Ana içeriğe geç
Sözlük

koyduk ile cümle

koyduk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu yüzden projeyi Kickstarter'a koyduk, ve söylemekten mutluluk duyarım ki, birçok insanın desteğiyle,אז שמנו את זה באתר Kickstarter, ואני שמחה לומר, שדרך התמיכה של הרבה אנשים,
Bu yüzden projeyi Kickstarter'a koyduk, ve söylemekten mutluluk duyarım ki, birçok insanın desteğiyle,لذلك وضعناها في كيكستارتر، وأنا سعيدة لأقول أنه بمساعدة الكثير من الناس،
Bu yüzden projeyi Kickstarter'a koyduk, ve söylemekten mutluluk duyarım ki, birçok insanın desteğiyle,この場におられる そしてインターネット上の 多くの人々の支援を得て
Bu yüzden yerine koyma yöntemi deniliyor. x için bulduğumuz değeri diğer denklemdeki x'in yerine koyduk.Det er derfor, den her metode kaldes substitutionsmetoden. Vi har altså substitueret på x's plads.
Bu yüzden yerine koyma yöntemi deniliyor. x için bulduğumuz değeri diğer denklemdeki x'in yerine koyduk.Es por eso ha llamado al método de sustitución. Sólo sustituido por x.
Bu yüzden yerine koyma yöntemi deniliyor. x için bulduğumuz değeri diğer denklemdeki x'in yerine koyduk.Proto substituční metoda. Dosadil jsem za 'x'.
Bu yüzden yerine koyma yöntemi deniliyor. x için bulduğumuz değeri diğer denklemdeki x'in yerine koyduk.그래서 대입법이라고 불리는 것이죠. 제가 방금 x에 값을 대입했으니까요
Bu yüzden yerine koyma yöntemi deniliyor. x için bulduğumuz değeri diğer denklemdeki x'in yerine koyduk.Ето защо се нарича метода на заместването. Аз просто заместих x.
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Azt mondta: "Most Hans, bepakoltuk a mosógépet, a gép fog dolgozni. És most elmehetünk a könyvtárba."
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Ea a spus: "Acum Hans, am încărcat rufele, mașina face treaba. Iar noi putem merge la bibliotecă."
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Ela disse: "Hans, já pusemos a roupa a lavar; "a máquina vai fazer o resto.
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Hon sa, "Nu Hans, har vi ladda tvätten; maskinen kommer göra jobbet. Och nu kan vi gå till biblioteket."
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Hun sagde, "Så Hans, vi har puttet vasketøjet ind; maskinen gør arbejdet. Og nu kan vi gå på biblioteket."
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."어머니가 말했죠. "자, 한스. 우리가 세탁물을 넣고, 세탁기는 세탁을 할거란다.
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Me dijo: "Ahora, Hans, metemos la ropa, y la lavadora hará el trabajo. Y nosotros podemos ir a la biblioteca."
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Povedala, "Hans, zapli sme práčku, ona za nás operie. A my môžeme ísť do knižnice."
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Powiedziała, "Hans, włożyliśmy pranie, a pralka zacznie prać. Teraz możemy iść do biblioteki."
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Rekla je, "Zdaj Hans, sva naložila perilo. Stroj bo opravil svoje delo. In midva greva lahko v knjižnico."
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Řekla: "Tak, Hansi, my jsme tam dali prádlo, pračka udělá to hlavní. A teď můžeme jít do knihovny."
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Ze zei: "Hans, we hebben de was ingeladen. De machine zal het werk doen.
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Вона сказала, "Гансе, ось ми заклали брудні речі; машинка зробить все решту. А ми підемо до бібліотеки".
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."היא אמרה, "עכשיו הנס, מילאנו את הכביסה, המכונה תעשה את העבודה.
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."قالت لي " هانس .. كل ما علينا فعله هو وضع الغسيل .. في هذه الآلة وهي سوف تقوم بالعمل
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."洗濯物を入れたから あとは洗濯機がやってくれる その間図書館に行けるのよ」と
Ekmek bıçağı ile koyduk. '"Anda tidak harus telah menempatkan dalam dengan pisau roti. "
Ekmek bıçağı ile koyduk. '"Du ska inte har lagt in den med bröd kniv. "
Ekmek bıçağı ile koyduk. '빵 - 칼로 그것을 넣어도.
Ekmek bıçağı ile koyduk. '"Nemali by ste jej dalo sa chleba nožom. "
Ekmek bıçağı ile koyduk. '"Neměli byste jí dalo se chleba nožem. "
Ekmek bıçağı ile koyduk. '"Sie sollten nicht haben steckte es in mit dem Brot-Messer. "
Ekmek bıçağı ile koyduk. '"Sinun ei pitäisi ovat ottaneet sen kanssa leivän veitsellä. "
Ekmek bıçağı ile koyduk. '"Δεν θα πρέπει να το έβαλα με το ψωμί-μαχαίρι ".
Ekmek bıçağı ile koyduk. '"Ви не повинні поставили його з хлібом-ніж ".
Ekmek bıçağı ile koyduk. '"Вы не должны поставили его с хлебом-нож ".
Ekmek bıçağı ile koyduk. 'יש לשים אותו עם סכין הלחם. "
Ekmek bıçağı ile koyduk. 'وقد وضعت في مع سكين الخبز ".
Ekmek bıçağı ile koyduk. '三月うさぎの時計を取り、むっつりとそれを見て:そして彼は彼のコップにそれを浸漬
Eleştirmen'in kimliğini ortaya koyduk fakat Eleştirmen'in işini nasıl yaptığı hakkında bir fikrimiz yok.우리는 비평가 기관의 실체를 드러냈지만, 그러나 우리는 아직 비평가 기관이 어떻게 그 일을 수행하는지 알지 못합니다.
Eleştirmen'in kimliğini ortaya koyduk fakat Eleştirmen'in işini nasıl yaptığı hakkında bir fikrimiz yok.העלנו את זהות ה"מבקר", אבל עדיין אין לנו מושג כיצד ה"מבקר" מבצע את עבודתו.
Eleştirmen'in kimliğini ortaya koyduk fakat Eleştirmen'in işini nasıl yaptığı hakkında bir fikrimiz yok.توصلنا لمعرفة هوية النقد ، لكننا مازلنا لا نملك أية فكرة عن كيف أدأ الناقد لوظيفته .
Eleştirmen'in kimliğini ortaya koyduk fakat Eleştirmen'in işini nasıl yaptığı hakkında bir fikrimiz yok.クリティックがどのように 動いているかはまだ分かりません。 考えてみると、先生やお母さんの助言無しでは
Ellerini onların üzerine koyduktan sonra oradan ayrıldı.A keď vzložil na ne ruky, odišiel odtiaľ.
Ellerini onların üzerine koyduktan sonra oradan ayrıldı.A po vzkládání na ně rukou odebral se odtud.
Ellerini onların üzerine koyduktan sonra oradan ayrıldı.A włożywszy na nie ręce, poszedł stamtąd.
Ellerini onların üzerine koyduktan sonra oradan ayrıldı.După ce Şi -a pus mînile peste ei, a plecat de acolo.
Ellerini onların üzerine koyduktan sonra oradan ayrıldı.E, depois de lhes impor as mãos, partiu dali.
Ellerini onların üzerine koyduktan sonra oradan ayrıldı.E dopo avere imposto loro le mani, se ne partì
Ellerini onların üzerine koyduktan sonra oradan ayrıldı.És kezeit reájuk vetvén, eltávozék onnét.
Ellerini onların üzerine koyduktan sonra oradan ayrıldı.Hij legde Zijn handen op hun hoofdjes en zegende hen voordat Hij verder ging.
Ellerini onların üzerine koyduktan sonra oradan ayrıldı.Il leur imposa les mains, et il partit de là.
Ellerini onların üzerine koyduktan sonra oradan ayrıldı.In položivši nanje roke, odide odtod.
Ellerini onların üzerine koyduktan sonra oradan ayrıldı.Ja hän pani kätensä heidän päälleen ja lähti sieltä pois.
Ellerini onların üzerine koyduktan sonra oradan ayrıldı.저희 위에 안수하시고 거기서 떠나시니라
Ellerini onların üzerine koyduktan sonra oradan ayrıldı.Ngài bèn đặt tay trên chúng nó, rồi từ đó mà đi.
Ellerini onların üzerine koyduktan sonra oradan ayrıldı.Ngài bèn đặt tay_trên chúng_nó , rồi từ đó mà đi .
Ellerini onların üzerine koyduktan sonra oradan ayrıldı.Och han lade händerna på dem och gick sedan därifrån.
Ellerini onların üzerine koyduktan sonra oradan ayrıldı.Og han lagde Hænderne på dem, og han drog derfra.
Ellerini onların üzerine koyduktan sonra oradan ayrıldı.Og han la sine hender på dem og drog derfra.
Ellerini onların üzerine koyduktan sonra oradan ayrıldı.Und legte die Hände auf sie und zog von dannen.
Ellerini onların üzerine koyduktan sonra oradan ayrıldı.Y habiendo puesto las manos sobre ellos, partió de allí
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod