Ana içeriğe geç
Sözlük

kral ile cümle

kral kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir zamanlar sadece bir kızı olan bir kral vardı.Once on a time there was a king who had an only daughter.
İyi yürekli kraliçe onu reddedemedi.The kind-hearted queen could not refuse her.
Onların her ikisi de kral'ın kızıyla evlenmek istiyorlardı.They both wanted to marry the King’s daughter.
Shetland Adaları Birleşik Krallığın bir parçasıdır.The Shetland Islands are part of the United Kingdom.
İskoçya Birleşik Krallığın parçasıdır.Scotland is part of the United Kingdom.
Kralım çok yaşa!Long live the king!
II. Elizabeth İngiltere kraliçesi.Elizabeth the second is the queen of England.
Kral savaş sırasında esir edildi ve kafası kesildi.The king was captured during the battle and beheaded.
ABD bir cumhuriyettir ancak Birleşik krallık değildir.The USA is a republic, but the United Kingdom isn't.
Bir yargıç krala değil hukuka uymak zorundadır.A judge must obey not the king, but the law.
Bir yargıç krala değil, hukuka uymak zorundadır.A judge has to obey the law, not the king.
Kral artık bizi yakalayamayacak.The king will no longer be able to catch us.
Bir kült üyesi zehirlenmiş meyve ile kraliçeye suikast girişiminde bulundu.A cult member attempted to assassinate the queen with poisoned fruit.
Kral en iyisidir.The king is the best.
Dağlarda kaplanlar olmadığında maymun kral olur.When there is no tigers in mountains, the monkey becomes the king.
Ben kraliçeyi gördüm.I saw the queen.
O kral akıllıca yönetti.That king ruled wisely.
Ben İsrail'in ünlü kralı Davut'un soyundanım.I am a decendant of Isreal's famous King David.
Tom bana bir kraliçe gibi davranır.Tom treats me like a queen.
O, kralın en genç varisiydi.She was the youngest descendant of the king.
Tom çok kral adamdı.Tom was a great guy.
Kral 1700 yılında, tanımlanmamış nedenlerle 80 yaşında öldü.In 1700, the king died at age 80 of unspecified causes.
O, Kraliçe Victoria'nın soyundan geliyor!He's a descendant of Queen Victoria!
O, Kraliçe Victoria'nın soyundandır!He's a descendant of Queen Victoria!
O, Kral George'un soyundandır.She's a descendant of King George!
Fatih William 1066 yılında Hastings Savaşı'nda Kral Harold'ı yendi.William the Conqueror defeated king Harold in 1066 at the Battle of Hastings.
Harold II İngiltere'nin son Anglo-Sakson kralıydı.Harold II was the last Anglo-Saxon king of England.
Kral büyük bir avcıydı.The king was a great huntsman.
O zaman, Ethelbert, Kent'te kral olarak hüküm sürüyordu ve güçlüydü.At that time, Ethelbert ruled as king in Kent, and was powerful.
Almanlar Kraliyet Hava Kuvvetlerini imha etmeyi ve İngiltere'yi işgal etmeyi planladılar.The Germans planned to destroy the Royal Air Force and invade Britain.
Beowulf Gotlar'ın kralı oldu.Beowulf became king of the Geats.
Kralın ülkesi bir ejderha tarafından terörize edildi.The king's realm was terrorized by a dragon.
Canavar Grendel her gece kral Hrothgar'ın en büyük salonuna saldırdı.The monster Grendel attacked king Hrothgar's great hall every night.
Tom Mary'ye bir kraliçe gibi davrandı.Tom treated Mary like a queen.
Kralın kızının atına Falada deniliyordu ve konuşabiliyordu.The horse of the King's daughter was called Falada, and could speak.
Tom'a bir kral gibi davranıldı.Tom was treated like a king.
Beyoncé bir kraliçe.Beyoncé is a queen.
Kral kasabanın mümkün olduğunca sağlamlaştırılmasını emretti.The king ordered that the town should be fortified as well as possible.
Vatikan seçilmiş bir kral ile mutlak bir monarşidir.The Vatican is an absolute monarchy with an elected king.
Resmi olarak Kraliçe'yle çay içmeye davet edildim. Ne yazık ki meşgulüm.I have been formally invited to have tea with the Queen. Unfortunately I am busy.
Kral protesto etti.The king protested.
İspanya'da çocuklara hediyelerini getiren Üç Kral'dır.In Spain, it's the Three Kings that bring the children their presents.
Kralın tuvaleti bile bir tuvalettir.Even the king's toilet is a toilet.
Tom maça kraliçesini kaldırdı.Tom held up the queen of spades.
Kralım çok yaşa.Long live the king.
Fadıl kendi kalesinde kraldı.Fadil was king in his castle.
Birleşik Krallık ve İran diplomatik ilişkilerini yeniden başlattılar.The United Kingdom and Iran resumed their diplomatic relations.
Bir kral gibi davranıyor.He acts like a king.
Hollanda, Birleşik Krallık'a yakındır.The Netherlands is close to the UK.
Sami kraliyet bağlantılarını kaybetti.Sami lost his royal connections.
Sami, Kraliçe'nin gelini için çalıştı.Sami worked for the Queen's daughter-in-law.
Sami, kraliçenin gittiği her yere gitti.Sami went with the queen wherever she went.
Krallıklar sürekli savaş halindeydiler.The kingdoms were constantly at war.
Para kraldır.Money is king.
O, insanları kraliçeler gibi hissettiriyor.She makes people feel like queens.
Bir gün Birleşik Krallığa gitmek istiyorum.I want to go to the UK someday.
Sen benim kralımsın.You are my king.
Ben senin kralınım.I am your king.
Sen benim kraliçemsin.You are my queen.
Ben senin kraliçenim.I am your queen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod