Ana içeriğe geç
Sözlük

koyma ile cümle

koyma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bunu ortaya koyma konusunda harika bir iş çıkardılar.Они проделали фантастическую работу собирая всё это вместе.
Bunu ortaya koyma konusunda harika bir iş çıkardılar.Те свършиха фантастична работа за да сглобят това.
Bunu ortaya koyma konusunda harika bir iş çıkardılar.הם עשו עבודה נפלאה להרים את זה יחד.
Bunu ortaya koyma konusunda harika bir iş çıkardılar.لقد قاموا بعمل رائع.
Bunu ortaya koyma konusunda harika bir iş çıkardılar.(拍手)
Bunu San Francisco'daki San Adread Fault Line'a koymamız gerekiyor,우리는 이것을 샌프란시스코의 산 앤드레아스 단층,
Bunu San Francisco'daki San Adread Fault Line'a koymamız gerekiyor,Quindi l'originale è nella faglia di San Andreas a San Francisco
Bunu San Francisco'daki San Adread Fault Line'a koymamız gerekiyor,כך אנחנו צריכים לשים אותו על קו השבר הגיאולוגי סן אנדראס בסן פרנסיסקו,
Bunu San Francisco'daki San Adread Fault Line'a koymamız gerekiyor,لذلك علينا وضعها في سان اندرياس فولت لاين في سان فرانسيسكو
Bunu San Francisco'daki San Adread Fault Line'a koymamız gerekiyor,アムステルダムの洪水ゾーンと中東にでも置きましょうか
Bunu yapabilmek için sadeleştiren bir yerine koyma yapacağım.E para fazer isso eu terei que fazer uma substituição simplificadora.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Aby to zrobić, musimy z powrotem posadzić za kierownicą Was — użytkowników.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Để thực hiện điều đó, chúng tôi phải đặt bạn vào vị trí của tài xế.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.E per farlo, dobbiamo mettere l'utente al sedile di guida.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Hogy ezt megtehessük, vissza kell ültetnünk a felhasználót a vezetőülésbe.
Bunu yapabilmek için sadeleştiren bir yerine koyma yapacağım.А за да направим това, ще направя едно опростяващо заместване.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.그렇게 하기 위해서, 여러분이 스스로 검색을 주도할 수 있어야 합니다.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Om dat mogelijk te maken, moeten we jou als gebruiker terug aan het stuur zetten.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Pentru a face asta, trebuie să te punem pe tine ca utilizator în scaunul şoferului.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Pour cela, nous devons remettre l'utilisateur en position de contrôle.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Um Ihnen dies zu ermöglichen, müssen wir Sie zurück auf den Fahrersitz setzen.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Y para eso hacerlo te ponemos, como usuario, en el asiento del conductor.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Για να το κάνουμε αυτό, πρέπει να σε βάλουμε σαν χρήστη πίσω στη θέση του οδηγού.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Для цього необхідно пересадити користувача назад у водійське сидіння.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Для этого надо пересадить пользователя обратно в водительское кресло.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.Искаме да навигираме, да изследваме, да откриваме информация.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.כדי לעשות את זה, אנחנו צריכים לשים אתכם המשתמשים בחזרה במושב הנהג.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.ولكي نتمكن من ذلك، يجب علينا إعادة المستخدم إلى مقعد القيادة
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.あなたとコンピュータネットワークそしてコンピュータ間の協力が必要です
Bunu yapabilmek için sadeleştiren bir yerine koyma yapacağım.Abychom toho dosáhli, musíme to zjednodušit pomocí náhrady.
Bunu yapabilmek için sadeleştiren bir yerine koyma yapacağım.By to osiągnąć dokonam upraszczającego podstawienia.
Bunu yapabilmek için sadeleştiren bir yerine koyma yapacağım.І щоб виконати це, я зроблю спрощуючу підстановку.
-Bu oyuna bir sistem koymak istiyorum.Cocuklara simdiye kadar yalnızca hazır çözümler sunduk..- Chcę stworzyć system dla zabawy. Dzieciom oferuje się tylko gotowe rozwiązania!
-Bu oyuna bir sistem koymak istiyorum.Cocuklara simdiye kadar yalnızca hazır çözümler sunduk..Ik wil systemen in het speelgoed steken. Kinderen hebben enkel klaar gemaakte oplossingen aangeboden gekregen.
