Banka, bu yıl mortgage kredisi olarak yaklaşık 80 milyon avroluk kaynağı şimdiden sağladı.The bank has extended some 80m euros in mortgage loans already this year.
Arnavutluk, Tarım Kredisi Sisteminde Reform Yapmayı AmaçlıyorAlbania Aims to Reform Agricultural Loan System
Karadağ, Dünya Bankasından 18 Milyon Dolarlık Yapısal Ayarlama Kredisi AldıMontenegro Receives $18m Structural Adjustment Credit From World Bank
Hükümet yetkilileri, Avrupa Konseyi kredisinin koşullarını oldukça uygun olduğu konusunda hemfikir.Government officials agree the CoE loan conditions are extremely favourable.
Belgrad EIB kredisini yenilik ve araştırma için kullanmayı planlıyor.Belgrade intends to use an EIB loan for innovation and research.
Dünya Bankası kredisi iş sektörünün iyileşmesine yardım edecek. [Getty Images]The World Bank loan will help to improve the business sector. [Getty Images]
Pek çok kimse için banka kredisi tek seçenek.For many, bank loans are the only option.
Ekonomik krizin etkisini yumuşatma amaçlı tedbirler Dünya Bankası kredisiyle desteklenecek.A World Bank loan will underpin measures to cushion the impact of the economic crisis.
İş dünyası: Türkiye IMF kredisi alacakBusiness: Turkey to receive IMF loan
IMF Mart 2011'de Romanya'ya 24 ay vadeli 3,6 milyar avroluk bir stand-by kredisi vermişti.The IMF extended Romania a 24-month 3.6 billion-euro stand-by loan in March 2011.
Sırp hükümeti, Ocak ayında kabul ettiğinden altı kat fazla bir IMF kredisini kabul etti.The Serbian government has accepted an IMF loan six times larger than what it accepted in January.
IMF, Romanya'nın kredisinin bir sonraki dilimini onayladıIMF approves next tranche of Romania's loan
İş dünyası: Arnavutluk'un sağlık sistemine 1,2 milyon avroluk İsviçre kredisiBusiness: Albania's health system receives 1.2m-euro Swiss loan
Kurtarma kredisi sonrasında, Yunanlılar hayal kırıklığı yaşıyorPost-bailout, Greeks disillusioned
Bulgar şirketlerine banka kredisi zorBank credits hard to come by for Bulgarian businesses
Yunanistan'ın ikinci kurtarma kredisi 7'den 70'e herkese dokunduFrom young to old, second Greek bailout deal hurts almost everyone
12 Şubat günü bir dizi Yunan bankası öğrenci kredisi faizlerini artırdı.On 12 February, a number of Greek banks increased the interest rates on student credits.
Dünya Bankası, Romanya'da topluma kazandırma destek kredisini onayladıWorld Bank approves loan to support social inclusion in Romania
4 Birinci sezonda Jaqen H'ghar'ın olduğu sahnede isim kredisi verilmedi.4 In season 1, Jaqen H'ghar appears in one scene, portrayed by an uncredited extra.
WGA tahkim süreci tarafından bu yapımdaki kredisi reddedildi.[1]He was denied credit by the WGA arbitration process.[2]
Oyunculuk kredisiActing credits
Bu keşfin kredisi Paul'e verildi.The credit for this discovery was given to Paul.
Örneğimizi baz alırsak A nın kredisi B de saklanır.Das tun sie selbst dann, wenn sie beobachtet haben, dass das Futter am anderen Ort B versteckt wurde.
Aynı zamanda şartlı bir banka kredisidir.Ein entsprechendes Bankdarlehen wurde aufgenommen.
Sendikasyon kredisi bir borçlanma şeklidir.L'opposto di debito è Credito.
Ona asla babam olarak tanınma kredisini vermedim."«Non l'ho mai considerato una figura paterna.
Fabrikaların büyük bir kısmı Sovyet kredisi ve teknolojisi ile kuruluyordu.Развитие польской промышленности основывалось на советских технологиях и кредитах.
Aynı zamanda şartlı bir banka kredisidir.É, também, actor em matéria de Crédito Responsável.
İhtiyacı olan öğrencilere, günümüzdeki öğrenci kredisi benzeri maaş bağlanmakta idi.Szkołę i studia, odpowiadające dzisiejszemu licencjatowi opłacała z pieniędzy zarobionych przez siebie.
Bundan dolayı devlet köylüye %2 oranında orman kredisi vermiştir.De donerade senare två procent av sitt område till regeringen.
Aynı zamanda şartlı bir banka kredisidir.Jedním z nich je i efektivnější úvěrový trh.
Ayrıca konut ve taşıt kredisi masraflarına nazaran, daha düşük maliyetler ile sunuluyor.Nabízí hotovostní i bezhotovostní zápůjčky pro zájemce s nižším příjmem.
Ona asla babam olarak tanınma kredisini vermedim."Niciodată n-am mai reușit să-mi amintesc numele ei”.
Türkiye 713 milyon dolar IMF stand-by kredisi alacak.A vártnál kevesebbet 19 millió dollárt kap Törökország az IMF-től.
Sendikasyon kredisi bir borçlanma şeklidir.Ο επιθετικός δανεισμός είναι μία μορφή κατάχρησης στη χορήγηση των δανείων.
Sendikasyon kredisi bir borçlanma şeklidir.是产生债的方式之一。
İç piyasada ise para vakıfları yüzde 10 faizle tüketim kredisi veriyordu.Društvo je imalo i pretplatne karte s popustom od 10%.
Sendikasyon kredisi bir borçlanma şeklidir.Būsto paskola – paskolos rūšis.
Sendikasyon kredisi bir borçlanma şeklidir.Laen ehk krediit on võlgnevuse liik.
Ayrıca konut ve taşıt kredisi masraflarına nazaran, daha düşük maliyetler ile sunuluyor.Samas pakuvad ekskursioonid slummielanikele töökohti ja sissetulekut.
Ama anlaşmalarımızın temeline göre, bize bir güven kredisi verdiler.Ale dzięki założeniom mogli wyruszyć w nieznane z rozwagą.
Ama anlaşmalarımızın temeline göre, bize bir güven kredisi verdiler.Az álláspontok alapján, körültekintően, de mégiscsak vakon bizalmat szavazott a megrendelő.
Ama anlaşmalarımızın temeline göre, bize bir güven kredisi verdiler.Dar pe baza poziţiilor, ei au riscat, având toate argumentele.
Ama anlaşmalarımızın temeline göre, bize bir güven kredisi verdiler.하지만 우리가 세운 입장을 토대로 그들은 제대로 검토하고 얻은 믿음으로 그렇게 하기로 했습니다.
Ama anlaşmalarımızın temeline göre, bize bir güven kredisi verdiler.Maar vanuit vertrouwen in de uitgangspunten waagden ze de sprong in het diepe.
Ama anlaşmalarımızın temeline göre, bize bir güven kredisi verdiler.Mais, prenant nos positions comme plateforme, ils ont pris un élan de foi raisonnée pour y arriver.
Ama anlaşmalarımızın temeline göre, bize bir güven kredisi verdiler.Nhưng căn cứ vào những vị trí, họ đưa bước nhảy vọt giáo dục về lòng tin để thực hiện.
Ama anlaşmalarımızın temeline göre, bize bir güven kredisi verdiler.Pero basados en las posturas, dieron un voto de confianza, fundamentado, para hacerlo.
Ama anlaşmalarımızın temeline göre, bize bir güven kredisi verdiler.Αλλά βασισμένοι στις αρχικές μας θέσεις, έκαναν ένα άλμα στο άγνωστο.
Ama anlaşmalarımızın temeline göre, bize bir güven kredisi verdiler.Але він все обдумав і наважився стрибнути в невідоме.
Ama anlaşmalarımızın temeline göre, bize bir güven kredisi verdiler.Но въз основа на позициите те ни оказаха осведомено доверие, за да го сторим.
Ama anlaşmalarımızın temeline göre, bize bir güven kredisi verdiler.Однако основываясь на выработанных позициях, они сделали этот решительный и смелый шаг.
Ama anlaşmalarımızın temeline göre, bize bir güven kredisi verdiler.אך מבוסס על העמדות, הם עשו קפיצת מדרגה מושכלת של אמונה לשם כך.
Ama anlaşmalarımızın temeline göre, bize bir güven kredisi verdiler.لكنهم بناءا على المواقف, قاموا بالقفزة الإيمانية اللازمة لفعل ذلك.
Ama anlaşmalarımızın temeline göre, bize bir güven kredisi verdiler.清水の舞台から飛び降りてくれました その甲斐あって完成したのが
Aslında aylık konut kredisine verdiğim para 4000 lira gibi bir şey olabilir.Donc mon prêt hypothécaire me coûte quelque chose comme 4000 $ par mois.
Aslında aylık konut kredisine verdiğim para 4000 lira gibi bir şey olabilir.Khoản thế chấp của tôi thực ra có thể lên đến 4,000 USD mỗi tháng.
Aslında aylık konut kredisine verdiğim para 4000 lira gibi bir şey olabilir.Má hypotéka vlastně vychází na přibližně 4000 měsíčně.
Aslında aylık konut kredisine verdiğim para 4000 lira gibi bir şey olabilir.Meine Hypothek vielleicht tatsächlich so etwas wie $ 4.000 pro Monat.
Aslında aylık konut kredisine verdiğim para 4000 lira gibi bir şey olabilir.Minha hipoteca, na verdade poderia ser algo como US $ 4.000 por mês.