koyuyorlar ile cümle
koyuyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Evet, yollar yapıyorlar, telefonlar koyuyorlar ve evet, orada televizyon olacak.Estão a construir estradas, a colocar linhas telefónicas, haverá televisão.
Evet, yollar yapıyorlar, telefonlar koyuyorlar ve evet, orada televizyon olacak.Igen, építenek utakat, igen, bekötnek telefonokat, igen, lesz TV.
Evet, yollar yapıyorlar, telefonlar koyuyorlar ve evet, orada televizyon olacak.Jadi benar, mereka membangun jalan, benar, mereka menempatkan telepon, benar, akan ada televisi.
Evet, yollar yapıyorlar, telefonlar koyuyorlar ve evet, orada televizyon olacak.Ja, ze bouwen dus wegen, ja, ze krijgen telefoon, ja, er zal televisie zijn.
Evet, yollar yapıyorlar, telefonlar koyuyorlar ve evet, orada televizyon olacak.그들은 도로를 건설 중이고 전화를 설치 중입니다 텔레비전도 생길 것입니다
Evet, yollar yapıyorlar, telefonlar koyuyorlar ve evet, orada televizyon olacak.Rồi tất nhiên là họ sẽ xây dựng đường xá, xây dựng hệ thống điện thoại, tất nhiên rồi sẽ có truyền hình.
Evet, yollar yapıyorlar, telefonlar koyuyorlar ve evet, orada televizyon olacak.Tak, buduje się drogi, podłącza telefony, tak, będzie telewizja.
Evet, yollar yapıyorlar, telefonlar koyuyorlar ve evet, orada televizyon olacak.Takže ano, staví silnice, zapojují telefony, budou mít televizi.
Evet, yollar yapıyorlar, telefonlar koyuyorlar ve evet, orada televizyon olacak.Und ja, sie sind dabei Straßen zu bauen, ja, sie installieren Telefone, ja, es wird Fernsehen geben.
Evet, yollar yapıyorlar, telefonlar koyuyorlar ve evet, orada televizyon olacak.Ναι λοιπόν, χτίζουν δρόμους, ναι, βάζουν τηλέφωνο, ναι, θα υπάρξει τηλεόραση.
Evet, yollar yapıyorlar, telefonlar koyuyorlar ve evet, orada televizyon olacak.Да, они строят дороги, да они проводят телефонные сети, да, будет телевидение.
Evet, yollar yapıyorlar, telefonlar koyuyorlar ve evet, orada televizyon olacak.Да, строят пътища; да, прокарват телефон; да, ще има телевизия.
Evet, yollar yapıyorlar, telefonlar koyuyorlar ve evet, orada televizyon olacak.Так, вони будують дороги, так, вони встановлюють телефони, так, у них буде телебачення.
Evet, yollar yapıyorlar, telefonlar koyuyorlar ve evet, orada televizyon olacak.כן, הם בונים דרכים. כן, הם מתקינים טלפונים, כן, תהיה להם טלוויזיה.
Evet, yollar yapıyorlar, telefonlar koyuyorlar ve evet, orada televizyon olacak.إذاً نعم، أنهم يشيدون الطرق، نعم، أنهم ينشئون الهواتف، نعم، سيكون هناك تلفاز.
Evet, yollar yapıyorlar, telefonlar koyuyorlar ve evet, orada televizyon olacak.そしてテレビも登場するでしょう しかし6歳から12歳の子供たちは
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.Alcuni hanno messo anche cartelli su questa balena nel mondo reale (Risate) -- .
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.A lidé začali umisťovat transparenty i ve skutečném světě -- (smích) -- o této velrybě.
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.As pessoas desenhavam cartazes na vida real, com esta baleia. (Risos)
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.Dan orang-orang mulai memasang tanda di dunia nyata -- (tertawa) -- tentang si ikan paus ini.
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.Iar oamenii au ridicat semne în lumea reala -- (Râsete) -- despre această balenă.
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.심지어 스플래쉬를 사용한 실제 게시물을 만들어 붙이기까지 했어요. (웃음) --
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.Les gens affichèrent des pancartes dans le monde physique -- (Rires) -- à propos de cette baleine
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.Ljudje so tudi v fizičnem svetu postavljali napise (smeh) -- v zvezi s tem kitom.
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.Ľudia vylepovali plagáty v reálnom svete -- (Smiech) -- o tejto veľrybe.
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.Ludzie w realu tworzyli transparenty... (Śmiech) O tym wielorybie.
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.Mensen zetten bordjes neer in de echte wereld -- -- over deze walvis.
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.Och folk satte upp skyltar ute i den riktiga världen -- (Skratt) -- om den här valen.
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.Og folk begyndte at sætte skilte op ude i den rigtige verden - (Latter) - med den her hval.
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.Und die Leute stellten Schilder auf, in der realen Welt, (Lachen) - alles wegen dieses Wals.
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.Và mọi người đã đều đặt bút kí tên (Cười) - về loài cá voi này
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında. Ve bu da son oydu.És az emberek táblákat állítottak a való világban -- (Nevetés) -- erről a bálnáról.
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.Y la gente estaba poniendo anuncios en el mundo real... (Risas) acerca de esta ballena.
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.Και υπήρχαν άνθρωποι που αναρτούσαν πινακίδες στον αληθινό κόσμο (Γέλια) για αυτήν την φάλαινα.
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.В реальном мире появились лозунги в его поддержку. (Смех)
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.І люди здіймали транспаранти в реальному світі - (Сміх) - за цього кита.
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.Хората издигаха лозунги в реалния свят... (Смях)... в подкрепа на този кит.
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.ואנשים שמו שלטים גם בעולם האמיתי -- (צחוק בקהל) -- על הלוויתן הזה.
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.وكان الناس يضعون علامات في العالم الحقيقي -- (ضحك) -- عن هذا الحوت.
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.[校長先生 この壁をなくして] (会場から笑い)
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Chi sono loro per mettere delle stelle affianco al cibo di qualcun altro?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Cine sunt ei sa puna stele langa mancarea altcuiva?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Họ là ai mà cho mình cái quyền đặt ra bao nhiêu sao cho thức ăn của người khác chứ?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Jakie oni niby mają prawo, żeby oceniać dania innych za pomocą gwiazdek?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?아니, 지네들이 모라고, 남의 음식에다가 별을 매깁니까?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Qui sont-ils pour mettre des étoiles à côté de la nourriture de quelqu'un ?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Siapa yang meletakkan bintang di samping makanan orang lain?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Vem är dom som sätter en stjärna vid någons mat?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Wer sind die um Sterne für andere Essen zu geben?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Wie zijn zij om sterren naast het eten van iemand anders te zetten?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Ποιός βάζει αστέρια δίπλα στο φαγητό κάποιου;
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Кто они такие, чтобы ставить звезды напротив чьей-то еды?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?من هؤلاء الذين يضعون نجوم بجانب طعام شخص أخر؟
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?けど、星をつける基準がただ"美味い!" っていうだけじゃなくて
Köşeye bir tane koyuyorlar ve tuzağa düşmeni bekliyorlar.Así que solo ponte en la esquina esperando que caiga.
Köşeye bir tane koyuyorlar ve tuzağa düşmeni bekliyorlar.Così ti mettono all angolo in attesa che ci caschi.
Köşeye bir tane koyuyorlar ve tuzağa düşmeni bekliyorlar.Jadi itu hanya menempatkanmu di pojok menunggumu gagal untuknya
Köşeye bir tane koyuyorlar ve tuzağa düşmeni bekliyorlar.Слагат я в ъгъла и чака да се хванете.
Köşeye bir tane koyuyorlar ve tuzağa düşmeni bekliyorlar.インターネットで、こんな部品が手に入る。
Ve bunlar aynı zamanda merakı da ortaya koyuyorlar.Apoi punctele mai exprimă curiozitate.
İlgili Sayfalar