-Bu oyuna bir sistem koymak istiyorum.Cocuklara simdiye kadar yalnızca hazır çözümler sunduk..Saya ingin menempatkan sistem dalam bermain. Selama ini anak-anak hanya ditawarkan solusi siap pakai.
-Bu oyuna bir sistem koymak istiyorum.Cocuklara simdiye kadar yalnızca hazır çözümler sunduk..Θέλω να βάλω σύστημα στο παιχνίδι.Στα παιδιά προσφέρονται μόνο έτοιμες λύσεις.
-Bu oyuna bir sistem koymak istiyorum.Cocuklara simdiye kadar yalnızca hazır çözümler sunduk..اريد ان اضع نظام للعبة , لقد قدم للاولاد حلول جاهزة فقط !
Bu problemi merkeze koymak yerine verici ve organizasyonu merkeze koyma varsayımının üstesinden geliyor.Aceasta abordează o altă ipoteză, aceea că donatorul și organizația sunt în centru, și nu problema.
Bu problemi merkeze koymak yerine verici ve organizasyonu merkeze koyma varsayımının üstesinden geliyor.Ini mematahkan asumsi lainnya, bahwa penyumbang dan organisasi ditempatkan di tengah, bukannya masalahnya.
Bu problemi merkeze koymak yerine verici ve organizasyonu merkeze koyma varsayımının üstesinden geliyor.이것은 또한 문제를 중심에 놓는 것과는 반대로 기부자와 조직이 중심이 된다라고 하는 또 다른 가정을 다루고 있습니다.
Bu problemi merkeze koymak yerine verici ve organizasyonu merkeze koyma varsayımının üstesinden geliyor.זה קורא תיגר על הנחה נוספת, לפיה התורם והארגון הם המרכז, ולא הבעיה.
Bu problemi merkeze koymak yerine verici ve organizasyonu merkeze koyma varsayımının üstesinden geliyor.وهذا يرمز لإفتراض أخر أن المتبرع والجمعيه هم في المنتصف بدلاً من وضع المشكلة في المنتصف
Bu problemi merkeze koymak yerine verici ve organizasyonu merkeze koyma varsayımının üstesinden geliyor.解決への支援者や団体が中心にあるのではなく 解決すべき問題が中心にあるのです 解決のためにテクノロジーや
Bu projeye taş koyma niyetindeyim.Azt tervezem, hogy ezt a buborékot hamarosan kilyukasztom.
Bu projeye taş koyma niyetindeyim.Je pense faire éclater cette bulle.
Bu projeye taş koyma niyetindeyim.Έχω σκοπό να ρίξω άλλη μία βόμβα σε αυτό το σχέδιο σε λίγο καιρό.
Bu projeye taş koyma niyetindeyim.وسألقي قنبلة اخر في ذلك المكان قريبا
Buradaki esas fikir, kullanmanız gereken teknik, yerine koyma yöntemidir.Ale sposób, w jaki o tym myślę to, cóż, tutaj mam ten szalony wykładnik.
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Här borde sätta sig själv på posten innan vittnen som säger att han verkligen är en hertig. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Hier sollte sich aktenkundig zu machen, bevor Zeugen, wonach er wirklich ein Herzog. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Itt kellene tenni magát rekord előtt tanúk, mint arról, hogy az valóban egy herceg. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "여기 전에 기록에 자신을 넣어 야지 이 사람이 정말 듀크한다는로 증인. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Tu by mal dať seba v zázname pred svedkov o tom, že on naozaj je vojvoda. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Zde by měl dát sebe v záznamu před svědků o tom, že on opravdu je vévoda. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Здесь должны поставить себя на записи до свидетелей, заявив, что он на самом деле герцог ".
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "يجب هنا أن يضع نفسه في سجل قبل شهود عيان قوله انه حقا الدوق ".
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "彼は本当に公爵であることを示すas証人。" "あなたは先生、どういう意味ですか?"少年は紫色の取得、叫んだ。
Burada tanı koymaca oyununu kendiniz oynayabilirsiniz.Aici puteți să vă jucați de-a găsitul diagnosticului.
Burada tanı koymaca oyununu kendiniz oynayabilirsiniz.Je kan hier het diagnosespel zelf spelen.
Burada tanı koymaca oyununu kendiniz oynayabilirsiniz.Podem tentar aqui o vosso diagnóstico.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod