Ana içeriğe geç
Sözlük

krala ile cümle

krala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Marquis, Krala Karlos’un mektup çantasını teslim eder.Codex Carolinus - culegere de scrisori papale către regele franc.
Midas'ın durumuna acıyan tanrı Dionisos krala Paktalos Irmağı'nda yıkanmasını söylemiş.Zeul l-a îndemnat pe regele Midas să se scalde în apele râului Pactolus.
Unulfe Garibaldo'ya nasıl olup da bir krala böyle iğrenç bir tavsiyede bulunabileceğini sorar.Unulfo kérdőre vonja Garibaldot: hogyan adhat egy királynak ilyen tanácsot?
Ama bunun için genç bir krala ihtiyaçları vardır.Ehhez az új uralkodónak volt szüksége.
Konsey üyeleri krala bağlılık yemini ederler.Elfogadja a kormány esküjét.
Bir krala ait olduğu düşünülmektedir.Biztosan nehéz királynak lenni.
Devrik krala ailesi ile son kez yemek yemesi için izin verildi.Suomalaiset saivat ensimmäisen kerran oikeuden osallistua kuninkaanvaaliin.
Eboli, Carlos'u kendisi sevdiği için, mücevherat sandukasını kendisinin çalıp Krala verdiğini itiraf eder.Kuultuaan tämän Luigi päättää varastaa jalokivet itse.
Bunun üzerine baronlar krala karşı ayaklandılar.Uudisasukkaat valittivat kuninkaalle.
Kraliçe danışmanlara rüşvet vererek çocukların kurban edilmesi yanıtını krala vermelerini sağlar.Kuningattaren kuoltua neuvonantajat painostavat kuningasta hankkimaan puolison.
Carlos krala karşı kılıcını çeker.Τότε ο Κάρλος τραβά το σπαθί του εναντίον του βασιλέα.
Ama bunun için genç bir krala ihtiyaçları vardır.Ο βασιλιάς είχε ανάγκη από έναν πρωθυπουργό.
Konsey üyeleri krala bağlılık yemini ederler.Τα νέα μέλη όφειλαν να ορκιστούν πίστη στο μονάρχη.
Bunun üzerine baronlar da 19 Temmuz 1215 günü krala bağlılıklarını bildirmişlerdi.Til gengæld fornyede baronerne den 19. juni 1215 deres troskabsed til kong Johan.
Ama bunun için genç bir krala ihtiyaçları vardır.Denne artikel omhandler en hunnisk konge.
Krala hakaret etmek veya eleştirmek yasaktır.Der tolereres ikke kritik af kongehuset eller af islam.
Krala ait yetki ve gücü tam olarak üstlenmeden önce yerine getirilmesi gereken iki şey daha vardı.To andre handlinger måtte gjøres unna før han ble gitt full kongelig autoritet og makt.
Bu nedenle krala bakması için görevlendirildi.Han ble derfor innkalt til kongen.
Konsey üyeleri krala bağlılık yemini ederler.Para prajurit sangat setia akan perintah Raja.
Midas'ın durumuna acıyan tanrı Dionisos krala Paktalos Irmağı'nda yıkanmasını söylemiş.Dionisos mendengar doa Midas dan menyuruhnya mencuci tangannya di sungai Paktolos.
Hasekura Krala Date Masamune'den olan mektubu iade etmiştir, aynı şekilde bir antlaşma önermiştir.Hasekura dâng lên nhà vua bức thư của Date Masamune, cũng như đề nghị ký hiệp ước.
Bu zaman dilimi boyunca, Sasaniler'in din politikası kraldan krala önemli ölçüde değişiklik gösterdi.Trong suốt thời đại này, chính sách tôn giáo nhà Sassanid khác nhau đáng kể giữa các vị vua.
Bunun üzerine baronlar da 19 Temmuz 1215 günü krala bağlılıklarını bildirmişlerdi.その代わり、1215年6月19日、諸侯はジョン王に対して忠誠を誓った。
On yaşına gelinceye kadar bebek gibi bakılan krala eğitim de verilmedi.誕生時から10歳にリンを授かるまで名は無かった。
Krala söyleyin!) diye bağırmıştır.王様の言うことは絶対!
