Güneş kremi sürdün mü?Did you put on sunscreen?
Tüm önemli kredi ve bankamatik kartlarını kabul ediyoruz.We accept all major credit and debit cards.
Biz zamanlar güzel bir kızı olan bir kral vardı.Once upon a time there was a king who had a beautiful daughter.
Bir zamanlar üç güzel kızı olan bir kral vardı.Once upon a time, there was a king who had three beautiful daughters.
Bizr zamanlar, üç çok güzel kızı olan bir kral ve kraliçe yaşardı.Once upon a time there lived a king and queen who had three very beautiful daughters.
Bir zamanlar oniki kızı olan bir kral vardı.There was once upon a time a king who had twelve daughters.
Her zaman parlak bir kravat takıyorsun.You always wear a loud necktie.
Tom'un gezisi onun pasaportu ve kredi kartları çalındığında bir kabusa döndü.Tom's trip turned into a nightmare when his passport and credit cards were stolen.
Taze krema yerine, İtalyan lor peyniri ya da İtalyan krem peyniri kullanabilirsin.Instead of fresh cream, you can use ricotta or mascarpone.
Bir zamanlar küçük bir adada yaşlı bir kral yaşardı.Once upon a time there lived an old king on a small island.
Tom, Mary'ye kredi kartlarını verdi.Tom gave Mary his credit cards.
Tom Mary'nin kredi kartlarını kullandı.Tom used Mary's credit cards.
Kralın ölümünden sonra, Elsa kraliçe oldu.After the king's death Elsa became queen.
Krallara layık bir şölen!A feast like this is fit for a king!
Böyle bir şölen krallara yakışır!A feast like this is fit for a king!
"Pekala," dedi kral, "mükafat olarak ne istiyorsun?"'Well,' said the king, 'what do you desire as your reward?'
Bizim kral geri geldi! Bizim kral bize döndü.Our king has come back! Our king has returned to us.
Ve o konuşurken uzun pelerinini attı ve herkes onun kraliçe olduğunu gördü.And as she spoke she threw off her long cloak and everyone saw it was the queen.
Kriket, uzun notaları söyleyebilen iyi bir şarkıcıdır.The cricket is a good singer who can sing long notes.
Bu bitki kritik tehlike altında.This plant is critically endangered.
Gittim ve biraz kremalı pasta aldım. Biraz ister misin?I went and bought some cream puffs. Do you want any?
Ekonomik kriz için sert önlemler uygulamamız gerekir.We should apply severe measures for the economic crisis.
Tom kırmızı kravat takan adam.Tom is the man wearing the red tie.
Durumumuz kritikleşti.Our situation has become critical.
Bütçe krizle karşı karşıyayız.We're facing a budget crisis.
Tom kırmızı kravat giyiyordu.Tom was wearing a red tie.
Tom herkese Mary'nin kahvesini kremayla içtiğini söyledi.Tom tells everyone that Mary's the cream in his coffee.
O işe girersen kral sensin.If you get that job, the world will be your oyster.
Aslan hayvanların kralı ise, kartal kuşların kralıdır.If the lion is the king of beasts, the eagle is the king of birds.
İşte öğrenmek istediğim diller, kabaca kronolojik sıra.Here are the languages I want to learn, in roughly chronological order.
Eğer teşekkür edilmeyi bekliyorsan krala git!If you expect to be thanked, go to the king!
Mülteci krizi Almanya'da siyasi manzarayı sarsabilir.The refugee crisis could shake up the political landscape in Germany.
O ipek kravatlar toplar.He collects silk ties.
Bir zamanlar sadece bir kızı olan bir kral vardı.Once on a time there was a king who had an only daughter.
İyi yürekli kraliçe onu reddedemedi.The kind-hearted queen could not refuse her.
Tom sık sık kros kayağına gider.Tom often goes cross-country skiing.
Onların her ikisi de kral'ın kızıyla evlenmek istiyorlardı.They both wanted to marry the King’s daughter.
"Kralın kızını kazanmalıyım!" diye bağırdı ikisi de."I shall win the king's daughter!" they both cried.
Herkesin krediyi hak ettiğini düşünüyorum.I think everybody deserves credit.
Bir krediyi hak ettiğini düşünüyorum.I think you deserve some credit.
Krediyi hak eden Tom'dur.It's Tom who deserves credit.
94 yaşındaki bir adam evinin dışındaki karı kürekle temizlerken kalp krizi geçirdi.A 94-year-old man had a heart attack while shoveling snow outside his house.
Shetland Adaları Birleşik Krallığın bir parçasıdır.The Shetland Islands are part of the United Kingdom.
İskoçya Birleşik Krallığın parçasıdır.Scotland is part of the United Kingdom.
Krakerler ekmeğin pişirildiği gibi aynı şekilde bir fırında pişirilir,Crackers are baked in an oven, much the same way as bread is.
Kroket oynar mısın?Do you play croquet?
Tom'un bir inanç krizi vardı.Tom had a crisis of faith.
Tom kronik ağrıdan muzdarip.Tom suffers from chronic pain.
Uzun süre kravat takmadım.For a long time I didn't wear a tie.
Onun topaklı yatağı ayın kraterli yüzeyi gibi görünüyordu.His lumpy bed looked like the cratered surface of the moon.
Kravatlar size uyar.Ties suit you.
Kralım çok yaşa!Long live the king!
İki kredi kartım var.I have two credit cards.
II. Elizabeth İngiltere kraliçesi.Elizabeth the second is the queen of England.
Mary öğrenci kredilerini geri ödemek için mücadele ediyor.Mary is struggling to pay back her student loans.
Kral savaş sırasında esir edildi ve kafası kesildi.The king was captured during the battle and beheaded.
Kriz ne kadar ciddi?How serious is the crisis?
ABD bir cumhuriyettir ancak Birleşik krallık değildir.The USA is a republic, but the United Kingdom isn't.
Bir yargıç krala değil hukuka uymak zorundadır.A judge must obey not the king, but the law.
Bir yargıç krala değil, hukuka uymak zorundadır.A judge has to obey the law, not the king.