koymuş ile cümle

koymuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sanatçı ayrıca 2001'deki dünya turunun ismini de "Drowned World Tour" koymuştur."Lo Que Siente La Mujer" fez parte da digressão mundial "Drowned World Tour" de 2001.
Sonra dayısının zihnine sahte anılar koymuştur.Além disso, bota juízo na cabeça do pai.
Hollandalı kolonistler, şehrin ismini Breukelen, Hollanda'dan esinlenerek koymuşlardır.Nova Iorque foi originalmente colonizado por neerlandeses, que chamaram a região de Novos Países Baixos.
Zamanda yolculuk yapıp geçmişi değiştirmeyi kafasına koymuştur.Faz viagens no tempo e muda o presente.
Mahalleye ilk yerleşenler mahallenin adını önceleri Göce Viran olarak koymuşlar.É claro que os primeiros habitantes da região acabaram por adotar o nome .
Dört zamanlı içten yanmalı motorun çalışma prensibini ortaya koymuştur.Criou o princípio do motor de combustão interna de quatro tempos.
Kanala bir dönem TMSF el koymuştur.O canal substituiu o TMF.
Kendisi için hazırlattığı kaya mezara İsa'yı koymuştur.Foi sepultado na igreja dos jesuítas que ele decorara.
İki kez de ABD Senatosu'na girmek için adaylığını koymuştur fakat başarısız olmuştur.Por duas vezes tentou se eleger deputada estadual, mas não conseguiu.
Araştırmaları sonucu belleğin çözülme yasalarını ortaya koymuştur.Seu conhecimento conduz a conclusões sobre o mecanismo de reação.
Rebellion şovunda kemerini bir kafes maçında koruyup feuda noktayı koymuştur.A cobra teria sido contrabandeada para o seu quarto em uma cesta de figos.
Yaklaşık 200 kitaba imzasını koymuştur.Escreveu aproximadamente cem títulos.
Ancak müşteri, Geyşa Birliği'nin koymuş olduğu kurallara uymak zorundadır.Gerstengrund laat zijn bestuurstaken uitvoeren door de stad Geisa.
İlk kız çocukları 9 aylık iken öldüğü için ikincisinin adını da onun anısına aynı koymuşlardır.Hun eerste dochter overleed op een leeftijd van negen maanden, hun tweede dochter noemden ze naar haar.
İnsanlar artık onu bir süper kahraman gibi görmüşlerdir ve adını Martian Manhunter koymuşlardır.Het volk ziet dit als een heldendaad en benoemt hem tot sheriff.
6 millik uçuşta balonun sepetine bir horoz, bir ördek ve bir koyun koymuşlardır.In de luchtballon zaten een eend, een haan en een schaap.
Katolik kilisesi André Gide'in eserlerini 1952 yılında Yasak kitaplar listesi'ne koymuştur.In 1952 zette de Rooms-Katholieke Kerk zijn werk op de lijst van verboden boeken.
Syd Barrett grubun adını Pink Anderson ve Floyd Council adlı iki blues müzisyeninden etkilenerek koymuştu.Pink en Floyd verwijzen naar twee bluesmuzikanten, Pink Anderson en Floyd Council.
(Sinek Papaz'ı koymuştur.)(Hij bestookte de USS Begall.)
2003'te yapılan DNA karşılaştırması ise türün muhtemelen yeni bir alt tür olduğunu ortaya koymuştur.Omdat de soort in 2009 voor het laatst is waargenomen, bestaat het vermoeden dat de soort is uitgestorven.
Gözlemler her beş kişiden birinin iyi bir alıcı olduğunu ortaya koymuştur.Men streefde er ook naar dat één op de vijf waarnemers een vrouw zou zijn.
Bu adı İranlılar koymuştur.Stosuje się tylko irlandzkie nazwy.
Tarihçiler birçok düşünceler ortaya koymuşlardır.Również historycy podają wiele możliwych wersji wydarzeń.
Resimde, erkek sol eliyle kadının omuzunu sararken, diğer elini kadının göğsüne koymuş.Lewą rękę oparł on na ramieniu żony.
En erken incelemelere kadar yapılan çalışmalar bunu ortaya koymuştur.Ostateczny proces doprowadzający go do oświecenia wyglądał następująco.
Gözlemler, yıldız etrafındaki madde içinde bulunan sarmal bir yapıyı ortaya koymuştur.Obserwacje wykonane w obserwatorium ALMA pokazały skomplikowaną strukturę materii wokół gwiazdy.
Zamanda yolculuk yapıp geçmişi değiştirmeyi kafasına koymuştur.Może podróżować w czasie i niekiedy zmieniać przyszłość.
19. yüzyılın başlarında birkaç biyolog hücrenin önemini ortaya koymuştur.Under 1800-talets början pekade ett antal biologer på cellens centrala betydelse.
İlk kız çocukları 9 aylık iken öldüğü için ikincisinin adını da onun anısına aynı koymuşlardır.Den första dottern dog vid nio månader ålder och den andra dottern uppkallades efter den första.
Bir eğilime göre darbenin başarısı, geçmiş devrimci anlayışın yanlışlığını ortaya koymuştur.Just for fun: historien om hur jag blev revolutionär av misstag.
Suadiye'nin ismi buradan gelmektedir ve bu adı ona anneannesi koymuştur.Sitt mellannamn, Hiley, bar han efter sin mormor.
Burada ilkesel bir kavram olarak irade kavramını ortaya koymuştur.Det är här han introducerar sitt berömda kategoriska imperativ.
Bütün bunların etkisiyle ordu yönetime el koymuştu.I ett tjänstelän behöll länsmannen allt.
Tıpkı radyonun sesi ilettiği gibi havadan görüntüyü iletmeyi aklına koymuştu.Він мріяв про те, щоб так само, як звук, передавати по радіо зображення.
Ailesi Piper adını Amerikalı aktris Piper Laurie'den esinlenerek koymuştur.Батьки назвали доньку на честь актриси Пайпер Лорі.
Öz ısı kavramını Joseph Black adlı bir fizikçi ve kimyacı ortaya koymuştur.Поняття теплоємності ввів шотландський фізик і хімік Джозеф Блек.
Bunun sonucu Aryan tezini ortaya koymuştur.Джастін змушений розкрити причину.
Tüm tebliğlerde; "TSK yönetime el koymuştur.Де за спогадами, «лікував великих людей у ЦК».
Sonra dayısının zihnine sahte anılar koymuştur.На зборах засновників обраний його головою.
2006 yılında Arjantin mahkemeleri örgütü insanlığa karşı suçlar kapsamına koymuştur.V roce 2006 označil argentinský soud vládní zločiny ze 70. let za zločiny proti lidskosti a genocidu.
Yaklaşık 200 kitaba imzasını koymuştur.Napsal okolo dvou set knih.
Katolik kilisesi André Gide'in eserlerini 1952 yılında Yasak kitaplar listesi'ne koymuştur.Katolická církev zařadila v roce 1952 jeho spisy na Index zakázaných knih.
Bu yaklaşım ise TKK felsefesi ve İstatistiksel Proses Kontrol (İPK) yaklaşımını ortaya koymuştur.K tomu stanoví metodiku statistických zjišťování včetně programu statistických zjišťování.
Hayranları Ona Kata ismini koymuşlardır.Fanoušek v první řadě mu ho půjčí.
Ayrıca yeni yasalar yürürlüğe koymuşlardır.Postaví se za ně nový zákon.
Böylece Indiana Pacers Play-off'a kendisi de kariyerine nokta koymuştur.Mimo gólu do sítě Paderbornu si dal i vlastní gól.
Buraya yerleşen ilk insanlar topraktaki bereketi fark eder ve adını Akçaşar koymuşlar.Prvními známými vlastníky jsou Nižaté, kteří zde postavili tvrz.
Bunun sonucu Aryan tezini ortaya koymuştur.Acest fapt a declanșat problema kareliană.
Fakat bulgular “tekrar” olmadan da hatırlamanın mümkün olduğunu ortaya koymuştur.Și puteau să spună "da" referindu-se la "nu" în același timp.
Gnostisizm ise Hristiyan dogmatizmine akılcılık yaklaşımını benimseyerek karşı koymuştur.Doctrina sa va fi în concurență cu creștinismul, față de care a avut o atitudine critică.
Bir bölümde kendisini Al Gore'un yerine koymuştur.La aceasta a contribuit însuși Al.
Kane onun yaşamına ve kariyerine nokta koymuştu.Sam își riscă viața și cariera.
Bu yaklaşım ise TKK felsefesi ve İstatistiksel Proses Kontrol (İPK) yaklaşımını ortaya koymuştur.În acest fel am demonstrat ierarhia programului nostru: Controlor-Model-Vizualizare.
Bunun sonucu Aryan tezini ortaya koymuştur.Dahn egyszerűsítette a bizonyítást.
Hegel'in diyalektik mantığı bunun doğru olmadığını meydana koymuştur.A hegeli logika tehát saját maga tagadása.
Köprünün adını da bizzat kendisi koymuştur.A híd is róluk kapta nevét.
(Sinek Papaz'ı koymuştur.)(Költ. a paksi templom felszentelésére.)
Üç parçadan oluşan bu Scionu, Natla ele geçirmeye göz koymuştur.Ebből válogattam ki három részt és neveztem el Szonatinának.
Tarihçiler birçok düşünceler ortaya koymuşlardır.A történészek számos okot sejtenek a háttérben.
İçine resmini de koymuştu.Így lefotózta őt is.

İlgili Sayfalar