Bunu Amerika'da oyuna koymak biraz zor olabilir.미국에서 그렇게 하는 것은 조금 어려울 겁니다.
Bunu Amerika'da oyuna koymak biraz zor olabilir.lor. Ar fi cam dificil de pus în practică în SUA.
Bunu Amerika'da oyuna koymak biraz zor olabilir.Nó có thể có một chút khó khăn để áp dụng vào nước Mỹ.
Bunu Amerika'da oyuna koymak biraz zor olabilir.Podría ser un poco difícil hacerlo en los Estados Unidos.
Bunu Amerika'da oyuna koymak biraz zor olabilir.Potrebbe essere un po' difficile metterle in pratica negli Stati Uniti.
Bunu Amerika'da oyuna koymak biraz zor olabilir.Talán egy kicsit nehézkes lenne megvalósítani az Egyesült Államokban.
Bunu Amerika'da oyuna koymak biraz zor olabilir.Torajanů. Mohlo by být trochu složité to uskutečnit ve Spojených státech.
Bunu Amerika'da oyuna koymak biraz zor olabilir.Ίσως να είναι κάπως δύσκολο να εφαρμοστούν στις Ηνωμένες Πολιτείες.
Bunu Amerika'da oyuna koymak biraz zor olabilir.Было бы немного тяжело принять их в США.
Bunu Amerika'da oyuna koymak biraz zor olabilir.Може бути трохи важко втілити це в життя у США.
Bunu Amerika'da oyuna koymak biraz zor olabilir.Може да е малко трудно да го приложите в Съединените щати.
Bunu Amerika'da oyuna koymak biraz zor olabilir.יהיה קצת קשה ליישם אותן בארצות הברית.
Bunu Amerika'da oyuna koymak biraz zor olabilir.قد يكون من الصعب قليلا لتجريبها في الولايات المتحدة.
Bunu Amerika'da oyuna koymak biraz zor olabilir.ちょっと難しいでしょう でも考えたいのです 肉体の死を
Bunu bir pratikle ortaya koymalıyım dedim.E eu disse:
Bunu bir pratikle ortaya koymalıyım dedim.E mi sono detto "Lo metterò in pratica".
Bunu bir pratikle ortaya koymalıyım dedim.Ik zei: "Ik ga het in praktijk brengen."
Bunu bir pratikle ortaya koymalıyım dedim.I powiedziałem: "Przechodzę do działania".
Bunu bir pratikle ortaya koymalıyım dedim.저는, "내 계획을 이제 실행할꺼야,"라고 말했죠
Bunu bir pratikle ortaya koymalıyım dedim.Şi am spus "Voi reuşi asta".
Bunu bir pratikle ortaya koymalıyım dedim.Tôi nói "Tôi sẽ thực hiện kế hoạch."
Bunu bir pratikle ortaya koymalıyım dedim.Und ich sagte "Ich werde es in die Praxis umsetzen."
Bunu bir pratikle ortaya koymalıyım dedim.Y dije: "Voy a llevar esto a la práctica".
Bunu bir pratikle ortaya koymalıyım dedim.А аз казах: "Ще го приложа на практика."
Bunu bir pratikle ortaya koymalıyım dedim.Я сказал: "Это станет нормой".
Bunu bir pratikle ortaya koymalıyım dedim.ואני אמרתי, "אני הולך ליישם את זה."
Bunu bir pratikle ortaya koymalıyım dedim.وقلت " سأقوم بوضع هذا قيد التنفيذ."
Bunu bir pratikle ortaya koymalıyım dedim.僕の言葉を信じてみんなが助けてくれる
Bunu çözmenin en kolay yolu yerine koyma olabilir, çünkü burada acayip sayılar var. -Der er en masse vilde tal her, så vi skal nok bruge substitution.
Bunu çözmenin en kolay yolu yerine koyma olabilir, çünkü burada acayip sayılar var. -해결하는 가장 쉬운 방법은 복잡한 계수들을 없애기 위해 한 변수를 다른 변수로 나타내는 것입니다
Bunu denkleme koymadan önce, bir gözlemde bulunalım. -Zanim podstawimy to do naszego równania, zauważmy jedną rzecz.
Bunu denkleme koymadan önce, bir gözlemde bulunalım. -וכעת, לפני שאנו מציבים זאת לתוך זה, ניתן לעשות תצפית אחת.
Bunu denkleme koymadan önce, bir gözlemde bulunalım. -والآن، قبل أن يمكننا استبداله في هذا، نحن يمكن أن تجعل فقط ملاحظة واحدة.
Bunu göstermemin sebebi oyunun ne yaptığını somutlaştırmaya ilişkin düşüncelerimi bir sıraya koymak.A razão de expor isto aqui também é para alinhar os meus pensamentos sobre objetivar o que a brincadeira faz.
Bunu göstermemin sebebi oyunun ne yaptığını somutlaştırmaya ilişkin düşüncelerimi bir sıraya koymak.Azért veszem pont ezt elő, hogy sorba rendezhessem a gondolatokat a játék hatásaival kapcsolatban.
Bunu göstermemin sebebi oyunun ne yaptığını somutlaştırmaya ilişkin düşüncelerimi bir sıraya koymak.Grunden til jeg satte den her, er også at sætte min tanker på række, om at objektgøre, hvad leg gør.
Bunu göstermemin sebebi oyunun ne yaptığını somutlaştırmaya ilişkin düşüncelerimi bir sıraya koymak.Ik noem dat omdat ik ook mijn gedachten op een rijtje wil zetten over het objectief maken van wat spelen doet.
Bunu göstermemin sebebi oyunun ne yaptığını somutlaştırmaya ilişkin düşüncelerimi bir sıraya koymak.제가 이렇게 말씀을 드리고 있는 이유는 놀이의 객관화에 대한 저의 생각을 나누기 위한 것입니다.
Bunu göstermemin sebebi oyunun ne yaptığını somutlaştırmaya ilişkin düşüncelerimi bir sıraya koymak.Lý do mà tôi đưa điều đó ra ở đây là sếp hàng những ý tưởng của tôi về mục tiêu của trò chơi.
Bunu göstermemin sebebi oyunun ne yaptığını somutlaştırmaya ilişkin düşüncelerimi bir sıraya koymak.Motivul pentru care am pus asta aici este şi pentru a înşira gândurile mele în legătură cu ceea ce face joaca.
Bunu göstermemin sebebi oyunun ne yaptığını somutlaştırmaya ilişkin düşüncelerimi bir sıraya koymak.Ukazuji to zde proto, abych seřadil své myšlenky o tom, co hra zhmotňuje.
Bunu göstermemin sebebi oyunun ne yaptığını somutlaştırmaya ilişkin düşüncelerimi bir sıraya koymak.Причината да сложа това тук е да онагледя моите мисли, за това какво прави играта.
Bunu göstermemin sebebi oyunun ne yaptığını somutlaştırmaya ilişkin düşüncelerimi bir sıraya koymak.Я використав цей знімок ще й для того, щоб упорядкувати власні думки про реальний вплив гри на життя.
Bunu göstermemin sebebi oyunun ne yaptığını somutlaştırmaya ilişkin düşüncelerimi bir sıraya koymak.הסיבה שאני מראה את זה כאן היא גם כדי להציג את המחשבות שלי על מה המשחק עושה.
Bunu göstermemin sebebi oyunun ne yaptığını somutlaştırmaya ilişkin düşüncelerimi bir sıraya koymak.السبب في وضعي لهذا هو أنني أريد أن أصف أفكاري عن تجسيد مايفعله اللعب.
Bunu göstermemin sebebi oyunun ne yaptığını somutlaştırmaya ilişkin düşüncelerimi bir sıraya koymak.遊びについて私の考えを整理するためです 動物の世界には お決まりの遊びがあります
Bunu koymamın sebebi oradaki küçük mavi noktanın sensör olması.Csak azért mutatom, mert ez a kicsi kék pont az érzékelő.
Bunu koymamın sebebi oradaki küçük mavi noktanın sensör olması.Dal jsem to sem, protože ten malý modrý bod je ten senzor.
Bunu koymamın sebebi oradaki küçük mavi noktanın sensör olması.Ich erwähne es hier, weil dieser kleine blaue Punkt der Sensor ist.
Bunu koymamın sebebi oradaki küçük mavi noktanın sensör olması.Ik noem het alleen omdat de kleine blauwe punt de sensor is.
Bunu koymamın sebebi oradaki küçük mavi noktanın sensör olması.Jag visar det bara för att den där blåa pricken här är denna sensorn.
Bunu koymamın sebebi oradaki küçük mavi noktanın sensör olması.Je l'ai juste mentionné ici parce le que petit point bleu est le capteur.
Bunu koymamın sebebi oradaki küçük mavi noktanın sensör olması.여기 보시는 파란색 부분이 바로 센서입니다.
Bunu koymamın sebebi oradaki küçük mavi noktanın sensör olması.L-am amintit doar pentru că acel mic punct e senzorul.
Bunu koymamın sebebi oradaki küçük mavi noktanın sensör olması.L'ho messo qua solo perché quel puntino blu è il sensore.
Bunu koymamın sebebi oradaki küçük mavi noktanın sensör olması.Lo presento porque ese puntito azul es el sensor.
Bunu koymamın sebebi oradaki küçük mavi noktanın sensör olması.Saya mengambil contoh ini karena titik biru kecil itu adalah sebuah sensor.
Bunu koymamın sebebi oradaki küçük mavi noktanın sensör olması.Tôi chỉ cần đặt nó lên bởi vì dấu chấm bé màu xanh đó là cảm biến.
Bunu koymamın sebebi oradaki küçük mavi noktanın sensör olması.Trouxe-o à baila porque aquele pequeno ponto azul é o sensor.
Bunu koymamın sebebi oradaki küçük mavi noktanın sensör olması.Ukazujem ho len preto, že tá malá modrá bodka je senzor.