Boeun, buzdolabına yemek koydum, onları unutma tamam mı?- Hein ?
Boeun, buzdolabına yemek koydum, onları unutma tamam mı?Odhajam po večerji. Da. Mami, dežuje.
Boeun, buzdolabına yemek koydum, onları unutma tamam mı? Onları bitirdiğinizde yine getiririm.Boeun, Mẹ để thức ăn ở trong tủ lạnh nhé, đừng có quên đấy?
Boeun, buzdolabına yemek koydum, onları unutma tamam mı? Onları bitirdiğinizde yine getiririm. Evet...- Đừng có quay mặt lại đấy nhé.
Boeun, buzdolabına yemek koydum, onları unutma tamam mı? Onları bitirdiğinizde yine getiririm. Evet...- In diese Richtung Bleiben.
Boeun, buzdolabına yemek koydum, onları unutma tamam mı? Onları bitirdiğinizde yine getiririm. Evet...- Maradj ebben az irányban.
Boeun, buzdolabına yemek koydum, onları unutma tamam mı? Onları bitirdiğinizde yine getiririm. Evet...- Ophold i den retning.
Boeun, buzdolabına yemek koydum, onları unutma tamam mı? Onları bitirdiğinizde yine getiririm. Evet...- Permaneça nessa direção.
Boeun, buzdolabına yemek koydum, onları unutma tamam mı? Onları bitirdiğinizde yine getiririm. Evet...- Pobyt v tomto smere.
Boeun, buzdolabına yemek koydum, onları unutma tamam mı? Onları bitirdiğinizde yine getiririm. Evet...- Pobyt v tomto směru.
Boeun, buzdolabına yemek koydum, onları unutma tamam mı? Onları bitirdiğinizde yine getiririm. Evet...- Pobyt w tym kierunku.
Boeun, buzdolabına yemek koydum, onları unutma tamam mı? Onları bitirdiğinizde yine getiririm. Evet...- Pysy siihen suuntaan.
Boeun, buzdolabına yemek koydum, onları unutma tamam mı? Onları bitirdiğinizde yine getiririm. Evet...- Rămâi în această direcție.
Boeun, buzdolabına yemek koydum, onları unutma tamam mı? Onları bitirdiğinizde yine getiririm. Evet...- Μείνετε σε αυτή την κατεύθυνση.
Boeun, buzdolabına yemek koydum, onları unutma tamam mı? Onları bitirdiğinizde yine getiririm. Evet...- Залишайтеся в цьому напрямку.
Boeun, buzdolabına yemek koydum, onları unutma tamam mı? Onları bitirdiğinizde yine getiririm. Evet...- הישאר בכיוון זה. -, מזיקים אוקיי.
Boeun, buzdolabına yemek koydum, onları unutma tamam mı? Onları bitirdiğinizde yine getiririm. Evet...إبقى في ذلك الإتجاه - حسناً، يا حشرة
Boeun, buzdolabına yemek koydum, onları unutma tamam mı?Бо Ън, има храна в хладилника, нали няма да забравиш?
Boeun, buzdolabına yemek koydum, onları unutma tamam mı?Бо Ын, я положу еду в холодильник, не забудь, хорошо?
Boeun, buzdolabına yemek koydum, onları unutma tamam mı?Не е честно спрямо теб.
Boeun, buzdolabına yemek koydum, onları unutma tamam mı?بويون، وضعت غذاءا في الثلاجة لا تنسي، حسناً؟
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.Abban a pillanatban meggondoltam magam, mert ezek szerint a klasszikus zene mindenkié.
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.Così ho deciso, in quel momento, che la musica classica è per tutti.
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir. Herkes.Giây phút đó, tôi đã khẳng định với bản thân mình rằng, nhạc cổ điển là thứ âm nhạc dành cho mọi người!
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir. Herkes.Wtedy utwierdziłem się w przekonaniu, że muzyka klasyczna jest dla wszystkich.
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir. Herkes.Тогда я понял, классическая музыка — она для всех.
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.I det øjeblik besluttede jeg mig for at klassisk musik er for alle.
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.In diesem Moment habe ich mich entschlossen, dass klassische Musik für jeden da ist.
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.Jadi saya membulatkan tekad saat itu bahwa musik klasik adalah untuk semua orang.
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.Je me suis fait mon opinion que la musique classique est pour tous.
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.저는 클래식 음악이 모두에게 필요하다는 걸
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.M-am hotărât în acel moment că muzica clasică e pentru toată lumea.
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.Och i den stunden bestämde jag mig för att klassisk musik är till för alla.
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.Op dat moment besloot ik voor mezelf dat klassieke muziek voor iedereen is.
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.Por eso decidí en ese momento que la música clásica es para todos.
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.Todas as pessoas.
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.V té chvíli jsem si uvědomil, že vážná hudba je pro každého.
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.V tej chvíli som sa rozhodol, že klasická hudba je pre každého.
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.Έτσι, εκείνη τη στιγμή συνειδητοποίησα πως η κλασσική μουσική είναι για τους πάντες.
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.И в този момент аз реших, че класическата музика е за всеки.
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.Тоді я зрозумів, що класична музика - для всіх.
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.כך שבאותו רגע החלטתי
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.ومنذ تلك اللحظة إقتنعتُ
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.クラシック音楽は、みんなの、万人のものだと確信したんです
Böyle olacağını bildiğim için, onu oradan çıkarıp buraya koydum.Je savais que tu ferais ça. Donc je l'avais enlevé.
Böyle olacağını bildiğim için, onu oradan çıkarıp buraya koydum.Tudtam, hogy ezt fogod csinálni. Ezért kivettem onnan.
Böyle olacağını bildiğim için, onu oradan çıkarıp buraya koydum.Επειδή ήξερα ότι θα έκανες κάτι τέτοιο. Το έβγαλα από εκεί και το έβαλα εδώ.
Böyle olacağını bildiğim için, onu oradan çıkarıp buraya koydum.لانني علمت ان هذا سيحدث فقد خبأتها هنا
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.Asta este -- am trecut-o în partea de jos, dar a fost pe nepregătite, evident.
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.Das ist - ich legs einfach hinunter, aber das war imporvisiert, offensichtlich.
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.Det er - jeg skrev det nederst, men det var selvfølgelig noget spontant.
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.Dit is -- ik heb het onderaan gezet, maar dat was geïmproviseerd, natuurlijk.
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.Esto es -- Lo destaqué en la parte de abajo, pero era extemporáneo, obviamente.
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.이건 -- 근본적인 이유를 찾으면, 그건 확실히 임시방편이었습니다.
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.Questo è -- lo metto in basso, ma quella era una cosa estemporanea, ovviamente.
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.Tohle je - já to dám dolů, ale to bylo improvizované, samozřejmě.
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.Voilà... je l'ai mis en bas, évidemment de manière impromptue...
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.Zapisałem to na dole, ale to było oczywiście zaimprowizowane.
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.Αυτο είναι -- Το έβαλα κάτω κάτω, αλλά αυτό ήταν προφανώς αυτοσχεδιασμός
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.Вся эта фраза, внизу экрана, была, конечно, сказана экспромтом.