Diyelim ki işsiz kalıyorum, veya başka bir aksilik oluyor. Krediyi geri ödeyemiyorum. .Στη συνέχεια χάνω τη δουλειά μου, ή απλά ξοδεύω όλα μου τα χρήματα στο ποτό, ή οτιδήποτε άλλο.
Dolayısıyla banka diyor ki, bu krediyi veriyoruz ancak bir şekilde teminat istiyoruz.Sal, chúng tôi sẽ cho cậu vay số tiền này, nhưng nó phải được trả lại
Dolayısıyla banka diyor ki, bu krediyi veriyoruz ancak bir şekilde teminat istiyoruz.Takže co řeknou je, Sale dáme ti tenhle úvěr, ale tenhle úvěr bude zajištěný.
Dolayısıyla banka diyor ki, bu krediyi veriyoruz ancak bir şekilde teminat istiyoruz.Οπότε, αυτό που λένε είναι ότι, Sal, θα σου δώσουμε το δάνειο, αρκεί να υπάρχει η απαραίτητη κάλυψη για αυτό.
Dolayısıyla banka diyor ki, bu krediyi veriyoruz ancak bir şekilde teminat istiyoruz.Вони скажуть, Сал, ми даємо тобі цей кредит, але кредит повинен бути повернений.
Dolayısıyla banka diyor ki, bu krediyi veriyoruz ancak bir şekilde teminat istiyoruz.Так что они говорят, Сал, мы только собираемся дать вам Этот кредит, но этот кредит должен быть сохранены.
Dolayısıyla banka diyor ki, bu krediyi veriyoruz ancak bir şekilde teminat istiyoruz.ローンは返してくださいね。」と言うでしょう。 それか、いくつかの資産によって担保されなければなりませんと。
Eski krediyi öde ve yeni bir kredi al. -Splatím starý úvěr a získám nový úvěr.
Eski krediyi öde ve yeni bir kredi al. -新しいローンを借ります。 あなたは、ローンを更新し続けると言う事が出来ると思います。
Geçici olarak krediyi ellerinde tutuyorlar.Dočasně drží úvěr.
Geçici olarak krediyi ellerinde tutuyorlar.Eles temporariamente estão segurando o empréstimo.
Geçici olarak krediyi ellerinde tutuyorlar.Están temporalmente llevar a cabo el préstamo.
Geçici olarak krediyi ellerinde tutuyorlar.Ik denk dat ze CFC zijn.
Geçici olarak krediyi ellerinde tutuyorlar.Κρατούν προσωρινά το δάνειο.
Geçici olarak krediyi ellerinde tutuyorlar.Вони тимчасово зберігають кредит.
Geçici olarak krediyi ellerinde tutuyorlar.それと、少しの精査を行っています。
İhtiyaç duydukları krediyi açar mısın?" dedik.이 일에 참여하여 그들이 필요로 하는 돈을 빌려줄 생각이 있는지를 물어보았습니다.
İhtiyaç duydukları krediyi açar mısın?" dedik.אבל האם הייתם רוצים להיות שותפים? האם הייתם רוצים לספק את הכסף לו הם זקוקים?"
İhtiyaç duydukları krediyi açar mısın?" dedik.ولكن هل تريديون الاشتراك معنا لكي نوفر المال الذي نحتاجه ؟
İhtiyaç duydukları krediyi açar mısın?" dedik.提供してもらえませんか?」 資金はほぼ一晩で集まりました
İşlemin diğer tarafında, krediyi veren kişi var, yani ALACAKLI. ..Na druhé straně transakce máte věřitele. ...
Kredi olarak kullandığım 375,000 $, hatırlayalım, yeni krediyi almadan önce hangi kalemin içindeydi?Ich habe in meinem Haus.
Krediyi bir hizmet olarak sundular.Au întreținut împrumutul.
Krediyi bir hizmet olarak sundular.De servicerede lånene.
Krediyi bir hizmet olarak sundular.Ellos administraban los préstamos.
Krediyi bir hizmet olarak sundular.Ils ont assuré le service des emprunts.
Krediyi bir hizmet olarak sundular.대출상품을 훌륭한 서비스로서 제공했습니다.
Krediyi bir hizmet olarak sundular. Kredi alanların ödemelerine sadık kaldıklarından emin oldular.Mà họ hỗ trợ các khoản vay đó để đảm bảo các khách hàng có thể trả các khoản nợ.
Krediyi bir hizmet olarak sundular.Li hanno tenuti loro.
Krediyi bir hizmet olarak sundular.Melainkan, mereka memberikan layanan pinjaman.
Krediyi bir hizmet olarak sundular.Sie haben die Kredite gepflegt.
Krediyi bir hizmet olarak sundular.Starali sa o jej zaplatenie.
Krediyi bir hizmet olarak sundular.Starali se i jejich splacení.
Krediyi bir hizmet olarak sundular.Szolgálták őket.
Krediyi bir hizmet olarak sundular.Zaczęli świadczyć usługi pożyczkowe.
Krediyi bir hizmet olarak sundular.Ze onderhielden hun leningen.
Krediyi bir hizmet olarak sundular.Εξυπηρέτησαν τα δάνεια.
Krediyi bir hizmet olarak sundular.Они обслуживали кредиты.
Krediyi bir hizmet olarak sundular.Те обслужвали заемите.
Krediyi bir hizmet olarak sundular.הבנק היה רווחי.
Krediyi bir hizmet olarak sundular.بل خدموا تلك القروض
Krediyi bir hizmet olarak sundular.債務者が必ず
Krediyi geri ödeyemediğim için, banka bu kredinin teminatı olarak gösterdiğim evi alıyor.Also in dieser Situation, die Bank sagt, Sal nicht bezahlen kann, sind wir unter dem Haus.
Krediyi geri ödeyemediğim için, banka bu kredinin teminatı olarak gösterdiğim evi alıyor.Vậy trong trường hợp trên, Sal không thể trả nợ, ngân hàng sẽ lấy nhà.
Krediyi geri ödeyemediğim için, banka bu kredinin teminatı olarak gösterdiğim evi alıyor.V této situaci banka řekne, Sal nemůže platit, vezmeme si dům.
Krediyi geri ödeyemediğim için, banka bu kredinin teminatı olarak gösterdiğim evi alıyor.Σε αυτή την περίπτωση η τράπεζα λέει ότι αφού ο Sal δεν πληρώνει εμείς θα πάρουμε το σπίτι.
Krediyi geri ödeyemediğim için, banka bu kredinin teminatı olarak gösterdiğim evi alıyor.В цій ситуації, банк каже, Сал не може платити, ми забираємо будинок.
Krediyi geri ödeyemediğim için, banka bu kredinin teminatı olarak gösterdiğim evi alıyor.Поэтому в такой ситуации банк говорит, Sal не может платить, мы принимая этот дом.
Krediyi geri ödeyemediğim için, banka bu kredinin teminatı olarak gösterdiğim evi alıyor.家を頂きますと。 彼らが、家を受け取った時、この状況だと、
Krediyi geri ödeyemiyorsanız evi geri istiyorum diyor.Banka říká, chci zpět ten dům.
Krediyi geri ödeyemiyorsanız evi geri istiyorum diyor.Die Banken, sagt auch dann, ich möchte Haus zurück.
Krediyi geri ödeyemiyorsanız evi geri istiyorum diyor.Ngân hàng chắc chắn sẽ đòi lấy ngôi nhà.
Krediyi geri ödeyemiyorsanız evi geri istiyorum diyor.Η τράπεζα λέει τότε ότι θέλει να πάρει το σπίτι.
Krediyi geri ödeyemiyorsanız evi geri istiyorum diyor.Банки говорит хорошо тогда, я хочу, что дом обратно.
Krediyi geri ödeyemiyorsanız evi geri istiyorum diyor.Банки кажуть, я хочу цей будинок назад.
Krediyi geri ödeyemiyorsanız evi geri istiyorum diyor.この状況は実際良い状況ではありませんね、
Krediyi geri ödeyemiyorum. .Ich trinke nur weg all mein Geld, was auch immer gegebenenfalls werden.
Krediyi geri ödeyemiyorum. .Propiju všechny své peníze, nebo něco podobného.
Krediyi geri ödeyemiyorum. .Tôi mất hết toàn bộ tiền, trong bất cứ trường hợp nào có thể.
Krediyi geri ödeyemiyorum. .Я просто выпить от всех моих денег, независимо от дело может быть.