Bedenimi geri kazandığım zaman yiyeceklerim listesine koydum.Está en mi lista de cosas que comeré cuando recupere mi cuerpo.
Bedenimi geri kazandığım zaman yiyeceklerim listesine koydum.È sulla lista delle cose che voglio mangiare quando riavrò il mio corpo.
Bedenimi geri kazandığım zaman yiyeceklerim listesine koydum.Jag skrev upp den på listan med sånt jag ska äta när jag får min kropp.
Bedenimi geri kazandığım zaman yiyeceklerim listesine koydum.Pu-la na lista de coisas que quero comer, quando recuperar o corpo.
Bedenimi geri kazandığım zaman yiyeceklerim listesine koydum.Sitä minä haluan syödä, kun saan ruumiini takaisin.
Bedenimi geri kazandığım zaman yiyeceklerim listesine koydum.Umieszczę to na liście rzeczy, które zjem, jak odzyskam ciało.
Bedenimi geri kazandığım zaman yiyeceklerim listesine koydum.Είναι στη λίστα με τα πράγματα που θα φάω αφού βρω το σώμα μου.
Bedenimi geri kazandığım zaman yiyeceklerim listesine koydum.Я включил его в список того, что я съем, когда верну своё тело.
"Ben benimkini mavi çöp kutusuna koydum" diye düşünüp, sonra da arkadaşınıza dönüp,Anda berpikir, "Saya akan buang di tempat sampah biru." Dan Anda melihat rekan kerja Anda dan berkata,
"Ben benimkini mavi çöp kutusuna koydum" diye düşünüp, sonra da arkadaşınıza dönüp,Azt gondolod: "A kék szemetesbe tettem az enyémet." És ránézel a kollégádra, és azt mondod:
"Ben benimkini mavi çöp kutusuna koydum" diye düşünüp, sonra da arkadaşınıza dönüp,Bạn nghĩ "Mình bỏ cái của mình và thùng rác xanh" và nhìn đồng nghiệp của mình và nói
"Ben benimkini mavi çöp kutusuna koydum" diye düşünüp, sonra da arkadaşınıza dönüp,I myślisz: "Tak, swoją wyrzucę do niebieskiego pojemnika" Następnie patrzysz na swojego kolegę i mówisz:
"Ben benimkini mavi çöp kutusuna koydum" diye düşünüp, sonra da arkadaşınıza dönüp,Je denkt: "Ik gooi de mijne in de blauwe ton." En je wendt je tot je collega en zegt:
"Ben benimkini mavi çöp kutusuna koydum" diye düşünüp, sonra da arkadaşınıza dönüp,여러분은 "재활용 쓰레기통에 버린다."라고 생각죠. 그리고 나서 동료를 바라보며 말합니다.
"Ben benimkini mavi çöp kutusuna koydum" diye düşünüp, sonra da arkadaşınıza dönüp,Pensamos: "Eu ponho a minha no ecoponto", e depois olhamos para o nosso colega e dizemos:
"Ben benimkini mavi çöp kutusuna koydum" diye düşünüp, sonra da arkadaşınıza dönüp,Pensate, "Metto la mia nel bidone della plastica." Poi guardate il vostro collega e dite,
"Ben benimkini mavi çöp kutusuna koydum" diye düşünüp, sonra da arkadaşınıza dönüp,Piensas "La tiré en la de los inorgánicos". Y entonces miras a tu colega y le dices:
"Ben benimkini mavi çöp kutusuna koydum" diye düşünüp, sonra da arkadaşınıza dönüp,Te gândeşti: " Pun sticla în coşul albastru." Apoi te uiţi la colegul tău şi spui:
"Ben benimkini mavi çöp kutusuna koydum" diye düşünüp, sonra da arkadaşınıza dönüp,Vous vous dites : "Je mets la mienne dans la poubelle bleue." Vous regardez votre collègue et lui dites :
"Ben benimkini mavi çöp kutusuna koydum" diye düşünüp, sonra da arkadaşınıza dönüp,Σκέφτεσαι, "Το έβαλα στον κάδο ανακύκλωσης." Και μετά θα κοιτάς τους συναδέλφους σου και θα λες,
"Ben benimkini mavi çöp kutusuna koydum" diye düşünüp, sonra da arkadaşınıza dönüp,Мислите: "Ще я хвърля в синьото кошче." Тогава поглеждате колегата си и казвате:
"Ben benimkini mavi çöp kutusuna koydum" diye düşünüp, sonra da arkadaşınıza dönüp,"Я свою положу в синий контейнер", - так вы размышляете. Потом смотрите на коллегу и думаете:
"Ben benimkini mavi çöp kutusuna koydum" diye düşünüp, sonra da arkadaşınıza dönüp,אתה חושב לעצמך, "שמתי את שלי במיכל המיחזור." ואתה מסתכל על חברך לעבודה ואומר,
"Ben benimkini mavi çöp kutusuna koydum" diye düşünüp, sonra da arkadaşınıza dönüp,فتقول لنفسك " لقد رميتها في السلة الزرقاء " وربما تنظر الى زميلك في المكتب وتقول
"Ben benimkini mavi çöp kutusuna koydum" diye düşünüp, sonra da arkadaşınıza dönüp,と得意げになり、同僚を見て 「君ばかだなぁ。ゴミ箱に−
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.Adesso andrò a estrarre il campione che avevo inserito, e vedremo cosa succede.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.Așadar, am pus proba înăuntru, iar acum o voi scoate, să văd ce s-a întâmplat.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.Betettem a mintadarabot, amit most kiveszek, hogy megnézzük mi történt vele.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.Eu coloco a amostra dentro, que agora vou tirar para ver o que aconteceu.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.Ich habe die Probe vorhin reingelegt und werde sie nun herausholen. Mal sehen, was passiert ist.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.Ik zette het specimen erin en haal het er nu uit om te bekijken wat er is gebeurd.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.J'ai mis l'échantillon dedans, je vais maintenant le sortir pour voir ce qui s'est passé.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.제가 표본을 안에 넣었고, 이제 꺼내겠습니다. 어떤 일이 발생했는지 보십시요.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.Puse la muestra, que ahora voy a sacar para ver qué ocurrió.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.Så jeg lægger prøven ind, som jeg nu tager ud for at se hvad hvad der skete.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.Saya sudah memasukkan contohnya, yang akan saya keluarkan sekarang untuk melihat apa yang terjadi.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.Takže vložil som dnu vzorku, ktorú teraz idem vytiahnuť, aby sme videli, čo sa stalo.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.Tôi đã để vật mẫu vào lò, giờ tôi sẽ lấy nó ra. để kiểm tra xem nó ra sao.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.Vložil jsem do ní vzorek, který teď vytáhnu a uvidíme, co se stalo.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.Włożyłem do niej próbkę, którą teraz zamierzam wyjąć, żeby zobaczyć, co się stało.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.Έβαλα λοιπόν το δείγμα μέσα, το οποίο θα βγάλω τώρα για να δούμε τι συνέβη.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.Итак, я положил образец, который теперь собираюсь достать, чтобы увидеть, что получилось.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.Отож я поклав зразок усередину, і зараз я дістану його, щоб побачити, що з ним сталося.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.Сложих парчето асфалт вътре, сега ще го извадя, за да видя какво е станало.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.אז שמתי את הדגימה, שעכשיו אני הולך להוציא כדי לראות מה קרה.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.و لذلك وضعت العينة فيه، و الآن سأخرجها لنرى ما الذي حدث
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.どうなっているでしょうか こちらが過熱しておいたサンプルです
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum. 400 civarında.Allora ho utilizzato un GC, un gas cromatografo che ho in ufficio, e risultano essere circa 400.
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum. 400 civarında.Así que usé un CG, un cromatógrafo de gases de mi oficina, y son aproximadamente 400.
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum. 400 civarında.Dus haalde ik het door een GC, een gaschromatograaf in mijn kantoor, en het zijn er ongeveer 400.
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum. 400 civarında.Nên tôi đã đặt nó qua một sắc ký khí GC có trong văn phòng của tôi, và có khoảng 400 phân tử.
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum. 400 civarında.Οπότε το έβαλα σε έναν χρωματογράφο αερίων που έχω στο γραφείο μου, και είναι περίπου 400.
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum. 400 civarında.Затова го прекарах през един ГХ, газов хроматограф, който имам в кабинета си, и се оказа около 400.
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum. 400 civarında.Поэтому я пропустил его через газовый хроматограф в моем офисе и обнаружил около 400.
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum.Beleraktam az irodámban található gázkromatográfba, s kiderült:
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum.그래서 제 연구소에 있는 가스 크로마토그래프에 넣어보니까
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum.אז שמתי את זה בכרומטוגרף גז שיש לי במשרד,
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum.لذا وضعتها في كاشف الغاز اللوني الموجود في مكتبي،
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum.分子は400ほどありました
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.Also verschob ich das und machte diesen anderen Film über das große Schiff, das untergeht.