Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.Așadar, am pus ideea la păstrare și am făcut un alt film despre o barcă mare care se scufundă.
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.Assim, foi para a gaveta, e fiz outro filme sobre um grande navio que se afunda. (Risos)
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.Così, l'ho accantonato e ho fatto questo film di una grossa nave che affonda.
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.Donc, je l'ai mis de côté, et j'ai fait cet autre film sur un grand navire qui coule.
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.Dus zette ik het in de koelkast en ik maakte die andere film over een groot schip dat zinkt.
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.Feltettem a polcra az Avatart, és egy süllyedő hajóról csináltam filmet.
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.Joten hyllytin sen, ja tein elokuvan laivasta, joka uppoaa.
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım. (kahkahalar)Έτσι, την έβαλα στο συρτάρι και έφτιαξα μια άλλη ταινία για ένα μεγάλο πλοίο που βυθίζεται.
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.할 수 없이 잠시 보류하고 커다란 배가 가라앉는 영화를 제작했죠.
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.Por lo que lo aplacé, e hice esta otra película sobre un gran barco que se hunde.
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.Så jag la det på hyllan, och jag gjorde den här andra filmen om ett stort skepp som sjunker.
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.Så, jeg lagde det på hylden og så lavede jeg en anden film om et stort skib der synker.
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.Tak więc zaniechałem tego projektu i nakręciłem inny film o wielkim tonącym statku.
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.Takže jsem to odložil a natočil zatím jiný film, ten o velké lodi, která se potopí.
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.Thế là tôi gác dự định lại, và làm bộ phim khác về con tàu lớn bị đắm.
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.Така че си прибрах перкитеи направих филма за големия кораб, който потъва.
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.Тож, я заховав його, і тим часом зняв кіно про великий корабель, що тоне.
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.Я отложил его на полку и сделал другой фильм про большой корабль, который тонет.
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.אז, דחפתי את זה למגירה, ועשיתי איזה סרט אחר על ספינה גדולה ששוקעת.
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.لذا فقد أجلت ذلك , وقمت بالعمل على ذلك الفلم الذي تغرق فيه سفينة كبيرة .
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.(笑)
Bende "Şöyle, arabama bindim, seraya gittim, onları satın aldım, buraya getirdim ve oraya koydum" diyorum."Beszálltam a kocsimba, kimentem a kertüzletbe, megvettem, visszahoztam és kitettem őket."
Bende "Şöyle, arabama bindim, seraya gittim, onları satın aldım, buraya getirdim ve oraya koydum" diyorum."Bueno, subí a mi auto y fui a un invernadero y las compré y las traje y las puse allí."
Bende "Şöyle, arabama bindim, seraya gittim, onları satın aldım, buraya getirdim ve oraya koydum" diyorum."Ik stapte in mijn auto, ging naar de serre, kocht ze, nam ze mee en zette ze daar."
Bende "Şöyle, arabama bindim, seraya gittim, onları satın aldım, buraya getirdim ve oraya koydum" diyorum.제가 그랬죠. "저, 제가 차를 몰고 온실에 가서" "사 옵니다. 사 와서는 저기에 두죠."
Bende "Şöyle, arabama bindim, seraya gittim, onları satın aldım, buraya getirdim ve oraya koydum" diyorum.Le-am răspuns "M-am urcat în maşină, m-am dus la seră le-am cumpărat şi le-am aşezat acolo."
Bende "Şöyle, arabama bindim, seraya gittim, onları satın aldım, buraya getirdim ve oraya koydum" diyorum.Risposi, "Beh, presi la macchina e andai alla serra e li comprai e li misi qui."
Bende "Şöyle, arabama bindim, seraya gittim, onları satın aldım, buraya getirdim ve oraya koydum" diyorum.Аз им казах "Ами, запалих колата, отидох до магазина купих ги, докарах ги обратно и ги сложих на мястото им."
Bende "Şöyle, arabama bindim, seraya gittim, onları satın aldım, buraya getirdim ve oraya koydum" diyorum.И я отвечаю, "Я просто сел в машину, доехал до магазина, купил их, привёз сюда и поставил".
Bende "Şöyle, arabama bindim, seraya gittim, onları satın aldım, buraya getirdim ve oraya koydum" diyorum.אמרתי, "ובכן, נכנסתי למכונית ונסעתי לחממה "וקניתי אותם והבאתי אותם ושמתי אותם שם."
Bende "Şöyle, arabama bindim, seraya gittim, onları satın aldım, buraya getirdim ve oraya koydum" diyorum.قلت "حسنا، ركبت سيارتي وذهبت الى المشتل و اشتريتها ثم عدت بها ووضعتها هناك "
Bende "Şöyle, arabama bindim, seraya gittim, onları satın aldım, buraya getirdim ve oraya koydum" diyorum.花を買って学校へ戻り そこへ置いたんですよ」 子供に花を買うのに 専門委員会も研究も必要ありません
"Ben, Jeeves onu koydum."Am pus-o, Jeeves.
"Ben, Jeeves onu koydum. Benim Teyze Agatha She'sa dostum. ""나는, Jeeves 그녀를 배치했습니다. 내 숙모 아가사의 She'sa 친구. "
"Ben, Jeeves onu koydum. Benim Teyze Agatha She'sa dostum. ""確かに、先生?"はい。
"Ben, Jeeves onu koydum."Ich habe sie gestellt, Jeeves.
"Ben, Jeeves onu koydum."Ik heb haar geplaatst, Jeeves.
"Ben, Jeeves onu koydum."Jag har placerat henne, Jeeves.
"Ben, Jeeves onu koydum."Já jsem si položila, Jeeves.
"Ben, Jeeves onu koydum."Ja som si položila, Jeeves.
"Ben, Jeeves onu koydum."Jeg har placeret hende, Jeeves.
"Ben, Jeeves onu koydum."Je l'ai placé, Jeeves.
"Ben, Jeeves onu koydum."L'ho messo, Jeeves.
"Ben, Jeeves onu koydum."Mam umieścił ją, Jeeves.
"Ben, Jeeves onu koydum."Már helyezte el, Jeeves.
"Ben, Jeeves onu koydum."Olen sijoitettu häntä, Jeeves.
"Ben, Jeeves onu koydum."Saya sudah menempatkan dia, Jeeves.
"Ben, Jeeves onu koydum."Sem ji dajo, Jeeves.
"Ben, Jeeves onu koydum."Tôi đã đặt cô, Jeeves.
"Ben, Jeeves onu koydum."Έχω την κατέταξε, Jeeves.
"Ben, Jeeves onu koydum."Аз съм я поставени Jeeves.
"Ben, Jeeves onu koydum."Я поставив її, Дживс.
"Ben, Jeeves onu koydum."Я поставил ее, Дживс.
"Ben, Jeeves onu koydum."لقد وضعت لها ، جيفيس.
Biliyor musunuz, bir ebeveyn olduğumda neyi uygulamaya koydum ?Als ich Vater wurde, dachte ich - ahnen Sie es?
Biliyor musunuz, bir ebeveyn olduğumda neyi uygulamaya koydum ?Amikor szülő lettem, tudják, mit találtam ki?
Biliyor musunuz, bir ebeveyn olduğumda neyi uygulamaya koydum ?Cuando me convertí en padre, pensé, ¿sabes qué?
Biliyor musunuz, bir ebeveyn olduğumda neyi uygulamaya koydum ?Ketika saya menjadi orang tua, saya membayangkan, seperti ini:
Biliyor musunuz, bir ebeveyn olduğumda neyi uygulamaya koydum ?Khi lên chức ba, bạn biết tôi nhận ra:
Biliyor musunuz, bir ebeveyn olduğumda neyi uygulamaya koydum ?저는 부모가 되자, 깨달았어요. 그게 뭔지 아세요?