Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.А овцете Ми пасат утъпканото от вашите нозе, и пият вода, размътена с вашите нозе.
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.так что овцы Мои должны питаться тем, что потоптано ногами вашими, и пить то, чтовозмущено ногами вашими?
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.וצאני מרמס רגליכם תרעינה ומרפש רגליכם תשתינה׃
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.وغنمي ترعى من دوس اقدامكم وتشرب من كدر ارجلكم
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.至 於 我 的 羊 、 只 得 喫 你 們 所 踐 踏 的 、 喝 你 們 所 攪 渾 的
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.至於 我 的 羊 、 只 得 喫 你 們所踐踏 的 、 喝 你 們所攪渾的
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,ak mi nedobrorečily jeho bedrá, a nehrial sa zo strihu mojich oviec;
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,fără ca inima lui să mă fi binecuvîntat, fără să fi fost încălzit de lîna mieilor mei;
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,Haben mich nicht gesegnet seine Lenden, da er von den Fellen meiner Lämmer erwärmt ward?
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,Hogyha nem áldottak engem az õ ágyékai, és az én juhaim gyapjából fel nem melegedett;
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,in če me ni blagoslavljalo ledje njegovo in če se z volno mojih ovac ni ogreval,
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,Jeźliże mi nie błogosławiły biodra jego, że się wełną owiec moich zagrzał;
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,jos hänen lanteensa eivät minua siunanneet eikä hän saanut lämmitellä minun karitsaini villoilla,
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,나의 양털로 그 몸을 더웁게 입혀서 그로 나를 위하여 복을 빌게하지 아니하였던가
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,kuhangatkan dia dengan kain wol dari dombaku sendiri, maka ia akan memuji aku dengan segenap hati
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,Måste ej fastmer hans länd välsigna mig, och fick han ej värma sig i ull av mina lamm?
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,Måtte ikke hans lender velsigne mig, fordi han fikk varme sig med ull av mine får?
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,Nedobrořečila-li mi bedra jeho, že rounem beranů mých se zahřel?
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,Nếu lòng người không chúc phước cho tôi , Và người không nhờ lông chiên tôi mà được ấm_áp ;
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,Nếu lòng người không chúc phước cho tôi, Và người không nhờ lông chiên tôi mà được ấm áp;
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,Sans que ses reins m`aient béni, Sans qu`il ait été réchauffé par la toison de mes agneaux;
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,se non hanno dovuto benedirmi i suoi fianchi, o con la lana dei miei agnelli non si è riscaldato
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,se os seus lombos não me abençoaram, se ele não se aquentava com os velos dos meus cordeiros;
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,si no me bendijeron sus lomos ni se abrigó con el vellón de mis ovejas
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,visselig nej, hans Hofter velsigned mig, når han varmed sig i Uld af mine Lam.
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,αν οι νεφροι αυτου δεν με ευλογησαν και δεν εθερμανθη με το μαλλιον των προβατων μου,
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,И не са ме благославяли чреслата му, Като се е стоплял с вълната от овцете ми;
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,не благословляли ли меня чресла его, и не был ли он согрет шерстью овец моих?
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,אם לא ברכוני חלצו ומגז כבשי יתחמם׃
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,ان لم تباركني حقواه وقد استدفأ بجزّة غنمي.
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,我 若 不 使 他 因 我 羊 的 毛 得 煖 、 為 我 祝 福
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,我 若 不 使 他 因 我 羊 的 毛得煖 、 為 我 祝福
Koyunlarımızı güderken, yanlarında kaldığımız sürece gece gündüz bizi korudular.bili so nam kakor zidovje po noči in po dnevi, dokler smo pri njih pasli ovce.
Koyunlarımızı güderken, yanlarında kaldığımız sürece gece gündüz bizi korudular.De var en Mur om os både Nat og Dag, i al den Tid vi vogtede Småkvæget i Nærheden af dem.
Koyunlarımızı güderken, yanlarında kaldığımız sürece gece gündüz bizi korudular.De var som en mur omkring oss både natt og dag i all den tid vi var sammen med dem og gjætte småfeet.
Koyunlarımızı güderken, yanlarında kaldığımız sürece gece gündüz bizi korudular.우리가 양을 지키는 동안에 그들이 우리와 함께 있어 밤낮 우리에게 담이 되었음이라
Koyunlarımızı güderken, yanlarında kaldığımız sürece gece gündüz bizi korudular.Místo zdi byli nám v noci i ve dne po všecky dny, dokudž jsme s nimi byli, pasouce stáda.
Koyunlarımızı güderken, yanlarında kaldığımız sürece gece gündüz bizi korudular.Múrom nám boli i vnoci i vodne po všetky dni, čo sme boli s nimi pasúc stádo.
Koyunlarımızı güderken, yanlarında kaldığımız sürece gece gündüz bizi korudular.Ne-au fost zid şi zi şi noapte, în tot timpul cît am fost cu ei, la păscutul turmelor.
Koyunlarımızı güderken, yanlarında kaldığımız sürece gece gündüz bizi korudular.Siang malam mereka melindungi kami selama kami menggembalakan kambing domba di dekat mereka
Koyunlarımızı güderken, yanlarında kaldığımız sürece gece gündüz bizi korudular.sondern sie sind unsre Mauern gewesen Tag und Nacht, solange wir die Schafe bei ihnen gehütet haben.
Koyunlarımızı güderken, yanlarında kaldığımız sürece gece gündüz bizi korudular.они были для нас оградою и днем и ночью во все время, когда мы пасли стада вблизиих;
Koyunlarımızı güderken, yanlarında kaldığımız sürece gece gündüz bizi korudular.те бяха като стена около нас и денем и нощем през всичкото време, докато бяхме с тях и пасяхме овците.
Koyunlarımızı güderken, yanlarında kaldığımız sürece gece gündüz bizi korudular.חומה היו עלינו גם לילה גם יומם כל ימי היותנו עמם רעים הצאן׃
Koyunlarımızı güderken, yanlarında kaldığımız sürece gece gündüz bizi korudular.كانوا سورا لنا ليلا ونهارا كل الايام التي كنا فيها معهم نرعى الغنم.
Koyunlarımızı güderken, yanlarında kaldığımız sürece gece gündüz bizi korudular.我 們 在 他 們 那 裡 牧 羊 的 時 候 、 他 們 晝 夜 作 我 們 的 保 障
Koyunlarımızı güderken, yanlarında kaldığımız sürece gece gündüz bizi korudular.我 們在 他 們 那 裡 牧羊 的 時候 、 他 們晝 夜作 我 們 的 保障
Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler.As minhas ovelhas ouvem a minha voz, e eu as conheço, e elas me seguem;
Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler.Az én juhaim hallják az én szómat, és én ismerem õket, és követnek engem:
Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler.Chiên ta nghe tiếng ta , ta quen nó , và nó theo ta .
Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler.Chiên ta nghe tiếng ta, ta quen nó, và nó theo ta.
Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler.Denn meine Schafe hören meine Stimme, und ich kenne sie; und sie folgen mir,
Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler.Domba-domba-Ku mendengarkan suara-Ku. Aku kenal mereka, dan mereka mengikuti Aku
Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler.내 양은 내 음성을 들으며 나는 저희를 알며 저희는 나를 따르느니라
Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler.Le mie pecore ascoltano la mia voce e io le conosco ed esse mi seguono
Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler.Mes brebis entendent ma voix; je les connais, et elles me suivent.
Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler.Mijn schapen luisteren naar mijn stem en Ik ken ze. Zij volgen Mij en Ik geef hun eeuwig leven.
Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler.Mina får lyssna till min röst, och jag känner dem, och de följa mig.
Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler.Mine Får høre min Røst, og jeg kender dem, og de følge mig,
Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler.Mine får hører min røst, og jeg kjenner dem, og de følger mig,