Yuvalarını ağaç kovuklarına veya açık yerlerde kazdıkları çukurlara yaparlar.It roosts close to tree trunks or within them.
Yaşlı zeytin ağaçlarının kovuklarına gizlenir.A Contested as Olive Tree.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler."Tələbələri ad günündə Azər Zeynalova dəri kürsü hədiyyə ediblər".
Ağırlıklı olarak gece aktiftirler ve ağaç kovuklarında, dallarda ve kaya yarıklarında dinlenirler.They are active during the day, and rest at night in hollow trees, logs, foliage, or rock crevices.
Gündüzleri ağaç kovuklarında veya yuvalarda saklanırlar.They spend the day in tree hollows or leaf nests.
Yuvalarını ağaç kovuklarına çanak şeklinde yaparlar.They build cup-shaped nests in the forks of trees.
Korkunç vadilerde, yerdeki deliklerde, Kaya kovuklarında yaşıyorlardı.So that they dwell in frightful valleys, and in holes of the earth and of the rocks.
Hayvanlar kovuklarına girer, İnlerinde otururlar.Then the animals take cover, and remain in their dens.
Kaya tavşanları da güçsüz bir topluluktur, Ama yuvalarını kaya kovuklarında yaparlar.The conies are but a feeble folk, yet make they their houses in the rocks.
Çoğu Psittacidae türü tek eşli çiftler kurar ve kovuklarda yuvan yapar.Most Psittacidae are cavity-nesting birds which form monogamous pair bonds.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.Sie graben ausgedehnte Baue, in denen sie den Tag verbringen.
Gagalarının uzunluğu sayesinde derin ağaç kovuklarına ulaşabilirler.Wegen ihrer Größe werden sie mit langen Holzpfosten abgestützt.
Gündüzleri ağaç kovuklarında veya 25 - 50 metre yükseklilkte dallara asılı şekilde geçirirler.Den Tag verbringen sie in Baumhöhlen oder an Ästen und Baumstämmen hängend in Höhen von 25 bis 50 Metern.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.Mais ceux-ci tombent sur un orphelinat en plein jour de portes ouvertes.
Yuvalarını zemine veya ağaç ya da kaya kovuklarına yaparlar.Ceux-ci firent raser les murailles pour se faire des jardins ou des habitations.
Yuvalarını zemine veya ağaç ya da kaya kovuklarına yaparlar.Las pistas pueden ser de tierra (arena) o de hierba (césped).
Yuvalarını ağaç kovuklarına veya açık yerlerde kazdıkları çukurlara yaparlar.Compiono i loro riti in caverne o in case abbandonate.
Kovuk, Weasley ailesinin evidir.Errol è il gufo di casa della famiglia Weasley.
Üstelik bu olurken minik sincaplar hala kovuklarındadır.Intanto le Tri Pis, sono ancora alla deriva...
Gündüzü ağaç kovuklarında, yapraktan yaptıkları bir yuvada veya başka bir sığınakta geçirirler.Согласно прорицанию вёльвы, в день Рагнарёка они догонят и поглотят и Соль, и Мани.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.يثبت الياء الزائدة في ( يوم يأت ) في سورة هود ( ما كنا نبغ ) سورة الكهف في حال الوصل .
Ron ailesi ile birlikte Kovuk'ta yaşamaktadır.في النهاية تعيش رين في قرية كايدي مع البشر.
Yuvalarını ağaç kovuklarına veya açık yerlerde kazdıkları çukurlara yaparlar.Constroem ninhos em cavidades de árvores ou nas bainhas foliares de palmeiras, junto ao tronco.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.Dochodzą one do obszernej, szczelinowej salki z pochylonym dnem.
Yumurtalar kovuklara, kayalardaki çatlaklara bırakılır.Jaja są składane na twardych przedmiotach, skałach.
Kovuk, Weasley ailesinin evidir.Nora – dom zamieszkiwany przez rodzinę Weasleyów.
Ormanlarda yaşarlar ve kovuklar içine yuva yaparlar.Wyprowadza się do lasu i buduje tam szałas.
Kovuk, Weasley ailesinin evidir.Kråkboet är familjen Weasleys hem.
Kuşlar bu süre boyunca kovuklarını pek terk etmezler.De vuxna fåglarna slutar utfodra dem vid denna tid.
Uzun, kalın bir kuyruğu vardır, kuyruk tüyleri ağaç kovuklarına girmesine yardımcı olur.Den har långa, vassa, krökta klor som hjälper den att klättra i träd.
Genellikle ağaç kovuklarında, binalarda, ve insan yapımı yuvalarda yaşamaktadırlar.Проживають переважно у парках, садах, часто біля людських будівель.
Uzun, kalın bir kuyruğu vardır, kuyruk tüyleri ağaç kovuklarına girmesine yardımcı olur.Má rudo-hnědou srst a dlouhý ocas, který pandám pomáhá udržovat rovnováhu na stromech.
