Ana içeriğe geç
Sözlük

koyacak ile cümle

koyacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Eğer hayatımı peşinen ortaya koyacaksam, sen de parayı önüme koy adamım"Deci dacă aş fi rugat să-mi pun viaţa în pericol, atunci banii la bătaie, băiete."
Eğer hayatımı peşinen ortaya koyacaksam, sen de parayı önüme koy adamım"Dus als ik gevraagd word mijn leven op het spel te zetten, dan moeten ze me daarvoor betalen."
Eğer hayatımı peşinen ortaya koyacaksam, sen de parayı önüme koy adamım"Ha azt akarod, hogy kockáztassam az életem, akkor virítsd a lóvét, haver!"
Eğer hayatımı peşinen ortaya koyacaksam, sen de parayı önüme koy adamım"Jak mam nadstawiać karku, niech bulą."
Eğer hayatımı peşinen ortaya koyacaksam, sen de parayı önüme koy adamım""그러니까 내가 내 목숨을 걸어야 된다면 선금을 내놓으라는 거지"
Eğer hayatımı peşinen ortaya koyacaksam, sen de parayı önüme koy adamım"Não, pois não? "Portanto, se me vais pedir para arriscar a vida, mostra-me a massa."
Eğer hayatımı peşinen ortaya koyacaksam, sen de parayı önüme koy adamım"Pokud mě teda požádají, abych riskoval v první linii, tak mi vysol ty prachy, chlape."
Eğer hayatımı peşinen ortaya koyacaksam, sen de parayı önüme koy adamım"Si vas a pedirme que ponga mi vida al frente, hombre, el efectivo por delante".
Eğer hayatımı peşinen ortaya koyacaksam, sen de parayı önüme koy adamım"Wenn ich also mein Leben aufs Spiel setzen soll, dann rück gefälligst das Geld heraus."
Eğer hayatımı peşinen ortaya koyacaksam, sen de parayı önüme koy adamım"Οπότε αν πρόκειται να μου ζητήσεις να ρισκάρω τη ζωή μου, δώσε μου τα χρήματα μπροστά".
Eğer hayatımı peşinen ortaya koyacaksam, sen de parayı önüme koy adamım"Така че ако трябва да сложа живота си на обстрел, тогава ми дай в брой, човече."
Eğer hayatımı peşinen ortaya koyacaksam, sen de parayı önüme koy adamım"Так если я должен жизнью рисковать, то гони наличность, чувак".
Eğer hayatımı peşinen ortaya koyacaksam, sen de parayı önüme koy adamım""אז אם אתה מבקש ממני לסכן ת'חיים שלי, תביא כסף."
Eğer hayatımı peşinen ortaya koyacaksam, sen de parayı önüme koy adamım"ويطلب مني أن أخاطر بحياتي، فسأقول ادفعلي أولاً"
Eğer hayatımı peşinen ortaya koyacaksam, sen de parayı önüme koy adamım"元来 ギャングは何か起きているかを
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››A klásti budeš na ten stůl chleby předložení před tvář mou ustavičně.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››A na stôl dáš chlieb tvári Božej, aby bol predo mnou ustavične.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››en zorg ervoor dat geregeld toonbroden voor Mij op de tafel liggen.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››E sobre a mesa porás os pães da o proposição perante mim para sempre.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››I kłaść będziesz na ten stół chleby pokładne przed twarz moję ustawicznie.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››In položi na mizo kruhe obličja, ki naj bodo pred obličjem mojim neprestano.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Ja pidä aina minun edessäni pöydällä näkyleivät.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››상 위에 진설병을 두어 항상 내 앞에 있게 할지니라
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Meja itu harus ditaruh di depan Peti Perjanjian, dan di atas meja itu harus selalu tersedia roti sajian.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Och du skall beständigt hava skådebröd liggande på bordet inför mitt ansikte.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Og på bordet skal du alltid legge skuebrød for mitt åsyn.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››På Bordet skal du altid have Skuebrød liggende for mit Åsyn.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Să pui pe masă pînile pentru punerea înainte, ca să fie necurmat înaintea Mea.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Sulla tavola collocherai i pani dell'offerta: saranno sempre alla mia presenza
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››tégy az asztalra szent kenyeret, [mely] mindenkor elõttem [legyen].
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Trên bàn ngươi sẽ để bánh trần thiết cho có luôn luôn trước mặt ta.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Trên bàn ngươi sẽ để bánh trần_thiết cho có luôn_luôn trước mặt ta .
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Tu mettras sur la table les pains de proposition continuellement devant ma face.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Und sollst auf den Tisch allezeit Schaubrote legen vor mir.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Y pondrás sobre la mesa el pan de la Presencia, continuamente, delante de mí
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Και θελεις θεσει επι της τραπεζης αρτους προθεσεως ενωπιον μου διαπαντος.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››И на трапезата постоянно да слагаш хлябове за приношение пред Мен.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››и полагай на стол хлебы предложения пред лицем Моим постоянно.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››ונתת על השלחן לחם פנים לפני תמיד׃
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››وتجعل على المائدة خبز الوجوه امامي دائما
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››又 要 在 桌 子 上 、 在 我 面 前 、 常 擺 陳 設 餅
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››又 要 在 桌子 上 、 在 我 面前 、 常擺 陳設餅
Elini günah sunusunun başına koyacak ve yakmalık sunuların kesildiği yerde onu günah sunusu olarak kesecek.A vloží ruku svou na hlavu té oběti za hřích a zabije ji v obět za hřích na místě, kdež se bijí oběti zápalné.
Elini günah sunusunun başına koyacak ve yakmalık sunuların kesildiği yerde onu günah sunusu olarak kesecek.Han skal lægge sin Hånd på Syndofferets Hoved og slagte det som Syndoffer der, hvor Brændofferet slagtes.
Elini günah sunusunun başına koyacak ve yakmalık sunuların kesildiği yerde onu günah sunusu olarak kesecek.In položi naj roko na glavo daritvi za greh in jo zakolje za greh na kraju, kjer se navadno koljejo žgalščine.
Elini günah sunusunun başına koyacak ve yakmalık sunuların kesildiği yerde onu günah sunusu olarak kesecek.그 속죄제 희생의 머리에 안수하고 번제 희생을 잡는 곳에서 잡 아 속죄제를 삼을 것이요
Elini günah sunusunun başına koyacak ve yakmalık sunuların kesildiği yerde onu günah sunusu olarak kesecek.nhận tay mình trên đầu con sinh tế chuộc tội , rồi giết nó tại nơi giết con sinh dùng làm của lễ thiêu .
Elini günah sunusunun başına koyacak ve yakmalık sunuların kesildiği yerde onu günah sunusu olarak kesecek.nhận tay mình trên đầu con sinh tế chuộc tội, rồi giết nó tại nơi giết con sinh dùng làm của lễ thiêu.
Elini günah sunusunun başına koyacak ve yakmalık sunuların kesildiği yerde onu günah sunusu olarak kesecek.וסמך את ידו על ראש החטאת ושחט אתה לחטאת במקום אשר ישחט את העלה׃
Elini günah sunusunun başına koyacak ve yakmalık sunuların kesildiği yerde onu günah sunusu olarak kesecek.ويضع يده على راس ذبيحة الخطية ويذبحها ذبيحة خطية في الموضع الذي يذبح فيه المحرقة.
Elini günah sunusunun başına koyacak ve yakmalık sunuların kesildiği yerde onu günah sunusu olarak kesecek.按 手 在 贖 罪 祭 牲 的 頭 上 、 在 那 宰 燔 祭 牲 的 地 方 宰 了 、 作 贖 罪 祭
Elini günah sunusunun başına koyacak ve yakmalık sunuların kesildiği yerde onu günah sunusu olarak kesecek.按手 在 贖罪 祭牲 的 頭上 、 在 那 宰燔祭牲 的 地方 宰了 、 作贖 罪 祭
Engelleyici nesneler alacaklar ve onları, kendileri ile onları sorgulayan insan arasına koyacaklardır.Akadályozó tárgyakat fognak maguk és a kihallgató személy közé tenni.
Engelleyici nesneler alacaklar ve onları, kendileri ile onları sorgulayan insan arasına koyacaklardır.Berou různé věci a stavějí je mezi sebe a člověka, který se jich vyptává.
Engelleyici nesneler alacaklar ve onları, kendileri ile onları sorgulayan insan arasına koyacaklardır.Biorą do ręki przedmioty, żeby postawić barierę między sobą a rozmówcą.
Engelleyici nesneler alacaklar ve onları, kendileri ile onları sorgulayan insan arasına koyacaklardır.De kommer att använda saker som barriärer och hålla dem mellan sig själva och intervjuaren.
Engelleyici nesneler alacaklar ve onları, kendileri ile onları sorgulayan insan arasına koyacaklardır.De vil bruge barriere objekter og sætte dem mellem sig selv om personen der interviewer dem.
Engelleyici nesneler alacaklar ve onları, kendileri ile onları sorgulayan insan arasına koyacaklardır.Folosesc obiecte ca barieră între ei și cel cu care discută.
Engelleyici nesneler alacaklar ve onları, kendileri ile onları sorgulayan insan arasına koyacaklardır.Họ sẽ đặt rào chắn giữa bản thân mình với người phỏng vấn họ.
Engelleyici nesneler alacaklar ve onları, kendileri ile onları sorgulayan insan arasına koyacaklardır.Ils vont prendre des objets barrière et les mettre entre eux et la personne avec qui ils parlent.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod