Bunun üzerine babasına işaretle çocuğun adını ne koymak istediğini sordular.I skinęli na ojca jego, jako by go chciał nazwać.
Bunun üzerine babasına işaretle çocuğun adını ne koymak istediğini sordular.Ja he kysyivät viittomalla lapsen isältä, minkä nimen hän tahtoi hänelle annettavaksi.
Bunun üzerine babasına işaretle çocuğun adını ne koymak istediğini sordular.그 부친께 형용하여 무엇으로 이름하려 하는가 물으니
Bunun üzerine babasına işaretle çocuğun adını ne koymak istediğini sordular.Lalu dengan isyarat, mereka bertanya kepada Zakharia nama apa yang mau diberikannya kepada anaknya
Bunun üzerine babasına işaretle çocuğun adını ne koymak istediğini sordular.Men de gjorde Tegn til hans Fader om, hvad han vilde, det skulde kaldes.
Bunun üzerine babasına işaretle çocuğun adını ne koymak istediğini sordular.Och de frågade hans fader genom tecken vad han ville att barnet skulle heta.
Bunun üzerine babasına işaretle çocuğun adını ne koymak istediğini sordular.Preguntaban por señas a su padre, cómo quería llamarle
Bunun üzerine babasına işaretle çocuğun adını ne koymak istediğini sordular.Şi au început să facă semne tatălui său, ca să ştie cum ar vrea să -i pună numele.
Bunun üzerine babasına işaretle çocuğun adını ne koymak istediğini sordular.Und sie winkten seinem Vater, wie er ihn wollte heißen lassen.
Bunun üzerine babasına işaretle çocuğun adını ne koymak istediğini sordular.Ηρωτων δε δια νευματων τον πατερα αυτου τι ονομα ηθελε να δοθη εις αυτο.
Bunun üzerine babasına işaretle çocuğun adını ne koymak istediğini sordular.И запитаха баща му със знакове, как би искал той да го нарекат.
Bunun üzerine babasına işaretle çocuğun adını ne koymak istediğini sordular.И спрашивали знаками у отца его, как бы он хотел назвать его.
Bunun üzerine babasına işaretle çocuğun adını ne koymak istediğini sordular.Кивали ж батькові його, як схотів би назвати його.
Bunun üzerine babasına işaretle çocuğun adını ne koymak istediğini sordular.וירמזו אל אביו לדעת מה השם אשר יחפץ להקרא לו׃
Bunun üzerine babasına işaretle çocuğun adını ne koymak istediğini sordular.ثم اومأوا الى ابيه ماذا يريد ان يسمى.
Bunun üzerine babasına işaretle çocuğun adını ne koymak istediğini sordular.他 們 就 向 他 父 親 打 手 式 、 問 他 要 叫 這 孩 子 甚 麼 名 字
Bunun üzerine babasına işaretle çocuğun adını ne koymak istediğini sordular.他 們 就 向 他 父親 打手式 、 問他 要 叫這 孩子 甚 麼 名字
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Aby to zrobić, musimy z powrotem posadzić za kierownicą Was — użytkowników.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Để thực hiện điều đó, chúng tôi phải đặt bạn vào vị trí của tài xế.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.E per farlo, dobbiamo mettere l'utente al sedile di guida.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Hogy ezt megtehessük, vissza kell ültetnünk a felhasználót a vezetőülésbe.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.그렇게 하기 위해서, 여러분이 스스로 검색을 주도할 수 있어야 합니다.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Om dat mogelijk te maken, moeten we jou als gebruiker terug aan het stuur zetten.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Pentru a face asta, trebuie să te punem pe tine ca utilizator în scaunul şoferului.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Pour cela, nous devons remettre l'utilisateur en position de contrôle.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Um Ihnen dies zu ermöglichen, müssen wir Sie zurück auf den Fahrersitz setzen.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Y para eso hacerlo te ponemos, como usuario, en el asiento del conductor.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Για να το κάνουμε αυτό, πρέπει να σε βάλουμε σαν χρήστη πίσω στη θέση του οδηγού.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Для цього необхідно пересадити користувача назад у водійське сидіння.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Для этого надо пересадить пользователя обратно в водительское кресло.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Искаме да навигираме, да изследваме, да откриваме информация.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.כדי לעשות את זה, אנחנו צריכים לשים אתכם המשתמשים בחזרה במושב הנהג.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.ولكي نتمكن من ذلك، يجب علينا إعادة المستخدم إلى مقعد القيادة
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.あなたとコンピュータネットワークそしてコンピュータ間の協力が必要です
-Bu oyuna bir sistem koymak istiyorum.Cocuklara simdiye kadar yalnızca hazır çözümler sunduk..- Chcę stworzyć system dla zabawy. Dzieciom oferuje się tylko gotowe rozwiązania!
-Bu oyuna bir sistem koymak istiyorum.Cocuklara simdiye kadar yalnızca hazır çözümler sunduk..Ik wil systemen in het speelgoed steken. Kinderen hebben enkel klaar gemaakte oplossingen aangeboden gekregen.
-Bu oyuna bir sistem koymak istiyorum.Cocuklara simdiye kadar yalnızca hazır çözümler sunduk..Saya ingin menempatkan sistem dalam bermain. Selama ini anak-anak hanya ditawarkan solusi siap pakai.
-Bu oyuna bir sistem koymak istiyorum.Cocuklara simdiye kadar yalnızca hazır çözümler sunduk..Θέλω να βάλω σύστημα στο παιχνίδι.Στα παιδιά προσφέρονται μόνο έτοιμες λύσεις.
-Bu oyuna bir sistem koymak istiyorum.Cocuklara simdiye kadar yalnızca hazır çözümler sunduk..اريد ان اضع نظام للعبة , لقد قدم للاولاد حلول جاهزة فقط !
Bu problemi merkeze koymak yerine verici ve organizasyonu merkeze koyma varsayımının üstesinden geliyor.Aceasta abordează o altă ipoteză, aceea că donatorul și organizația sunt în centru, și nu problema.
Bu problemi merkeze koymak yerine verici ve organizasyonu merkeze koyma varsayımının üstesinden geliyor.Ini mematahkan asumsi lainnya, bahwa penyumbang dan organisasi ditempatkan di tengah, bukannya masalahnya.
Bu problemi merkeze koymak yerine verici ve organizasyonu merkeze koyma varsayımının üstesinden geliyor.이것은 또한 문제를 중심에 놓는 것과는 반대로 기부자와 조직이 중심이 된다라고 하는 또 다른 가정을 다루고 있습니다.
Bu problemi merkeze koymak yerine verici ve organizasyonu merkeze koyma varsayımının üstesinden geliyor.זה קורא תיגר על הנחה נוספת, לפיה התורם והארגון הם המרכז, ולא הבעיה.
Bu problemi merkeze koymak yerine verici ve organizasyonu merkeze koyma varsayımının üstesinden geliyor.وهذا يرمز لإفتراض أخر أن المتبرع والجمعيه هم في المنتصف بدلاً من وضع المشكلة في المنتصف
Bu problemi merkeze koymak yerine verici ve organizasyonu merkeze koyma varsayımının üstesinden geliyor.解決への支援者や団体が中心にあるのではなく 解決すべき問題が中心にあるのです 解決のためにテクノロジーや
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Här borde sätta sig själv på posten innan vittnen som säger att han verkligen är en hertig. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Hier sollte sich aktenkundig zu machen, bevor Zeugen, wonach er wirklich ein Herzog. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Itt kellene tenni magát rekord előtt tanúk, mint arról, hogy az valóban egy herceg. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "여기 전에 기록에 자신을 넣어 야지 이 사람이 정말 듀크한다는로 증인. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Tu by mal dať seba v zázname pred svedkov o tom, že on naozaj je vojvoda. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Zde by měl dát sebe v záznamu před svědků o tom, že on opravdu je vévoda. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Здесь должны поставить себя на записи до свидетелей, заявив, что он на самом деле герцог ".
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "يجب هنا أن يضع نفسه في سجل قبل شهود عيان قوله انه حقا الدوق ".
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "彼は本当に公爵であることを示すas証人。" "あなたは先生、どういう意味ですか?"少年は紫色の取得、叫んだ。
Burada tüm yaptığım x gördüğüm her yere y-4 koymaktı.그리고 7을 더하면 됩니다
Burada tüm yaptığım x gördüğüm her yere y-4 koymaktı.Vi indsætter y minus 4 på x's plads. .
Burada tüm yaptığım x gördüğüm her yere y-4 koymaktı.Vše co jsem zde udělal bylo nahrazení y - 4 za x.
Burada tüm yaptığım x gördüğüm her yere y-4 koymaktı.И след това имаме плюс 7
Burada yaptığımız şey fonksiyonda x'in yerine (3+h) koymak. Böylece (3+h)^2 elde ediyoruz.Car nous venons de prendre le 3 plus h et le mettre en x carré et nous obtenons 3 plus h au carré
Burada yaptığımız şey fonksiyonda x'in yerine (3+h) koymak. Böylece (3+h)^2 elde ediyoruz.Pentru că tocmai am luat 3 plus h și l-am pus în x pătrat și a rezultat 3 plus h, totul la pătrat.