Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Nohavičky presne na jeden týždeň sú všetko, čo som si do kufríka zbalila.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Pontosan egy hétre elegendő bugyit tettem a bőröndömbe.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Precies genoeg ondergoed voor één week. Dat is alles wat ik in mijn koffer stak.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Ropa interior para exactamente una semana es todo lo que he puesto en mi valija.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Tarkalleen yhden viikon verran alushousuja oli kaikki mitä pistin matkalaukkuuni.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Unterhosen für genau eine Woche sind alles, was ich in meinen Koffer getan habe.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Εσώρουχα για μια εβδομάδα και μόνο είναι το μόνο που έβαλα στη βαλίτσα μου.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Бельо точно за една седмица, е всичко, което поставих в куфара си.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Саме так, запас білизни на цілий тиждень - це все, що я запакувала у свою валізу.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Трусы на неделю — всё, что я положила в свой чемодан.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.בדיוק שבוע של תחתונים זה כל מה ששמתי במזוודה שלי.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.ما يكفيني من الملابس الداخلية لمدة اسبوع هذا كل ما وضعته في حقيبتي
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.スーツケースに入れてきました パームスプリングスに着いたら
Tam şuraya koydum diyelim. Dal parçasına ne olacak?Par exemple, en augmentant x,
Tam şuraya koydum diyelim.Digamos que coloco la ramita aqui.
Tam şuraya koydum diyelim.Digamos que eu colloque o graveto aqui.
Tam şuraya koydum diyelim.Lassen Sie uns sagen, dass ich ein Zweig direkt dort zu platzieren.
Tam şuraya koydum diyelim.Umieściłem patyk dokładnie w tym miejscu.
Tam şuraya koydum diyelim.ماذا سوف يحصل للغصن؟
Tanıyı koydum ve tedavisi için plan yaptım.Čo sa aj stalo, a nasadil som liečbu.
Tanıyı koydum ve tedavisi için plan yaptım.Dat deed ik en begon haar te behandelen.
Tanıyı koydum ve tedavisi için plan yaptım.Ez nem volt egy nehéz diagnózis.
Tanıyı koydum ve tedavisi için plan yaptım.Fi-lo e preparei-me para a tratar.
Tanıyı koydum ve tedavisi için plan yaptım.Ich gab ihr Aspirin. Ich gab ihr Medizin um den Druck vom Herzen zu nehmen.
Tanıyı koydum ve tedavisi için plan yaptım.Je l'ai posé et j'ai commencé à la traiter.
Tanıyı koydum ve tedavisi için plan yaptım.저는 그녀를 치료하기 시작했지요.
Tanıyı koydum ve tedavisi için plan yaptım.L-am pus și apoi am început tratamentul.
Tanıyı koydum ve tedavisi için plan yaptım.L'ho formulata e ho dato istruzione per il trattamento.
Tanıyı koydum ve tedavisi için plan yaptım.Lo hice y me puse a trabajar en el tratamiento que le daría.
Tanıyı koydum ve tedavisi için plan yaptım.Postawiłem ją i zacząłem leczenie.
Tanıyı koydum ve tedavisi için plan yaptım.Tak jsem začal jsem ji léčit.
Tanıyı koydum ve tedavisi için plan yaptım.Tôi chẩn bệnh và bắt đầu điều trị cho bà.
Tanıyı koydum ve tedavisi için plan yaptım.Την έκανα και μετά καταπιάστηκα με τη θεραπεία της.
Tanıyı koydum ve tedavisi için plan yaptım.И я взялся за её лечение.
Tanıyı koydum ve tedavisi için plan yaptım.Направих я и се заех да я лекувам.
Tanıyı koydum ve tedavisi için plan yaptım.Що я і зробив, після чого взявся лікувати її.
Tanıyı koydum ve tedavisi için plan yaptım.ביצעתי אותה והתכוננתי לטפל בה.
Tanıyı koydum ve tedavisi için plan yaptım.صنعته وظبطه ليتم علاجها.
Tanıyı koydum ve tedavisi için plan yaptım.アスピリンを与え 心臓の緊張を解く薬を投与しました
Tarafları değiştirdim. Hepsini sola koydum.Bine
TheSheepMarket.com adlı websitesine koydum.여기서 실제로 20마리씩 양을 살 수 있습니다.
TheSheepMarket.com adlı websitesine koydum.שבו אפשר ממש לרכוש קולקציה של 20 כבשים.
TheSheepMarket.com adlı websitesine koydum.حيث يمكنك ان تشتري مجموعة من 20 خروفا.
TheSheepMarket.com adlı websitesine koydum.羊を個別に選択することはできませんが
Titreyerek kitaplarımı merdivenlere koydum ve hemen eve gittim.and there it was again.
Üste düşük yoğunluklu sıvı metali koydum, alta yüksek yoğunluklu metali ve araya ergimiş tuzu koydum.Am pus metal cu densitate mică deasupra, un metal cu desitate mare dedesubt, şi sare topită între.
Üste düşük yoğunluklu sıvı metali koydum, alta yüksek yoğunluklu metali ve araya ergimiş tuzu koydum.제일 윗 부분에 저밀도의 액체금속을 놓습니다. 그리고 고밀도 액체금속을 맨 밑에 놓구요,
Üste düşük yoğunluklu sıvı metali koydum, alta yüksek yoğunluklu metali ve araya ergimiş tuzu koydum.Så jeg putter et flydende let metal på toppen, et flydende tungt metal på bunden og smeltet salt i mellem.
Üste düşük yoğunluklu sıvı metali koydum, alta yüksek yoğunluklu metali ve araya ergimiş tuzu koydum.Tak som dal tekutý kov s nízkou hustotou navrch, tekutý kov s vysokou hustotou na dno a roztavenú soľ medzi.
Üste düşük yoğunluklu sıvı metali koydum, alta yüksek yoğunluklu metali ve araya ergimiş tuzu koydum.Нещільний рідкий метал зверху, щільний рідкий метал знизу, і розтала сіль - між ними.
Üste düşük yoğunluklu sıvı metali koydum, alta yüksek yoğunluklu metali ve araya ergimiş tuzu koydum.שמתי למעלה מתכת נוזלית בצפיפות נמוכה, מתכת נוזלית בצפיפות גבוהה בתחתית,
Üste düşük yoğunluklu sıvı metali koydum, alta yüksek yoğunluklu metali ve araya ergimiş tuzu koydum.قمت بوضع معدن سائل منخفض الكثافة في الأعلى، و وضعت معدن سائل مرتفع الكثافة في الأسفل،
Ve bende bu kompliman ve övgüyü bir şekilde kabul edio aklımın bir kenarına koydum.Accettai senza discutere i complimenti e gli elogi e poi non ci pensai più.
Ve bende bu kompliman ve övgüyü bir şekilde kabul edio aklımın bir kenarına koydum.Alors j'ai accepté les compliments et les flatteries et ça m'est sorti de la tête.
Ve bende bu kompliman ve övgüyü bir şekilde kabul edio aklımın bir kenarına koydum.Así que más o menos acepté el halago y el elogio y lo olvidé.
Ve bende bu kompliman ve övgüyü bir şekilde kabul edio aklımın bir kenarına koydum.És elfogadtam a hízelgést és a dícséretet, és aztán elfelejtkeztem róla.
Ve bende bu kompliman ve övgüyü bir şekilde kabul edio aklımın bir kenarına koydum.Ik nam het gevlei en de complimenten in dank aan, en vergat het toen.
Ve bende bu kompliman ve övgüyü bir şekilde kabul edio aklımın bir kenarına koydum.그래서 그 감언과 칭찬을 다 받아 듣고는 머리속에서 지웠는데 말이죠
Ve bende bu kompliman ve övgüyü bir şekilde kabul edio aklımın bir kenarına koydum.Şi am acceptat măgulirea şi lauda şi am ţinut minte.
Ve bende bu kompliman ve övgüyü bir şekilde kabul edio aklımın bir kenarına koydum.Und so akzeptierte ich die Komplimente und Lobs und vergaß es.