Celiç, Bankanın krediyi Nisan ayında onaylaması gerektiğini belirtti.He said the Bank should approve the credit in April.
Bir önceki öneride, Sırbistan krediyi yıllık %9 faiz oranıyla geri ödeyecekti.Under a previous proposal, Serbia would be repaying the credit at an annual interest rate of 9%.
İş dünyası: EIB Hırvat limanı için krediyi onayladıBusiness: EIB approves loan for Croatian port
Krediyi Japon hükümeti sağlayacakThe Japanese government will provide the grant.
Theophanous, "Krediyi açık pazardan alsaydık çok daha pahalıya gelirdi." dedi."Had we taken the loan on the open market, it would have cost much more," Theophanous said.
Banka yönetim kurulunun krediyi Mayıs ayında onaylaması bekleniyor.The Bank's board is expected to endorse the credit in May.
Bu krediyi asla geri ödemedi.He never repaid this loan.
İflas eden Antonio krediyi temerrüde düşürdüğünde, Shylock bir kilo et ister.When a bankrupt Antonio defaults on the loan, Shylock demands the pound of flesh.
Örneğin Harpur College öğrencileri 126 krediyi tamamlamak zorundadır.Звание выпускника школы получил 121 учащийся.
Köylüler bu krediyi 25 yıl içerisinde eşit taksitlerle devlete ödedi.أصدر مصرف دين الدولة أوراقًا من فئة 25 فرنك ذاك العام.
Sertifika, 1 yılda 5 krediyi tamamlayan öğrencilere sağlanır.Azok kapják meg a bizonyítványt, akik egy év alatt 5 pontot szereznek meg.
Örneğin Harpur College öğrencileri 126 krediyi tamamlamak zorundadır.Afdelingen har 126 elever, fordelt på 0.-6. klassetrin.
Örneğin Harpur College öğrencileri 126 krediyi tamamlamak zorundadır.Untuk mencapai sarjana Muda, mahasiswa harus menyelesaikan 122 kredit.
Köylüler bu krediyi 25 yıl içerisinde eşit taksitlerle devlete ödedi.Pemerintah kolonial waktu itu memberikan hak konsesi khusus selama 25 tahun.
Örneğin Harpur College öğrencileri 126 krediyi tamamlamak zorundadır.현재는 비EU권 유학생들은 연간 1200만원 정도의 학비를 부담해야 한다.
Örneğin Harpur College öğrencileri 126 krediyi tamamlamak zorundadır.Общото събрание на читалището е от 126 члена.
Köylüler bu krediyi 25 yıl içerisinde eşit taksitlerle devlete ödedi.Od grada je za te poslove Društvo tražilo dodjelu koncesije na 25 godina.
3 milyar $ krediyi ödemeniz lazım.Musíte splatit úvěry v hodnotě 3 miliardy dolarů.
3 milyar $ krediyi ödemeniz lazım.あなたはする必要があります。
Ancak klasik bir krediden kastım, krediyi bana açan kurumun bu krediyi elinde tutmaya devam etmesi. .V tomto je táto pôžička iná než cenný papier krytý hypotékou. iná než cenný papier krytý hypotékou.
Ancak klasik bir krediden kastım, krediyi bana açan kurumun bu krediyi elinde tutmaya devam etmesi. .通常のローンではないからです。 しかし、このプレゼンテーションの為に、 それは、どの様に住宅担保証券と異なるか、
Bana kısa vadeli kredi verin ki şu krediyi geri ödeyebiliyor olayım.Půjčí vám krátkodobě peníze, jen abyste tohle mohli splatit.
Bana kısa vadeli kredi verin ki şu krediyi geri ödeyebiliyor olayım.私は完済する事が出来ました。 私は担保を与える事をいとわないだろう。
Banka1'den kullandığı 1 $ krediyi, Banka2'deki hesabına yatırıyor.E eles depositam-o na poupanca no PB numero 2
Banka1'den kullandığı 1 $ krediyi, Banka2'deki hesabına yatırıyor.Už to není v PB číslo 1. Nakreslím PB číslo 2. PB číslo 2 je zde.
Banka1'den kullandığı 1 $ krediyi, Banka2'deki hesabına yatırıyor.Отже, цей долар вже не в КБ №1, а в КБ №2. Намалюємо комерційний банк №2.
Banka1'den kullandığı 1 $ krediyi, Banka2'deki hesabına yatırıyor.كما نلاحظ انتقلت النقود من البنك الأول الى البنك الثاني،، وهذا رسم يوضح الأمور
Belki maaşınızı siz krediyi aldıktan 2 hafta sonra maaşınız hesabınıza yatıyor olacak. .Może dzień wypłaty przypada za 14 dni od dnia zaciągnięcia pożyczki. Dwa tygodnie. Dwa tygodnie od dziś.
Belki maaşınızı siz krediyi aldıktan 2 hafta sonra maaşınız hesabınıza yatıyor olacak. .給料日の2週間前かもしれません。 給料日は、今日から2週間後です。 そして、銀行明細書をみると、
Bir krediyi nasıl satarsın?Matoucí, však?
Bir krediyi nasıl satarsın?Mätúce, však? Ako môžete predať pôžičku?
Bir krediyi nasıl satarsın?これが私とします。
Borçluya krediyi açan kişi veya kurum bu, para bu kişiye geri ödeniyor olacak.To je entita nebo osoba, které se peníze dluží nebo která půjčila peníze dlužníkovi.
Bu krediyi hemen kullanmak istiyorum. .Chci to hned teď.
Bu krediyi hemen kullanmak istiyorum. .Ich will es jetzt.
Bu krediyi hemen kullanmak istiyorum. .Tôi muốn có nó ngay bây giờ Vậy điều gì xảy ra?
Bu krediyi hemen kullanmak istiyorum. .Τα θέλω τώρα. Τι θα συμβεί?
Bu krediyi hemen kullanmak istiyorum. .どうなるでしょうか? それでは、別のシリーズのバランスシートを書いてみましょう。
"Bu krediyi sadece aile planlaması uygulayan kadınlarar vereceğiz.""Chúng tôi chỉ muốn cho những người phụ nữ thực hiện kế hoạch hóa gia đình vay tiền.
"Bu krediyi sadece aile planlaması uygulayan kadınlarar vereceğiz.""Csak olyan nőknek akarunk hitelezni, akik gyakorolják a családtervezést.
"Bu krediyi sadece aile planlaması uygulayan kadınlarar vereceğiz.""Kami hanya mau meminjamkan pada wanita yang melakukan perencanaan keluarga.
"Bu krediyi sadece aile planlaması uygulayan kadınlarar vereceğiz.""가족계획을 실천하는 여성에게만 대출할 계획입니다.
"Bu krediyi sadece aile planlaması uygulayan kadınlarar vereceğiz."Kobiety, które to zorganizowały, pożyczały pieniądze tylko kobietom, które planowały rodzinę.
"Bu krediyi sadece aile planlaması uygulayan kadınlarar vereceğiz.""Nous voulons seulement prêter aux femmes qui pratiquent le planning familial.
"Bu krediyi sadece aile planlaması uygulayan kadınlarar vereceğiz.""Peniaze chceme požičať len tým ženám, ktoré berú do úvahy rodinné plánovanie.
"Bu krediyi sadece aile planlaması uygulayan kadınlarar vereceğiz.""Só emprestamos a mulheres "que pratiquem o planeamento familiar.
"Bu krediyi sadece aile planlaması uygulayan kadınlarar vereceğiz.""Sólo queremos prestar a las mujeres que practican la planificación familiar.
"Bu krediyi sadece aile planlaması uygulayan kadınlarar vereceğiz.""Vi vill bara låna pengar till kvinnor som utövar familjeplanering.
"Bu krediyi sadece aile planlaması uygulayan kadınlarar vereceğiz.""Vogliamo concedere prestiti solo a donne che praticano la pianificazione familiare.
"Bu krediyi sadece aile planlaması uygulayan kadınlarar vereceğiz."Vrem să îl acordăm doar femeilor care practică planificarea familială.
"Bu krediyi sadece aile planlaması uygulayan kadınlarar vereceğiz.""We willen alleen maar lenen aan vrouwen die aan gezinsplanning doen.
"Bu krediyi sadece aile planlaması uygulayan kadınlarar vereceğiz.""Wir wollen nur leihen an Frauen die Familienplanung praktizieren.
"Bu krediyi sadece aile planlaması uygulayan kadınlarar vereceğiz.""Δανείζαμε μόνο γυναίκες που εξασκούσαν τον οικογενειακό προγραμματισμό.
"Bu krediyi sadece aile planlaması uygulayan kadınlarar vereceğiz.""Мы будем давать кредит только женщинам, практикующим планирование семьи.
"Bu krediyi sadece aile planlaması uygulayan kadınlarar vereceğiz.""אנחנו רוצות להלוות רק לנשים שפועלות לתכנון המשפחה.
"Bu krediyi sadece aile planlaması uygulayan kadınlarar vereceğiz."سوف نقرضك فحسب .. ان كنت تطبقين تنظيم النسل ..
"Bu krediyi sadece aile planlaması uygulayan kadınlarar vereceğiz."融資がしたかっただけです 妊娠中であれば それに専念していただき
Diyelim ki bu krediyi kullanmaya karar veriyorum.Řekněme, že si vezmu tuhle půjčku.
Diyelim ki bu krediyi kullanmaya karar veriyorum.Sagen wir, ich nehme dieses Darlehen.
Diyelim ki bu krediyi kullanmaya karar veriyorum.良いですね。