Bankaya gidip konut kredisi aldığımda bu bilanço daha anlamlı hale gelecek. .Tämä alkaa tuntua järkevältä kun menen nyt pankkiin pyytämään lainaa ostaakseni tämän talon.
Bankaya gidip konut kredisi aldığımda bu bilanço daha anlamlı hale gelecek. .Začne to dávat smysl, až přijdu do banky, abych získal úvěr na nákup tohohle domu.
Bankaya gidip konut kredisi aldığımda bu bilanço daha anlamlı hale gelecek. .Zacznie to mieć sens, jeśli pójdę teraz do banku aby wziąć kredyt na zakup domu.
Bankaya gidip konut kredisi aldığımda bu bilanço daha anlamlı hale gelecek. .Όλα αυτά θα αποκτήσουν νόημα όταν πάω στν τράπεζα για να πάρω δάνειο να αγοράσω το σπίτι αυτό.
Bankaya gidip konut kredisi aldığımda bu bilanço daha anlamlı hale gelecek. .Це почне набувати значення, коли я піду в банк, щоб отримати кредит для купівлі будинку.
Bankaya gidip konut kredisi aldığımda bu bilanço daha anlamlı hale gelecek. .これが意味をなしてきます。 この家は100万ドルの家です。そうでしたね?
Bankaya olan kredi borcum hala 750,000 $. .Ich noch schulden $ 750.000 zu Bank. Dies ist Verbindlichkeiten.
Bankaya olan kredi borcum hala 750,000 $. .Stále dlužím bance 750 000 dolarů. Tohle jsou závazky.
Bankaya olan kredi borcum hala 750,000 $. .Tôi vẫn nợ ngân hàng 750,000 USD. Đấy là nợ phải trả.
Bankaya olan kredi borcum hala 750,000 $. .Χρωστάω ακόμα στην τράπεζα $750,000. Αυτές είναι οι υποχρεώσεις.
Bankaya olan kredi borcum hala 750,000 $. .Я все ще винен 750 000 доларів банку. Це зобов'язання.
Bankaya olan kredi borcum hala 750,000 $. .Я по-прежнему обязаны $750000 банка. Это обязательств.
Bankaya olan kredi borcum hala 750,000 $. .これが負債です。 それでは何が残るでしょうか?
Başka bir deyişle, banka hesaplarına sayı yazdığınızda ne bankaların yaratmak değil kredi paradır.Más szavakkal, amit a bankok létrehoznak, amikor számokat írnak a számládra az pénz és nem hitel.
Başka bir deyişle, banka hesaplarına sayı yazdığınızda ne bankaların yaratmak değil kredi paradır.Por outras palavras o que os bancos criam quando põem números nas contas bancárias, é dinheiro e não crédito.
Başka bir deyişle, banka hesaplarına sayı yazdığınızda ne bankaların yaratmak değil kredi paradır.Toisin sanoen se, mitä pankit luovat, kun ne kirjoittavat numeroita pankkitileille, on rahaa, ei luottoa.
Batık kredileri karşılayabilse dahi, vadesiz mevduatları geri ödeyecek gücü yok. . .만약 이러한 대출을 막을 수 있었다고 해도 요구불 예금과 부채 전액을 채우려면 충분하지는 않은 양입니다.
Batık kredileri karşılayabilse dahi, vadesiz mevduatları geri ödeyecek gücü yok. . .要求払預金と負債の全額を満たすには 十分ではありません。 この状態を債務超過といいます。
Bazı insanlar bankalar para oluşturmak değil, sadece kredi yaratmak duyabilir.¿CREAN DINERO O ES SÓLO CRÉDITO?
Bazı insanlar bankalar para oluşturmak değil, sadece kredi yaratmak duyabilir.Du kanske hör en del människor säga att "banker skapar inte pengar - de skapar bara krediter".
Bazı insanlar bankalar para oluşturmak değil, sadece kredi yaratmak duyabilir.Esetleg hallhattad, hogy néhányan úgy gondolják, a bankok nem pénzt teremtenek, hanem csak hitelt.
Bazı insanlar bankalar para oluşturmak değil, sadece kredi yaratmak duyabilir.Possivelmente ouviu dizer que os bancos não criam dinheiro mas simplesmente crédito.
Bazı insanlar bankalar para oluşturmak değil, sadece kredi yaratmak duyabilir.Saatat kuulla joidenkin ihmisten sanovan, että pankit eivät luo rahaa, ne luovat vain luottoa.
Bazı insanlar bankalar para oluşturmak değil, sadece kredi yaratmak duyabilir.U hoort soms zeggen dat banken geen geld creëren, maar alleen krediet.
