Ana içeriğe geç
Sözlük

kovalı ile cümle

kovalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Düşman beni kovalıyor, Ezip yere seriyor. Çoktan ölmüş olanlar gibi, Beni karanlıklarda oturtuyor.原 來 仇 敵 逼 迫 我 、 將 我 打 倒 在 地 . 使 我 住 在 幽 暗 之 處 、 像 死 了 許 久 的 人 一 樣
Düşman beni kovalıyor, Ezip yere seriyor. Çoktan ölmüş olanlar gibi, Beni karanlıklarda oturtuyor.原 來仇 敵 逼迫 我 、 將 我 打倒 在地 . 使我 住在 幽暗 之 處 、 像 死 了 許久 的 人 一 樣
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Aggiunse: «Perché il mio signore perseguita il suo servo? Che ho fatto? Che male si trova in me
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Dalje reče: Zakaj tako preganja gospod moj hlapca svojega? Ker kaj sem storil? in kaj je hudega v roki moji?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Disse mais: Por que o meu senhor persegue tanto o seu servo? que fiz eu? e que maldade se acha na minha mão?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?És monda: Miért üldözi szolgáját az én uram? Ugyan mit cselekedtem, és micsoda gonoszság van én bennem?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Et il dit: Pourquoi mon seigneur poursuit-il son serviteur? Qu`ai-je fait, et de quoi suis-je coupable?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?또 가로되 내 주는 어찌하여 주의 종을 쫓으시나이까 내가 무엇을 하였으며 내손에 무슨 악이 있나이까
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Lalu katanya lagi, "Mengapa Baginda masih juga mengejar-ngejar hamba? Apakah kesalahan hamba
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Người tiếp : Cớ_sao chúa đuổi theo tôi_tớ chúa như_vậy ? Tôi có làm điều gì , và tay tôi đã phạm tội_ác chi ?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Người tiếp: Cớ sao chúa đuổi theo tôi tớ chúa như vậy? Tôi có làm điều gì, và tay tôi đã phạm tội ác chi?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Og han føjede til: "Hvorfor forfølger min Herre dog sin Træl? Hvad har jeg gjort, og hvad ondt har jeg øvet?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Og han sa: Hvorfor forfølger min herre sin tjener således? Hvad har jeg gjort, og hvad ondt er der i min hånd?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Řekl také: Proč je to, že pán můj honí služebníka svého? Nebo co jsem učinil? A co jest zlého v ruce mé?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Şi a zis: ,,Pentruce urmăreşte domnul meu pe robul său? Ce-am făcut, şi cu ce sînt vinovat?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?--Y añadió--: ¿Por qué persigue así mi señor a su siervo? ¿Qué he hecho? ¿Qué maldad hay en mi mano
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?И сказал еще : за что господин мой преследует раба своего? что я сделал? какое зло в руке моей?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Рече още: Защо преследва така господарят ми слугата си? Какво съм сторил? или какво зло има в ръката ми?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?ויאמר למה זה אדני רדף אחרי עבדו כי מה עשיתי ומה בידי רעה׃
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?ثم قال لماذا سيدي يسعى وراء عبده لاني ماذا عملت واي شر بيدي.
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?又 說 、 我 作 了 甚 麼 . 我 手 裡 有 甚 麼 惡 事 . 我 主 竟 追 趕 僕 人 呢
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?又 說 、 我 作了 甚 麼 . 我 手裡 有 甚麼惡 事 . 我 主竟 追趕僕 人 呢
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Atunci veţi zice: ,Pentruce -l urmăream noi?` Căci dreptatea pricinii mele va fi cunoscută.
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,'Bagaimana caranya kita mendakwanya?' Kamu mencari alasan untuk membuat perkara
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Hoe durven jullie mij te blijven beschuldigen, alsof ik al schuldig ben bevonden?
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Istotne by ste mali povedať: Načo ho máme prenasledovať? Keď sa koreň dobrej veci nachodí vo mne.
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Ješto byste říci měli: I pročež ho trápíme? poněvadž základ dobré pře při mně se nalézá.
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,너희가 만일 이르기를 우리가 그를 어떻게 칠꼬 하며 또 이르기를 일의 뿌리가 그에게 있다 할진대
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Kun sanotte: `Kuinka vainoammekaan häntä!` - minusta muka löydetään asian juuri -
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Men när I tänken: »huru skola vi icke ansätta honom!» -- såsom vore skulden att finna hos mig --
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Når I sier: Hvor vi skal forfølge ham! - I har jo funnet skylden hos mig -
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Når I siger: "Hor vi skal forfølge ham, Sagens Rod vil vi udfinde hos ham!"
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Nếu các bạn nói rằng: Chúng ta sẽ khuấy rầy người làm sao? Và rằng căn nguyên tai họa vốn tìm tại trong tôi,
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Poiché dite: «Come lo perseguitiamo noi, se la radice del suo danno è in lui?»
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Przeczże nie mówicie: Czemuż go prześladujemy? gdyż się przy mnie znajduje grunt dobrej sprawy.
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,rt ezt mondjátok: Hogyan fogjuk õt üldözni! [látva,] hogy a dolog gyökere én bennem rejlik.
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Se disserdes: Como o havemos de perseguir! e que a causa deste mal se acha em mim,
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Si decís: "¿Cómo lo acosaremos?", y "La raíz del asunto se halla en él"
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Vous direz alors: Pourquoi le poursuivions-nous? Car la justice de ma cause sera reconnue.
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Wenn ihr sprecht: Wie wollen wir ihn verfolgen und eine Sache gegen ihn finden!
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Αλλα σεις επρεπε να ειπητε, Δια τι κατατρεχομεν αυτον; επειδη η ριζα του πραγματος ευρισκεται εν εμοι.
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Ако кажете, Как ще го гоним, Тъй като причината на това страдание се намира в самия него!
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Вам надлежало бы сказать: зачем мы преследуем его? Как будто корень зла найден во мне.
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,כי תאמרו מה נרדף לו ושרש דבר נמצא בי׃
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,فانكم تقولون لماذا نطارده. والكلام الاصلي يوجد عندي.
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,你 們 若 說 、 我 們 逼 迫 他 、 要 何 等 的 重 呢 、 惹 事 的 根 乃 在 乎 他
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,你 們若說 、 我 們 逼迫 他 、 要 何等 的 重 呢 、 惹事 的 根 乃 在乎 他
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.A tohle je zárukou úspěchu filmu Stevena Spielberga -- dinosauři kující pikle, pronásledují lidi.
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.A toto je zárukou úspechu filmu Stevena Spielberga - konšpirujúce dinosaury prenasledujú ľudí.
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.Claro, isso é o que faz o filme do Steven Spielberg — dinossauros conspiradores a perseguirem pessoas.
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.Das macht Steven Spielbergs Film zu dem was er ist -- konspirierende Dinosaurier, die Menschen jagen.
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.Dĩ nhiên đó là bộ phim của Steven Spielberg những con khủng long nổi loạn truy đuổi loài người.
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.E, certo, ecco di cosa è fatto il film di Steven Spielberg, dinosauri che cospirano e inseguono le persone.
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.En, natuurlijk -- daarover gaat Steven Spielbergs film -- jagen samenzwerende dinosaurussen op mensen.
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.És, természetesen, ebben áll Steven Spielberg filmje -- embereket üldöző összeesküvést szövő dinoszauruszok.
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.물론, 이것이 스티븐 스필버그의 영화 내용입니다. 음모를 꾸민 공룡들이 사람들을 쫓아다니죠.
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.O tym opowiada film Stevena Spielberga, spisujące dinozaury polujące na ludzi.
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.Selvfølgelig er det dette som udgør Steven Spielbergs film konspirerende dinosaurer, som jager folk rundt.
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.Și, desigur, asta e esența filmului lui Steven Spielberg -- dinozauri care conspiră și aleargă oamenii.
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.И, конечно же, об этом фильм Стивена Спилберга - динозавры-заговорщики преследуют людей.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod