koymuş ile cümle

koymuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tuva Türklerinin gıda malzemelerine ve hayvanlarına el koymuşlardır.Doch die presidios blieben von spanischen Lebensmittel- und Waffenlieferungen abhängig.
(Kupa Papaz ve Maça Papaz'ı koymuştur.)(Kapitel Papstgräber und heilige Gegenpäpste).
Bu yaklaşım ise TKK felsefesi ve İstatistiksel Proses Kontrol (İPK) yaklaşımını ortaya koymuştur.Diese kombinierten Ereignisabläufe und Strukturanalyse des NS-Regimes.
2006 yılında Arjantin mahkemeleri örgütü insanlığa karşı suçlar kapsamına koymuştur.Gegen Arancibia wurde 2004 in Argentinien wegen Verbrechen gegen die Menschlichkeit Anklage erhoben.
Dildeki kargaşaya son verilmelidir." anlatımlarıyla ortaya koymuşlar; bunu gerçekleştirmek istemişlerdir.Schlimmer als im Ausland, weil man die eigene Sprache hört“, so ihr Fazit.
Yine de, BET Hammer'ı “Tüm zamanların en iyi dansçıları” listesinde 7 numaraya koymuştur.Néanmoins, BET classe Hammer septième dans sa liste des « meilleurs danseurs de tous les temps ».
Ailesi Piper adını Amerikalı aktris Piper Laurie'den esinlenerek koymuştur.Elle est couronnée par l'actrice américaine Piper Laurie.
İlk kız çocukları 9 aylık iken öldüğü için ikincisinin adını da onun anısına aynı koymuşlardır.Leur première fille meurt à l'âge de 9 mois, et ils baptisent leur deuxième fille du même nom en son honneur.
George Weasley Angelina Johnson ile evlenip ilk çocuklarının adını Fred koymuşlardır.George s'est marié avec Angelina Johnson et a appelé son fils ainé Fred.
Hayranları Ona Kata ismini koymuşlardır.Ses descendants en ont pris le nom.
Carl von Linde, bu makineyi üretmeyi kafaya koymuştu.Carl von Linné a ensuite conservé cette appellation.
Sonra Komiser Zeki, Ateş'i eliyle koymuş gibi bulmuştur.Bientôt le professeur Watson découvre que la main semble vivante.
2006 yılında Arjantin mahkemeleri örgütü insanlığa karşı suçlar kapsamına koymuştur.Cinq militaires liés à cette affaire ont été inculpés en 2006 en Argentine pour crimes contre l'humanité.
Geldiklerin kasabanin ismini koymuşlar.Ce sont elles qui ont donné leur nom à la ville.
Ordudaki asker intiharlarını da istatiklerle yine bu kategoriye koymuştur.D'autres cas de meurtres d'officiers par leurs troupes avaient déjà été relevés dans l'histoire.
Türkiye genelinde 165 kişi bağımsız milletvekilliği için adaylığını koymuştur.Après 1655 les deux groupes nommèrent des agents permanents à Londres.
Bu söz ona çok koymus.Esas palabras lo hirieron mucho.
Gnostisizm ise Hristiyan dogmatizmine akılcılık yaklaşımını benimseyerek karşı koymuştur.La controversia era que el Cristianismo aún tenía que aceptar el concepto de divorcio.
Tıpkı radyonun sesi ilettiği gibi havadan görüntüyü iletmeyi aklına koymuştu.Como si mostrara mis senos por radio.
Kane onun yaşamına ve kariyerine nokta koymuştu.El alcohol afectó a su carrera y a su vida personal.
Kıta kayması kuramını ortaya koymuştur.Reparó el fondo del cúter.
19. yüzyılın başlarında birkaç biyolog hücrenin önemini ortaya koymuştur.A principios del siglo, varios biólogos señalaron a la importancia fundamental de la célula.
Derossi: Sınıf birinciliğine ambargo koymuş biridir.Ejemplo 1: He pasado un bochorno en el salón de clase.
1725'te İngiltere'de bulunan Alman besteci Handel Londra'da Tamerlano adlı operasını sahneye koymuştur.Antes de 1752, en Inglaterra operaba el calendario juliano.
Aynı şekilde, antisemitik söylemlerin bu dönemde moda tabirler olduğunu ortaya koymuştur.También es importante mencionar dentro de los motivos de creación, las necesidades sanitarias de la época.
Analektler VII, 1), birkaç düşünceyi kendi ortaya koymuştur.VIII-U1) La forma en que fueron tratados algunos testigos.
Bunun için de ortaya, 10 yıllık bir şilt koymuştu.A raíz de esto, obtuvo un contrato de diez años.
Üç parçadan oluşan bu Scionu, Natla ele geçirmeye göz koymuştur.Lucy utilizó ese armario tres veces para acceder a Narnia.
Yaklaşık 200 kitaba imzasını koymuştur.Se le atribuye haber escrito más de 200 libros.
Erkek bir elini karısının omzuna koymuş, diğer elinde ise bir rulo tutmaktadır.Su victoria postura es más bien femenina, sosteniendo con una mano en sus caderas, y la otra a su cara.
Tarihçiler birçok düşünceler ortaya koymuşlardır.Gli storici suggeriscono alcune spiegazioni.
19. yüzyılın başlarında birkaç biyolog hücrenin önemini ortaya koymuştur.All'inizio del XIX secolo, un certo numero di biologi riconobbe l'importanza centrale della cellula.
İçine resmini de koymuştu.Lì acquisì anche la sua ombra.
Başka bir araştırmaya göre de sakız çiğnemenin iştah açıcı etkisini ortaya koymuştur.Rapidamente si scopre che il ragazzo ha anche bisogno di un trapianto di fegato.
Fakat altı tane gaz sıvılaşmaya karşı koymuştu bu yüzden o zamanlar bu gazlara “sabit gazlar” denmişti.Sei di loro, comunque, resistevano ancora ai suoi tentativi ed erano noti, al tempo, come "gas permanenti".
Cahit, Kara'nın bir mezara gizlediği bombayı alıp mahkemenin yapılacağı tapınağa önceden koymuştu.Tuttavia, verrà uccisa grazie ad un congegno segreto in una tomba che Cain aveva fatto costruire tempo prima.
Bunun sonucu Aryan tezini ortaya koymuştur.In seguito, Alden scopre la verità.
Başkan, Japonya'ya yapılan savaş uçağı dışsatımlarına da "ahlaki ambargo" koymuştur.Impose poi un "embargo morale" sulle esportazioni degli aerei in Giappone.
Vesalius insan kadavraları üzerindeki çalışmalarıyla, Galen’in anatomi görüşündeki sorunları ortaya koymuştur.Allo stesso modo, Vesalio, studiando cadaveri umani, riscontrò inesattezze nell'anatomia descritta da Galeno.
Bu söz ona çok koymuş.Это слово его сильно задело.
12 yıl sonra kral savaştan döndüğünde, karısı onu öldürmeyi kafasına koymuştur.Десять лет назад, когда полиция наконец схватила его, доктор сошёл с ума.
Fakat 20. yüzyılın 90'lı yıllarında daha fazla merkez bankası enflasyon hedefi koymuştur.Тем не менее, некоторые к последнему десятилетию XIX века уже имели свой флаг.
Üniversitenin adını Lev Gumilev’in, yani, tarihçi – etnolog, Rus bilim adamının şerefine koymuş.Назван в честь русского учёного, историка-этнолога Льва Гумилёва.
(Blöf yapmıştır, aslında karo iki koymuştur.)Дзиппэнся Икку (рус.).
İlk evliliğinde en az 2 düşük yaptığını Tutankhamon'un mezarında bulunan fetüs mumyaları ortaya koymuştur.В этом союзе были две мертворождённые дочери, найденные в гробнице Тутанхамона.
İki kez de ABD Senatosu'na girmek için adaylığını koymuştur fakat başarısız olmuştur.Дважды пытался вернуться в США, но неудачно.
Araştırmaları sonucu belleğin çözülme yasalarını ortaya koymuştur.Вычислительные исследования породили понимание закона.
İlk kız çocukları 9 aylık iken öldüğü için ikincisinin adını da onun anısına aynı koymuşlardır.ماتت الابنة الأولى بعمر تسعة أشهر، وسموا ابنة الثانية باسمها للذكرى.
Ayrıca kardeşinin ismini de Gladys koymuştur, ama şu anda ölmüştür.وبالإضافه إلي ذلك قد قالت بأن لديها أخت تُدعى غلاديس ، ولكنها توفت .
Bella çoktan bebeğine isim koymuştur.ووضعب بيلا الكثير من الأسماء لهذا الطفل.
50 yıllık kariyerinde Campbell 70'in üstünde albüme imzasını koymuştur.وخلال خمسين عاما من مسيرته الفنية، أصدرت كامبل أكثر من 70 ألبوما.
1865 yılında Demokrat Parti'den adaylığını rakibi Abraham Lincoln'e karşı koymuş fakat başarısız olmuştur.في 1610، تم تكليفه من طرف أميرال البحرية بمهمة إلقاء القبض على القرصان بيتر إيستون، إلا أنه فشل في المهمة.
Bir bölümde kendisini Al Gore'un yerine koymuştur.شهد في القطاع الخاص بشكل منفصل عن آل غور.
Sonra dayısının zihnine sahte anılar koymuştur.فتقوم بادخال معلومات خاطئة عن سوزان في عقله.
İçine resmini de koymuştu.وأدرجها بفهرس وضعه.
Hatta bununla ilgili kesin kanunlar koymuşlardır.وعليه لهُ أيضاً حقوقٌ راسخة.
Bunun verdiği hüzünle Tosun Yusuf Mehmet Barış Manço koymuşlar adını.Devido a esse triste acontecimento puseram-lhe o nome de Tosun Yusuf Mehmet Barış Manço.
Derossi: Sınıf birinciliğine ambargo koymuş biridir.Voz masculina: Eles conseguiram tirar alguém da primeira classe?
Ailesi Piper adını Amerikalı aktris Piper Laurie'den esinlenerek koymuştur.Piper tem este nome por causa da atriz Piper Laurie.
19. yüzyılın başlarında birkaç biyolog hücrenin önemini ortaya koymuştur.No início do século XIX, uma série de biólogos fizeram notar a importância crucial das células.

İlgili Sayfalar