Bazı insanlar bankalar para oluşturmak değil, sadece kredi yaratmak duyabilir.Μπορεί να ακούσεις μερικοί άνθρωποι λένε ότι οι τράπεζες δεν δημιουργούν χρήμα, απλά δημιουργούν πιστωτικό.
Bazı vergi borçları, öğrenim kredileri, çocuk destek kredileri, bunlar bu kapsamda değil.Určité druhy daní, studentské půjčky, podpora dítěte tyhle všechny nemohou být odpuštěny.
B Bankası da C Bankası'ndan kredi kullanmış olsun. .Banka B si je sposodila denar od banke C.
B Bankası da C Bankası'ndan kredi kullanmış olsun. .B銀行はC銀行からお金を借りました。 C銀行はここに資産を持ちます。
B Bankasına kullandırdıkları bu kredi için faiz isteyecekler, diyelim ki %5 faiz uyguluyor olsunlar.5 % の利子くらいでしょう。 1 日あたり5 % です。(通常これらの融資は 1 日あたりの利子がつきます。)
B Bankasına kullandırdıkları bu kredi için faiz isteyecekler, diyelim ki %5 faiz uyguluyor olsunlar.A budou účtovat úrokovou sazbu za půjčení hotovosti. Třeba to bude 5% úrok.
B Bankası'na kullandırmış olduğu kredi yer alacak. . .Stačí.
B Bankası'na kullandırmış olduğu kredi yer alacak. . .Torej posodili so denar banki B. dobro.
B Bankası'na kullandırmış olduğu kredi yer alacak. . .彼らはB銀行にお金を貸します。 十分でしょう。 OK。今、私達はとても、おもしろい状況です。
B bankasından almış oldukları kredi olsun.もし、このB銀行からのローン、 A銀行のこのローンは、
B bankasının bilançosunun aktifinde, A Bankası'na vermiş oldukları kredi alacaklar arasında gözüküyor.A dostali aktivum nazvané úvěr Bance A.
B bankasının bilançosunun aktifinde, A Bankası'na vermiş oldukları kredi alacaklar arasında gözüküyor.In dobili so sredstvo imenovano posojilo banki A.
B bankasının bilançosunun aktifinde, A Bankası'na vermiş oldukları kredi alacaklar arasında gözüküyor.И у них появился актив, называемый займом банку А.
B bankasının bilançosunun aktifinde, A Bankası'na vermiş oldukları kredi alacaklar arasında gözüküyor.これは負債です、B銀行からの借金です。
Belki 100 proje için kredi verdim.Ar putea să fie 100.
Belki 100 proje için kredi verdim.Có thể có 100.
Belki 100 proje için kredi verdim.Il pourrait y en avoir 100.
Belki 100 proje için kredi verdim.Mohly by jich být stovky.
Belki 100 proje için kredi verdim.Może ich być 100.
Belki 100 proje için kredi verdim.Potrebbero essere 100.
Belki 100 proje için kredi verdim.Може да са 100.
Belki 100 proje için kredi verdim.Там может быть 100.
Belki 100 proje için kredi verdim.יכולים להיות 100.
Belki 100 proje için kredi verdim.يمكن أن يكون هناك مئة مشروع.
Belki 100 proje için kredi verdim.私はたった一人に900万ドルを提供する訳ではありません。
Belki Banka B de başka bir bankadan kredi kullanmış olabilir.Tako ima lahko banka B nekaj dolga do koga drugega.
Belki Banka B de başka bir bankadan kredi kullanmış olabilir.Třeba má Banka B nějaké peníze, které dluží někomu jinému.
Belki Banka B de başka bir bankadan kredi kullanmış olabilir.他の誰かを言ってみましょう、楽しむ為にね。 それをおもしろくする為にね。
Belki burada aktifte gördüğümüz kredi de aslında A Bankası'na verilmiş olan bir krediydi.A銀行に融資をしている全ての人が、突然それを恐れます。
Belki burada aktifte gördüğümüz kredi de aslında A Bankası'na verilmiş olan bir krediydi.Třeba tohle aktivum zde také byl úvěr Bance A.
Belki de bu insanlara biraz daha kredi vermeliyiz.Forse quello di cui abbiam bisogno è dargli un po più di fiducia.
Belki de bu insanlara biraz daha kredi vermeliyiz.Kanske förtjänar de lite mer respekt.
Belki de bu insanlara biraz daha kredi vermeliyiz.물론 우리가 모기장에 관해 좀 더 많은 혜택을 주어야 할 지도 모릅니다.
Belki de bu insanlara biraz daha kredi vermeliyiz.Lehet, hogy egy kicsit több hitelt kell nekik adnunk.
Belki de bu insanlara biraz daha kredi vermeliyiz.Misschien moeten we hen wat meer krediet geven.
Belki de bu insanlara biraz daha kredi vermeliyiz.Może powinniśmy bardziej im zaufać.