koymuş ile cümle

koymuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
(Kupa Papaz ve Maça Papaz'ı koymuştur.)(Ebből kivételt képeznek a káplánok és egyes szerzetes papok.)
Ailesi Piper adını Amerikalı aktris Piper Laurie'den esinlenerek koymuştur.Nevét Piper Laurie színésznő után kapta.
Carl von Linde, bu makineyi üretmeyi kafaya koymuştu.Carl von Linné sai aikaan vallankumouksen kasvitieteessä.
Ayrıca yeni yasalar yürürlüğe koymuşlardır.Sen sijaan heidän tuli tehdä lait suoraan.
2004 yılında BBC'nin yapmış olduğu bir araştırma ABD halkının %10'unun Tanrı'ya inanmadığını ortaya koymuştur.BBC:n Isossa-Britanniassa vuonna 2004 tekemässä kyselyssä uskonnottomia oli 40 % väestöstä.
Fakat altı tane gaz sıvılaşmaya karşı koymuştu bu yüzden o zamanlar bu gazlara “sabit gazlar” denmişti.Έξι αέρια, όμως, αντιστεκόντουσαν σε κάθε προσπάθεια υγροποίησης και ήταν γνωστά τότε ως "μόνιμα αέρια".
Bunun için de ortaya, 10 yıllık bir şilt koymuştu.Στη συνέχεια γνώρισε μια δεκαετία κάμψης.
Bütün bunların etkisiyle ordu yönetime el koymuştu.Με τις ενέργειες αυτές κατάφερε να θέσει ολόκληρο το στράτευμα υπό τον έλεγχό του.
Kendisi için hazırlattığı kaya mezara İsa'yı koymuştur.Η Σταύρωση και ο βράχος επάνω στον οποίο στάθηκε ο Ιησούς.
19. yüzyılın başlarında birkaç biyolog hücrenin önemini ortaya koymuştur.Στις αρχές του 19ου αιώνα πολλοί βιολόγοι επεσήμαναν την σημαντικότητα του κυττάρου.
Burada ilkesel bir kavram olarak irade kavramını ortaya koymuştur.Απεκάλυψε μια κρυμμένη έκφρασή της.
Ailesi Piper adını Amerikalı aktris Piper Laurie'den esinlenerek koymuştur.Hendes forældre valgte at navngive hende efter skuespilleren Piper Laurie.
Bella çoktan bebeğine isim koymuştur.Baby har fået et navn!
Carl von Linde, bu makineyi üretmeyi kafaya koymuştu.Carl von Linde – opfandt mekanisk køling.
Yaklaşık 200 kitaba imzasını koymuştur.Han indlæste også omkring 200 lydbøger.
Ailesi Piper adını Amerikalı aktris Piper Laurie'den esinlenerek koymuştur.Hennes foreldre valgte navnet hennes etter skuespillerinnen Piper Laurie.
Fakat altı tane gaz sıvılaşmaya karşı koymuştu bu yüzden o zamanlar bu gazlara “sabit gazlar” denmişti.Seks gasser lot seg imidlertid ikke kondensere og var da kjent som «permanente gasser».
Sert Rusya kışı tüm etkisini ortaya koymuştu.Den fulle tyngden av den harde russiske vinteren satte inn.
Ayrıca yeni yasalar yürürlüğe koymuşlardır.Nye lover ble også vedtatt.
Ayrıca kardeşinin ismini de Gladys koymuştur, ama şu anda ölmüştür.Hadde også en søster ved navn Gladys, som er død.
Köprünün adını da bizzat kendisi koymuştur.Sistnevnte har også gitt navn til broen.
Ayrıca kardeşinin ismini de Gladys koymuştur, ama şu anda ölmüştür.Dia juga mempunyai adiknya bernama Gladys, yang sekarang mati.
Vesalius insan kadavraları üzerindeki çalışmalarıyla, Galen’in anatomi görüşündeki sorunları ortaya koymuştur.Karya dari Vesalius tentang mayat manusia mendapat masalah dengan pandangan anatomi Galenic.
Elizabeth Kerstin'in cebine kendine yardım edilmesini isteyen bir kâğıt yazıp koymuştu.Secarik surat dari Elisabeth meminta pertolongan ditemukan di saku Kerstin.
50 yıllık kariyerinde Campbell 70'in üstünde albüme imzasını koymuştur.Với hơn 50 năm sự nghiệp, Campbell đã cho phát hành tới hơn 70 album.
19 Haziran 1990'da imzalanan Schengen Anlaşmasını Uygulama Konvensiyonu ise anlaşmayı uygulamaya koymuştur.Bài chi tiết: Hiệp ước Schengen Ngày 19 tháng 6 năm 1990, Hiệp ước Schengen được thoả thuận xong.
İlk kız çocukları 9 aylık iken öldüğü için ikincisinin adını da onun anısına aynı koymuşlardır.Đứa con gái đầu chết lúc 9 tháng tuổi, và họ đặt tên đứa con gái thứ hai theo tên cô con gái đầu lòng.
Bunun sonucu Aryan tezini ortaya koymuştur.Cùng lúc đó, Aryan cũng tìm thấy nhiều bằng chứng.
Ayrıca kardeşinin ismini de Gladys koymuştur, ama şu anda ölmüştür.Con gái bà, cũng mang tên Clotilde, đã mất vào khoảng thời gian này.
19. yüzyılın başlarında birkaç biyolog hücrenin önemini ortaya koymuştur.Vào đầu thế kỷ 19, một số nhà sinh học đã chỉ ra tầm quan trọng của tế bào.
Syd Barrett grubun adını Pink Anderson ve Floyd Council adlı iki blues müzisyeninden etkilenerek koymuştu.Nó được ghép từ tên của hai nghệ sĩ Blue, mà Barrett sưu tập đĩa, là: Pink Anderson và Floyd Council.
Halikarnas Balıkçısı bu adaya Gülen adını koymuştur.Người dân đặt tên cho đảo theo loài cá này.
Goethe, Faust'unda evrensel bir insan tragedyası ortaya koymuştur.Trong sách dân gian, Faust chết một cách bi thảm.
(Sinek Papaz'ı koymuştur.)(Hoàng đế Thăng Bình tức vua Lê Hoàn).
Tarih Bir açının derecesine karşı radyan ölçü kavramını 1714 yılında Roger Cotes ortaya koymuştu.Có nguồn xem Roger Cotes là người đưa ra khái niệm radian vào năm 1714.
Örneğin; anadili İngilizce olmayan bir işçi, sıvı madde içeren bir şişeyi ısıtıcının hemen yanına koymuştur.たとえば、英語ネイティブでない従業員が可燃性の液体の入ったドラム缶をヒーターの側に置いてしまう、という事故がある。
2006 yılında Arjantin mahkemeleri örgütü insanlığa karşı suçlar kapsamına koymuştur.2006年12月、アルゼンチン連邦裁判所は、アルゼンチン反共同盟の行った犯罪行為が人道に対する罪にあたる、との判決を下した。
3 Şubat 2015 tarihinde TMSF şirket yönetiminin %63'üne el koymuştur.2015年2月3日、トルコ預金保険機構(TMSF)が株式の63パーセントを差し押さえた。
(Kısaca CTOC)) yürürlüğe koymuştur.突く (歩を)前進させること。
Ancak müşteri, Geyşa Birliği'nin koymuş olduğu kurallara uymak zorundadır.ジオキャッシングをプレーする上で、ジオキャッシャーが遵守しなければならないルールがいくつかある。
1950'lerin başlarında, kalıplanmış plastik yemek takımlarının artan kullanımı bir dizi sorun ortaya koymuştur.1950年代になると、プラスティック材を金型に射出したプロペラが市販された。
Bakugan kurallarının çoğunu o koymuştur.バズーカドッグを多数従えている。
1946'da evlat edindikleri bu çocuğa Anthony Brian adını koymuşlardır.アルバート王子は、1853年にはこの橋が彼の名前にちなんで名付けられることに同意していた。
(Sinek Papaz'ı koymuştur.)(金剛寺に寄進されている。
19. yüzyılın başlarında birkaç biyolog hücrenin önemini ortaya koymuştur.在19世纪早期,大量生物学家都指出了细胞的重要性。
Sonra dayısının zihnine sahte anılar koymuştur.他叔父的手稿在他腦子裡留下深刻的印象。
Oysa Kuasar spektrumları ağır elementlerin varlığını ortaya koymuştur, IGM’de daha önceki dönemlerde.但是,類星體的光譜顯示早期的IGM已經有重元素的存在。
Ayrıca yeni yasalar yürürlüğe koymuşlardır.另外,它还负责颁布新的法律。
İntikam cephede kendine has isim koymuştu.致令其更名為關羽立志報仇。
Teğmen yavru ayıya memleketinin isminden yola çıkarak Winnipeg, kısaca Winnie adını koymuş.著名的卡通画《小熊维尼》中,维尼的名字就是温尼伯的缩写。
Daha sonrakileri yalnız başına yazmasına rağmen Anne eşinin adını bu romanlara da koymuştu.在漫画的封面上除了有自己的名字外,下方还注释着妹妹的笔名。
19 Haziran 1990'da imzalanan Schengen Anlaşmasını Uygulama Konvensiyonu ise anlaşmayı uygulamaya koymuştur.이 협정을 시행하기 위한 제2차 솅겐 협정은 1990년 6월 19일에 서명했다.
İki kez de ABD Senatosu'na girmek için adaylığını koymuştur fakat başarısız olmuştur.더욱이 그는 진보당 소속으로 미국 의회에 입성하려 두 번이나 시도했으나 당선되지는 못했다.
Bu eleştirilere "birilerinin bu savaşın iğrençliğini duyurması gerekiyordu" diyerek karşı koymuştur.언젠가는 이 전쟁의 실상을 글로 써주셨으면 좋겠다"라는 통고를 받았던 것이다.
Teğmen yavru ayıya memleketinin isminden yola çıkarak Winnipeg, kısaca Winnie adını koymuş.그는 그의 집이 있던 위니펙(Winnipeg)을 따서 곰의 이름으로 붙였고, 위니가 애칭이 되었다.
Bu sergiden sonra dekonstrüktivizim akımı ile özdeşleştirilmiş birçok mimar bu kavrama mesafe koymuştur.이 때부터 해체주의에 참여한 많은 건축가들이 이 용어와 거리를 두었다.
Fakat yapılan çalışmalar sağlıklı bir kişide böyle bir etkisi olmadığını ortaya koymuştur.이 물질은 의도한 것과는 달리 피부병에 어떤 효능이 있다는 사실을 밝혀내지 못하였다.
Hatta bununla ilgili kesin kanunlar koymuşlardır.גם על אלה חלים חוקי קניין.
Elle'nin hiç parası yoktur ve zorba annesi Sage'in kredi kartına el koymuştur.מתברר שלאל אין כסף זמין, ושכרטיס האשראי של סייג' הוחרם על ידי אמה, אשת העסקים השתלטנית.
Kane onun yaşamına ve kariyerine nokta koymuştu.בכך סיכנה את הקריירה שלה ואת חייה.

İlgili Sayfalar