Arı kovanını arı kovanı yapan şey de budur, arı kovanındaki balmumudur.이게 바로 벌집과 그 안에 있는
Arı kovanını arı kovanı yapan şey de budur, arı kovanındaki balmumudur.la cire dans la ruche.
Arı kovanını arı kovanı yapan şey de budur, arı kovanındaki balmumudur.Z tego powstaje wosk tworzący ul.
Arı kovanını arı kovanı yapan şey de budur, arı kovanındaki balmumudur.השעווה בכוורת. והן גם אוספות צוף, וזה מה שמייצר את הדבש שאנו אוכלים.
Arı kovanını arı kovanı yapan şey de budur, arı kovanındaki balmumudur.وهذا ما يشكل خلية النحل،
Arı kovanını arı kovanı yapan şey de budur, arı kovanındaki balmumudur.また 集めた蜜は
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.A felvilágosodás során kiléptünk a kaptárból.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Am ieşit din stupuri în perioada Iluminării.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Chúng ta rời khỏi tổ trong thời kỳ khải huyền vào thế kỷ 18.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Escapamos de la colmena en el Siglo de las Luces.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Saímos da colmeia durante o Iluminismo.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Siamo usciti fuori dall'alveare durante l'Illuminismo.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.We braken uit onze korf tijden de Verlichting.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Wir sind während der Aufklärung aus dem Stock herausgebrochen.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Z úlu jsme unikli během osvícenství.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Το σκάσαμε από την κυψέλη την περίοδο του Διαφωτισμού.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Мы вылетели из улья в эпоху Просвещения.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.A ki atyjával erõszakoskodik, anyját elûzi: gyalázatos és megszégyenítõ fiú az.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Anak yang menganiaya dan mengusir orang tuanya, adalah anak yang memalukan dan tercela
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Celui qui ruine son père et qui met en fuite sa mère Est un fils qui fait honte et qui fait rougir.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Chi rovina il padre e fa fuggire la madre è un figlio disonorato e infame
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Cine jăfuieşte pe tatăl său şi izgoneşte pe mamă-sa, este un fiu care aduce ruşine şi ocară. -
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Den som bruker vold mot sin far og jager sin mor bort, er en dårlig, en skamløs sønn.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Den som övar våld mot sin fader eller driver bort sin moder, han är en vanartig och skändlig son.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.El que roba a su padre y ahuyenta a su madre es hijo que avergüenza y deshonra
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Joka isäänsä pahoin pitelee ja ajaa äitinsä pois, se on kunnoton ja rietas poika.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Kdor silo dela očetu in mater podi, je sin, ki pripravlja ostudo in sramoto.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Kẻ hãm hại cha mình, và xô đuổi mẹ mình, Là một con trai gây hổ ngươi và chiêu sỉ nhục.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Kẻ hãm_hại cha mình , và xô đuổi mẹ mình , Là một con_trai gây hổ_ngươi và chiêu sỉ_nhục .
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.아비를 구박하고 어미를 쫓아 내는 자는 부끄러움을 끼치며 능욕을 부르는 자식이니라
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Mishandle Fader og bortjage Moder gør kun en dårlig, vanartet Søn.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.O que aflige a seu pai, e faz fugir a sua mãe, é filho que envergonha e desonra.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Syn, kterýž hanbu a lehkost činí, hubí otce, a zahání matku.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Syn wstyd i haóbę zadawający, ojca gubi i matkę wygania.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Ten, kto hubí otca, núti matku utekať, syn, ktorý robí hanbu a potupu.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Wer Vater verstört und Mutter verjagt, der ist ein schändliches und verfluchtes Kind.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Wie zijn eigen vader ten gronde richt of zijn moeder verjaagt, maakt zichzelf en zijn ouders te schande.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Οστις ατιμαζει τον πατερα και απωθει την μητερα, ειναι υιος προξενων αισχυνην και ονειδος.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Който опропастява баща си и пропъжда майка си, Той е син, който причинява срам и нанася позор.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.Разоряющий отца и выгоняющий мать – сын срамной ибесчестный.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.משדד אב יבריח אם בן מביש ומחפיר׃
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.المخرب اباه والطارد امه هو ابن مخز ومخجل.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.虐 待 父 親 、 攆 出 母 親 的 、 是 貽 羞 致 辱 之 子
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.虐待 父親 、 攆出 母親 的 、 是 貽羞 致辱 之子
Beni evden kovana kadar.Até me expulsarem.
Beni evden kovana kadar.Bis die mich rausgeworfen haben.
Beni evden kovana kadar.Fino a che mi hanno cacciato.
Beni evden kovana kadar.Jusqu'à ce qu'ils me jettent dehors.
Beni evden kovana kadar.Μέχρι που με έδιωξαν.
Beni evden kovana kadar.Пока они меня не выгнали.
Bilirsiniz, kovanlarını alırlar; senede bir ya da iki kere aileleriyle taşınırlar.Eles pegam nas suas colmeias. mudam-se com as famílias uma ou duas vezes por ano.
Bilirsiniz, kovanlarını alırlar; senede bir ya da iki kere aileleriyle taşınırlar.Felpakolják a kaptáraikat és a családjukkal együtt évi egy-két alkalommal vándorolnak.
Bilirsiniz, kovanlarını alırlar; senede bir ya da iki kere aileleriyle taşınırlar.He keräävät pesänsä; muuttavat perheineen kerran tai kaksi vuodessa.
Bilirsiniz, kovanlarını alırlar; senede bir ya da iki kere aileleriyle taşınırlar.I ved, det samler deres bo op; de flytter deres familier en eller to gange om året.
Bilirsiniz, kovanlarını alırlar; senede bir ya da iki kere aileleriyle taşınırlar.아시다시피 벌통을 들고, 일년에 한두번씩 가족들이 이동합니다.
Bilirsiniz, kovanlarını alırlar; senede bir ya da iki kere aileleriyle taşınırlar.Prendono i loro alveari e spostano le loro famiglie una o due volte l'anno.
Bilirsiniz, kovanlarını alırlar; senede bir ya da iki kere aileleriyle taşınırlar.¿Saben?, recogen sus colmenas; mueven a sus familias una o dos veces al año.
Bilirsiniz, kovanlarını alırlar; senede bir ya da iki kere aileleriyle taşınırlar.Sie nehmen sich da ihre Bienenstöcke und siedeln ihre Familien ein- bis zweimal im Jahr um.
Bilirsiniz, kovanlarını alırlar; senede bir ya da iki kere aileleriyle taşınırlar.Știți, ei își iau stupii, își mută familiile o dată sau de două ori pe an.
Bilirsiniz, kovanlarını alırlar; senede bir ya da iki kere aileleriyle taşınırlar.Vous savez, ils prennent leurs ruches, ils déménagent leurs familles une à deux fois par an.