Ana içeriğe geç
Sözlük

krala ile cümle

krala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Şi totuş, Tu l-ai îndepărtat, şi Te-ai mîniat pe unsul Tău;
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Som månen skal den stå evindelig, og vidnet i det høie er trofast. Sela.
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Song Chúa lại từ bỏ, khinh bỉ người, Nổi giận cùng đấng chịu xức dầu của Chúa.
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Song_Chúa lại từ_bỏ , khinh_bỉ người , Nổi_giận cùng đấng chịu xức dầu của Chúa .
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Tetapi sekarang Engkau marah kepada raja, Engkau membuang dan menolak orang pilihan-Mu
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Ti pa si zavrgel in zaničeval, razsrdil si se zoper maziljenca svojega.
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Αλλα συ απεβαλες και εβδελυχθης, ωργισθης κατα του χριστου σου
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Но Ти си отхвърлил помазаника Си, Отказал си се от него, и си му се разгневил.
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.ואתה זנחת ותמאס התעברת עם משיחך׃
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.لكنك رفضت ورذلت. غضبت على مسيحك‎.
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.但 你 惱 怒 你 的 受 膏 者 、 就 丟 掉 棄 絕 他
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.但 你 惱怒 你 的 受 膏者 、 就 丟掉 棄絕他
Aram Kralı Ben-Hadat hastalandığı sırada Elişa Şama gitti. Tanrı adamının Şama geldiği krala bildirildi.엘리사가 다메섹에 갔을 때에 아람 왕 벤하닷이 병들었더니 혹이 왕에게 고하여 가로되 하나님의 사람이 여기 이르렀나이다
Aram Kralı Ben-Hadat hastalandığı sırada Elişa Şama gitti. Tanrı adamının Şama geldiği krala bildirildi.А Елисай отиде в Дамаск. А сирийският цар Венадад бе болен; и известиха му, казвайки: Божият човек дойде тук.
Aram Kralı Ben-Hadat hastalandığı sırada Elişa Şama gitti. Tanrı adamının Şama geldiği krala bildirildi.ויבא אלישע דמשק ובן הדד מלך ארם חלה ויגד לו לאמר בא איש האלהים עד הנה׃
Aram Kralı Ben-Hadat hastalandığı sırada Elişa Şama gitti. Tanrı adamının Şama geldiği krala bildirildi.وجاء اليشع الى دمشق. وكان بنهدد ملك ارام مريضا. فأخبر وقيل له قد جاء رجل الله الى هنا.
Aram Kralı Ben-Hadat hastalandığı sırada Elişa Şama gitti. Tanrı adamının Şama geldiği krala bildirildi.以 利 沙 來 到 大 馬 色 . 亞 蘭 王 便 哈 達 正 患 病 . 有 人 告 訴 王 說 、 神 人 來 到 這 裡 了
Aram Kralı Ben-Hadat hastalandığı sırada Elişa Şama gitti. Tanrı adamının Şama geldiği krala bildirildi.以利沙 來到 大馬色.亞 蘭王 便 哈 達正 患病 . 有 人 告訴 王說 、 神人 來到 這裡了
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.A Šafán, pisár, tiež oznámil kráľovi a riekol: Kňaz Hilkiáš mi dal nejakú knihu. A Šafán ju čítal pred kráľom.
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.Inoltre lo scriba Safàn riferì al re: «Il sacerdote Chelkia mi ha dato un libro». Safàn lo lesse davanti al re
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.Kemudian ia tambahkan, "Hilkia memberi buku ini kepada saya." Lalu Safan membacakan buku itu kepada raja
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.Kemudian Safan berkata, "Hilkia memberi buku ini kepada saya." Lalu Safan membacakan buku itu kepada raja
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.서기관 사반이 또 왕에게 고하여 가로되 제사장 힐기야가 내게 책을 주더이다 하고 사반이 왕의 앞에서 읽으매
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.또 왕에게 고하여 가로되 제사장 힐기야가 내게 책을 주더이다 하고 왕의 앞에서 읽으매
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.Oznámil také Safan písař králi, řka: Knihu mi dal Helkiáš kněz. I četl ji Safan před králem.
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.Oznámil také Safan písař králi, řka: Knihu mi dal Helkiáš kněz. I četl v ní Safan před králem.
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.Pri tom oznámil Šafán, pisár, kráľovi a riekol: Kňaz Hilkiáš mi dal knihu. A Šafán z nej čítal pred kráľom.
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.Še pove Safan, pisar, kralju, rekoč: Knjigo mi je dal duhovnik Hilkija. In Safan jo je čital pred kraljem.
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.И донес Шафан писец царю, говоря: книгу дал мне Хелкия священник. И читал ее Шафан пред царем.
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.И также донес Шафан писец царю, говоря: книгу дал мне Хелкия священник. И читал ее Шафан перед царем.
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.ויגד שפן הסופר למלך לאמר ספר נתן לי חלקיהו הכהן ויקרא בו שפן לפני המלך׃
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.ויגד שפן הספר למלך לאמר ספר נתן לי חלקיה הכהן ויקראהו שפן לפני המלך׃
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.واخبر شافان الكاتب الملك قائلا قد اعطاني حلقيا الكاهن سفرا. وقرأ فيه شافان امام الملك.
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.واخبر شافان الكاتب الملك قائلا قد اعطاني حلقيا الكاهن سفرا. وقرأه شافان امام الملك.
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.書 記 沙 番 又 對 王 說 、 祭 司 希 勒 家 遞 給 我 一 卷 書 . 沙 番 就 在 王 面 前 讀 那 書
Ardından, ‹‹Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi›› diyerek kitabı krala okudu.書記 沙番 又 對王說 、 祭司 希勒 家 遞給 我 一卷書.沙番 就 在 王面前 讀那書
Avşalom krala gelip, ‹‹Koyunlarımı kırktırıyorum›› dedi, ‹‹Lütfen kral ve görevlileri de kuluna katılsın.››왕께 나아와 말하되 이제 종에게 양털 깎는 일이 있사오니 청컨대 왕은 신복들을 데리시고 이 종과 함께 가사이다
Avşalom krala gelip, ‹‹Koyunlarımı kırktırıyorum›› dedi, ‹‹Lütfen kral ve görevlileri de kuluna katılsın.››ויבא אבשלום אל המלך ויאמר הנה נא גזזים לעבדך ילך נא המלך ועבדיו עם עבדך׃
Avşalom krala gelip, ‹‹Koyunlarımı kırktırıyorum›› dedi, ‹‹Lütfen kral ve görevlileri de kuluna katılsın.››وجاء ابشالوم الى الملك وقال هوذا لعبدك جزّازون. فليذهب الملك وعبيده مع عبدك.
Avşalom krala gelip, ‹‹Koyunlarımı kırktırıyorum›› dedi, ‹‹Lütfen kral ve görevlileri de kuluna katılsın.››押 沙 龍 來 見 王 、 說 、 現 在 有 人 為 僕 人 剪 羊 毛 、 請 王 、 和 王 的 臣 僕 、 與 僕 人 同 去
Avşalom krala gelip, ‹‹Koyunlarımı kırktırıyorum›› dedi, ‹‹Lütfen kral ve görevlileri de kuluna katılsın.››押 沙龍來 見王 、 說 、 現 在 有人 為僕 人 剪羊毛 、 請王 、 和 王 的 臣僕 、 與僕 人 同去
‹Beni Yonatanın evine geri gönderme, yoksa orada ölürüm diye krala yalvardım› dersin.››Katakan saja bahwa engkau membujuk aku supaya aku tidak mengirim engkau kembali ke penjara dan mati di sana.
‹Beni Yonatanın evine geri gönderme, yoksa orada ölürüm diye krala yalvardım› dersin.››그들에게 대답하되 내가 왕의 앞에 간구하기를 나를 요나단의 집으로 도로 보내지 말아서 거기서 죽지 않게 하옵소서 하였다 하라 하니라
‹Beni Yonatanın evine geri gönderme, yoksa orada ölürüm diye krala yalvardım› dersin.››les dirás: "He presentado al rey mi súplica para que no me haga volver a la casa de Jonatán, a morir allí.
‹Beni Yonatanın evine geri gönderme, yoksa orada ölürüm diye krala yalvardım› dersin.››ngươi khá trả lời rằng: Tôi đã cầu xin vua đừng khiến tôi về trong nhà Giô-na-than, kẻo tôi chết ở đó.
‹Beni Yonatanın evine geri gönderme, yoksa orada ölürüm diye krala yalvardım› dersin.››ngươi khá trả_lời rằng : Tôi đã cầu_xin vua đừng khiến tôi về trong nhà Giô-na-than , kẻo tôi chết ở đó .
‹Beni Yonatanın evine geri gönderme, yoksa orada ölürüm diye krala yalvardım› dersin.››să le răspunzi: ,Am rugat pe împărat să nu mă trimeată iarăş, în casa lui Ionatan, ca nu cumva să mor acolo!``
‹Beni Yonatanın evine geri gönderme, yoksa orada ölürüm diye krala yalvardım› dersin.››ואמרת אליהם מפיל אני תחנתי לפני המלך לבלתי השיבני בית יהונתן למות שם׃
‹Beni Yonatanın evine geri gönderme, yoksa orada ölürüm diye krala yalvardım› dersin.››فقل لهم اني القيت تضرعي امام الملك حتى لا يردني الى بيت يوناثان لاموت هناك.
‹Beni Yonatanın evine geri gönderme, yoksa orada ölürüm diye krala yalvardım› dersin.››你 就 對 他 們 說 、 我 在 王 面 前 懇 求 不 要 叫 我 回 到 約 拿 單 的 房 屋 死 在 那 裡
‹Beni Yonatanın evine geri gönderme, yoksa orada ölürüm diye krala yalvardım› dersin.››你 就 對 他 們說 、 我 在 王 面前 懇 求 不 要 叫我 回到 約拿單 的 房屋 死 在 那裡
Bu, Eski Krala kadar uzanan bir gelenektir. Bu yazıya piramit metni diyoruz.Tradycja ta sięga czasów Starego Państwa, pismo to zwane jest Tekstami Piramid.
Bu, Eski Krala kadar uzanan bir gelenektir. Bu yazıya piramit metni diyoruz.Ця традиція проходить ввесь шлях назад до Стародавнього царства, писання, яке ми називаємо "текст Пірамід".
Bu, Eski Krala kadar uzanan bir gelenektir.Geschriften die we dan pyramide teksten noemen.
Bunun üzerine bakanlarla satraplar hep birlikte krala gidip, ‹‹Ey Kral Darius, çok yaşa!›› dediler,Akkor azok az igazgatók és tiszttartók berohantak a királyhoz, és így szólának: Dárius király, örökké élj!
Bunun üzerine bakanlarla satraplar hep birlikte krala gidip, ‹‹Ey Kral Darius, çok yaşa!›› dediler,Các quan thượng thơ và trấn thủ đó bèn vào chầu vua và tâu rằng: Hỡi vua Ða-ri-út, chúc vua sống đời đời!
Bunun üzerine bakanlarla satraplar hep birlikte krala gidip, ‹‹Ey Kral Darius, çok yaşa!›› dediler,Các quan thượng thơ và trấn_thủ đó bèn vào chầu vua và tâu rằng : Hỡi vua Ða - ri-út , chúc vua sống đời_đời !
Bunun üzerine bakanlarla satraplar hep birlikte krala gidip, ‹‹Ey Kral Darius, çok yaşa!›› dediler,Então os presidentes e os sátrapas foram juntos ao rei, e disseram-lhe assim: ç rei Dario, vive para sempre.
Bunun üzerine bakanlarla satraplar hep birlikte krala gidip, ‹‹Ey Kral Darius, çok yaşa!›› dediler,"Het enige wat overblijft, is hem aan te vallen op zijn godsdienst!" concludeerden zij.
Bunun üzerine bakanlarla satraplar hep birlikte krala gidip, ‹‹Ey Kral Darius, çok yaşa!›› dediler,이에 총리들과 방백들이 모여 왕에게 나아가서 그에게 말하되 다리오 왕이여 만세수를 하옵소서
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod