Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››Nu bad jag dina lärjungar att de skulle driva ut honom, men de kunde det icke.»
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››og jeg bad dine Disciple om at uddrive den; og de kunde ikke."
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››og jeg bad dine disipler at de skulde drive den ut, men de kunde ikke.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››Sudah saya minta pengikut-pengikut Bapak mengusir roh itu, tetapi mereka tidak dapat.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››Tôi đã xin môn đồ thầy đuổi quỉ đó, nhưng họ đuổi không được.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››Tôi đã xin môn_đồ thầy đuổi quỉ đó , nhưng họ đuổi không được .
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››Und ich habe deine Jünger gebeten, daß sie ihn austrieben, und sie konnten nicht.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››Yo rogué a tus discípulos que le echasen fuera, pero no pudieron
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››και παρεκαλεσα τους μαθητας σου δια να εκβαλωσιν αυτο, και δεν ηδυνηθησαν.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››И помолих Твоите ученици да го изгонят, но не можаха.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››І благав я учеників Твоїх, щоб вигнали його, й не здолїли.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››Я просил учеников Твоих изгнать его, и они не могли.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››ואבקש מתלמידיך לגרשו ולא יכלו׃
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››وطلبت الى تلاميذك ان يخرجوه فلم يقدروا.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››我 求 過 你 的 門 徒 、 把 鬼 趕 出 去 、 他 門 卻 是 不 能
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››我 求 過 你 的 門徒 、 把 鬼 趕 出去 、 他 門卻 是 不能
Seni kovmak zorundayım.Aşa că trebuie să vă aduc la cunoştinţă faptul că sunteţi cu toţii exmatriculaţi.
Seni kovmak zorundayım.Así que debo informarles que todos quedan expulsados.
Seni kovmak zorundayım.Obvestiti vas moram, da ste vsi izključeni.
Seni kovmak zorundayım.Takže vás musím informovat, že jste všichni vylouèeni.
Seni kovmak zorundayım.Vì vậy, nó là tôi phải thông báo cho bạn rằng: Bạn là tất cả các bị trục xuất.
Seni kovmak zorundayım.Zo moet ik u informeren dat u allen verdreven bent.
Seni kovmak zorundayım.Οπότε πρέπει να σας πληροφορήσω ότι όλοι αποβάλλεστε.
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.1 ввійшовши у церкву, почав виганяти продаючих і купуючих,
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.A vošiel do chrámu a začal vyháňať predávajúcich v ňom a kupujúcich
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.A všed do chrámu, počal vymítati prodavače a kupce z něho,
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.A wszedłszy do kościoła, począł wyganiać te, którzy w nim sprzedawali i kupowali.
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.Cuando entró en el templo, comenzó a echar fuera a los que vendían
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.Ðức Chúa Jêsus vào đền thờ rồi, bèn đuổi những kẻ bán ở đó ra,
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.Ðức_Chúa_Jêsus vào đền thờ rồi , bèn đuổi những kẻ bán ở đó ra ,
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.Então, entrando ele no templo, começou a expulsar os que ali vendiam,
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.Entrato poi nel tempio, cominciò a cacciare i venditori
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.És bemenvén a templomba, kezdé kiûzni azokat, a kik adnak és vesznek vala abban,
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.Il entra dans le temple, et il se mit à chasser ceux qui vendaient,
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.In ko pride v tempelj, začne izganjati tiste, ki so v njem prodajali,
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.În urmă a intrat în Templu, şi a început să scoată afară pe ceice vindeau şi cumpărau în el.
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.Ja hän meni pyhäkköön ja rupesi ajamaan myyjiä ulos
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.성전에 들어가사 장사하는 자들을 내어 쫓으시며
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.Och han gick in i helgedomen och begynte driva ut dem som sålde därinne;
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.Og han gik ind i Helligdommen og begyndte at uddrive dem, som solgte,
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.Og han gikk inn i templet og begynte å drive ut dem som drev handel der,
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.Und er ging in den Tempel und fing an auszutreiben, die darin verkauften und kauften,
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.Yesus masuk ke Rumah Tuhan dan mulai mengusir pedagang-pedagang di situ
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.Και εισελθων εις το ιερον, ηρχισε να εκβαλλη τους πωλουντας εν αυτω και αγοραζοντας,
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.И, войдя в храм, начал выгонять продающих в нем и покупающих,
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.И като влезе в храма, почна да изпъжда ония, които продаваха; и казваше им:
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.ויבא אל המקדש ויחל לגרש משם את המכרים ואת הקונים בו׃
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.ولما دخل الهيكل ابتدأ يخرج الذين كانوا يبيعون ويشترون فيه
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.耶 穌 進 了 殿 、 趕 出 裡 頭 作 買 賣 的 人
Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı.耶穌進 了 殿 、 趕出 裡頭 作 買賣 的 人
Ve ilk yılda, erkeklerin yarısını kovmak zorunda kaldım.Dan pada tahun pertama saya, saya harus memecat separuh pria.
Ve ilk yılda, erkeklerin yarısını kovmak zorunda kaldım.E il primo anno, ho dovuto licenziare la metà degli uomini.
Ve ilk yılda, erkeklerin yarısını kovmak zorunda kaldım.Et la première année, j'ai dû viré la moitié des hommes.
Ve ilk yılda, erkeklerin yarısını kovmak zorunda kaldım.Iar în primul an a trebuit să concediez jumătate din bărbați.
Ve ilk yılda, erkeklerin yarısını kovmak zorunda kaldım.Így az első évben ki kellett rúgnom a férfiak felét.
Ve ilk yılda, erkeklerin yarısını kovmak zorunda kaldım.Im ersten Jahr musste ich die Hälfte der Männer entlassen.
Ve ilk yılda, erkeklerin yarısını kovmak zorunda kaldım.In het eerste jaar moest ik de helft van de mannen ontslaan.
Ve ilk yılda, erkeklerin yarısını kovmak zorunda kaldım.In v prvem letu sem morala odpustiti polovico moških.
Ve ilk yılda, erkeklerin yarısını kovmak zorunda kaldım.그래서 첫해에 남자 직원의 반을 해고 했지요.
Ve ilk yılda, erkeklerin yarısını kovmak zorunda kaldım.No primeiro ano, tive de despedir metade dos homens.