Dáil üyeleri sadakat yemini vermek zorundaydılar ve bu krala bağlılığın yemini anlamına geliyordu.Por otra parte tuvo que jurar fidelidad al rey. Permaneció fiel a este juramento.
Bu nedenle krala bakması için görevlendirildi.Por eso era nombrado por el rey.
Bir krala ait olduğu düşünülmektedir.Es posible que quisiera representar a un rey.
Çünkü her ikisi de daha sonra krala karşı isyan etmişti.2.- Con motivo de desacreditar una vez más al rey.
Yüce Tanrı ileride olacakları işte böylece krala bildirmiştir.Porque se cumplilará lo que el Señor te anunció.
Konsey üyeleri krala bağlılık yemini ederler.I membri devono prestare giuramento di fedeltà al re.
Bir krala ait olduğu düşünülmektedir.Si crede che rappresenti un re.
Bunun üzerine baronlar krala karşı ayaklandılar.Ma i baroni continuavano a tramare contro il sovrano.
Bu zaman dilimi boyunca, Sasaniler'in din politikası kraldan krala önemli ölçüde değişiklik gösterdi.In questo periodo la politica religiosa dei Sasanidi variava da re a re.
Semeka Kraliçesi muneccimi gorur; Krala onun kim oldugunu sorar.È la spalla destra della Regina e disposta a fare tutto per lei.
Hasekura Krala Date Masamune'den olan mektubu iade etmiştir, aynı şekilde bir antlaşma önermiştir.Hasekura consegnò al sovrano una lettera da Date Masamune, e l'offerta di un trattato.
Eragon ve Saphira ise Varden'e, krala karşı kalkınmış bir grup asiye, katılır.Eragon e Saphira arrivano dai Varden, che si stanno preparando alla battaglia.
Kilikya'ya gelince, "Her yıl krala 500 talent haraç öderler" dedi.Erodoto afferma che gli Armeni dovevano pagare 50 'talenti' e migliaia di cavalli all'anno ai Persiani.
Ama bunun için genç bir krala ihtiyaçları vardır.Ma dure prove aspettano il giovane re.
An-32B-120 : An-32B-110'nin krala özgü varyantıdır.An-32B-100 - versione aggiornata del An-32B.
Shrek iyi niyetle krala durumu anlatmaya çalışır fakat kral onu öldürme emri verir.Merlino cerca di dissuaderlo, ma il re sembra aver preso la sua decisione.
Üçüncü yıldız krala aittir.Третья звезда принадлежала королю.
Wallace Londra’da krala ihanet etmek suçundan mahkemeye çıkar.В Лондоне Уоллеса судят за измену королю.
Eragon ve Saphira ise Varden'e, krala karşı kalkınmış bir grup asiye, katılır.Королева и Джефферсон прыгают в него, полной различных дверей.
Ayrıca húskarlar krala sonsuza kadar hizmet etmek durumunda değillerdi.Возможно эти люди были призваны служить вечно своему царю.
Ama bunun için genç bir krala ihtiyaçları vardır.Именно этого хочет молодой мужчина.
Kediler dans ederek krala hünerlerini gösterirler.Развлекают Морского царя своими танцами.
Konsey üyeleri krala bağlılık yemini ederler.Жители города принесли присягу на верность царю.
Krala söyleyin!) diye bağırmıştır.Что же делать?» — спросили короля.
Krala karşı müttefik arayışındaki isyancı baronlar Fransız Prensi Louis’den yardım isterler.Король Испании, против которого взбунтовались бароны, просит помощи французского короля.
İlk olarak Gloucesterlı Robert krala karşı ayaklanarak iç savaşı İngiltere topraklarına taşımıştır.Во-первых, Роберт Глостерский восстал против короля, что стало началом пути к гражданской войне в Англии.
Bu zaman dilimi boyunca, Sasaniler'in din politikası kraldan krala önemli ölçüde değişiklik gösterdi.В отличие от прошлых лет, на этот раз вассалы Карла гораздо энергичнее откликались на призывы короля.
Ama bunun için genç bir krala ihtiyaçları vardır.لأنه ولي الملك وهو صغير السن.
Bunun üzerine baronlar da 19 Temmuz 1215 günü krala bağlılıklarını bildirmişlerdi.وفي المقابل لذلك جدد البارونات قسمهم بالإخلاص للملك جون في 19 يونيو عام 1215 م.
Krala söyleyin!) diye bağırmıştır.قال بعضهم من القوم: أنشد الملك!
Hasekura Krala Date Masamune'den olan mektubu iade etmiştir, aynı şekilde bir antlaşma önermiştir.قدم هاسيكورا رسالة للملك من الداتي ماساموني وعرضا لعقد معاهدة.
Pers kuvvetlerinde hiç de karmaşık olmayan bir komuta sistemi vardı, herkes krala karşı sorumluydu.وكان للفرس نظام قيادة موحدة, وكان الجميع مسؤول أمام الملك.
Hasekura Krala Date Masamune'den olan mektubu iade etmiştir, aynı şekilde bir antlaşma önermiştir.Hasekura remeteu ao Rei a carta de Date Masamune, assim como a oferta para um tratado.
Ama bunun için genç bir krala ihtiyaçları vardır.Para isso precisa de um príncipe.
Konsey üyeleri krala bağlılık yemini ederler.Posteriormente, o ministro federal faz um juramento de fidelidade ao rei.
Bunun üzerine baronlar da 19 Temmuz 1215 günü krala bağlılıklarını bildirmişlerdi.Em troca, os barões renovaram os seus juramentos de fidelidade ao rei em 19 de junho.
İlk olarak Gloucesterlı Robert krala karşı ayaklanarak iç savaşı İngiltere topraklarına taşımıştır.Primeiro, Roberto de Gloucester rebelou-se, iniciando o caminho para uma guerra civil na Inglaterra.
Ayrıca húskarlar krala sonsuza kadar hizmet etmek durumunda değillerdi.Também é costume não fumar até que o soberano tenha sido brindado.
Bunun üzerine baronlar krala karşı ayaklandılar.Angus agora decidiu rebelar-se contra o rei.
Yüce Tanrı ileride olacakları işte böylece krala bildirmiştir.O Grande Deus está revelando ao senhor o que vai acontecer no futuro.
Cabral, ülkeye resmen el koydu ve gemilerden birini krala haber vermek için Portekiz'e yolladı.Cabral besloot een bevoorradingsschip terug te sturen naar Portugal om het nieuws te melden.
Krala söyleyin!) diye bağırmıştır."Nu ben ik koning" riep hij.
Ama bunun için genç bir krala ihtiyaçları vardır.Nu was hij op zoek naar een nieuwe kandidate voor de jonge koning.
Konsey üyeleri krala bağlılık yemini ederler.Władze miasta składały przysięgę na wierność królowi.
Yüce Tanrı ileride olacakları işte böylece krala bildirmiştir.To, co Bóg zamierza uczynić, zapowiedział tobie, faraonie.
Burada Selahaddin Krala kendi eliyle bir bardak su verdi.Wieczorem królowa podała mężowi napój nasenny.
Carlos krala karşı kılıcını çeker.Marsken genomborrar kungen med sitt svärd.
Konsey üyeleri krala bağlılık yemini ederler.Invånarna i furstendömena skulle svära kungen trohetsed.
Hyde 1651 yılında sürgündeki krala katılır ve zamanla onun danışmanlığına kadar yükselir.1651 återförenade sig Hyde med exilkungen och blev snart hans viktigaste rådgivare.
Wallace Londra’da krala ihanet etmek suçundan mahkemeye çıkar.У Лондоні Воллеса судять за зраду короля.
Ama bunun için genç bir krala ihtiyaçları vardır.Похід очолив молодий король.
Krala söyleyin!) diye bağırmıştır.«Геть владу царя!» проголошували вони.
Hasekura Krala Date Masamune'den olan mektubu iade etmiştir, aynı şekilde bir antlaşma önermiştir.Hasekura předal králi dopis od Masamune Dateho stejně jako nabídku na uzavření obchodní smlouvy.
Carlos krala karşı kılıcını çeker.Rozlícený Carlos tasí na krále meč.
Krala ait Domain toplamı ise Kraliyet Toprakları olarak adlandırılırdı.Jméno patrně odkazovalo na fakt, že vznikla na královských pozemcích jakožto královský majetek.
Konsey üyeleri krala bağlılık yemini ederler.Přísahal věrnost králi.
Lord Hastings (genç krala kayıtsız şartsız sadık olduğu düşünülerek olacak) ertesi gün hemen idam edildi.Lord Dashwood se druhý den rozhodne odejít z politiky.
Eragon ve Saphira ise Varden'e, krala karşı kalkınmış bir grup asiye, katılır.Saldorf a Vielka se přicházejí ubezpečit, že král skutečně unikl.
Krala ait yetki ve gücü tam olarak üstlenmeden önce yerine getirilmesi gereken iki şey daha vardı.Alte două acte trebuiau să se desfășoare înainte de investirea sa cu autoritate și putere regală completă.
Carlos krala karşı kılıcını çeker.Petru rămâne singur în fața regelui Suediei.