Ottery St.Catchpole’un yakınlarındaki bir kasabada Kovuk adındaki 3-4 katlı ve köhne bir evde yaşarlar.Diggoriova rodina žil v nebo blízkosti obce Ottery St Catchpole.
Kovuk, Weasley ailesinin evidir.Kotikolo – Weasleyn perheen omakotitalo.
Üstelik bu olurken minik sincaplar hala kovuklarındadır.I hvert fald, hvis kaninerne holdes i små bure.
Kovuklarını genelde kumullara tesis ederler.De har derimot som regel tenner i kjevene.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.Maka sampailah mereka di Hutan belantara yang kemudian hari menjadi Kampung Balegede.
Kuşlar bu süre boyunca kovuklarını pek terk etmezler.Loài chim này hầu như biến mất khỏi khu vực những năm đó.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.日道、日目の命により陸前宮野に妙円寺を創す。
Yuvalarını zemine veya ağaç ya da kaya kovuklarına yaparlar.牠們的巢是以乾草造成,並築在地上或石縫間。
Çok defa kovuklarda ve toplu olarak kulukçkaya yatarlar.好几次被打得鼻青脸肿回家。
Kuşlar bu süre boyunca kovuklarını pek terk etmezler.ציפורים אלה לא נצפות לעיתים קרובות.
Misk kedileri kayaların arasında ve kovuklarda barınırlar.הקביות חיות בין הסלעים בחבורות.
Ağaçlarda yaşar ve ağaç kovuklarına yuvalanırlar.היא חייה על העצים וישנה בחורים בעץ.
Ağırlıklı olarak gece aktiftirler ve ağaç kovuklarında, dallarda ve kaya yarıklarında dinlenirler.Aktivni su uglavnom u sumrak i noću, a danju spavaju u šupljim stablima, pukotinama u stijenama ili špiljama.
Gün boyunca ya lianalar arasında ya da ağaç kovuklarında saklanırlar.Cez deň sa ukrývajú pod kôrou stromu alebo v listoch.
Gün boyunca ya lianalar arasında ya da ağaç kovuklarında saklanırlar.Dieną tūno pasislėpęs tarp medžių ar krūmų.
Akın akın gelip derin vadilerde, kaya kovuklarında, dikenli çalılıklarda, otlaklarda konaklayacaklar.다 와서 거친 골짜기와 바위틈과 가시나무 울타리와 모든 초장에 앉으리라
Akın akın gelip derin vadilerde, kaya kovuklarında, dikenli çalılıklarda, otlaklarda konaklayacaklar.ובאו ונחו כלם בנחלי הבתות ובנקיקי הסלעים ובכל הנעצוצים ובכל הנהללים׃
Akın akın gelip derin vadilerde, kaya kovuklarında, dikenli çalılıklarda, otlaklarda konaklayacaklar.فتأتي وتحل جميعها في الاودية الخربة وفي شقوق الصخور وفي كل غاب الشوك وفي كل المراعي.
Akın akın gelip derin vadilerde, kaya kovuklarında, dikenli çalılıklarda, otlaklarda konaklayacaklar.都 必 飛 來 、 落 在 荒 涼 的 谷 內 、 磐 石 的 穴 裡 、 和 一 切 荊 棘 籬 笆 中 、 並 一 切 的 草 場 上
Akın akın gelip derin vadilerde, kaya kovuklarında, dikenli çalılıklarda, otlaklarda konaklayacaklar.都 必飛來 、 落在 荒涼 的 谷內 、 磐石 的 穴裡 、 和 一切 荊棘籬 笆中 、 並一切 的 草場上
Hayvanlar kovuklarına girer, İnlerinde otururlar.A divá zver vchádza do úkrytu a býva vo svojich brlohoch.
Hayvanlar kovuklarına girer, İnlerinde otururlar.Då draga sig vilddjuren in i sina gömslen, och i sina kulor lägga de sig till ro.
Hayvanlar kovuklarına girer, İnlerinde otururlar.Da går de ville dyr inn i sine huler, og de holder sig i sine hi.
Hayvanlar kovuklarına girer, İnlerinde otururlar.Das wilde Tier geht in seine Höhle und bleibt an seinem Ort.
Hayvanlar kovuklarına girer, İnlerinde otururlar.De vilde Dyr søger Ly og holder sig i deres Huler:
Hayvanlar kovuklarına girer, İnlerinde otururlar.De wilde dieren verbergen zich tussen de rotsen of in hun holen.
Hayvanlar kovuklarına girer, İnlerinde otururlar.E as feras entram nos esconderijos e ficam nos seus covis.
Hayvanlar kovuklarına girer, İnlerinde otururlar.Fiara sălbatică se trage într'o peşteră, şi se culcă în vizuina ei.