Tüm terimlerin eksilisini aldık. Bir de köşegen üzerindeki terimlerin önüne lambda koyduk. -That was essentially the byproduct of this expression right there.
İki tane başlıklı maymunu yan yana koyduk.So what we did is we put two Capuchin monkeys side-by-side.
Onları gruptan ayırıp bir test odasına koyduk.We take them out of the group, put them in a test chamber.
- Şaraba uyku hapı koyduk.We put a sleeping pill in the wine
Biz buna karşıyız, bizi koydukları bu duruma karşı.We are against this, because they have put us in the situation we are in.
Biz aslında tüm çocukluk problemlerimize bir son kullanma tarihi koyduk.We actually put an expiry date on all our childhood problems.
Hayvanlara ve ele geçirdiğimiz kentlerdeki mallara ise el koyduk.only the livestock we took for a prey to ourselves, with the spoil of the cities which we had taken.
Hayvanlara ve kentlerdeki mallara ise el koyduk.But all the livestock, and the spoil of the cities, we took for a prey to ourselves.
Ellerini onların üzerine koyduktan sonra oradan ayrıldı.He laid his hands on them, and departed from there.
İnkar ettikleri, ayetlerimi ve elçilerimi eğlence yerine koydukları için onların cezası cehennemdir.Their requital will be Hell, because they disbelieved and mocked My signs and messengers.
Sonra onu bir nutfe (sperm) olarak sağlam bir karar yerine koyduk.Then We placed him as a sperm in a firmly established lodging;
Sonra seni de buyruk(umuz)dan bir şeriate (bir hukuk düzenine) koyduk.We have put you on the right way in the matter (of divine law).
Onu sağlam bir karar yerine koyduk.Then We lodged you in a secure place (the womb)
Kuran'ı anlarlar diye kalblerine örtüler ve kulaklarına da ağırlık koyduk.And We put covers over their hearts and deafness in their ears that they should not understand it.
Her ümmete, yerine getirmeleri gerekli ibadetler koyduk.We have determined for each community a way of worship which they follow.
Biz o büyükbaş hayvanları da sizin için Allah'ın kutsallık nişanları arasına koyduk.We have made the camels signs of God for you.
Hiç kuşkusuz, Allah onların ürettiklerini/ortaya koydukları oyunları çok iyi bilmektedir.God is indeed cognisant of things they do.
Daha sonra seni, iş ve yönetimde bir şerîat/bir yol-yöntem üzerine koyduk.We have put you on the right way in the matter (of divine law).
Bunun üzerine biz de o mağarada onların kulaklarına nice yıllar perde koyduk (uykuya daldırdık.)We sealed off their ears in the cave for a number of years,
Sonra din işinde, seni ayrı bir şeriat yoluna koyduk.We have put you on the right way in the matter (of divine law).
Orada pırıl pırıl yanan bir lamba koyduk.And placed a lamp therein brightly burning.
Onu izleyenlerin gönüllerine şefkat ve merhamet koyduk.And We set in the hearts of those who followed him tenderness and mercy.
Ve biz onların aralarına tehlikeli bir uçurum koyduk.And We will place between them a barrier.
Biz onların aralarında bir uçurum koyduk.And We will place between them a barrier.
Kuran'ı anlarlar diye kalblerine örtüler, kulaklarına da ağırlık koyduk.We have placed coverings over their hearts, lest they understand it, and heaviness in their ears.
Biz onların aralarına tehlikeli bir uçurum/yıkıcı bir düşmanlık koyduk.And We will place between them a barrier.
Biz onların arasına tehlikeli bir uçurum koyduk.And We will place between them a barrier.
Ona İncil'i verdik; ona uyanların gönüllerine şefkat ve merhamet koyduk.As for monasticism, it is they who invented it; We did not prescribe it for them.
Boyunlarına öyle boyunduruklar koyduk ki onlar çenelerine dayanmaktadır.We have enchained their necks up to their chins.
Net bir siyasi irade ortaya koyduk, çünkü Makedonya bu sorunu artık geride bırakmak istiyor.We have shown a clear political will because Macedonia wants to put this problem behind us.
Bu yüzden de, Ocak 2011'den bu yana verilen bütün inşaat izinlerini internet sitesine koyduk.Therefore, since January 2011, we've put all construction permits on our website.
