Ana içeriğe geç
Sözlük

koz ile cümle

koz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
13
ORT. KELİME
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.C'est pour cela qu'on ressent parfois un sentiment d'union cosmique avec quelqu'un, après avoir fait l'amour.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.Đây là lý do tại sao bạn cảm thấy sự hòa nhập hài hòa với người khác đến thế sau khi bạn làm tình với họ.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.Dit is waarom je zo'n gevoel van kosmische eenheid met iemand ervaart nadat je de liefde met ze hebt bedreven.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.Dlatego czujemy kosmiczne zespolenie z kimś, z kim właśnie się kochało.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.É por isso que podemos ter um sentimento de união cósmica por alguém com quem acabámos de fazer amor.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.Es por eso que sientes tal sensación de unión cósmica con alguien después de hacer el amor con la persona.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.Ezért van az, hogy akkora kozmikus egységet érezhetnek valakivel, miután éppen szeretkeztek vele.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.그래서 누군가과 사랑을 나눴을 때 무한한 조합을 느낄 수 있습니다.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.To je ten důvod, proč můžete cítit kosmickou jednotu s někým, s kým jste se právě milovali.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.Toto je dôvod, prečo môžete zažiť pocit kozmického spojenia s niekým, s kým ste sa práve milovali.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.Zato imate lahko občutek kozmične povezanosti z nekom po tem, ko ste se ljubili z njim.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.Γι' αυτό αισθανόμαστε αυτό το αίσθημα της κοσμικής ένωσης με κάποιον αφού κάναμε σεξ μαζί του.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.Поэтому можно испытать ощущение неземного единства с кем-то, с кем вы только что занимались любовью.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.Саме тому можна зазнати відчуття космічної, неземної єдності з людиною, з котрою ви займались коханням.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.Това е причината да чувствате тази неземна привързаност към партньора, след като сте правили любов.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.משום כך אפשר לחוש חיבור קוסמי עם מישהו אחרי ששוכבים איתו.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.لهذا السبب تشعر بالإتحاد الكوني مع شخص ما بعد أن تمارس معه الجنس.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.その相手と親密な感覚を味わうことができるのです しかしながら情欲 恋愛 愛着の3つの脳のシステムは
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.因為咁,你可以感受到同另一個人嘅宇宙結合 當你同佢造完愛之後
Bu teorinin en güzel yanı, Lucas açısının kozalakta neden işe yaradığını açıklamasıdır .Das beste an dieser Theroie ist dass sie erklärt wie Lukas-Zahlen passieren:
Bu teorinin en güzel yanı, Lucas açısının kozalakta neden işe yaradığını açıklamasıdır .Nejlepší věc na této teorie je, že vysvětluje proč vznikají Lucasovy borovicové šišky.
Bu teorinin en güzel yanı, Lucas açısının kozalakta neden işe yaradığını açıklamasıdır .Най-хубавото нещо за тази теория е че тя обяснява защо се получават шишарките с числа на Лукас.
Bu teorinin en güzel yanı, Lucas açısının kozalakta neden işe yaradığını açıklamasıdır .松かさが現れる理由も説明できることです。 一番最初にわずかな違いがあると、
Büyük Patlama'dan geri kalan kozmik mikrodalga arkaplan radyasyonu.빅뱅으로부터 남겨진 극초단파의 소리입니다.
Büyük Patlama'dan geri kalan kozmik mikrodalga arkaplan radyasyonu.la radiación de fondo cósmico de microondas que dejó el Big Bang.
Büyük Patlama'dan geri kalan kozmik mikrodalga arkaplan radyasyonu.la radiazione cosmica di microonde di sottofondo lasciataci dal Big Bang.
Büyük Patlama'dan geri kalan kozmik mikrodalga arkaplan radyasyonu.le rayonnement micro-onde de fond cosmique laissé par le Big Bang.
Büyük Patlama'dan geri kalan kozmik mikrodalga arkaplan radyasyonu. (Ses)latar belakang radiasi gelombang mikro sinar kosmis yang tersisa dari Dentuman Besar (Desiran halus)
Büyük Patlama'dan geri kalan kozmik mikrodalga arkaplan radyasyonu.קרינת גלי מיקרוגל קוסמיים שנוצרו מהמפץ הגדול.
Büyük Patlama'dan geri kalan kozmik mikrodalga arkaplan radyasyonu.خلفية الإشعاع الكوني الذي نتج عن الإنفجار العظيم.
Büyük Patlama'dan geri kalan kozmik mikrodalga arkaplan radyasyonu.宇宙のマイクロ派です .
Çoğumuzun o kadar eski arabamız bile yok. İçindeki kozmonot da 18 aydır orada ve yalnız.Az űrhajós 18 hónapja él egyedül a bádogdobozban.
Çoğumuzun o kadar eski arabamız bile yok. İçindeki kozmonot da 18 aydır orada ve yalnız.El cosmonauta lleva a bordo de esa lata... ...18 meses... solo.
Çoğumuzun o kadar eski arabamız bile yok. İçindeki kozmonot da 18 aydır orada ve yalnız.Imaginez votre voiture à cet âge. <i>Le cosmonaute est là-haut</i> <i>depuis 18 mois.
Çoğumuzun o kadar eski arabamız bile yok. İçindeki kozmonot da 18 aydır orada ve yalnız.Kita tak ada kereta setua itu. angkasawannya sudah 18 bulan sendirian disitu.
Çoğumuzun o kadar eski arabamız bile yok. İçindeki kozmonot da 18 aydır orada ve yalnız.Um dos cosmonautas está ali metido há 18 meses, sozinho.
Çoğumuzun o kadar eski arabamız bile yok. İçindeki kozmonot da 18 aydır orada ve yalnız.Космонавтът е прекарал 18 месеца в тая консерва... сам.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.1999年 イスタンブールで 地震がありました
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Am locuit într-un cartier plin de viaţă şi diversitate, unde am scris mai multe romane.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Egy sokféleségtől vibráló szomszédságban laktam, ahol több novellámat is írtam.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Ich lebte in einer sehr lebhaften, vielfältigen Nachbarschaft, wo ich einige meiner Romane schrieb.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Ik woonde in een zeer bruisende, diverse buurt waar ik verschillende van mijn romans schreef.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Jag bodde i ett mycket levande, skiftande grannskap där jag skrev flera av mina romaner.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.J'ai vécu dans un quartier très dynamique, diversifié où j'ai écrit plusieurs de mes romans.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.전 정말로 생기 있고 다양한 사람들과 함께 살았어요. 거기서 전 몇 편의 소설을 썼어요.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Mieszkałam w bardzo wibrującej, różnorodnej dzielnicy, gdzie napisałam kilka swoich powieści.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Tôi sống trong một khu xóm sôi động, đa dạng, nơi tôi đã viết vài quyển tiểu thuyết.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Vivía en un vecindario vibrante y diverso donde escribí varias de mis novelas.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Vivi num bairro muito vibrante, diverso onde escrevi vários dos meus romances.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Žila jsem v hodně živé, různorodé čtvrti, kde jsem napsala několik románů.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Ζούσα σε μια γειτονιά με πολλή ζωντάνια και διαφορετικότητα, όπου έγραψα αρκετά από τα μυθιστορήματά μου.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Живях в много жизнен, разнообразен квартал, където написах няколко от моите романи.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Я жила в очень живом, многообразном районе, где я написала несколько своих романов.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Я мешкала у дуже жвавому і різнобарвному районі, де написала кілька романів.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.חייתי בשכונה ססגונית ומגוונת ובה כתבתי כמה מספריי.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.سكنت في حي متنوع ونابض بالحياة وهناك كتبت عددا من رواياتي.
Çünkü, diyebilirsiniz ki; "Bu tip cerrahi de kozmetik olarak sayılabilir."Ai putea spune: " Bine, acest tip de operație ar putea fi considerat chirurgie estetică.
Çünkü, diyebilirsiniz ki; "Bu tip cerrahi de kozmetik olarak sayılabilir."Ale můžete namítnout: "I tento druh operace se dá považovat za kosmetickou."
Çünkü, diyebilirsiniz ki; "Bu tip cerrahi de kozmetik olarak sayılabilir."Bo można by powiedzieć: "Cóż, ten typ chirurgii mógłby być uznany za chirurgię kosmetyczną."
Çünkü, diyebilirsiniz ki; "Bu tip cerrahi de kozmetik olarak sayılabilir."För ni säger kanske "Men den här typen av kirurgi kan ju ses som kosmetisk."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod