Taç, kralların sembolüdür.The crown is the symbol of kings.
Tom, Mary'yi satın almak istediği kravat hakkında ne düşündüğü sormak için aradı.Tom called Mary over to ask her what she thought of the tie he was thinking of buying.
İngiltere Kralı I. James gerçekten eşcinsel miydi?Was King James I of England really gay?
Bir kredi için bir bankaya başvurmamız gerekiyor.We need to apply to the bank for a loan.
Kraliçe çok güzel bir gümüş elbise giydi.The queen wore a very beautiful silver dress.
Tom Mary'nin takmasını istediği kravatı takmadı.Tom didn't wear the tie Mary wanted him to wear.
Tom siyah bir kravat takıyor.Tom is wearing a black tie.
Tom nadiren kravat takar.Tom rarely wears a tie.
Tom genellikle kravat takmaz.Tom doesn't usually wear a tie.
Tom çoğu kez kravat takmaz.Tom doesn't often wear a tie.
Bu sahip olduğum tek kravat.This is the only tie I have.
Hiç krem peynirin var mı?Do you have any cream cheese?
Ödünç alabileceğim bir kravatınız var mı?Do you have a tie I can borrow?
Sırtıma biraz güneş kremi sürer misin?Could you put a little sunscreen on my back?
Tom'un dedesinin kalp krizinden öldüğünü biliyor muydun?Did you know that Tom's grandfather died of a heart attack?
Cumhuriyet hükümeti, kriz planını değiştirmeyi tartıştı.The government of the republic discussed the exchange crisis plan.
Üzgünüz, kredi kartı kabul edemiyoruz.Sorry, we don't accept credit cards.
Üzgünüm, kredi kartı kabul etmiyoruz.Sorry, we don't accept credit cards.
Bir kronometren var mı?Do you have a stopwatch?
Tom, ödünç alabileceği bir kravatım olup olmadığını sordu.Tom asked me if I had a black tie he could borrow.
Chavacano, İspanyolca tabanlı kreol dilidir.Chavacano is a Spanish-based creole language.
Tom kravatını çıkardı ve yaka düğmelerini açtı.Tom removed his tie and unbuttoned his collar.
Tom bana krep yapmayı öğretti.Tom taught me how to make pancakes.
Ben genellikle çalışmak için bir kravat takmam.I don't usually wear a tie to work.
Hiç kravat takar mısın?Do you ever wear a tie?
O bir kral gibi mutlu.He is happy, like a king.
O, spagettiye ekşi krema koydu.He put sour cream in the spaghetti.
O ekşi krema ve peynir ile ekmek yedi.He ate bread with sour cream and cheese.
O, ekşi krema içeren salatalardan hoşlanır.He likes salads that contain sour cream.
Kovanda sadece tek bir kraliçe olabilir.There can be only one queen in the hive.
Eğer el kremi sürmezsen ellerin kuruyacak.If you don't put on hand cream, your hands will get dry.
Kriptestezi duyular dışı algılama için başka bir terimdir.Cryptesthesia is another term for extrasensory perception.
Bir kalp krizi çoğunlukla mavi gökyüzünden gelen bir şimşek gibi gelir.A heart attack often comes like lightning from a blue sky.
Güneş kremi sürmeyi unutma.Don't forget to put on sunscreen.
Ne o, küçük kedi mi? Biraz ekşi krema ister misin?What's that, little cat? Would you like some sour cream?
Kraliçelik için altı aday vardı.There were six candidates for queen.
Ben altmışıncı boşanma krizim sırasında Vancouver'da yaşadım.I lived in Vancouver during my sixty divorce crisis.
Tanrı Kraliçeyi korusun!God save the Queen!
Kral, adanın üzerinde hükümranlık kurdu.The king ruled over the island.
O, daha yakın bir için tıraş kremiyle eski moda jilet kullanır.He uses an old-fashioned razor, with shaving cream, for a closer shave.
Tom tüm krediyi hak ediyor.Tom deserves all the credit.
Kral, bana çocuğun olarak seslenmeyi kes. Tanrı aşkına ben otuz iki yaşındayım!King, stop calling me your boy. I'm thirty-two, for God's sake!
Eğer biri seni beyaz kravat etkinliğine davet etseydi, ne giyeceğini bilir miydin?If someone invited you to a white tie event, would you know what to wear?
Kötü Haman Pers krallığındaki Yahudilerin hepsini silip yok etmeye çalıştı.The wicked Haman tried to wipe out all of the Jews in the kingdom of Persia.
Kraliçe Vashti Kral Ahasuerus'un ilk karısıydı.Queen Vashti was the first wife of King Ahasuerus.
Yahudi Mordecai Kraliçe Esther'in kuzeniydi.Mordecai the Jew was a cousin of Queen Esther.
Kral Ahasuerus Esther'i severdi.King Ahasuerus loved Esther.
O bir kral kadar sevinçli.He's as happy as a king.
O neden kritik?Why is that critical?
O kritikti.That was critical.
Tom'un üç kalp krizi geçirdi.Tom has had three heart attacks.
Balık kroketlerini seviyorum.I like fish sticks.
Bu kravatı bağlamama yardımcı olabilir misiniz?Can you help me tie this tie?
Biraz güneş kremi sür.Put on some sunscreen.
Kristal met, kristal metamfetaminin kısaltmasıdır.Crystal meth is short for crystal methamphetamine.
Kravatın nerede?Where is your tie?
Ayakta bu kadar uzun durmaktan bacağıma kramp girdi.I got a cramp in my leg for having stood so long.
Kocasının kredi kartını kullandı.She used her husband's credit card.
Borç krizi bitmedi.The debt crisis is not over.
Tom sık sık kravat boyalı tişört giyer.Tom often wears tie-dyed T-shirts.