Bazı akorlar koyduk ve bir fikir başlattık ama kendimizde ilham hissetmedik.We laid down some chords and started an idea but weren't feeling inspired.
IŞİD'in kendisine şantaj yapmaya çalıştığını ve varlıklarına el koyduklarını iddia etti.He claims ISIL attempted to blackmail him and took his possessions.
Kitapları masaya koyduk.Wir legten die Bücher auf den Tisch.
Bunun yerine doğrudan formaldehitin içine koyduk.Stattdessen "ging es direkt in den Formaldehyd".
Dünyanın artık güvenli bir yer olmadığını göstermek için koyduk.Heute sind keine Überreste mehr erhalten, sodass der Standort nicht gesichert ist.
Tanrı, Nuh ve İbrahim ile yaptığı anlaşmalarla kendisini ortaya koyduklarına inanılır.Nur Noah und seine Familie beten zu Gott, der über die Taten ihrer Mitmenschen erzürnt ist.
O yüzden bu ismi koyduk.Daraus entstand der Name.
3-5 yumurtayı koydukları yuvaları basit bir yer kazımasıdır.Das aus drei bis fünf Eiern bestehende Gelege wurde auf dem Erdreich abgelegt.
Kendisine röportaj yasağı koyduk."Allons donc à Lui dans la foi pure »,.
Bu nedenle şarkımıza saksofon koyduk aslında.La chanson contient un saxophone.
Futbol kariyerine nokta koyduktan sonra da futbol içerisinde kalmaya devam etti.Après sa carrière de joueur, il reste dans le milieu du football.
Dünyanın artık güvenli bir yer olmadığını göstermek için koyduk.Le héros prend conscience qu'ils ne se trouvent plus sur Terre.
"Üç Koyduk Bir Alamadık".«No hay 2 sin 3».
Madonna yaptığı bir yorumda "Elimizdekileri ortaya koyduk.«Las reglas que nos ha enseñado Madonna sobre los negocios».
Dünyanın artık güvenli bir yer olmadığını göstermek için koyduk.En Cursiva indica que el club ya no existe.
Undertaker bir sahneyi sahneye koyduktan sonra WWF televizyonundan yılın geri kalan kısmına kaldırıldı.Dopo aver gettato dallo stage The Undertaker, venne rimosso dagli show televisivi per il resto dall'anno.
Kendisine röportaj yasağı koyduk."Ci stimiamo reciprocamente.»
Kendisine röportaj yasağı koyduk."Мы и пресекли его».
"Üç Koyduk Bir Alamadık".Третьего не дано».
Dünyanın artık güvenli bir yer olmadığını göstermek için koyduk.Этими действиями было показано, что мир более невозможен.
İnsanlar açtıkları çukurlara büyük bir hayvan postu döşüyor ve içine koydukları yiyecekleri haşlıyorlardı.سيأكل العديد من الصيادين الطعام الذي يصطادونه في المكان الذي وجدوه فيه.
Bunun yerine doğrudan formaldehitin içine koyduk.وبدلا من ذلك ذهبت مباشرة إلى ركلات الترجيح.
Kendisine röportaj yasağı koyduk."E então nos colocou em uma posição horrível.”
Undertaker bir sahneyi sahneye koyduktan sonra WWF televizyonundan yılın geri kalan kısmına kaldırıldı.Após Undertaker jogar Show do palco em cima de uma mesa, ele foi removido da televisão pelo resto do ano.
Adaylığını koyduktan kısa bir süre sonra kamuoyu yoklamalarında üst sıralara yükseldi.Levou apenas três meses desde o seu noviciado até a ascensão ao posto máximo da ordem.
Bunun yerine doğrudan formaldehitin içine koyduk.Onder plaats valt het formeel.
Dünyanın artık güvenli bir yer olmadığını göstermek için koyduk.Hij besluit dat hij niet langer verborgen wil blijven voor de wereld.
Bolşeviklerin koydukları devlet kotasını doldurmak ise açlıktan ölmekle aynı anlama gelmekteydi.De taal van de kolonisator niet overnemen betekende de hongerdood tegemoetzien.
Madonna yaptığı bir yorumda "Elimizdekileri ortaya koyduk.Daarom heb ik u gezegd: uit mijn wezen neemt de Geest wat Hij u verkondigen zal."