempel stein- sten, veit- væt.
Genellikle beyaz kristal toz olarak görünür.Forekommer vanligvis med krystallvann som gips.
Gerçek zamanlı saatlerin büyük bölümü kristal osilatör kullanmaktadır.Kebanyakan Jam Waktu Nyata menggunakan oskilator kristal.
Polimorfizm birden fazla kristal şeklinde mevcut olduğu, bir katı yeteneğidir.Polimorfisme adalah kemampuan padatan berada dalam lebih dari satu bentuk kristal.
Bu, bir kristalin oluşumundan daha kolay imha olması anlamına gelebilir.Ini hanya bisa berarti bahwa sebuah kristal lebih mudah dirusak daripada dibentuk.
Bu beyaz kristal katı sudaki düşük çözünürlüğü ile bilinir.Senyawa padat kristalin berwarna putih ini dikenal karena sulit larut dalam air.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod