Ana içeriğe geç
Sözlük

koyduk ile cümle

koyduk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
"Ben size koyduk, Watson yedi buçuk kilo gördüğümden bu yana. ""Νομίζω ότι, Watson, που έχετε θέσει για την επτά και λίρες το ήμισυ από το είδα. "
"Ben size koyduk, Watson yedi buçuk kilo gördüğümden bu yana. ""Мисля, Уотсън, че сте поставили на седем и половина паунда, откакто те видях. "
"Ben size koyduk, Watson yedi buçuk kilo gördüğümden bu yana. ""Я думаю, Ватсон, что вы поставили на семь с половиной фунтов, так как я видел, как ты. "
"Ben size koyduk, Watson yedi buçuk kilo gördüğümden bu yana. ""Я думаю, Ватсон, що ви поставили на сім з половиною фунтів, так як я бачив, як ти. "
"Ben size koyduk, Watson yedi buçuk kilo gördüğümden bu yana. ""אני חושב, ווטסון, כי יש לך לשים על שבעה קילו וחצי מאז שראיתי אותך. "
"Ben size koyduk, Watson yedi buçuk kilo gördüğümden bu yana. "واضاف "اعتقد ، واتسون ، الذي كنت قد وضعت على سبعة جنيهات ونصف منذ رأيتك ".
"Ben size koyduk, Watson yedi buçuk kilo gördüğümden bu yana. "七半ポンド私はあなたを見て以来。" "セブン!"
Bir de köşegen üzerindeki terimlerin önüne lambda koyduk. -A elementom na diagonali przybyła lambda na początku.
Birlik aldık ve onlukların yerine koyduk, bu yüzden 10/10 oldu.1을 가져와서, 10의 자리에 둘께요. 이것은 10/10 이죠(원래는 1).
Birlik aldık ve onlukların yerine koyduk, bu yüzden 10/10 oldu.Elvettünk egy egyest és áttettük a tizedes helyre, így lett belőle 10/10.
Birlik aldık ve onlukların yerine koyduk, bu yüzden 10/10 oldu.Nos tomó 1 todo y ponerlo en el lugar de décimas, lo se convierte en 10/10.
Birlik aldık ve onlukların yerine koyduk, bu yüzden 10/10 oldu.Nous avons pris le 1 entier et de le mettre à la place dixièmes, de sorte qu'il devient 10/10.
Birlik aldık ve onlukların yerine koyduk, bu yüzden 10/10 oldu.Pegamos o 1 todo e colocá-lo no lugar de décimos, então ele torna-se 10/10.
Birlik aldık ve onlukların yerine koyduk, bu yüzden 10/10 oldu.Vi tog en ener derfra og gav den til tiendedelenes plads, så vi har 10 tiendedele.
Birlik aldık ve onlukların yerine koyduk, bu yüzden 10/10 oldu.Vzali jsme si celou jedničku a přeložili ji na místo, kde jsou desetiny, takže dostaneme deset desetin.
Birlik aldık ve onlukların yerine koyduk, bu yüzden 10/10 oldu.Vzali sme si celú jedničku a preložili ju na miesto, kde sú desatiny, takže dostaneme desať desatín.
Birlik aldık ve onlukların yerine koyduk, bu yüzden 10/10 oldu.We hebben de hele 1 gepakt en in de plaats voor de tienden gezet, dus wordt het 10/10.
Birlik aldık ve onlukların yerine koyduk, bu yüzden 10/10 oldu.Wir haben eine ganze 1 genommen und in die Zehntel Stelle getan und das wird dann 10 Zehntel (10 / 10 )
Birlik aldık ve onlukların yerine koyduk, bu yüzden 10/10 oldu.Wzięliśmy całą 1 i ustawiliśmy w miejscu dziesiątek, więc staje się ono 10/10,
Birlik aldık ve onlukların yerine koyduk, bu yüzden 10/10 oldu.Λάβαμε το σύνολο 1 και να τον τόπο δέκατα, τόσο το γίνεται 10 10.
Birlik aldık ve onlukların yerine koyduk, bu yüzden 10/10 oldu.Взехме цялата единица и я сложихме на десето място, и така тя става 10/10.
Birlik aldık ve onlukların yerine koyduk, bu yüzden 10/10 oldu.Мы заняли целую единицу и поместили ее на место десятых. В результате она стала десятью десятыми.
Birlik aldık ve onlukların yerine koyduk, bu yüzden 10/10 oldu.لقد أخذنا الواحد كاملا ووضعناه في خانة العشرات , لذلك لقد يصبح 10\10 .
Bir petrol varilinin üzerine Bay Başkan'ın portresini yapıştırdık ve ana caddenin ortasına koyduk.Am pus acest butoi mare de benzină cu portretul D-lui Președinte pe el în mijlocul străzii principale.
Bir petrol varilinin üzerine Bay Başkan'ın portresini yapıştırdık ve ana caddenin ortasına koyduk.Chúng tôi đặt 1 thùng xăng lớn có dán hình Ngài Tổng thống ở giữa Main Street.
Bir petrol varilinin üzerine Bay Başkan'ın portresini yapıştırdık ve ana caddenin ortasına koyduk.Egy nagy benzintartályt, rajta az elnök úr arcképével, kitettünk a fő út közepére.
Bir petrol varilinin üzerine Bay Başkan'ın portresini yapıştırdık ve ana caddenin ortasına koyduk.On a déposé un énorme fût d'essence avec un portrait de Mr le Président dessus au milieu de la rue principale.
Bir petrol varilinin üzerine Bay Başkan'ın portresini yapıştırdık ve ana caddenin ortasına koyduk.Pusemos um barril de petróleo com um retrato do Sr. Presidente por cima no, meio da Rua Principal.
Bir petrol varilinin üzerine Bay Başkan'ın portresini yapıştırdık ve ana caddenin ortasına koyduk.Pusimos el barril de gasolina con un retrato del presidente en medio de la calle principal.
Bir petrol varilinin üzerine Bay Başkan'ın portresini yapıştırdık ve ana caddenin ortasına koyduk.We hadden een groot olievat met een foto van de president erop midden op de hoofdweg gezet.
Bir petrol varilinin üzerine Bay Başkan'ın portresini yapıştırdık ve ana caddenin ortasına koyduk.Wir stellten ein großes Ölfass, darauf ein Bild des Herrn Präsidenten, mitten auf die Hauptstraße.
Bir petrol varilinin üzerine Bay Başkan'ın portresini yapıştırdık ve ana caddenin ortasına koyduk.Wystawiliśmy wielką beczkę ze zdjęciem twarzy prezydenta na środek głównej ulicy.
Bir petrol varilinin üzerine Bay Başkan'ın portresini yapıştırdık ve ana caddenin ortasına koyduk.В центр главной улицы столицы мы поставили большую канистру с портретом Господина Президента.
Bir petrol varilinin üzerine Bay Başkan'ın portresini yapıştırdık ve ana caddenin ortasına koyduk.Ми викотили велику бочку з-під бензину з фотографією пана президента на ній на середину головної вулиці.
Bir petrol varilinin üzerine Bay Başkan'ın portresini yapıştırdık ve ana caddenin ortasına koyduk.Сложихме голям варел бензин с портретна снимка на г - н Президента върху него в средата на Main Street.
Bir tane 10 kuruşluk dijital verici koyduk, cihazın prizinin içine bir veri etiketi.Abbiamo messo un transponder digitale da 10 centesimi, un sistema di identificazione, nella spina.
Bir tane 10 kuruşluk dijital verici koyduk, cihazın prizinin içine bir veri etiketi.Am pus un transponder digital de 10 centi o santinela de date, in stecar-ul aparatului.
Bir tane 10 kuruşluk dijital verici koyduk, cihazın prizinin içine bir veri etiketi.Chúng tôi đặt một bộ phát kĩ thuật số giá 10 cent, một thẻ dữ liệu vào thiết bị cắm.
Bir tane 10 kuruşluk dijital verici koyduk, cihazın prizinin içine bir veri etiketi.Colocámos um repetidor de sinal digital de 10 cêntimos, uma etiqueta de dados na ficha do eletrodoméstico.
Bir tane 10 kuruşluk dijital verici koyduk, cihazın prizinin içine bir veri etiketi.Egy 10 centes digitális transzponderrel, egy adatcímkével, láttuk el a készülék csatlakozóját.
Bir tane 10 kuruşluk dijital verici koyduk, cihazın prizinin içine bir veri etiketi.Kami menaruh transponder digital senilai 10 sen, sebuah kartu data, di dalam sambungan listrik.
Bir tane 10 kuruşluk dijital verici koyduk, cihazın prizinin içine bir veri etiketi.On a placé un transpondeur à 10 cents, une mémoire, dans la fiche de l'appareil.
Bir tane 10 kuruşluk dijital verici koyduk, cihazın prizinin içine bir veri etiketi.Umieściliśmy kosztujący 10 centów cyfrowy transponder, odbiornik danych, we wtyczce urządzenia.
Bir tane 10 kuruşluk dijital verici koyduk, cihazın prizinin içine bir veri etiketi.Vi satte en enkronors digital transponder, en data-tag, i stickkontakten.
Bir tane 10 kuruşluk dijital verici koyduk, cihazın prizinin içine bir veri etiketi.We stopten een chip van 10 cent, met informatie, in de stekker van het apparaat.
Bir tane 10 kuruşluk dijital verici koyduk, cihazın prizinin içine bir veri etiketi.Wir stellten einen 10-Cent digitalen Transponder, eine Daten-Etikette, in den Gerätestecker.
Bir tane 10 kuruşluk dijital verici koyduk, cihazın prizinin içine bir veri etiketi.Βάλαμε έναν αναμεταδότη 10 ψηφίων, μία ταμπέλα, στην πρίζα της συσκευής.
Bir tane de televizyon setinin arkasına koyduk.Chúng tôi đã gắn một cái ở đằng sau cái tivi.
Bir tane de televizyon setinin arkasına koyduk.J'en mets un à l'arrière d'une télévision.
Bir tane de televizyon setinin arkasına koyduk.Kita menaruhnya di belakang televisi.
Bir tane de televizyon setinin arkasına koyduk.Ne abbiamo messo uno dietro questo televisore.
Bir tane de televizyon setinin arkasına koyduk.Ponemos uno en la parte de atrás de este televisor.
Bir tane de televizyon setinin arkasına koyduk.Punem unul in spatele televizorului.
Bir tane de televizyon setinin arkasına koyduk.Ráteszünk egyet a televízió hátuljára.
Bir tane de televizyon setinin arkasına koyduk.TV 뒷면에 그것을 장착했습니다.
Bir tane de televizyon setinin arkasına koyduk.Umieszczamy drugą cewkę z tyłu telewizora.
Bir tane de televizyon setinin arkasına koyduk.We zetten er een op de achterkant van de televisie.
Bir tane de televizyon setinin arkasına koyduk.Wir haben einen Weiteren auf die Rückseite des Fernsehers platziert.
Bir tane de televizyon setinin arkasına koyduk.Βάζουμε ένα στο πίσω μέρος της τηλεόρασης.
Bir tane de televizyon setinin arkasına koyduk.Мы ставим ее позади этого телевизора.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod