Ana içeriğe geç
Sözlük

koydular ile cümle

koydular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Môn_đồ Giăng nghe tin , đến lấy xác người chôn trong mả .
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Og da hans Disciple hørte det, kom de og toge hans Lig og lagde det i en Grav.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Og da hans disipler hørte det, kom de og tok hans legeme og la det i en grav.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Quando os seus discípulos ouviram isso, vieram, tomaram o seu corpo e o puseram num sepulcro.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Toen de discipelen van Johannes dit hoorden, gingen ze zijn lijk halen en begroeven het.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.To uslyšavše učedlníci jeho, přišli a vzali tělo jeho, a pochovali je v hrobě.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Ucenicii lui Ioan, cînd au auzit acest lucru, au venit de i-au ridicat trupul, şi l-au pus într'un mormînt.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Und da das seine Jünger hörten, kamen sie und nahmen seinen Leib, und legten ihn in ein Grab.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Και ακουσαντες οι μαθηται αυτου, ηλθον και εσηκωσαν το πτωμα αυτου και εθεσαν αυτο εν μνημειω.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.И учениците му, като чуха това, дойдоха и дигнаха тялото му, и го положиха в гроб.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.І, довідавшись ученики його, пійшли і взяли тіло його, та й положили його в гробі.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Ученики его, услышав, пришли и взяли тело его, и положили его во гробе.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.וישמעו תלמידיו ויבאו וישאו את גויתו וישימוה בקבר׃
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.ولما سمع تلاميذه جاءوا ورفعوا جثته ووضعوها في قبر
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.約 翰 的 門 徒 聽 見 了 、 就 來 把 他 的 屍 首 領 去 、 葬 在 墳 墓 裡
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.約翰 的 門徒 聽見 了 、 就 來 把 他 的 屍首領去 、 葬在 墳墓裡
Yani resveratolü alıp biraya koydular.Adică luaţi resveratrol şi-l adăugaţi la bere.
Yani resveratolü alıp biraya koydular.Así que tomas resveratrol y lo pones en la cerveza.
Yani resveratolü alıp biraya koydular.Bierzecie resweratrol i wkładacie go do piwa.
Yani resveratolü alıp biraya koydular.레스베라트롤(항산화제)를 취해다 맥주에 넣은 거죠.
Yani resveratolü alıp biraya koydular.Man nimmt also Resveratrol und packt es in Bier.
Yani resveratolü alıp biraya koydular.Neem resveratrol en stop het in bier.
Yani resveratolü alıp biraya koydular.Prendevi il resveratrolo e lo mettevi nella birra.
Yani resveratolü alıp biraya koydular.Vesszük hát a rezveratrolt, és átvisszük a sörbe.
Yani resveratolü alıp biraya koydular.Vous prenez le Resvératrol et vous le mettez dans de la bière.
Yani resveratolü alıp biraya koydular.Έτσι λοιπόν, παίρνετε τη ρεσβερατρόλη και τη βάζετε στην μπύρα.
Yani resveratolü alıp biraya koydular.Значи, вземаш ресвератрол и го слагаш в бирата.
Yani resveratolü alıp biraya koydular.Т.е. вы берете резвератрол (http://en.wikipedia.org/wiki/Resveratrol) и кладете в пиво.
Yani resveratolü alıp biraya koydular.אז לוקחים רזברטרול ושמים אותו בבירה.
Yani resveratolü alıp biraya koydular.إذا أخذت المركب " ريسفيراترول " الكيميائى ووضعته فى البيرة .
Yani resveratolü alıp biraya koydular.通りがかった審判の一人はそれを見て
"Yanlış slaytı mı koydular?"Apa mereka menayangkan gambar yang salah?"
"Yanlış slaytı mı koydular?"Au pus cumva imaginea greșită?
"Yanlış slaytı mı koydular?"Est-ce qu'ils ont mis le mauvais slide ?"
"Yanlış slaytı mı koydular?"Hanno messo su la slide sbagliata?"
"Yanlış slaytı mı koydular?"Hebben ze de verkeerde dia opgezet?"
"Yanlış slaytı mı koydular?"슬라이드를 잘못 올려놨나?"
"Yanlış slaytı mı koydular?"Nepustili špatnou prezentaci?"
"Yanlış slaytı mı koydular?"Onko väärä diakuva esillä?"
"Yanlış slaytı mı koydular?"Pokazali zły slajd?
"Yanlış slaytı mı koydular?"Projizieren die die falsche Folie?"
"Yanlış slaytı mı koydular?"¿Pusieron la diapositiva equivocada?
"Yanlış slaytı mı koydular?""Que diabo! Terão posto o slide errado?"
"Yanlış slaytı mı koydular?"Rossz diát tettek be?"
"Yanlış slaytı mı koydular?"Έκαναν λάθος στην προβολή;"
"Yanlış slaytı mı koydular?"Да не са объркали кадъра?"
"Yanlış slaytı mı koydular?"Они что, поставили не тот слайд?"
"Yanlış slaytı mı koydular?"האם הם טעו בשיקופית?"
"Yanlış slaytı mı koydular?"هل عرضت الصورة الخاطئة؟
"Yanlış slaytı mı koydular?"いやいや
Yunan Kai harfinin yerine Latin X harfini koydular.la Chi greca fu semplicemente sostituita dalla X latina.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.A Jozef zomrel, keď mu bolo sto desať rokov, a nabalzamovali ho, a bol vložený do rakvi v Egypte.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.Assim morreu José, tendo cento e dez anos de idade; e o embalsamaram e o puseram num caixão no Egito.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.És meghala József száz tíz esztendõs korában, és bebalzsamozák, és koporsóba tevék Égyiptomban.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.Iosif a murit, în vîrstă de o sută zece ani. L-au îmbălsămat, şi l-au pus într'un sicriu în Egipt
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.I umarł Józef, mając sto i dziesięć lat; którego namazawszy wonnemi maściami, włożono do trumny w Egipcie.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.I umřel Jozef, když byl ve stu a v desíti letech; a pomazán jsa vonnými věcmi, vložen jest do truhly v Egyptě.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.Josef døde 110 År gammel, og man balsamerede ham og lagde ham i Kiste i Ægypten.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.José murió a la edad de 110 años, y lo embalsamaron y lo pusieron en un ataúd en Egipto
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.Joseph mourut, âgé de cent dix ans. On l`embauma, et on le mit dans un cercueil en Égypte.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
koydular ile cümle - Sayfa 14 - koydular kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App