Eboli, Carlos'u kendisi sevdiği için, mücevherat sandukasını kendisinin çalıp Krala verdiğini itiraf eder.するとエボリは王妃に、カルロスを愛する余りの嫉妬から、宝石箱を盗み出したと告白し、また国王に誘惑されて不倫の関係になったことも白状する。
Konsey üyeleri krala bağlılık yemini ederler.王に絶対的な忠誠を誓う。
Krala ve aristokratlara gereksinimin olmaması demokrasi, papaza gereksinim duyulmaması ise lâikliktir."「私たちみんなが、王も王妃も、芸術的なものは何一つ理解できないことを知っている。
Carlos krala karşı kılıcını çeker.ロドリーグは剣を王に差し出す。
Kediler dans ederek krala hünerlerini gösterirler.貴公子が登場し、弓を持った妃達と踊る。
Posa da geldiği zaman Eboli Carlos ve Elisabeth'in gizli aşklarını krala ifşa etmek tehdidinde bulunur.這個時候Rodrigo來到,Eboli威脅會將Don Carlo和Elisabeth之間的戀情告知國王。
Konsey üyeleri krala bağlılık yemini ederler.国王迫使议会服从。
Konsey üyeleri krala bağlılık yemini ederler.모든 보어인들은 영국의 국왕에게 충성을 맹세한다.
Çünkü her ikisi de daha sonra krala karşı isyan etmişti.2년 후, 무왕은 다시 문왕의 위패와 함께 주왕에 대한 2차 반란을 일으켰다.
Devrik krala ailesi ile son kez yemek yemesi için izin verildi.인왕산 차돌을 먹고 살기로 사돈의 밥을 먹으랴.
Saraya gidip tavşanı Efendisi Karabas Markisi’nin armağanı olarak krala sunar.그리고는 궁전으로 가서, 왕에게 그의 주인인 카라바스 후작으로부터의 선물이라 말하고 사냥물을 바친다.
Carlos krala karşı kılıcını çeker.קרלו שולף את חרבו כנגד המלך.
Bununla beraber Mareşal de Belle-Isle ‘yı desteklemiş ve krala Choiseul Dükünü onayladığını söylemiştir.Все пак тя препоръчва маршал дьо Бел-Ил и херцог дьо Шоазьол на краля.
Krala ait Domain toplamı ise Kraliyet Toprakları olarak adlandırılırdı.Posvätnosť kráľa je vyjadrená aj vo vlastníctve pôdy.
Bunun üzerine baronlar krala karşı ayaklandılar.Skutoční baróni krajiny sa ešte viac odpútali od kráľa.
Tüm malvarlıklarına kraliyet adına el konur ve tüm alacakları krala geçer.Nato ji obljubi s prisego polovico kraljestva in vse, kar si poželi.
Vasa’nın kaderi yurtdışında olan krala 27 Ağustos tarihli mektupla bildirilir.Kuningale teatati Vasaga juhtunud õnnetusest 27. augustil kirja teel.
Dalí ise bu jeste karşılık olarak, krala Avrupa'nın Başı adlı çizimini hediye etti.Oma tänutunde väljendamiseks kinkis Dalí kuningale joonistuse "Euroopa pea", mis jäi Dalí viimaseks teoseks.
Bu nedenle krala bakması için görevlendirildi.Ta määrati ametisse ja kutsuti ära kuninga poolt.
Krala ait Domain toplamı ise Kraliyet Toprakları olarak adlandırılırdı.Kuninga pärusvalduseid nimetati kuninga domeeniks.
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.(88:39) Но ныне Ты отринул и презрел, прогневался на помазанника Твоего;
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.(89:39) Et pourtant, tu as rejeté, tu as repoussé! Tu t`es irrité contre ton oint!
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Aber nun verstößest du und verwirfst und zürnest mit deinem Gesalbten.
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Jako mesiac bude pevne stáť na veky a jako svedok na oblohe verný. Sélah.
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Jako měsíc utvrzeno bude na věky, a jako svědkové na obloze hodnověrní.
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Jako miesiąc będzie utwierdzone na wieki, i jako świadkowie na niebie godnowierni. Sela.
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.그러나 주께서 주의 기름 부음 받은 자를 노하사 물리쳐 버리셨으며
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Mas tu o repudiaste e rejeitaste, tu estás indignado contra o teu ungido.
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Megáll örökké, mint a hold, és bizonyos, mint a felhõben lévõ bizonyság. Szela.
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Men du har forstødt og forkastet din Salvede og handlet i Vrede imod ham;
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Net als de maan zal hij er altijd zijn, want Hij die vanuit de hemel getuigt, is trouw."
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Pero tú has desechado y menospreciado a tu ungido; te has airado contra él
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.såsom månen skall den bestå evinnerligen. Och trofast är vittnet i skyn.» Sela.
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.sempre saldo come la luna, testimone fedele nel cielo»
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.se pysyy lujana iankaikkisesti niinkuin kuu. Ja todistaja pilvissä on uskollinen`." Sela.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod