Bir köpek bir kediyi kovalıyordu.A dog was running after a cat.
Adam kadını kovalıyordu.The man is chasing the woman.
Tom'u kovalım.Let's fire Tom.
Ne kadar süredir Tom'u kovalıyorsun?How long have you been chasing Tom?
Onları kovalım.Let's fire them.
Onu kovalım.Let's fire him.
Onların hepsi onu kovalıyor.They're all chasing her.
Köpekbalığı, palyaço balığını kovalıyor.The shark is chasing the clownfish.
Kedi sincabı kovalıyor.The cat is chasing after the squirrel.
1995 yılında polis memuru Kenny Conley silahlı bir şüpheliyi kovalıyordu.In 1995, Officer Kenny Conley was chasing a shooting suspect.
Espriler birbirini kovalıyor, kahkahalar yüksek sesle atılıyor.We would joke about the same things and laugh at the same shit.
"Umut umudu kovalıyor"."Luhod sa Harapan".
Kız kardeşim başka birini kovalıyor.My sister is chasing someone else.
Benim davamı kovalıyor şimdi !He's been following my case.
Ekip arabasındalar ve UFO kovalıyorlar.Reported - they're in the squad car chasing a UFO.
Sonra ortaya çıktı ki polis arabası Venüs'ü kovalıyordu Ve dolambaçlı bir yolda sürüyordu!Later it turned out the cop car was chasing Venus - and he was driving on a curved road!
Sürekli fırtınaları kovalıyoruz.We are always chasing storms.
Kampüste bir ayaklanma var, ve polis beni kovalıyor, tamam mı?There's a riot going on on campus, and the police are chasing me, right?
Mahalakshmi beni kovalıyor, onu arka cebimde tutuyorum.Mahalakshmi is chasing me, I am keeping in the back pocket.
Neden Tanrı gibi siz de beni kovalıyor, Etime doymuyorsunuz?Why do you persecute me as God, and are not satisfied with my flesh?
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,If you say, 'How we will persecute him!' because the root of the matter is found in me,
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.He pursues them, and passes by safely, Even by a way that he had not gone with his feet.
Georgievski, "Hükümet dış yatırımcı çekmek yerine onları kovalıyor," dedi."Instead of attracting foreign investors, the government chases them away," Georgievski said.
1995 yılında polis memuru Kenny Conley silahlı bir şüpheliyi kovalıyordu.In 1995, Officer Kenny Conley was chasing a shooting suspect.
Eğer kovalıyorsanız bir köprünün tamamını havaya uçurabilirsiniz.You can even blow up an entire bridge if you're being chased on it.
Giritteki Müslümanlar Krateros'u kovalıyor, yakalıyor ve İstanköy adasında asıyorlarCretan Saracens pursue Krateros and capture and hang him at Kos
Öfkelenen Wally B., André'yi kovalıyor ve sonunda onu yakalayıp iğnesini batırıyor.Angered, Wally B. chases André and eventually catches up with him, and strikes with the stinger.
Mutluluk istiyoruz ama mutsuzluk bizi hep kovalıyor.Nous sommes en quête du bonheur, le malheur nous traque.
"Umut umudu kovalıyor"."La Fin de l'espoir."
"Umut umudu kovalıyor".«La esperanza me aburre».
"Umut umudu kovalıyor".Cerca la speranza.
"Umut umudu kovalıyor"."Travessia com esperança.
"Umut umudu kovalıyor".Op zoek naar hoop.
"Umut umudu kovalıyor"."Wiara pochodnią nadziei".
Gelen çetecileri silahıyla kovalıyordu.Za nimi podążali upowcy z bronią palną.
Dünyaya hakim olan nefreti kovalım!Hullu tiedemies, joka tavoittelee maailmanherruutta.
"Umut umudu kovalıyor".«Η επιμονή προκαλεί και την τύχη».
"Umut umudu kovalıyor".נראה שביב של תקווה.
Dünyaya hakim olan nefreti kovalım!ההכרה היהודית השתלטה על העולם.
Canavarlar kahramanın önünde diz çöküyor mu?, ya da o özel dünyadan tüyerken onu mu kovalıyorlar?Buigen de monsters voor de held of achtervolgen ze hem als hij die wereld ontvlucht?
Canavarlar kahramanın önünde diz çöküyor mu?, ya da o özel dünyadan tüyerken onu mu kovalıyorlar?Czy potwory uginają się przed bohaterem, czy ścigają go, kiedy ucieka z tego szczególnego świata?
Canavarlar kahramanın önünde diz çöküyor mu?, ya da o özel dünyadan tüyerken onu mu kovalıyorlar?I mostri s'inchinano ai piedi dell'eroe o lo inseguono mentre lui scappa dal mondo speciale?
Canavarlar kahramanın önünde diz çöküyor mu?, ya da o özel dünyadan tüyerken onu mu kovalıyorlar?괴물들은 영웅 앞에 머리를 조아릴까요? 아니면 영웅이 특별한 세계에서 달아날 때 그를 쫓아갈까요?
Canavarlar kahramanın önünde diz çöküyor mu?, ya da o özel dünyadan tüyerken onu mu kovalıyorlar?Les monstres s'inclinent-ils devant le héros, ou le poursuivent-ils pendant qu'il fuit ce monde particulier ?
Canavarlar kahramanın önünde diz çöküyor mu?, ya da o özel dünyadan tüyerken onu mu kovalıyorlar?¿Se doblegarán los monstruos ante el héroe o lo perseguirán en su huída del mundo especial?
Canavarlar kahramanın önünde diz çöküyor mu?, ya da o özel dünyadan tüyerken onu mu kovalıyorlar?Se pleacă monștrii în fața eroului, sau încearcă sa-l prindă, în timp ce acesta fuge din lumea specială?
Canavarlar kahramanın önünde diz çöküyor mu?, ya da o özel dünyadan tüyerken onu mu kovalıyorlar?Skloní se nestvůry před hrdinou? Nebo jej pronásledují na útěku z neobyčejného světa?
Canavarlar kahramanın önünde diz çöküyor mu?, ya da o özel dünyadan tüyerken onu mu kovalıyorlar?Verneigen sich die Monster vor dem Helden oder verfolgen sie ihn auf seiner Flucht aus der besonderen Welt?
Canavarlar kahramanın önünde diz çöküyor mu?, ya da o özel dünyadan tüyerken onu mu kovalıyorlar?Τα τέρατα κάνουν υπόκλιση μπροστά στον ήρωα, ή τον κυνηγούν καθώς το σκάει από τον ξεχωριστό κόσμο; 9:00:
Canavarlar kahramanın önünde diz çöküyor mu?, ya da o özel dünyadan tüyerken onu mu kovalıyorlar?Иногда чудища покоряются герою, иногда они преследуют его до самого порога своего мира.
Canavarlar kahramanın önünde diz çöküyor mu?, ya da o özel dünyadan tüyerken onu mu kovalıyorlar?Чи монстри схиляють голову перед героєм, чи женуться за ним тоді, як він покидає їхній світ?
Canavarlar kahramanın önünde diz çöküyor mu?, ya da o özel dünyadan tüyerken onu mu kovalıyorlar?האם המפלצות משתחוות לפני הגיבור, או האם הן רודפות אחריו בעוד הוא נמלט מהעולם המיוחד?
Canavarlar kahramanın önünde diz çöküyor mu?, ya da o özel dünyadan tüyerken onu mu kovalıyorlar?أحياناً الوحوش تنحني أمام البطل، أو هل تبدأ مطاردة له أثناء هروبه من العالم الخاص؟
Canavarlar kahramanın önünde diz çöküyor mu?, ya da o özel dünyadan tüyerken onu mu kovalıyorlar?非日常から逃げる英雄を 追いかけてくるかも知れません 9時 帰還
Düşman beni kovalıyor, Ezip yere seriyor. Çoktan ölmüş olanlar gibi, Beni karanlıklarda oturtuyor.(142:3) Враг преследует душу мою, втоптал в землю жизнь мою, принудил меня жить во тьме, как давно умерших, –
Düşman beni kovalıyor, Ezip yere seriyor. Çoktan ölmüş olanlar gibi, Beni karanlıklarda oturtuyor.Il nemico mi perseguita, calpesta a terra la mia vita, mi ha relegato nelle tenebre come i morti da gran tempo
Düşman beni kovalıyor, Ezip yere seriyor. Çoktan ölmüş olanlar gibi, Beni karanlıklarda oturtuyor.원수가 내 영혼을 핍박하며 내 생명을 땅에 엎어서 나로 죽은지 오랜 자 같이 흑암한 곳에 거하게 하였나이다
Düşman beni kovalıyor, Ezip yere seriyor. Çoktan ölmüş olanlar gibi, Beni karanlıklarda oturtuyor.Mijn vijand achtervolgt mij. Hij wil mij doden en mij het dodenrijk injagen, de duisternis in.
Düşman beni kovalıyor, Ezip yere seriyor. Çoktan ölmüş olanlar gibi, Beni karanlıklarda oturtuyor.כי רדף אויב נפשי דכא לארץ חיתי הושיבני במחשכים כמתי עולם׃
Düşman beni kovalıyor, Ezip yere seriyor. Çoktan ölmüş olanlar gibi, Beni karanlıklarda oturtuyor.لان العدو قد اضطهد نفسي سحق الى الارض حياتي. اجلسني في الظلمات مثل الموتى منذ الدهر.